Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1713 E. 2018/7247 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sıfat yokluğu↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ finansal kiralama↗ sigorta tazminatı↗ sigorta ettiren↗ sözleşmeden doğan dava↗ aktif husumet↗ teminat kapsamı↗ ara karar↗ sigorta sözleşmesi↗ zamanaşımı def'i↗ üçüncü kişi↗ pasif husumet↗ def'i↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗ hasar↗ zamanaşımı↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin zamanaşımı def'i 10.09.2016 tarihli ara kararıyla reddedilerek, davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile satın alınan baskı ve pozlama makinesinin davalı ... şirketine 01.10.2012 - 01.10.2013 tarihleri arasında elektronik sigorta poliçesiyle sigortalandığı, makinedeki ... ve ... lazer parçasının sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde arızalandığı, arızanın poliçe teminatı kapsamında olduğu, bilirkişi raporunda arızalanan cihazın çalışma saatinin 15.000 saat ve kalan saat üzerinden yapılan hesaplamada davacının davalı ... şirketinden 40.119.58 TL hasar bedeli talep edebileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, sigorta hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içinde bulunan sigorta poliçesi incelendiğinde, poliçenin davalı şirket tarafından düzenlendiği, sigorta ettirenin davacı, sigortalının ise ... Finansal A.Ş. olduğu görülmektedir.
6102 sayılı ... 1454 maddesine göre sigorta ettiren üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı aksine bir sözleşme yoksa sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir veya onu dava edebilir.
Taraf sıfatı, dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi, kural olarak o hakkın sahibine aittir. (Aktif husumet) Subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi ise, o hakka yükümlü olan kişidir. (Pasif husumet) Bir davanın tarafları, o davada gerçekten taraf sıfatını haiz değil ise, mahkemece, dava konusunun esası hakkında inceleme yapılıp karar verilemez, davanın reddi gerekir. Sıfat yokluğu, bir def’i değil, dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. 1086 sayılı HUMK 'ta bir dava şartı olmamakla birlikte, hakim, kendisine sunulan dava malzemesinden bir itiraz sebebinin varlığını öğrenirse, bunu kendiliğinden gözetir. (KURU; Medeni Usul Hukuku, 2017, s.122, 123). 6100 sayılı HMK ‘da da aynı durum korunmuştur.
Bu nedenle, dosya içinde bulunan poliçe ve ekleri incelenerek davacının taraf sıfatı bulunup bulunmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta hiçbir araştırma ve değerlendirme yapılmadan karar verilmesi re’sen bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4619 E. 2020/3401 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · teminat kapsamı · sigorta poliçesi · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin «zamanaşımı def»'i 10.09.2016 tarihli «ara» kararıyla reddedilerek, davacı tarafından «finansal kiralama sözleşmesi» ile satın alınan baskı ve pozlama makinesinin davalı ... şirketine 01.10.2012 - 01.10.2013 tarihleri arasında elektronik «sigorta poliçesiyle» sigortalandığı, makinedeki ... ve ... lazer parçasının sigorta poliçesi «teminat» süresi içerisinde arızalandığı, arızanın poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, bilirkişi raporunda arızalanan cihazın çalışma saatinin 15.000 saat ve kalan saat üzerinden yapılan hesaplamada davacının davalı ... şirketinden 40.119.58 TL «hasar» bedeli talep edebileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içinde bulunan «sigorta poliçesi» incelendiğinde, poliçenin davalı şirket tarafından düzenlendiği, «sigorta ettirenin» davacı, sigortalının ise ...
1- Dava, sigorta «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş ile davacı arasındaki «finansal kiralama sözleşmesinin» 16, 18 ve 20. maddeleri kapsamında sigorta tarafından ödenecek tazminatın kiracıya verilmesi gerektiği, kiracının tamiratı kiralayan adına yaptırmış olmakla tamir bedeli için halef sıfatını kazandığı, davalı şirket ile kiralayan durumundaki Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş’nin grup şirketleri olduğu, davanın «ihbarı» yada eldeki davaya «muvafakat» vermek için önel verilmesi istenmesinin gereksiz «masraf» ve zaman «kaybına» neden olacağı, davacının taraf sıfatının bulunduğunu kabul etmek gerekeceği, aksinin kabulünün davacının hakkına ulaşmasını geciktireceğini, davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile satın alınan baskı ve pozlama makinesinin davalı ... şirketine 01.10.2012 - 01.10.2013 tarihleri arasında elektronik «sigorta poliçesiyle» sigortalandığı, makinedeki Optic Assy ve Optic Bed lazer parçasının «teminat» süresi içerisinde arızalandığı, arızanın poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, bilirkişi raporunda arızalanan cihazın çalışma saatinin 15.000 saat ve kalan saat üzerinden yapılan hesaplamada davacının davalı ... şirketinden 40.119.58.- TL «hasar» bedeli talep edebileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, sigorta «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Dava konusu sigorta «başkası lehine sigorta» olup, «sigorta poliçesi» davalı şirket tarafından düzenlenmiş ve sigortalı olarak Yapı Kredi Finansal A.Ş olarak gösterilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:başkası lehine sigorta · muvafakat · kâr kaybı · taraf ehliyeti · ihbar · dosya masrafı
Benzer bu kararda… ozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş ile davacı arasındaki «finansal kiralama sözleşmesinin» 16, 18 ve 20. maddeleri kapsamında sigorta tarafından ödenecek tazminatın kiracıya verilmesi gerektiği, kiracının tamiratı kiralayan adına yaptırmış olmakla tamir bedeli için halef sıfatını kazandığı, davalı şirket ile kiralayan durumundaki Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş’nin grup şirketleri olduğu, davanın «ihbarı» yada eldeki davaya «muvafakat» vermek için önel verilmesi istenmesinin gereksiz «masraf» ve zaman «kaybına» neden olacağı, davacının taraf sıfatının bulunduğunu kabul etmek gerekeceği, aksinin kabulünün davacının hakkına ulaşmasını geciktireceğini, davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile satın alınan baskı ve pozlama makinesinin davalı ... şirketine 01.10.2012 - 01.10.2013 tarihleri arasında elektronik «sigorta poliçesiyle» sigortalandığı, makinedeki Optic Assy ve Optic Bed lazer parçasının «teminat» süresi içerisinde arızalandığı, arızanın poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, bilirkişi raporunda arızalanan cihazın çalışma saatinin 15.000 saat ve kalan saat üzerinden yapılan hesaplamada davacının davalı ... şirketinden 40.119.58.- TL «hasar» bedeli talep edebileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu sigorta «başkası lehine sigorta» olup, «sigorta poliçesi» davalı şirket tarafından düzenlenmiş ve sigortalı olarak Yapı Kredi Finansal A.Ş olarak gösterilmiştir.
Bu durumda «sigorta ettiren» davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı açık olup, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bozma ilamı gereği yerine getirilmeden ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12837 E. 2011/14955 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geçersizlik
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemenin belgenin «geçersizliğine» yönelik gerekçesinin davalılar tarafından temyiz edilmemiş bulunmasına göre karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18109 E. 2015/2530 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · çek iptali · vekile tebliğ · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; 06/03/2013 tarihli duruşma davacı tarafça takip edilmediğinden HMK Md.150/1 uyarınca «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren yasal 3 aylık süre içinde «yenilenmemiş» olduğu gerekçesiyle HMK 150/5 maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda anılan gerekçe ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda, duruşma gününün davacı «vekiline tebliğine» dair dosya içerisinde bir evrak bulunmamasına rağmen davanın takip edilmediğinden bahisle dava dosyasının «işlemden kaldırılması» doğru olmadığı gibi, bu işleme dayalı olarak HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi de doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 150/1 maddesine göre, «dosyanın işlemden kaldırılması» için duruşma gün ve saatinin taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1713 E. , 2018/7247 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.09.2016 tarih ve 2014/10 Esas-2016/905 Karar sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesi’nce verilen 23.01.2017 tarih ve 2017/42-2017/43 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile ... ve ... A.Ş. arasında ... . Noterliği’nin 19.09.2010 Tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme ile davacının ... ... (... xt) makinesini satın aldığını ve her türlü hasar ve ziyana karşı davalı tarafından sigortalandığını, bütün bakımlarının dava dışı ... Baskı Sis. Ltd. Şti. tarafından düzenli olarak yapıldığını, 01.07.2013 tarihinde arızalandığını, servis yetkilisinin incelemesi sırasında makinenin lazer gücüyle alakalı herhangi bir problem gözlemlenmediğini, optic bedin yenisi ile değiştirilerek arızanın giderildiğini, ödenen servis ve parça bedelinin davalıdan talep edildiğini, lazerin ömürlü parça olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/1100 D.İş sayılı dosyasından parçanın ömürlü olduğu, ancak ömrünü tamamlamadan arızalandığı, arızalanan parçanın ise ömürlü parça olmadığı, normal kullanım şartlarına göre 7,5 yıl daha ömrünün olabileceği yönünde tespit yapıldığını ileri sürerek makinedeki parçanın kullanım ... önünde bulundurularak davalı tarafından ödenmesi gereken hasar bedelinin tespitiyle dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, 20.06.2016 tarihli dilekçesiyle dava değerini arttırmış, toplam 40.119,58 TL’nin hasar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, tespite dayalı belirsiz alacak davası açılamayacağını, ekspertiz çalışmaları sonucunda hasarlı parçanın dışarıdan bir etkiye maruz kalmadığı, parçanın toplam ömrünün 5.000 – 10.000 saat olduğu, makinenin arızalanan parçasının 8.650 çalışma saatinde olduğunun tespit edildiğini, değişik iş dosyasından yapılan incelemede parça ömrünün yıl olarak değerlendirilmesinin hatalı ve hatta yanıltıcı olduğunu, makinenin 2006 yılında imal edildiğini, davacının 2010 yılında 2. el olarak satın aldığını, arızalanan parçanın ekonomik ömrünün başlangıcı olarak kiralama tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, hasar sonrası yapılan inceleme neticesinde, elektronik cihaz sigortaları genel şartları 3.
madde (j) fıkrasına göre dava konusu parçanın çalışma ömrünü doldurduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Islah talebine karşı davalı vekili zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin zamanaşımı def'i 10.09.2016 tarihli ara kararıyla reddedilerek, davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile satın alınan baskı ve pozlama makinesinin davalı ... şirketine 01.10.2012 - 01.10.2013 tarihleri arasında elektronik sigorta poliçesiyle sigortalandığı, makinedeki ... ve ... lazer parçasının sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde arızalandığı, arızanın poliçe teminatı kapsamında olduğu, bilirkişi raporunda arızalanan cihazın çalışma saatinin 15.000 saat ve kalan saat üzerinden yapılan hesaplamada davacının davalı ... şirketinden 40.119.58 TL hasar bedeli talep edebileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, sigorta hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içinde bulunan sigorta poliçesi incelendiğinde, poliçenin davalı şirket tarafından düzenlendiği, sigorta ettirenin davacı, sigortalının ise ... Finansal A.Ş. olduğu görülmektedir.
6102 sayılı ... 1454 maddesine göre sigorta ettiren üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı aksine bir sözleşme yoksa sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir veya onu dava edebilir.
Taraf sıfatı, dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi, kural olarak o hakkın sahibine aittir. (Aktif husumet) Subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi ise, o hakka yükümlü olan kişidir. (Pasif husumet) Bir davanın tarafları, o davada gerçekten taraf sıfatını haiz değil ise, mahkemece, dava konusunun esası hakkında inceleme yapılıp karar verilemez, davanın reddi gerekir. Sıfat yokluğu, bir def’i değil, dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. 1086 sayılı HUMK 'ta bir dava şartı olmamakla birlikte, hakim, kendisine sunulan dava malzemesinden bir itiraz sebebinin varlığını öğrenirse, bunu kendiliğinden gözetir. (KURU; Medeni Usul Hukuku, 2017, s.122, 123).
6100 sayılı HMK ‘da da aynı durum korunmuştur.
Bu nedenle, dosya içinde bulunan poliçe ve ekleri incelenerek davacının taraf sıfatı bulunup bulunmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta hiçbir araştırma ve değerlendirme yapılmadan karar verilmesi re’sen bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21/11/2018 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467135600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz