İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8419 E. 2018/1916 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız şart↗ genel işlem şartı↗ hizmet bedeli↗ tbk 99↗ komisyon↗ kredi sözleşmesi↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmelerin matbu sözleşmeler olduğu, sözleşmeler ve sözleşme eki kredi ödeme planlarındaki davacı/banka müşterisi aleyhine konulan komisyon, istihbarat ücreti, masraf gibi hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, dolayısıyla yazılmamış sayılan komisyon, dosya masrafı, istihbarat ücreti adı altındaki kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının genel işlem şartına aykırılık teşkil ettiği, bu doğrultuda davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği 3.340,35 TL'yi iadesi gerektiği, dört dekont ücreti toplam 22 TL'nin ise verilen bankacılık hizmetinin bedeli olması nedeniyle bankaca tahsil edilmesinin yerinde bulunduğu, davalıdan tahsil edilen 3.340,35 TL komisyon ve istihbarat ücreti adı ile yapılan kesintilere ilişkin masraf yapıldığına dair belge sunulamadığı gibi haklı ve makul kesintiler olduğu da ortaya konulamadığı, bu nedenle haksız şart niteliğinde bulunan bu kesintileri davacının davalıdan talep edebileceği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile ... 6. İcra Dairesi'nin 2014/13852 Esas sayılı takip dosyasına konu asıl alacağın 3.340,35 TL'lik bölümüne ilişkin itirazın iptali ile takibin bu miktar yönünden devamına, asıl alacağın %20'sine tekabül eden 668 TL İcra İnkar Tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Her ne kadar, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu kredi sözleşmeleri 6098 sayılı TBK'nin yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 21-25-26. maddeleri gereğince hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca dava konusu kredilerin verilmesine dayanak olan kredi sözleşmelerinin bir kısmının dosya kapsamında bulunmadığı, bulunanlarda ise komisyon ve masraflara ilişkin maddenin bulunduğu sözleşme kısmının dosya kapsamında yer almadığı anlaşılmıştır. Bu durumda eksik olan kredi sözleşmelerinin ve dosya kapsamında buluna sözleşmelerin de komisyon ve masrafları düzenleyen kısmının dosya kapsamına alınması ile bu sözleşmelerde bankanın isteyebileceği masraf ve komisyona ilişkin miktar veya oranların bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve miktar veya oranların varlığı halinde bu miktar veya oranların üzerinden komisyon ve masraf tahsilinin yapılıp yapılmadığı, sözleşmelerde miktar veya oranın bulunmaması halinde diğer bankaların emsal işlerde uyguladıkları uygulamalar değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün temyiz eden davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1144 E. 2020/5657 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9614 E. 2018/2145 K.
Ortak:genel işlem şartı · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda… avalı banka arasında imzalanan sözleşmelerin matbu sözleşmeler olduğu, sözleşmeler ve sözleşme eki kredi ödeme planlarındaki davacı/banka müşterisi aleyhine konulan «komisyon», istihbarat ücreti, «masraf» gibi hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, dolayısıyla yazılmamış sayılan komisyon, dosya masrafı, istihbarat ücreti adı altındaki kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» aykırılık teşkil ettiği, bu doğrultuda davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği 3.340,35 TL'yi iadesi gerektiği, dört dekont ücreti toplam 22 TL'nin ise verilen bankacılık «hizmetinin bedeli» olması nedeniyle bankaca tahsil edilmesinin yerinde bulunduğu, davalıdan tahsil edilen 3.340,35 TL komisyon ve istihbarat ücreti adı ile yapılan kesintilere ilişkin masraf yapıldığına dair belge sunulamadığı gibi haklı ve makul kesintiler olduğu da ortaya konulamadığı, bu nedenle «haksız şart» niteliğinde bulunan bu kesintileri davacının davalıdan talep edebileceği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile ...
Ayrıca dava konusu kredilerin verilmesine dayanak olan «kredi sözleşmelerinin» bir kısmının dosya kapsamında bulunmadığı, bulunanlarda ise «komisyon» ve «masraflara» ilişkin maddenin bulunduğu sözleşme kısmının dosya kapsamında yer almadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda eksik olan «kredi sözleşmelerinin» ve dosya kapsamında buluna sözleşmelerin de «komisyon» ve «masrafları» düzenleyen kısmının dosya kapsamına alınması ile bu sözleşmelerde bankanın isteyebileceği masraf ve komisyona ilişkin miktar veya oranların bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve miktar veya oranların varlığı halinde bu miktar veya oranların üzerinden komisyon ve masraf tahsilinin yapılıp yapılmadığı, sözleşmelerde miktar veya oranın bulunmaması halinde diğer bankaların emsal işlerde uyguladıkları uygulamalar değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» ve yanılgılı gerekçeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün temyiz eden davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen 01/08/2007 tarihli 1.200.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesine» istinaden davacıya kullandırılan krediden davalı tarafından «komisyon» ve dosya «masrafı» adı altında 60.550,00 TL'nin tahsil edildiği, yapılan masrafların müşterilerden talep edilebileceği, davacı ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmenin matbu sözleşme olduğu, sözleşmeler ve sözleşme eki kredi ödeme planlarındaki davacı/banka müşterisi aleyhine konulan "komisyon, istihbarat ücreti, masraf" gibi hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, dolayısıyla yazılmamış sayılan komisyon, dosya masrafı, istihbarat ücreti adı altındaki kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» aykırılık teşkil ettiği, davalı bankaca davalıdan tahsil edilen kesintilere ilişkin belge sunulamadığı, ayrıca bu kesintilerin haklı ve makul kesintiler olduğunun …
Taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» eki niteliğinde bulunan kredi geri ödeme planında kullanılan kredinin %7,...'si oranında «komisyonun» banka tarafından tahsil edilmesi kararlaştırılmış olup, taraflar bakımından sözleşmenin eki de sözleşme gibi bağlayıcıdır.
Dava, davacının kullanmış olduğu «ticari kredi» nedeniyle «kredi kullandırım komisyonu» adı altında yapılan 60.550,00 TL tutarındaki kesintinin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kullandırım komisyonu · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · istirdat · ek tasfiye · temerrüt
Benzer bu karardaDava, davacının kullanmış olduğu «ticari kredi» nedeniyle «kredi kullandırım komisyonu» adı altında yapılan 60.550,00 TL tutarındaki kesintinin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmünü haizdir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen 01/08/2007 tarihli 1.200.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesine» istinaden davacıya kullandırılan krediden davalı tarafından «komisyon» ve dosya «masrafı» adı altında 60.550,00 TL'nin tahsil edildiği, yapılan masrafların müşterilerden talep edilebileceği, davacı ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmenin matbu sözleşme olduğu, sözleşmeler ve sözleşme eki kredi ödeme planlarındaki davacı/banka müşterisi aleyhine konulan "komisyon, istihbarat ücreti, masraf" gibi hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, dolayısıyla yazılmamış sayılan komisyon, dosya masrafı, istihbarat ücreti adı altındaki kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» aykırılık teşkil ettiği, davalı bankaca davalıdan tahsil edilen kesintilere ilişkin belge sunulamadığı, ayrıca bu kesintilerin haklı ve makul kesintiler olduğunun …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7082 E. 2010/11376 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · görevsizlik kararı · taşıyan · teminat
Benzer bu karardaMahkemece verilen «görevsizlik» kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi kullandırılan dava dışı firma için «olumsuz» istihbarat bilgisi verilmediği, kredi miktarının üzerinde «teminat» alındığı, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından davalıların sorumluluklarını gerektiren bir durumun olmadığı gerekçesiyle d …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/885 E. 2021/393 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaAyrıca dava konusu kredilerin verilmesine dayanak olan «kredi sözleşmelerinin» bir kısmının dosya kapsamında bulunmadığı, bulunanlarda ise «komisyon» ve «masraflara» ilişkin maddenin bulunduğu sözleşme kısmının dosya kapsamında yer almadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda eksik olan «kredi sözleşmelerinin» ve dosya kapsamında buluna sözleşmelerin de «komisyon» ve «masrafları» düzenleyen kısmının dosya kapsamına alınması ile bu sözleşmelerde bankanın isteyebileceği masraf ve komisyona ilişkin miktar veya oranların bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve miktar veya oranların varlığı halinde bu miktar veya oranların üzerinden komisyon ve masraf tahsilinin yapılıp yapılmadığı, sözleşmelerde miktar veya oranın bulunmaması halinde diğer bankaların emsal işlerde uyguladıkları uygulamalar değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» ve yanılgılı gerekçeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün temyiz eden davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
… avalı banka arasında imzalanan sözleşmelerin matbu sözleşmeler olduğu, sözleşmeler ve sözleşme eki kredi ödeme planlarındaki davacı/banka müşterisi aleyhine konulan «komisyon», istihbarat ücreti, «masraf» gibi hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, dolayısıyla yazılmamış sayılan komisyon, dosya masrafı, istihbarat ücreti adı altındaki kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» aykırılık teşkil ettiği, bu doğrultuda davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği 3.340,35 TL'yi iadesi gerektiği, dört dekont ücreti toplam 22 TL'nin ise verilen bankacılık «hizmetinin bedeli» olması nedeniyle bankaca tahsil edilmesinin yerinde bulunduğu, davalıdan tahsil edilen 3.340,35 TL komisyon ve istihbarat ücreti adı ile yapılan kesintilere ilişkin masraf yapıldığına dair belge sunulamadığı gibi haklı ve makul kesintiler olduğu da ortaya konulamadığı, bu nedenle «haksız şart» niteliğinde bulunan bu kesintileri davacının davalıdan talep edebileceği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile ...
Benzer bu karardaHer ne kadar, kesintilerin yapıldığı dekontlarda, kesintiler «komisyon» olarak belirtilmiş ise de, davalı vekilinin cevap dilekçesindeki savunması uyarınca kesintilerin «masraf» niteliğindeki istihbarat ücreti konusunda olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın krediler nedeniyle operasyonel süreçlerin yürütülmesi amacıyla yaptığı hizmetler karşılığında karşı taraftan makul ücret isteyebileceği, davalı tarafından alınan 3.735,00 TL «komisyon» ücretinin aynı işi yapan emsal banka ücretlerinin altında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesi» nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12436 E. 2018/4133 K.
Ortak:genel işlem şartı · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda eksik olan «kredi sözleşmelerinin» ve dosya kapsamında buluna sözleşmelerin de «komisyon» ve «masrafları» düzenleyen kısmının dosya kapsamına alınması ile bu sözleşmelerde bankanın isteyebileceği masraf ve komisyona ilişkin miktar veya oranların bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve miktar veya oranların varlığı halinde bu miktar veya oranların üzerinden komisyon ve masraf tahsilinin yapılıp yapılmadığı, sözleşmelerde miktar veya oranın bulunmaması halinde diğer bankaların emsal işlerde uyguladıkları uygulamalar değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» ve yanılgılı gerekçeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün temyiz eden davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
… avalı banka arasında imzalanan sözleşmelerin matbu sözleşmeler olduğu, sözleşmeler ve sözleşme eki kredi ödeme planlarındaki davacı/banka müşterisi aleyhine konulan «komisyon», istihbarat ücreti, «masraf» gibi hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, dolayısıyla yazılmamış sayılan komisyon, dosya masrafı, istihbarat ücreti adı altındaki kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» aykırılık teşkil ettiği, bu doğrultuda davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği 3.340,35 TL'yi iadesi gerektiği, dört dekont ücreti toplam 22 TL'nin ise verilen bankacılık «hizmetinin bedeli» olması nedeniyle bankaca tahsil edilmesinin yerinde bulunduğu, davalıdan tahsil edilen 3.340,35 TL komisyon ve istihbarat ücreti adı ile yapılan kesintilere ilişkin masraf yapıldığına dair belge sunulamadığı gibi haklı ve makul kesintiler olduğu da ortaya konulamadığı, bu nedenle «haksız şart» niteliğinde bulunan bu kesintileri davacının davalıdan talep edebileceği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile ...
Her ne kadar, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu «kredi sözleşmeleri» 6098 sayılı TBK'nin yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK' …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin «ticari kredi» olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen «genel işlem şartlarının» somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmeleri» gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine kara …
… rden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği' nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması · gayri nakdi kredi · ticari kredi · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin «ticari kredi» olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen «genel işlem şartlarının» somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmeleri» gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine kara …
Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti adı altında yapılan haksız kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
… rden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği' nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8419 E. , 2018/1916 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.05.2016 tarih ve 2015/809-2016/366 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan muhtelif krediler kullandığını, davalı bankanın müvekkilinden bu krediler nedeniyle toplam 3.362,35 masraf ve komisyon adı altında ücret tahsil ettiğini, bu kesintilerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle ...
6. İcra Müdürlüğünün 2014/13852 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, takibe davalı tarafın itiraz ettiğini, bu itirazın haksız olduğunu, ileri sürerek itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tacir olduğunu, kullandırılan kredinin ticari nitelikte bulunduğunu, bu nedenle yapılan kesintilerin hukuka uygun bulunduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmelerin matbu sözleşmeler olduğu, sözleşmeler ve sözleşme eki kredi ödeme planlarındaki davacı/banka müşterisi aleyhine konulan komisyon, istihbarat ücreti, masraf gibi hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, dolayısıyla yazılmamış sayılan komisyon, dosya masrafı, istihbarat ücreti adı altındaki kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının genel işlem şartına aykırılık teşkil ettiği, bu doğrultuda davalı bankanın davacıdan tahsil ettiği 3.340,35 TL'yi iadesi gerektiği, dört dekont ücreti toplam 22 TL'nin ise verilen bankacılık hizmetinin bedeli olması nedeniyle bankaca tahsil edilmesinin yerinde bulunduğu, davalıdan tahsil edilen 3.340,35 TL komisyon ve istihbarat ücreti adı ile yapılan kesintilere ilişkin masraf yapıldığına dair belge sunulamadığı gibi haklı ve makul kesintiler olduğu da ortaya konulamadığı, bu nedenle haksız şart niteliğinde bulunan bu kesintileri davacının davalıdan talep edebileceği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile ...
6. İcra Dairesi'nin 2014/13852 Esas sayılı takip dosyasına konu asıl alacağın 3.340,35 TL'lik bölümüne ilişkin itirazın iptali ile takibin bu miktar yönünden devamına, asıl alacağın %20'sine tekabül eden 668 TL İcra İnkar Tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Her ne kadar, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu kredi sözleşmeleri 6098 sayılı TBK'nin yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 21-25-26. maddeleri gereğince hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca dava konusu kredilerin verilmesine dayanak olan kredi sözleşmelerinin bir kısmının dosya kapsamında bulunmadığı, bulunanlarda ise komisyon ve masraflara ilişkin maddenin bulunduğu sözleşme kısmının dosya kapsamında yer almadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda eksik olan kredi sözleşmelerinin ve dosya kapsamında buluna sözleşmelerin de komisyon ve masrafları düzenleyen kısmının dosya kapsamına alınması ile bu sözleşmelerde bankanın isteyebileceği masraf ve komisyona ilişkin miktar veya oranların bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve miktar veya oranların varlığı halinde bu miktar veya oranların üzerinden komisyon ve masraf tahsilinin yapılıp yapılmadığı, sözleşmelerde miktar veya oranın bulunmaması halinde diğer bankaların emsal işlerde uyguladıkları uygulamalar değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün temyiz eden davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467144200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz