İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/615 E. 2020/4656 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava şartı yokluğu↗ icra takibine itiraz↗ tbk 99↗ protokol↗ usulden reddi↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin, taleplerine ve gerçeğe aykırı şekilde, İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesince TL cinsinden verilen kararın onanmasına dair kararın hukuksuz olduğunu ileri sürmüşse de, davacının TL cinsinden verilen kararı temyiz etmediği, bu durumda davacının alacağını kısmen isterken TL cinsinden talep ettiği, bu doğrultuda verilen kararı temyiz etmeyerek tercihini pekiştirdiğini, davacının 450.000 USD bedelle alacağının 15.000 USD'lik kısmının TL cinsinden değeri talep edilmiş olmakla, 818 sayılı BK'nın 83. (TBK'nın 67) maddesi uyarına davacının tercihini alacağın TL cinsinden ödenmesi şeklinde yaptığı, bu durumda bakiye kalan alacağı için eldeki icra takibinde USD cinsinden aynen ifayı talep edemeyeceği, bu durumda takibin usulüne uygun başlatılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, taraflar arasındaki protokole dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, önce İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli protokolde davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını dava tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip 15.000 USD karşılığı 10.045,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece de, 10.045,00 TL'nin 10.07.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek 13.06.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, bu kez bakiye alacağı için icra dairesine başvurarak 435.000 USD'nin işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Mahkemece Dairemizin bozma ilamına yanlış anlam yüklenmek suretiyle bakiye alacak bakımından dolar üzerinden icra takibi yapılmış olması mesnet gösterilerek ortada usul dairesince açılmış bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Taraflar arasında yapılmış olan 02.07.1998 tarihli protokol gereğince davalının edimi yabancı para cinsinden ise de, Dairemizin bozma ilamında vurgulandığı üzere davacı alacaklı talebini 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca dava tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası olarak belirlemiş olmakla, davacının 07.01.2001 tarihinde açmış olduğu kısmı davayla belirlemiş olduğu kur üzerinden alacağın toplam TL karşılığının belirlenmesi, kısmi davada hükmedilen ana para tutarının belirlenen bu tutardan düşürülerek kalan bakiye ana paraya temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmek üzere icra takibinin devamının sağlanmasına ilişkin karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13885 E. 2018/7128 K.
Ortak:icra takibine itiraz · protokol · avans faizi · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda1-Dava, taraflar arasındaki «protokole» dayalı olarak başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli «protokolde» davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını dava tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip 15.000 USD karşılığı 10.045,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece de, 10.045,00 TL'nin 10.07.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek 13.06.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Taraflar arasında yapılmış olan 02.07.1998 tarihli «protokol» gereğince davalının edimi yabancı para cinsinden ise de, Dairemizin bozma ilamında vurgulandığı üzere davacı alacaklı talebini 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca dava tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası olarak belirlemiş olmakla, davacının 07.01.2001 tarihinde açmış olduğu kısmı davayla belirlemiş olduğu kur üzerinden alacağın toplam TL karşılığının belirlenmesi, kısmi davada hükmedilen ana para tutarının belirlenen bu tutardan düşürülerek kalan bakiye ana paraya «temerrüt» tarihinden itibaren faiz işletilmek üzere icra takibinin devamının sağlanmasına ilişkin karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi d …
Benzer bu kararda1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK.nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. ...-Dava, taraflar arasındaki «protokole» dayalı olarak başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli «protokolde» davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını «vade» tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip ....000 USD karşılığı ....045 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyarak ....045 TL'nin ....07.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek ....06.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
… tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yabancı para üzerinden başlatılan «icra takibine itirazın» iptaline hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının bu yönden kabulüyle Dairemizin, 02.03.2016 tarihli 2015/14297 Esas- 2016/2345 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli «protokolde» davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını «vade» tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip ....000 USD karşılığı ....045 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyarak ....045 TL'nin ....07.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek ....06.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16989 E. 2014/4903 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yabancı para borcu · para borcu · hisse devri · üçüncü kişi · sebepsiz zenginleşme · işlemiş faiz · geçersizlik · taahhütname
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki sözleşme «geçersiz» olup, davacı şirkete ortak yapılmadığı gibi davacıdan alınan 150.000 Euro'nun da kendisine iade edilmediği, bu durumda davalı şirketin davacı yararına «sebepsiz zenginleştiği», diğer davalıların da gerek davalı şirketin ortağı ve yöneticisi olmaları gerekse «hisse devri» konusunda «üçüncü kişinin» fiilini «taahhüt» ederek, davacıya güven vermek suretiyle sebepsiz zenginleşmeden dolaylı yoldan yararlandıkları anlaşıldığından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalıların takibe yaptıkları itirazlarının kısmen iptali ile takibin 150.000 Euro «asıl alacak» ve 15.110,45 Euro «işlemiş faiz» üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa tahsil tarihine kadar yıllık % 6 oran uygulanmak suretiyle tahsil tarihindeki TL karşılığı ile koşulları …
2- Mahkemece, yasal koşulları oluştuğundan davalılar aleyhine «icra inkar tazminatına» karar verilerek «asıl alacak» miktarı 150.000 Euro'nun % 40'ı olan 60.000 Euro karşılığı icra inkar tazminatına karar verilmiş ise de, İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3 numaralı bendine göre alacağın, yabancı para cinsinden olması halinde hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, bu takibe yapılacak itiraz halinde takibe konu borç «yabancı para borcu» olsa bile hüküm altına alınacak icra inkar tazminatının TL cinsinden hükmedilmesi gerektiğinden mahkemece, yabancı para üzerinden kabul edilen asıl alacağın takip …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/615 E. , 2020/4656 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26/06/2019 tarih ve 2019/38-2019/735 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında Basın 53 Reklam ve Tanıtım Hizmetleri A.Ş.'nin müvekkiline ait %20 hissesinin satışı konusunda bir protokol imzalandığını, protokolün IV. maddesi gereğince müvekkilinin şirketteki ilk %10'luk hissesini davalı borçluya devrettiğini, davalının da müvekkiline ait ilk %10'luk hissenin bedeli olan 200.000 USD'yi ödeyerek kendi adına kaydını yaptırdığını, ancak protokolün 5. maddesinden sonra gelen ve müvekkilinin anılan şirkette kalan ikinci %10'luk hissenin satışını ve bu satışa ilişkin şartları içeren bölümdeki taahhüdünü yerine getirmediğini, protokolün 6. maddesinde bakiye %10'luk hisseyi 450.000 USD karşılığında almayı açıkça kabul ve taahhüt ettiği halde bu taahhüdüne uymayıp hisse bedelini ödemediğini, davalının müvekkilinde kalan %10'luk hissesinin satın alınmasına ilişkin taahhüdünü yerine getirmesi için 15.000 USD 'nin tahsili talepli kısmi davanın kabul edildiğini, 435.000 USD tutarındaki alacak için ıslah yapılmışsa da Yargıtay aşamasından sonra ıslah mümkün olmadığından ıslahla ilgili kısım yönünden hüküm kurmaya yer olmadığına karar verildiğini, davalı hakkında Beykoz İcra Müdürlüğü 2011/2688 E.
sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, itirazın yerinde olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin, taleplerine ve gerçeğe aykırı şekilde, İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesince TL cinsinden verilen kararın onanmasına dair kararın hukuksuz olduğunu ileri sürmüşse de, davacının TL cinsinden verilen kararı temyiz etmediği, bu durumda davacının alacağını kısmen isterken TL cinsinden talep ettiği, bu doğrultuda verilen kararı temyiz etmeyerek tercihini pekiştirdiğini, davacının 450.000 USD bedelle alacağının 15.000 USD'lik kısmının TL cinsinden değeri talep edilmiş olmakla, 818 sayılı BK'nın 83. (TBK'nın 67) maddesi uyarına davacının tercihini alacağın TL cinsinden ödenmesi şeklinde yaptığı, bu durumda bakiye kalan alacağı için eldeki icra takibinde USD cinsinden aynen ifayı talep edemeyeceği, bu durumda takibin usulüne uygun başlatılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, taraflar arasındaki protokole dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, önce İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli protokolde davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını dava tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip 15.000 USD karşılığı 10.045,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece de, 10.045,00 TL'nin 10.07.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek 13.06.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, bu kez bakiye alacağı için icra dairesine başvurarak 435.000 USD'nin işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına yanlış anlam yüklenmek suretiyle bakiye alacak bakımından dolar üzerinden icra takibi yapılmış olması mesnet gösterilerek ortada usul dairesince açılmış bir takip olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Taraflar arasında yapılmış olan 02.07.1998 tarihli protokol gereğince davalının edimi yabancı para cinsinden ise de, Dairemizin bozma ilamında vurgulandığı üzere davacı alacaklı talebini 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca dava tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası olarak belirlemiş olmakla, davacının 07.01.2001 tarihinde açmış olduğu kısmı davayla belirlemiş olduğu kur üzerinden alacağın toplam TL karşılığının belirlenmesi, kısmi davada hükmedilen ana para tutarının belirlenen bu tutardan düşürülerek kalan bakiye ana paraya temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmek üzere icra takibinin devamının sağlanmasına ilişkin karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/611942800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz