6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8963 E. 2018/1851 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliye sözleşmesi işçi-işveren ilişkisi kesin hükümsüzlük haksız fiil sorumluluğu ticari işletme hile tbk 99 anonim şirket usulden reddi haksız fiil görevsizlik kararı çek kesin hüküm görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK · HMK — HMK 2 · TBK — TBK 27

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davada TBK’nin 27. ve 49. maddesi kapsamında hile nedeniyle kesin hükümsüzlük ve haksız fiil sorumluluğuna dayanıldığı, davalıların haksız eylemleri nedeni ile davacı şirketin mal varlığında zarar oluştuğunun iddia edildiği, bu durumda uyuşmazlığın çözümünde HMK’nin 2. maddesi kapsamında asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ticari işletme müdürünün haksız eyleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından, davacı tarafından sunulan 05.08.2009 tarihli vekaletname ile davalı ...’nin çift imza ile davacı şirket adına bilumum nakliye işleri ile ilgili olarak 2.000,00 TL’ye kadar çek tanzim etmeye ve imzalamaya yetkili kılındığı, dava konusu üç adet çekin de davalı ... tarafından çift imza ile şirket

adına keşide edildiği, yine davalı ...’nin şirket adına nakliye sözleşmesi imzaladığı ve ayrıca şirket adına teklif isteme mektupları hazırladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, anonim şirketlerde bir kişinin 6102 sayılı ...'nin 367. maddesi uyarınca icracı müdür olarak görevlendirilmesi halinde, bu kişinin şirket ile aynı zamanda işçi-işveren ilişkisinin bulunması onun şirketin zararlandırıcı eyleminden kaynaklanan sorumluluğunun aynı Yasa'nın 553. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gereğini ortadan kaldırmayacağından, mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda davalılardan ...'nin fabrika müdürü olduğunun sabit olması karşısında ...'nin 367. maddesi uyarınca belirlenen icracı müdür olarak görev yapıp yapmadığı belirlenerek, sonucuna göre görev hususunun değerlendirilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve gerekçeyle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Işçi-işveren ilişkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8320 E. 2018/1396 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticari vekil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4264 E. 2016/4920 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İstirdatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/755 E. 2018/2861 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Ttk 553

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7700 E. 2013/11490 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/8963 E.  ,  2018/1851 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/05/2016 tarih ve 2015/699-2016/323 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ...’nin müvekkili şirkete ait Krom Magnezit Ateş Tuğlası Fabrikasının müdürlüğünü yaptığını ve müvekkili şirketin ticari vekili olduğunu, davalı ...’nin geniş yetkilerinin bulunduğunu, davalının bu yetkiye istinaden müvekkili şirkete mal veya hizmet tedarik eden bazı şirketler ile işbirliği yaparak, müvekkil şirketin satın almadığı ve gerçek bir ticari alış verişe dayanmayan bazı faturalar düzenlediğini ve müvekkili şirketin de bu fatura bedellerini karşı şirketlere ödediğini, davalının bu şekilde kendisine ve bazı şirketlere menfaat sağladığını, davalının dava dışı ... Petrol Tic. A.Ş'ye sipariş ettiği 11.198,98 TL'lik madeni yağın bedelini üç adet çek karşılığı şirkete ödetmesine rağmen teslimatın davalı ...'in kardeşi ...'nin şirketine yaptırdığını ileri sürerek 11.198,98 TL zararın ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmeni talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davada TBK’nin 27. ve 49. maddesi kapsamında hile nedeniyle kesin hükümsüzlük ve haksız fiil sorumluluğuna dayanıldığı, davalıların haksız eylemleri nedeni ile davacı şirketin mal varlığında zarar oluştuğunun iddia edildiği, bu durumda uyuşmazlığın çözümünde HMK’nin 2. maddesi kapsamında asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ticari işletme müdürünün haksız eyleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından, davacı tarafından sunulan 05.08.2009 tarihli vekaletname ile davalı ...’nin çift imza ile davacı şirket adına bilumum nakliye işleri ile ilgili olarak 2.000,00 TL’ye kadar çek tanzim etmeye ve imzalamaya yetkili kılındığı, dava konusu üç adet çekin de davalı ... tarafından çift imza ile şirket

adına keşide edildiği, yine davalı ...’nin şirket adına nakliye sözleşmesi imzaladığı ve ayrıca şirket adına teklif isteme mektupları hazırladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, anonim şirketlerde bir kişinin 6102 sayılı ...'nin 367. maddesi uyarınca icracı müdür olarak görevlendirilmesi halinde, bu kişinin şirket ile aynı zamanda işçi-işveren ilişkisinin bulunması onun şirketin zararlandırıcı eyleminden kaynaklanan sorumluluğunun aynı Yasa'nın 553. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gereğini ortadan kaldırmayacağından, mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda davalılardan ...'nin fabrika müdürü olduğunun sabit olması karşısında ...'nin 367. maddesi uyarınca belirlenen icracı müdür olarak görev yapıp yapmadığı belirlenerek, sonucuna göre görev hususunun değerlendirilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve gerekçeyle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467066300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.