6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14392 E. 2018/5734 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçe-hüküm çelişkisi bilirkişi raporuna itiraz denetime elverişlilik infaz kötü niyet ilan fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi dahili dava iltibas

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 382 · HMK — HMK 294

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2016/14392 E.  ,  2018/5734 K.

"İçtihat Metni"

MAHK...ESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHK...ESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahk...esi’nce verilen 28/04/2016 tarih ve 2014/7-2016/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenildiği ve t...yiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." esas ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, 2011/26052 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, markalar arasında ilk bakışta dahi anlaşılan bir iltibas olduğunu, ... markasının sektörün tanınmış markalarından biri olduğunu, TPE tarafından ... markanın tanınmış marka olarak ilan edildiğini, her iki markanın benzer sektörlerde faaliyet gösterdiğini, ... markasının tescilinin karıştırma ihtimali yaratacağını, davalının ... markasını tescil ettirerek ... markasından haksız şekilde yaralanmaya çalıştığını, davalının tüm sınıflar için başvuruda bulunduğunu, bunun kötü niyeti gösterdiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini ist...iştir.

Davalı şirket vekili, müvekkilinin tescilli çok sayıda ... markasının sahibi olduğunu, ... ibaresi dışındaki ... ve ... ibarelerinin ise birbirinden fonetik ve anlamsal açıdan farklı olduğunu, markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığı savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahk...ece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... ibareli davalı markası ile ... ibareli davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olduğu, aynı/aynı tür veya benzer mal

veya hizmetler üzerinde kullanılması halinde karıştırma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile TPE YİDK kararının 24 ve 25. sınıflara dahil ...tialar yönünden iptaline, 2011/26052 sayılı markanın 24 ve 25. sınıflara dahil ...tialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin ist...lerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı TPE vekili t...yiz etmiştir.

1- Dava, TPE YİDK kararının iptali ist...ine ilişkindir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahk...e kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahk...e kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

Somut olayda, davalı şirketin “...” ibareli marka başvurusunun TPE Mal ve Hizmetler Sınıflandırma Listesine göre 12, 16, 17,20, 21, 35 ve 37. sınıflar hariç 1-45.Sınıf mal ve hizmetleri kapsadığı, davacı tarafın ise daha önceden 4, 11, 17, 24, 25 ve 39. sınıflar hariç 1-45 sınıf mal ve hizmetlerde tescilli “...” ibareli markasının bulunduğu, davacı tarafın marka başvurusuna yönelik itirazının, TPE YİDK tarafından reddi üzerine davacı tarafça eldeki YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük davasının açıldığı anlaşılmaktadır.

Mahk...ece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporunda davalının ... ibareli marka başvurusunun tescil edilmek istendiği sınıflar değerlendirilerek 24,25 ve 36.sınıflar dışındaki tüm mal ve hizmetler için iltibas tehlikesinin bulunduğu, ayrıca davalının önceki tarihli markasından kaynaklı olarak 11.sınıf mallar yönünden müktesep hakkının mevcut olduğu belirtilmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları üzerine sunulan ek raporda ise kök rapordan farklı olarak 24. ve 25.sınıflara dahil mal ve hizmetler yönünden de benzerlik bulunduğu, sadece 36.sınıf hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin olmadığı, kök rapordaki müktesep hakka ilişkin tespitlerinin ise değişmediği belirtilmiştir.

Mahk...ece, gerekçeli kararın 6.sayfasının ikinci paragrafında 02/01, 09/10, 13/11, 21, 25, ve 36.sınıf mal ve hizmetlerin davacı markası kapsamındaki mal ve hizmetlerden farklı olduğu, diğer mal ve hizmetlerin aynı veya aynı tür olduğu ve iltibas riskinin bulunduğu zikredilmekle birlikte, hüküm fıkrasında bu gerekçeye uygun olarak, anılan mal ve hizmetler yönünden davanın reddine, tescil kapsamındaki sair tüm mal ve hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında sadece 24. ve 25.sınıf mallar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturmuştur.

Mahk...ece ayrıca, 02/01, 09/10, 13/11 ve 19/02 alt grup mallar yönünden gerekçeli kararın 6.sayfasının ikinci paragrafında, bu malların davacı markası kapsamındaki mallardan farklı olduğu söylenirken, bir alt paragrafta davacı markası kapsamındaki mallarla benzer mallar olduğu söylenilmek suretiyle, gerekçenin kendi içerisinde çelişkiye düşüldüğü görülmektedir. Anılan nedenlerle mahk...e hükmünün, gerekçe – hüküm çelişkisi nedeniyle re’sen davacı vekili ile davalı TPE yararına bozulmasına karar verilmiştir.

3- Öte yandan, kabule göre de; Mahk...ece TPE Mal ve Hizmetler Sınıflandırma Listesindeki mal ve hizmetlerin birbirleriyle benzer veya ilişkilendirilecek nitelikte olup olmadığı hususu hakimlik mesleğinin dışında, teknik uzmanlık gerektiren bir husus olduğu kabul edilerek bilirkişi heyetinden rapor alınmasına rağmen, gerekçe gösterilmeksizin ve karar yerinde tartışılmaksızın bilirkişi heyetinin ek raporunda yer alan görüşlerin aksine karar verilmesi de doğru olmamıştır. Bunun yanında, mevcut bilirkişi raporu mahk...enin ve tarafların kontrolüne de elverişli değildir.

O halde mahk...ece, konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden kontrol ve denetime elverişli yeni bir rapor alınarak ihtilafın değerlendirilmesi, varsa çelişkilerin giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan niteliklerden yoksun bilirkişi rapora istinaden karar verilmesi de doğru görülm...iş ve hükmün re’sen davacı vekili ile davalı TPE yararına bozulması gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin ve davalı TPE vekilinin sair t...yiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülm...iştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kararın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14392 E. 2018/5734 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kararın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14392 E. 2018/5734 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kararın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14392 E. 2018/5734 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

1 benzer karar daha
  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2981 E. 2016/8677 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/14392 E.  ,  2018/5734 K.

"İçtihat Metni"

MAHK...ESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHK...ESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada ...

3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahk...esi’nce verilen 28/04/2016 tarih ve 2014/7-2016/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenildiği ve t...yiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." esas ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, 2011/26052 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, markalar arasında ilk bakışta dahi anlaşılan bir iltibas olduğunu, ... markasının sektörün tanınmış markalarından biri olduğunu, TPE tarafından ... markanın tanınmış marka olarak ilan edildiğini, her iki markanın benzer sektörlerde faaliyet gösterdiğini, ...

markasının tescilinin karıştırma ihtimali yaratacağını, davalının ... markasını tescil ettirerek ... markasından haksız şekilde yaralanmaya çalıştığını, davalının tüm sınıflar için başvuruda bulunduğunu, bunun kötü niyeti gösterdiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini ist...iştir.

Davalı şirket vekili, müvekkilinin tescilli çok sayıda ... markasının sahibi olduğunu, ... ibaresi dışındaki ... ve ... ibarelerinin ise birbirinden fonetik ve anlamsal açıdan farklı olduğunu, markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığı savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahk...ece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... ibareli davalı markası ile ... ibareli davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olduğu, aynı/aynı tür veya benzer mal

veya hizmetler üzerinde kullanılması halinde karıştırma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile TPE YİDK kararının 24 ve 25. sınıflara dahil ...tialar yönünden iptaline, 2011/26052 sayılı markanın 24 ve 25. sınıflara dahil ...tialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin ist...lerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı TPE vekili t...yiz etmiştir.

1- Dava, TPE YİDK kararının iptali ist...ine ilişkindir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahk...e kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahk...e kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

Somut olayda, davalı şirketin “...” ibareli marka başvurusunun TPE Mal ve Hizmetler Sınıflandırma Listesine göre 12, 16, 17,20, 21, 35 ve 37. sınıflar hariç 1-45.Sınıf mal ve hizmetleri kapsadığı, davacı tarafın ise daha önceden 4, 11, 17, 24, 25 ve 39. sınıflar hariç 1-45 sınıf mal ve hizmetlerde tescilli “...” ibareli markasının bulunduğu, davacı tarafın marka başvurusuna yönelik itirazının, TPE YİDK tarafından reddi üzerine davacı tarafça eldeki YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük davasının açıldığı anlaşılmaktadır.

Mahk...ece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporunda davalının ... ibareli marka başvurusunun tescil edilmek istendiği sınıflar değerlendirilerek 24,25 ve 36.sınıflar dışındaki tüm mal ve hizmetler için iltibas tehlikesinin bulunduğu, ayrıca davalının önceki tarihli markasından kaynaklı olarak 11.sınıf mallar yönünden müktesep hakkının mevcut olduğu belirtilmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları üzerine sunulan ek raporda ise kök rapordan farklı olarak 24. ve 25.sınıflara dahil mal ve hizmetler yönünden de benzerlik bulunduğu, sadece 36.sınıf hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin olmadığı, kök rapordaki müktesep hakka ilişkin tespitlerinin ise değişmediği belirtilmiştir.

Mahk...ece, gerekçeli kararın 6.sayfasının ikinci paragrafında 02/01, 09/10, 13/11, 21, 25, ve 36.sınıf mal ve hizmetlerin davacı markası kapsamındaki mal ve hizmetlerden farklı olduğu, diğer mal ve hizmetlerin aynı veya aynı tür olduğu ve iltibas riskinin bulunduğu zikredilmekle birlikte, hüküm fıkrasında bu gerekçeye uygun olarak, anılan mal ve hizmetler yönünden davanın reddine, tescil kapsamındaki sair tüm mal ve hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında sadece 24. ve 25.sınıf mallar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturmuştur.

Mahk...ece ayrıca, 02/01, 09/10, 13/11 ve 19/02 alt grup mallar yönünden gerekçeli kararın 6.sayfasının ikinci paragrafında, bu malların davacı markası kapsamındaki mallardan farklı olduğu söylenirken, bir alt paragrafta davacı markası kapsamındaki mallarla benzer mallar olduğu söylenilmek suretiyle, gerekçenin kendi içerisinde çelişkiye düşüldüğü görülmektedir. Anılan nedenlerle mahk...e hükmünün, gerekçe – hüküm çelişkisi nedeniyle re’sen davacı vekili ile davalı TPE yararına bozulmasına karar verilmiştir.

3- Öte yandan, kabule göre de; Mahk...ece TPE Mal ve Hizmetler Sınıflandırma Listesindeki mal ve hizmetlerin birbirleriyle benzer veya ilişkilendirilecek nitelikte olup olmadığı hususu hakimlik mesleğinin dışında, teknik uzmanlık gerektiren bir husus olduğu kabul edilerek bilirkişi heyetinden rapor alınmasına rağmen, gerekçe gösterilmeksizin ve karar yerinde tartışılmaksızın bilirkişi heyetinin ek raporunda yer alan görüşlerin aksine karar verilmesi de doğru olmamıştır. Bunun yanında, mevcut bilirkişi raporu mahk...enin ve tarafların kontrolüne de elverişli değildir.

O halde mahk...ece, konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden kontrol ve denetime elverişli yeni bir rapor alınarak ihtilafın değerlendirilmesi, varsa çelişkilerin giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan niteliklerden yoksun bilirkişi rapora istinaden karar verilmesi de doğru görülm...iş ve hükmün re’sen davacı vekili ile davalı TPE yararına bozulması gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin ve davalı TPE vekilinin sair t...yiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülm...iştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı TPE vekilinin t...yiz itirazlarının kabulüyle kararın bu taraflar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz tarafların sair t...yiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL t...yiz ilam harcının t...yiz eden davalı TPE'den alınmasına, 26/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467026900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.