İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13885 E. 2018/7128 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra takibine itiraz↗ vade↗ protokol↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine kararı Dairemizce açıklanan gerekçe ile onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme istemiştir.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK.nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
...-Dava, taraflar arasındaki protokole dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, önce ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli protokolde davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını vade tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip ....000 USD karşılığı ....045 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma
ilamına uyarak ....045 TL'nin ....07.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek ....06.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, bu kez bakiye kısım için icra dairesine başvurarak 435.000 USD'nin işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Alacaklı aynen tahsil davası açabilecekken Türk lirası üzerinden dava açmışsa, onun iradesinin, alacağını artık yabancı para üzerinden tahsil etmek istemediği yönünde olduğunu kabul etmek gerekir. ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ilk davada TL cinsinden talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafın, ilk açılan kısmi davada tercihini TL cinsinden yana kullandığı nazara alınıp, bakiye kısım için başlattığı işbu itirazın iptali davasına konu icra takibinde bu tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yabancı para üzerinden başlatılan icra takibine itirazın iptaline hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının bu yönden kabulüyle Dairemizin, 02.03.2016 tarihli 2015/14297 Esas- 2016/2345 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5432 E. 2015/3279 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli «protokolde» davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını «vade» tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip ....000 USD karşılığı ....045 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyarak ....045 TL'nin ....07.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek ....06.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaŞubesi'ne 35.512,00 USD yatırdığını, bu paranın iradesi dışında off-shore hesabına aktarıldığını ileri sürerek asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000,00 TL'nin tahsilini istemiş, birleşen davada ise 35.512,00 USD’nin «vade» sonunda ulaştığı değer olan 36.329,00 USD’nin tahsilini talep etmiştir.
Somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 265 · borcun üstlenilmesi · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı banka ve «borcu üstlenen» ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davanın tam, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile 6.000,00 TL ve 32.«265» USD’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili ile «borcu üstlenen» ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Banka vekili ile «borcu üstlenen» ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/615 E. 2020/4656 K.
Ortak:icra takibine itiraz · protokol · avans faizi · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK.nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. ...-Dava, taraflar arasındaki «protokole» dayalı olarak başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli «protokolde» davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını «vade» tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip ....000 USD karşılığı ....045 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyarak ....045 TL'nin ....07.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek ....06.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
… tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yabancı para üzerinden başlatılan «icra takibine itirazın» iptaline hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının bu yönden kabulüyle Dairemizin, 02.03.2016 tarihli 2015/14297 Esas- 2016/2345 …
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasındaki «protokole» dayalı olarak başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli «protokolde» davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını dava tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip 15.000 USD karşılığı 10.045,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece de, 10.045,00 TL'nin 10.07.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek 13.06.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Taraflar arasında yapılmış olan 02.07.1998 tarihli «protokol» gereğince davalının edimi yabancı para cinsinden ise de, Dairemizin bozma ilamında vurgulandığı üzere davacı alacaklı talebini 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca dava tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası olarak belirlemiş olmakla, davacının 07.01.2001 tarihinde açmış olduğu kısmı davayla belirlemiş olduğu kur üzerinden alacağın toplam TL karşılığının belirlenmesi, kısmi davada hükmedilen ana para tutarının belirlenen bu tutardan düşürülerek kalan bakiye ana paraya «temerrüt» tarihinden itibaren faiz işletilmek üzere icra takibinin devamının sağlanmasına ilişkin karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · usulden reddi · temerrüt
Benzer bu kararda… rumda bakiye kalan alacağı için eldeki icra takibinde USD cinsinden aynen ifayı talep edemeyeceği, bu durumda takibin usulüne uygun başlatılmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Taraflar arasında yapılmış olan 02.07.1998 tarihli «protokol» gereğince davalının edimi yabancı para cinsinden ise de, Dairemizin bozma ilamında vurgulandığı üzere davacı alacaklı talebini 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca dava tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası olarak belirlemiş olmakla, davacının 07.01.2001 tarihinde açmış olduğu kısmı davayla belirlemiş olduğu kur üzerinden alacağın toplam TL karşılığının belirlenmesi, kısmi davada hükmedilen ana para tutarının belirlenen bu tutardan düşürülerek kalan bakiye ana paraya «temerrüt» tarihinden itibaren faiz işletilmek üzere icra takibinin devamının sağlanmasına ilişkin karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12951 E. 2014/1005 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli «protokolde» davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını «vade» tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip ....000 USD karşılığı ....045 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyarak ....045 TL'nin ....07.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek ....06.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaSomut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu · borcun üstlenilmesi · harç · yasal faiz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaŞti.'ne I. tarafından gönderilen paraların fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bir kısım şirketlere kredi verilmek üzere kullandırıldığı, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren bankanın müşterisi olan davacıyı bilerek Off-Shore'a yönlendirdiği anlaşılmakla dava konusu bedelin tahsil edilememesinden dolayı davalı bankanın sorumlu olacağı, asıl davadaki talep 6.000 TL, birleşen davadaki talep 45.000 USD olup davacı vekilinin «son» celse ilk davadaki taleplerinin kısmı dava, birleşen davadaki 45.000 USD şeklindeki taleplerinin toplam talepleri olduğunu belirtmesi karşısında davanın kabulü ile asıl ve birleşen dosyada 45.000 USD’nin 17.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı üstlenen T..
Bank A.Ş. ve «borcu üstlenen» T..
… verilen kararın Dairemizce temyiz incelemesi aşamasında açtığı birleşen davada ise 45.000 USD’nin tahsilini talep etmiş, dava açılırken 7.500 TL üzerinden yatırılan «harç» yargılama sırasında tamamlanmıştır.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5863 E. 2023/1169 K.
Ortak:icra takibine itiraz · vade · protokol · avans faizi
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli «protokolde» davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını «vade» tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip ....000 USD karşılığı ....045 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyarak ....045 TL'nin ....07.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek ....06.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK.nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. ...-Dava, taraflar arasındaki «protokole» dayalı olarak başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile 02.07.1998 tarihli «protokolde» davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını «vade» tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip 15.000,00 USD karşılığı 10.045,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği, mahkemece bozma ilamına uyularak 10.045,00 TL'nin 10.07.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verildiği, bu kararın derecattan da geçerek 13.06.2008 tarihinde kesinleştiği, davacının bu kez bakiye kısım için icra dairesine başvu …
Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ilk davada 15.000,00 USD'nin tahsilinin talep edildiğini, usul işlemleri gereği davanın açılışında alınacak «harç» miktarının dava dilekçesinde TL cinsinden belirtildiği, aksi olsaydı «vade tarihi» veya fiili ödeme tarihindeki kurun talep edilmiş olacağını, ancak TL üzerinden verilen kararın onandığı, ilk davanın dilekçesinde "... kalan 435.000,00 USD'lik alacağımız şimdilik saklı tutuyoruz" denilerek alacağın TL ile değiştirilme iradesinin olmadığının ortaya konulduğunu, ilk davanın yargılamasında da borcu aynen «ifa» taleplerinin olduğunun açıkça belirtildiğini, işbu davaya konu takipte de USD alacakları ve faizinin talep edildiği, taraflar arasındaki «protokolde» de alacağın USD olarak belirlendiğini, davalının da alacağın aynen ödenmesi hususunda bir itirazı olmadığı halde mahkemenin yorum yoluyla TL üzerinden karar verdiğini, bozma ilamında mülga 818 sayılı Kanun'un yanlış yorumlandığını, bu Kanun'un 83 üncü maddesine göre borçlunun «seçim hakkının» olmadığını, aynen ödemek zorunda olduğunu, sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade ile borcun yabancı para üzerinden ödeneceği kararlaştırıldığı takdirde gerçek bir yabancı para borcundan söz edileceğinden alacaklının alacağını aynen isteme dışında bir imkanın olmadığını, faiz konusundaki talepleri 388.002,12 USD olmasına rağmen mahkemece harç yatırmak üzere hesaplanan 686.764,00 TL'nin faiz talepleri olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme taleple bağlı olduğunu belirtmesine rağmen talepleri gibi 388.002,12 USD faiz alacağına hükmedilmediğini, 435.000,00 USD alacak TL'ye çevrilip hüküm kurulduğu gibi «temerrüt tarihi» ile takip tarihi arasında TL üzerinden belirlenen asıl alacağa işleyecek «ticari faizin» de hüküm altına alınması gerektiğini, zira bozma kararında kalan bakiye ana paraya temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmek üzere icra takibinin devamının sağlanması şeklinde ibareye yer verildiğini, «asıl alacak» TL'ye çevrildiği takdirde işletilecek faiz türünün de değişeceğini ve TL üzerinden faiz hesabı yapılması gerektiğini, asıl alacak TL'ye çevrildiği halde dolar üzerinden hesaplanan «işlemiş faize» karar verilemeyeceğini, «eksik inceleme» ile karar verildiğini, 17.02.2021 tarihli dilekçeleri ile TL üzerinden karar verildiği takdirde alacaklarına 10.07.1999 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en y …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davanın taraflar arasındaki «protokole» dayalı olarak başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emrinin iptali · seçim hakkı · sözleşme özgürlüğü · gider avansı · para alacağı · faiz başlangıç tarihi · vade tarihi · ödeme emri
Benzer bu kararda2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, mahkemenin bozma ilamı öncesinde «işlemiş faize» ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve karar davacı tarafından temyiz edilmediği halde «bozma sonrası» müvekkili aleyhine karar verilmesinin davalının kazanılmış hakkını ihlal ettiğini, davacının taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını, zamanaşımı itirazlarını mahkemece dikkate alınmadığını, davanın genişletilmesine «muvafakatlerinin» olmadığını, davacının dava miktarına ilişkin artırımı ve yatırdığı harcın dikkate alınmamasını, ilk davada TL cinsinden verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmediğini, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatına» hükmedilemeyeceğini, icra takibinde alacak USD cinsinden istenildiğinden usulüne uygun takip olmadığından davanın «usulden reddi» gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, «ihtara» rağmen «gider avansı» süresinde yatırılmadığından davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesi ve eklerinin «usulüne uygun tebliğ» edilmediğini, delillerinin toplanmadığını savunma haklarının ihlal edildiğini, «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadan karar verildiğini, davacı takip öncesinde «temerrüde» düşürülmediğinden takip öncesi işletilen faize itirazlarının dikkate alınmadığını, ödeme emrinde «faiz başlangıç tarihi» yazılmadığını, «ödeme emrinin» usulüne uygun düzenlenmediğini, «ödeme emrinin iptali» gerektiğini, mahkemece İstanul 8.
Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ilk davada 15.000,00 USD'nin tahsilinin talep edildiğini, usul işlemleri gereği davanın açılışında alınacak «harç» miktarının dava dilekçesinde TL cinsinden belirtildiği, aksi olsaydı «vade tarihi» veya fiili ödeme tarihindeki kurun talep edilmiş olacağını, ancak TL üzerinden verilen kararın onandığı, ilk davanın dilekçesinde "... kalan 435.000,00 USD'lik alacağımız şimdilik saklı tutuyoruz" denilerek alacağın TL ile değiştirilme iradesinin olmadığının ortaya konulduğunu, ilk davanın yargılamasında da borcu aynen «ifa» taleplerinin olduğunun açıkça belirtildiğini, işbu davaya konu takipte de USD alacakları ve faizinin talep edildiği, taraflar arasındaki «protokolde» de alacağın USD olarak belirlendiğini, davalının da alacağın aynen ödenmesi hususunda bir itirazı olmadığı halde mahkemenin yorum yoluyla TL üzerinden karar verdiğini, bozma ilamında mülga 818 sayılı Kanun'un yanlış yorumlandığını, bu Kanun'un 83 üncü maddesine göre borçlunun «seçim hakkının» olmadığını, aynen ödemek zorunda olduğunu, sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade ile borcun yabancı para üzerinden ödeneceği kararlaştırıldığı takdirde gerçek bir yabancı para borcundan söz edileceğinden alacaklının alacağını aynen isteme dışında bir imkanın olmadığını, faiz konusundaki talepleri 388.002,12 USD olmasına rağmen mahkemece harç yatırmak üzere hesaplanan 686.764,00 TL'nin faiz talepleri olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme taleple bağlı olduğunu belirtmesine rağmen talepleri gibi 388.002,12 USD faiz alacağına hükmedilmediğini, 435.000,00 USD alacak TL'ye çevrilip hüküm kurulduğu gibi «temerrüt tarihi» ile takip tarihi arasında TL üzerinden belirlenen asıl alacağa işleyecek «ticari faizin» de hüküm altına alınması gerektiğini, zira bozma kararında kalan bakiye ana paraya temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmek üzere icra takibinin devamının sağlanması şeklinde ibareye yer verildiğini, «asıl alacak» TL'ye çevrildiği takdirde işletilecek faiz türünün de değişeceğini ve TL üzerinden faiz hesabı yapılması gerektiğini, asıl alacak TL'ye çevrildiği halde dolar üzerinden hesaplanan «işlemiş faize» karar verilemeyeceğini, «eksik inceleme» ile karar verildiğini, 17.02.2021 tarihli dilekçeleri ile TL üzerinden karar verildiği takdirde alacaklarına 10.07.1999 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en y …
… deki %10 hissesini davalıya 450.000,00 USD karşılığı sattığı, davalı anlaşmaya varılamaması nedeniyle şirket hisselerini satın almadığını savunmuş ise de tarafların «sözleşme özgürlüğü» içinde bir şirkette bulunan paylarını devretmelerinin mümkün olduğu, sözleşmede birbirinden bağımsız iki adet %10'luk pay satımının kararlaştırıldığı, bunlardan uy …
Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının takip dosyasında, 435.000,00 USD «asıl alacak» ile 388.002,00 USD «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 823.002,12 USD talepte bulunduğu görülmüşse de bozma ilamında belirtildiği üzere davacının, kısmi davasında alacağını dava tarihindeki TL karşılığını istemekle artık USD cinsinden tahsilini talep edemeyeceği, davacının 17.01.2001 tarihli kısmi davasının 15.000,00 USD karşılığı 10.045,00 TL olduğu, esas alınan bu kura göre toplam alacağın 450.000,00 USD (450.000 x 0,6696) =301.320,00 TL ettiği, bu tutardan ilk davada tahsiline karar verilen 10.045,00 TL'nin düşülmesi ile davacının asıl alacak olarak 291.275,00 TL talep edebileceği, bu tutara «temerrüdün» oluştuğu 10.07.1999 tarihinden 27.07.2011 takip tarihine kadar işlemiş faizin mahkemece resen hesaplanarak 1.475.559,25 TL olarak bulunduğu, davacının dava dilekçesinde itirazların iptalini talep ettiği, takipte hem asıl alacak hem işlemiş faiz talep ettiği ancak harcını yatırırken sadece asıl alacak üzerinden «harç» yatırdığı görüldüğünden mahkemece davacıya talebini açıklaması için süre verildiği, davacının açıklama dilekçesi ile işlemiş faiz kalemi yönünden de itirazın iptalini talep ettiği ve 388.002,00 USD işlemiş faiz alacağı için itirazın iptali davasının açıldığı tarihteki kur olan 1,77 üzerinden 686.764 TL'nin harcının yatırıldığı, davacının bakiye ana «para alacağı» olan 291.275,00 TL alacak için temerrüt tarihinden takip tarihine kadar faizi 1.475.559,25 TL bulunmuşsa da, davacının işlemiş faiz kalemi olarak belirttiği ve harcını yatırdığı tutardan daha fazlasına hüküm kurulamayacağından davacının takibinin 291.275,00 TL asıl alacak ve 686.764,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 978.039,00 TL üzerinden devamı gerektiği, davaya konu takip tarihi 27.07.2011 olduğundan 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesine göre «icra inkar tazminatı» yüzde kırktan aşağı olamayacağından asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, eldeki davanın açıldığı tarihte davacının sadece asıl alacak kalemi üzerinden harç yatırdığı, talebinin mahkemece açıklattırılmadığı, yargılama bu şekilde devam ettirilerek 2013/437 K. ile 435.000,00 USD asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verildiği, bu kararın davacı tarafça temyiz edilmediği, bu bakımdan artık işlemiş faiz kalemi yönünden harç yatırması için davacıya süre verilip verilmeyeceğinin, davalı yararına «usuli kazanılmış hak» olup olmadığı tartışıldığı, davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmadığının kabul edildiği, zira ilk kararda işlemiş faiz ile ilgili olumlu «olumsuz» bir hüküm kurulmadığı, bu sebeple olmayan bir hükümden dolayı davacının temyiz etmemiş olmasının davalı yararına kazanılmış hak oluşturmayacağı, «son» bozma ilamında da açıkça davacı yararına hükmün bozulduğu, ana paraya temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiz ile birlikte takibin devamının sağlanması gerektiğinin belirtildiği, mahkemece bu bozma ilamına uyulduğu, gereği icabı davacıya işlemiş faiz kalemi yönünden itirazın iptali talebi olup olmadığı varsa harçlandırması için «kesin süre» verildiği, işlemiş faiz kalemi için yatırılan harç miktarının nazara alındığı, talepten fazlasına da hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, Beykoz İcra Müdürlüğünün 2011/2688 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 291.275,00 TL asıl alacak, 686.764,00 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «avans faizi» uygulanmasına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15112 E. 2016/7431 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli «protokolde» davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını «vade» tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip ....000 USD karşılığı ....045 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyarak ....045 TL'nin ....07.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek ....06.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · 3095 sayılı kanun · ihbar olunan · mükerrerlik · ihbar · hukuki yarar · cy/cy kaydı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, «mükerrer tahsile» yol açmamak «kaydı» ile 150.000 DM'nin 03/11/1999 tarihinden 14/04/2000 tarihine kadar «3095 sayılı kanun» gereğince DM cinsinden uygulanan faizi ile birlikte, bu tarihten itibaren ise 150.000 DM karşılığı olan 76.693,78 Euronun ilgili kanun hükmünce uygulanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
O halde, «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ile fer'i müdahil ... ve «ihbar olunan» ... vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6773 E. 2016/3329 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli «protokolde» davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını «vade» tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip ....000 USD karşılığı ....045 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyarak ....045 TL'nin ....07.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek ....06.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · mevduat hesabı · ihbar · hukuki yarar · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaO halde, «ihbar olunan».... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile fer'i müdahil ... ve «ihbar olunan».... vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl dava ve birleşen ek davanın ayrı ayrı kabulüne, 51.150,00 Euro nun hesabın açıldığı tarih olan 29/11/1999 tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranında döviz faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13721 E. 2017/2338 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli «protokolde» davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını «vade» tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip ....000 USD karşılığı ....045 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyarak ....045 TL'nin ....07.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek ....06.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · zamanaşımı · kesin hüküm
Benzer bu kararda… öre; davacı gerçek kişi davalı banka aleyhine sözleşmeye dayalı olarak tazminat isteminde bulunduğundan olaya 818 sayılı Borçlar Kanunun 125. maddesindeki 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından bakiye kısmın tahsili için dava açılmasına engel bulunmadığı, davacının davalı banka nezdindeki Euro hesabının boşaltılması şeklindeki eylem nedeniyle, hesaptan çekilen ve harcanan paranın tamamından, davalı bankanın «kusursuz sorumluluğu» olduğuna ilişkin kesinleşen mahkeme kararının HMK’nın 303. maddesi anlamında «kesin» hüküm teşkil ettiği ve tarafları bağlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13271 E. 2015/2300 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli «protokolde» davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını «vade» tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip ....000 USD karşılığı ....045 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyarak ....045 TL'nin ....07.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek ....06.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaMahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen kararın davalı ile «borcu üstlenen» vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/15263 E,2014/6373 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13885 E. , 2018/7128 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen .../.../2013 gün ve 2013/326 - 2013/437 sayılı kararı onayan Daire'nin 02/03/2016 gün ve 2015/14297 - 2016/2345 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında... Reklam ve Tanıtım Hizmetleri A.Ş.'nin müvekkiline ait %20 hissesinin satışı konusunda bir protokol imzalandığını, protokolün IV. maddesi gereğince müvekkilinin şirketteki ilk %...'luk hissesini davalı borçluya devrettiğini, davalının da müvekkiline ait ilk %...'luk hissenin bedeli olan 200.000 USD'yi ödeyerek kendi adına kaydını yaptırdığını, ancak protokolün 5. maddesinden sonra gelen ve müvekkilinin anılan şirkette kalan ikinci %...'luk hissenin satışını ve bu satışa ilişkin şartları içeren bölümdeki taahhüdünü yerine getirmediğini, protokolün 6. maddesinde bakiye %...'luk hisseyi 450.000 USD karşılığında almayı açıkça kabul ve taahhüt ettiği halde bu taahhüdüne uymayıp hisse bedelini ödemediğini, davalının müvekkilinde kalan %...'luk hissesinin satın alınmasına ilişkin taahhüdünü yerine getirmesi için ....000 USD 'nin tahsili talepli kısmi davanın kabul edildiğini, 435.000 USD tutarındaki alacak için ıslah yapılmışsa da Yargıtay aşamasından sonra ıslah mümkün olmadığından ıslahla ilgili kısım yönünden hüküm kurmaya yer olmadığına karar verildiğini, davalı hakkında Beykoz İcra Müdürlüğü 2011/2688 E.
sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine kararı Dairemizce açıklanan gerekçe ile onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme istemiştir.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK.nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
...-Dava, taraflar arasındaki protokole dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, önce ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli protokolde davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını vade tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip ....000 USD karşılığı ....045 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma
ilamına uyarak ....045 TL'nin ....07.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek ....06.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, bu kez bakiye kısım için icra dairesine başvurarak 435.000 USD'nin işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Alacaklı aynen tahsil davası açabilecekken Türk lirası üzerinden dava açmışsa, onun iradesinin, alacağını artık yabancı para üzerinden tahsil etmek istemediği yönünde olduğunu kabul etmek gerekir.
...
8. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ilk davada TL cinsinden talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafın, ilk açılan kısmi davada tercihini TL cinsinden yana kullandığı nazara alınıp, bakiye kısım için başlattığı işbu itirazın iptali davasına konu icra takibinde bu tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yabancı para üzerinden başlatılan icra takibine itirazın iptaline hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının bu yönden kabulüyle Dairemizin, 02.03.2016 tarihli 2015/14297 Esas- 2016/2345 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin HUMK.nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.03.2016 tarih 2015/14297 E.- 2016/2345 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının davalıya iadesine, .../11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467407200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz