Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4619 E. 2020/3401 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
başkası lehine sigorta↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ finansal kiralama↗ sigorta tazminatı↗ sigorta ettiren↗ aktif dava ehliyeti↗ sözleşmeden doğan dava↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ muvafakat↗ kâr kaybı↗ taraf ehliyeti↗ ihbar↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf edilmesi sonrasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve bu kararın temyizi üzerine Dairemiz’in 21.11.2018 tarih 2017/1713-2018/7247 sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş ile davacı arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin 16, 18 ve 20. maddeleri kapsamında sigorta tarafından ödenecek tazminatın kiracıya verilmesi gerektiği, kiracının tamiratı kiralayan adına yaptırmış olmakla tamir bedeli için halef sıfatını kazandığı, davalı şirket ile kiralayan durumundaki Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş’nin grup şirketleri olduğu, davanın ihbarı yada eldeki davaya muvafakat vermek için önel verilmesi istenmesinin gereksiz masraf ve zaman kaybına neden olacağı, davacının taraf sıfatının bulunduğunu kabul etmek gerekeceği, aksinin kabulünün davacının hakkına ulaşmasını geciktireceğini, davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile satın alınan baskı ve pozlama makinesinin davalı ... şirketine 01.10.2012 - 01.10.2013 tarihleri arasında elektronik sigorta poliçesiyle sigortalandığı, makinedeki Optic Assy ve Optic Bed lazer parçasının teminat süresi içerisinde arızalandığı, arızanın poliçe teminatı kapsamında olduğu, bilirkişi raporunda arızalanan cihazın çalışma saatinin 15.000 saat ve kalan saat üzerinden yapılan hesaplamada davacının davalı ... şirketinden 40.119.58.- TL hasar bedeli talep edebileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen önceki kararın istinaf edilmesi sonrasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyizi sonrasında Dairemiz’in 21/11/2018 tarih 2017/1713-2018/7247 sayılı kararı ile, dosya içinde bulunan poliçe ve ekleri incelenerek davacının taraf sıfatı bulunup bulunmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği yönünde karar re’sen bozulmuş, ilk derece mahkemesince de bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Dava konusu sigorta başkası lehine sigorta olup, sigorta poliçesi davalı şirket tarafından düzenlenmiş ve sigortalı olarak Yapı Kredi Finansal A.Ş olarak gösterilmiştir. Poliçe ile dava tarihi itibariyle uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454/1 maddesi uyarınca “Sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir.” düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda davaya konu poliçe kapsamında ödemelerin düzenlendiği 5. maddesinde de, sigortacının ödemekle yükümlü olacağı hasar tutarının alacaklısının sigortalı sıfatıyla kiralayana ait olduğu, kiracının hiçbir nam altında sigortacıdan talep hakkının bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece davacı ile Yapı Kredi Finansal A.Ş arasındaki Finansal Kiralama Sözleşmesi hükümleri incelenmek suretiyle sonuca gidilmişse de, TTK 1454/1 madde düzenlemesine göre aksine bir sözleşme yoksa sigorta tazminatını ancak sigortalı talep edebilecek olup, davaya konu poliçede bu yönde (aksine) bir hüküm yoktur. Bu durumda sigorta ettiren davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı açık olup, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bozma ilamı gereği yerine getirilmeden ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2406 E. 2022/4671 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sigorta sözleşmesi · taraf ehliyeti · hasar
İncelediğiniz kararda… ozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş ile davacı arasındaki «finansal kiralama sözleşmesinin» 16, 18 ve 20. maddeleri kapsamında sigorta tarafından ödenecek tazminatın kiracıya verilmesi gerektiği, kiracının tamiratı kiralayan adına yaptırmış olmakla tamir bedeli için halef sıfatını kazandığı, davalı şirket ile kiralayan durumundaki Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş’nin grup şirketleri olduğu, davanın «ihbarı» yada eldeki davaya «muvafakat» vermek için önel verilmesi istenmesinin gereksiz «masraf» ve zaman «kaybına» neden olacağı, davacının taraf sıfatının bulunduğunu kabul etmek gerekeceği, aksinin kabulünün davacının hakkına ulaşmasını geciktireceğini, davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile satın alınan baskı ve pozlama makinesinin davalı ... şirketine 01.10.2012 - 01.10.2013 tarihleri arasında elektronik «sigorta poliçesiyle» sigortalandığı, makinedeki Optic Assy ve Optic Bed lazer parçasının «teminat» süresi içerisinde arızalandığı, arızanın poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, bilirkişi raporunda arızalanan cihazın çalışma saatinin 15.000 saat ve kalan saat üzerinden yapılan hesaplamada davacının davalı ... şirketinden 40.119.58.- TL «hasar» bedeli talep edebileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, sigorta «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, «sigorta tazminatının» ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, «sigorta sözleşmesinin» 5. maddesinde sigortacının ödemekle yükümlü olacağı «hasar» tutarının alacaklısının sigortalı sıfatıyla kiralayana ait olduğu, kiracının sigortacıdan hiçbir talep hakkı bulunmadığı, TTK 1454/1 maddesine göre aksine bir sözleşme yoksa «sigorta tazminatını» ancak sigortalının talep edebileceği, sigorta sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadığı gibi yalnızca sigortalının talepte bulunabileceğinin kararlaştırıldığı gerekçesiyle davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, «sigorta sözleşmesinin» 5. maddesinde sigortacının ödemekle yükümlü olacağı «hasar» tutarının alacaklısının sigortalı sıfatıyla kiralayana ait olduğu, kiracının sigortacıdan hiçbir talep hakkı bulunmadığı, TTK 1454/1 maddesine göre aksine bir sözleşme yoksa «sigorta tazminatını» ancak sigortalının talep edebileceği, sigorta sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadığı gibi yalnızca sigortalının talepte bulunabileceğinin kararlaştırıldığı gerekçesiyle davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1713 E. 2018/7247 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · teminat kapsamı · sigorta poliçesi · hasar · Tazminat
İncelediğiniz kararda… ozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş ile davacı arasındaki «finansal kiralama sözleşmesinin» 16, 18 ve 20. maddeleri kapsamında sigorta tarafından ödenecek tazminatın kiracıya verilmesi gerektiği, kiracının tamiratı kiralayan adına yaptırmış olmakla tamir bedeli için halef sıfatını kazandığı, davalı şirket ile kiralayan durumundaki Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş’nin grup şirketleri olduğu, davanın «ihbarı» yada eldeki davaya «muvafakat» vermek için önel verilmesi istenmesinin gereksiz «masraf» ve zaman «kaybına» neden olacağı, davacının taraf sıfatının bulunduğunu kabul etmek gerekeceği, aksinin kabulünün davacının hakkına ulaşmasını geciktireceğini, davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile satın alınan baskı ve pozlama makinesinin davalı ... şirketine 01.10.2012 - 01.10.2013 tarihleri arasında elektronik «sigorta poliçesiyle» sigortalandığı, makinedeki Optic Assy ve Optic Bed lazer parçasının «teminat» süresi içerisinde arızalandığı, arızanın poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, bilirkişi raporunda arızalanan cihazın çalışma saatinin 15.000 saat ve kalan saat üzerinden yapılan hesaplamada davacının davalı ... şirketinden 40.119.58.- TL «hasar» bedeli talep edebileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, sigorta «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Dava konusu sigorta «başkası lehine sigorta» olup, «sigorta poliçesi» davalı şirket tarafından düzenlenmiş ve sigortalı olarak Yapı Kredi Finansal A.Ş olarak gösterilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin «zamanaşımı def»'i 10.09.2016 tarihli «ara» kararıyla reddedilerek, davacı tarafından «finansal kiralama sözleşmesi» ile satın alınan baskı ve pozlama makinesinin davalı ... şirketine 01.10.2012 - 01.10.2013 tarihleri arasında elektronik «sigorta poliçesiyle» sigortalandığı, makinedeki ... ve ... lazer parçasının sigorta poliçesi «teminat» süresi içerisinde arızalandığı, arızanın poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, bilirkişi raporunda arızalanan cihazın çalışma saatinin 15.000 saat ve kalan saat üzerinden yapılan hesaplamada davacının davalı ... şirketinden 40.119.58 TL «hasar» bedeli talep edebileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içinde bulunan «sigorta poliçesi» incelendiğinde, poliçenin davalı şirket tarafından düzenlendiği, «sigorta ettirenin» davacı, sigortalının ise ...
1- Dava, sigorta «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · zamanaşımı def'i · def'i · dava sebebi · zamanaşımı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin «zamanaşımı def»'i 10.09.2016 tarihli «ara» kararıyla reddedilerek, davacı tarafından «finansal kiralama sözleşmesi» ile satın alınan baskı ve pozlama makinesinin davalı ... şirketine 01.10.2012 - 01.10.2013 tarihleri arasında elektronik «sigorta poliçesiyle» sigortalandığı, makinedeki ... ve ... lazer parçasının sigorta poliçesi «teminat» süresi içerisinde arızalandığı, arızanın poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, bilirkişi raporunda arızalanan cihazın çalışma saatinin 15.000 saat ve kalan saat üzerinden yapılan hesaplamada davacının davalı ... şirketinden 40.119.58 TL «hasar» bedeli talep edebileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi, kural olarak o hakkın sahibine aittir. (Aktif «husumet») Subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi ise, o hakka yükümlü olan kişidir. (Pasif husumet) Bir davanın tarafları, o davada gerçekten taraf sıfatını haiz değil ise, mahkemece, dava konusunun esası hakkında inceleme yapılıp karar verilemez, davanın reddi gerekir.
Sıfat yokluğu, bir «def»’i değil, dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır.
1086 sayılı HUMK 'ta bir dava şartı olmamakla birlikte, hakim, kendisine sunulan dava malzemesinden bir itiraz «sebebinin» varlığını öğrenirse, bunu kendiliğinden gözetir. (KURU; Medeni Usul Hukuku, 2017, s.122, 123).
-
Sigorta poliçesine dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13639 E. 2017/4091 K.
Ortak:başkası lehine sigorta · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · muvafakat · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… ozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş ile davacı arasındaki «finansal kiralama sözleşmesinin» 16, 18 ve 20. maddeleri kapsamında sigorta tarafından ödenecek tazminatın kiracıya verilmesi gerektiği, kiracının tamiratı kiralayan adına yaptırmış olmakla tamir bedeli için halef sıfatını kazandığı, davalı şirket ile kiralayan durumundaki Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş’nin grup şirketleri olduğu, davanın «ihbarı» yada eldeki davaya «muvafakat» vermek için önel verilmesi istenmesinin gereksiz «masraf» ve zaman «kaybına» neden olacağı, davacının taraf sıfatının bulunduğunu kabul etmek gerekeceği, aksinin kabulünün davacının hakkına ulaşmasını geciktireceğini, davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile satın alınan baskı ve pozlama makinesinin davalı ... şirketine 01.10.2012 - 01.10.2013 tarihleri arasında elektronik «sigorta poliçesiyle» sigortalandığı, makinedeki Optic Assy ve Optic Bed lazer parçasının «teminat» süresi içerisinde arızalandığı, arızanın poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, bilirkişi raporunda arızalanan cihazın çalışma saatinin 15.000 saat ve kalan saat üzerinden yapılan hesaplamada davacının davalı ... şirketinden 40.119.58.- TL «hasar» bedeli talep edebileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu sigorta «başkası lehine sigorta» olup, «sigorta poliçesi» davalı şirket tarafından düzenlenmiş ve sigortalı olarak Yapı Kredi Finansal A.Ş olarak gösterilmiştir.
Bu durumda «sigorta ettiren» davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı açık olup, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bozma ilamı gereği yerine getirilmeden ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaO halde, sigortalı tarafından «hakem» heyetine sunulan «muvafakat» başlıklı yazının dava dışı sigortalının «alacağını temlik» niteliğinde olmadığından hukuken «sigorta ettirene» talep ve dava hakkını kazandırdığından söz edilemez.
Bu durumda «sigorta ettiren» davacının aktif dava «ehliyeti» değerlendirilip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
Dava, montaj all risk «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın temliki · hakem kararı · temlik
Benzer bu karardaO halde, sigortalı tarafından «hakem» heyetine sunulan «muvafakat» başlıklı yazının dava dışı sigortalının «alacağını temlik» niteliğinde olmadığından hukuken «sigorta ettirene» talep ve dava hakkını kazandırdığından söz edilemez.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7291 E. 2017/2992 K.
Ortak:başkası lehine sigorta · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · muvafakat · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda… ozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş ile davacı arasındaki «finansal kiralama sözleşmesinin» 16, 18 ve 20. maddeleri kapsamında sigorta tarafından ödenecek tazminatın kiracıya verilmesi gerektiği, kiracının tamiratı kiralayan adına yaptırmış olmakla tamir bedeli için halef sıfatını kazandığı, davalı şirket ile kiralayan durumundaki Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş’nin grup şirketleri olduğu, davanın «ihbarı» yada eldeki davaya «muvafakat» vermek için önel verilmesi istenmesinin gereksiz «masraf» ve zaman «kaybına» neden olacağı, davacının taraf sıfatının bulunduğunu kabul etmek gerekeceği, aksinin kabulünün davacının hakkına ulaşmasını geciktireceğini, davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile satın alınan baskı ve pozlama makinesinin davalı ... şirketine 01.10.2012 - 01.10.2013 tarihleri arasında elektronik «sigorta poliçesiyle» sigortalandığı, makinedeki Optic Assy ve Optic Bed lazer parçasının «teminat» süresi içerisinde arızalandığı, arızanın poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, bilirkişi raporunda arızalanan cihazın çalışma saatinin 15.000 saat ve kalan saat üzerinden yapılan hesaplamada davacının davalı ... şirketinden 40.119.58.- TL «hasar» bedeli talep edebileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu sigorta «başkası lehine sigorta» olup, «sigorta poliçesi» davalı şirket tarafından düzenlenmiş ve sigortalı olarak Yapı Kredi Finansal A.Ş olarak gösterilmiştir.
Bu durumda «sigorta ettiren» davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı açık olup, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bozma ilamı gereği yerine getirilmeden ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta dava konusu sigorta «başkası lehine sigorta» olup; davacı ... ise «sigorta ettiren», sigortalı ise dava dışı .
O halde, sigortalı tarafından «hakem» heyetine sunulan 27.10.2014 tarihli «muvafakat» başlıklı yazının dava dışı sigortalının «alacağını temlik» niteliğinde olmadığından hukuken «sigorta ettirene» talep ve dava hakkını kazandırdığından söz edilemez.
Bu durumda «sigorta ettiren» davacının aktif dava «ehliyeti» değerlendirilip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın temliki · tahkim · hakem kararı · temlik
Benzer bu karardaO halde, sigortalı tarafından «hakem» heyetine sunulan 27.10.2014 tarihli «muvafakat» başlıklı yazının dava dışı sigortalının «alacağını temlik» niteliğinde olmadığından hukuken «sigorta ettirene» talep ve dava hakkını kazandırdığından söz edilemez.
Davacının «tahkime» başvurusu üzerine sigortalının «muvafakatinin» alınması gerektiği belirtilmiş, davacı kendisine verilen süre içerisinde eksikliği tamamlamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4619 E. , 2020/3401 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 01.04.2019 tarih ve 2019/120-2019/384 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile Yapı ve Kredi Leasing A.Ş arasında ...
16. Noterliği’nin 19.09.2010 Tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme ile davacının Offset Termal Planet Belichter CTP (agva avalon xt) makinesini satın aldığını ve her türlü hasar ve ziyana karşı davalı tarafından sigortalandığını, bütün bakımlarının dava dışı Nova Baskı Sis. Ltd. Şti. tarafından düzenli olarak yapıldığını, 01.07.2013 tarihinde arızalandığını, servis yetkilisinin incelemesi sırasında makinenin lazer gücüyle alakalı herhangi bir problem gözlemlenmediğini, optic bedin yenisi ile değiştirilerek arızanın giderildiğini, ödenen servis ve parça bedelinin davalıdan talep edildiğini, lazerin ömürlü parça olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/1100 D.İş sayılı dosyasından parçanın ömürlü olduğu, ancak ömrünü tamamlamadan arızalandığı, arızalanan parçanın ise ömürlü parça olmadığı, normal kullanım şartlarına göre 7,5 yıl daha ömrünün olabileceği yönünde tespit yapıldığını ileri sürerek makinedeki parçanın kullanım ömrü göz önünde bulundurularak davalı tarafından ödenmesi gereken hasar bedelinin tespitiyle dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 20.06.2016 tarihli dilekçesiyle dava değerini 40.119,58 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, ekspertiz çalışmaları sonucunda hasarlı parçanın dışarıdan bir etkiye maruz kalmadığı, parçanın toplam ömrünün 5.000–10.000 saat olduğu, makinenin arızalanan parçasının 8.650 çalışma saatinde olduğunun tespit edildiğini, değişik iş dosyasından yapılan incelemede parça ömrünün yıl olarak değerlendirilmesinin hatalı ve yanıltıcı olduğunu, makinenin 2006 yılında imal edildiğini, davacının 2010 yılında 2. el olarak satın aldığını, arızalanan parçanın ekonomik ömrünün başlangıcı olarak kiralama tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, hasar sonrası yapılan inceleme neticesinde, elektronik cihaz sigortaları genel şartları 3. madde (j) fıkrasına göre dava konusu parçanın çalışma ömrünü doldurduğunu savunarak davanın reddini istemiş, ıslah talebine karşı zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf edilmesi sonrasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve bu kararın temyizi üzerine Dairemiz’in 21.11.2018 tarih 2017/1713-2018/7247 sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş ile davacı arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin 16, 18 ve 20. maddeleri kapsamında sigorta tarafından ödenecek tazminatın kiracıya verilmesi gerektiği, kiracının tamiratı kiralayan adına yaptırmış olmakla tamir bedeli için halef sıfatını kazandığı, davalı şirket ile kiralayan durumundaki Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş’nin grup şirketleri olduğu, davanın ihbarı yada eldeki davaya muvafakat vermek için önel verilmesi istenmesinin gereksiz masraf ve zaman kaybına neden olacağı, davacının taraf sıfatının bulunduğunu kabul etmek gerekeceği, aksinin kabulünün davacının hakkına ulaşmasını geciktireceğini, davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi ile satın alınan baskı ve pozlama makinesinin davalı ...
şirketine 01.10.2012 - 01.10.2013 tarihleri arasında elektronik sigorta poliçesiyle sigortalandığı, makinedeki Optic Assy ve Optic Bed lazer parçasının teminat süresi içerisinde arızalandığı, arızanın poliçe teminatı kapsamında olduğu, bilirkişi raporunda arızalanan cihazın çalışma saatinin 15.000 saat ve kalan saat üzerinden yapılan hesaplamada davacının davalı ... şirketinden 40.119.58.- TL hasar bedeli talep edebileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen önceki kararın istinaf edilmesi sonrasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyizi sonrasında Dairemiz’in 21/11/2018 tarih 2017/1713-2018/7247 sayılı kararı ile, dosya içinde bulunan poliçe ve ekleri incelenerek davacının taraf sıfatı bulunup bulunmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği yönünde karar re’sen bozulmuş, ilk derece mahkemesince de bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Dava konusu sigorta başkası lehine sigorta olup, sigorta poliçesi davalı şirket tarafından düzenlenmiş ve sigortalı olarak Yapı Kredi Finansal A.Ş olarak gösterilmiştir. Poliçe ile dava tarihi itibariyle uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454/1 maddesi uyarınca “Sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir.” düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda davaya konu poliçe kapsamında ödemelerin düzenlendiği 5. maddesinde de, sigortacının ödemekle yükümlü olacağı hasar tutarının alacaklısının sigortalı sıfatıyla kiralayana ait olduğu, kiracının hiçbir nam altında sigortacıdan talep hakkının bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece davacı ile Yapı Kredi Finansal A.Ş arasındaki Finansal Kiralama Sözleşmesi hükümleri incelenmek suretiyle sonuca gidilmişse de, TTK 1454/1 madde düzenlemesine göre aksine bir sözleşme yoksa sigorta tazminatını ancak sigortalı talep edebilecek olup, davaya konu poliçede bu yönde (aksine) bir hüküm yoktur. Bu durumda sigorta ettiren davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı açık olup, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bozma ilamı gereği yerine getirilmeden ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596321700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz