Kararın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14392 E. 2018/5734 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçe-hüküm çelişkisi↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ denetime elverişlilik↗ infaz↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... ibareli davalı markası ile EMSAN ibareli davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olduğu, aynı/aynı tür veya benzer mal ./..
veya hizmetler üzerinde kullanılması halinde karıştırma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile ... ... kararının 24 ve 25. sınıflara dahil emtialar yönünden iptaline, 2011/26052 sayılı markanın 24 ve 25. sınıflara dahil emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ... ... kararının iptali istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda, davalı şirketin “...” ibareli marka başvurusunun ... ve Hizmetler Sınıflandırma Listesine göre 12, 16, 17,20, 21, 35 ve 37. sınıflar hariç 1-45.Sınıf mal ve hizmetleri kapsadığı, davacı tarafın ise daha önceden 4, 11, 17, 24, 25 ve 39. sınıflar hariç 1-45 sınıf mal ve hizmetlerde tescilli “...” ibareli markasının bulunduğu, davacı tarafın marka başvurusuna yönelik itirazının, ... ... tarafından reddi üzerine davacı tarafça eldeki ... kararının iptali ve hükümsüzlük davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporunda davalının ... ibareli marka başvurusunun tescil edilmek istendiği sınıflar değerlendirilerek 24,25 ve 36.sınıflar dışındaki tüm mal ve hizmetler için iltibas tehlikesinin bulunduğu, ayrıca davalının önceki tarihli markasından kaynaklı olarak 11.sınıf mallar yönünden müktesep hakkının mevcut olduğu belirtilmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları üzerine sunulan ek raporda ise kök rapordan farklı olarak 24. ve 25.sınıflara dahil mal ve hizmetler yönünden de benzerlik bulunduğu, sadece 36.sınıf hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin olmadığı, kök rapordaki müktesep hakka ilişkin tespitlerinin ise değişmediği belirtilmiştir.
Mahkemece, gerekçeli kararın 6.sayfasının ikinci paragrafında 02/01, 09/10, 13/11, 21, 25, ve 36.sınıf mal ve hizmetlerin davacı markası kapsamındaki mal ve hizmetlerden farklı olduğu, diğer mal ve hizmetlerin aynı veya aynı tür olduğu ve iltibas riskinin bulunduğu zikredilmekle birlikte, hüküm fıkrasında bu gerekçeye uygun olarak, anılan mal ve hizmetler yönünden davanın reddine, tescil kapsamındaki sair tüm mal ve hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında sadece 24. ve 25.sınıf mallar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturmuştur.
Mahkemece ayrıca, 02/01, 09/10, 13/11 ve 19/02 alt grup mallar yönünden gerekçeli kararın 6.sayfasının ikinci paragrafında, bu malların davacı markası kapsamındaki mallardan farklı olduğu söylenirken, bir alt paragrafta davacı markası kapsamındaki mallarla benzer mallar olduğu söylenilmek suretiyle, gerekçenin kendi içerisinde çelişkiye düşüldüğü görülmektedir. Anılan nedenlerle mahkeme hükmünün, gerekçe – hüküm çelişkisi nedeniyle re’sen davacı vekili ile davalı ... yararına bozulmasına karar verilmiştir. 3- Öte yandan, kabule göre de; Mahkemece ... Mal ve Hizmetler Sınıflandırma Listesindeki mal ve hizmetlerin birbirleriyle benzer veya ilişkilendirilecek nitelikte olup olmadığı hususu hakimlik mesleğinin dışında, teknik uzmanlık gerektiren bir husus olduğu kabul edilerek bilirkişi heyetinden rapor alınmasına rağmen, gerekçe gösterilmeksizin ve karar yerinde tartışılmaksızın bilirkişi heyetinin ek raporunda yer alan görüşlerin aksine karar verilmesi de doğru olmamıştır. Bunun yanında, mevcut bilirkişi raporu mahkemenin ve tarafların kontrolüne de elverişli değildir.
O halde mahkemece, konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden kontrol ve denetime elverişli yeni bir rapor alınarak ihtilafın değerlendirilmesi, varsa çelişkilerin giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan niteliklerden yoksun bilirkişi rapora istinaden karar verilmesi de doğru görülmemiş ve hükmün re’sen davacı vekili ile davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kararın iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14392 E. 2018/5734 K.
Ortak:bilirkişi raporuna itiraz · denetime elverişlilik · infaz · dahili dava · iltibas · Kararın iptali
İncelediğiniz kararda… ia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... ibareli davalı markası ile EMSAN ibareli davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında «iltibasa» yol açacak kadar benzer olduğu, aynı/aynı tür veya benzer mal ./.. veya hizmetler üzerinde kullanılması halinde karıştırma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile ... ... kararının 24 ve 25. sınıflara «dahil» emtialar yönünden iptaline, 2011/26052 sayılı markanın 24 ve 25. sınıflara dahil emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemlerin …
Tarafların «bilirkişi raporuna itirazları» üzerine sunulan ek raporda ise kök rapordan farklı olarak 24. ve 25.sınıflara «dahil» mal ve hizmetler yönünden de benzerlik bulunduğu, sadece 36.sınıf hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin olmadığı, kök rapordaki müktesep hakka ilişkin tespitlerinin ise değişmediği belirtilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Benzer bu kararda… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... ibareli davalı markası ile ... ibareli davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında «iltibasa» yol açacak kadar benzer olduğu, aynı/aynı tür veya benzer mal ./.. veya hizmetler üzerinde kullanılması halinde karıştırma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile ... ... kararının ... ve .... sınıflara «dahil» emtialar yönünden iptaline, 2011/26052 sayılı markanın ... ve .... sınıflara dahil emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemler …
Tarafların «bilirkişi raporuna itirazları» üzerine sunulan ek raporda ise kök rapordan farklı olarak .... ve ....sınıflara «dahil» mal ve hizmetler yönünden de benzerlik bulunduğu, sadece 36.sınıf hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin olmadığı, kök rapordaki müktesep hakka ilişkin tespitlerinin ise değişmediği belirtilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Kararın iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14392 E. 2018/5734 K.
Ortak:bilirkişi raporuna itiraz · denetime elverişlilik · infaz · dahili dava · iltibas · Kararın iptali
İncelediğiniz kararda… ia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... ibareli davalı markası ile EMSAN ibareli davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında «iltibasa» yol açacak kadar benzer olduğu, aynı/aynı tür veya benzer mal ./.. veya hizmetler üzerinde kullanılması halinde karıştırma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile ... ... kararının 24 ve 25. sınıflara «dahil» emtialar yönünden iptaline, 2011/26052 sayılı markanın 24 ve 25. sınıflara dahil emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemlerin …
Tarafların «bilirkişi raporuna itirazları» üzerine sunulan ek raporda ise kök rapordan farklı olarak 24. ve 25.sınıflara «dahil» mal ve hizmetler yönünden de benzerlik bulunduğu, sadece 36.sınıf hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin olmadığı, kök rapordaki müktesep hakka ilişkin tespitlerinin ise değişmediği belirtilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Benzer bu kararda… nma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ........ ibareli davalı markası ile ........ ibareli davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında «iltibasa» yol açacak kadar benzer olduğu, aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetler üzerinde kullanılması halinde karıştırma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile ........ ............ kararının 24 ve 25. sınıflara «dahil» emtialar yönünden iptaline, 2011/26052 sayılı markanın 24 ve 25. sınıflara dahil emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemlerin …
Tarafların «bilirkişi raporuna itirazları» üzerine sunulan ek raporda ise kök rapordan farklı olarak 24. ve 25.sınıflara «dahil»........ yönünden de benzerlik bulunduğu, sadece 36.sınıf hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin olmadığı, kök rapordaki müktesep hakka ilişkin tespitlerinin ise değişmediği belirtilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14392 E. 2018/5734 K.
Ortak:bilirkişi raporuna itiraz · denetime elverişlilik · infaz · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… ia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... ibareli davalı markası ile EMSAN ibareli davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında «iltibasa» yol açacak kadar benzer olduğu, aynı/aynı tür veya benzer mal ./.. veya hizmetler üzerinde kullanılması halinde karıştırma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile ... ... kararının 24 ve 25. sınıflara «dahil» emtialar yönünden iptaline, 2011/26052 sayılı markanın 24 ve 25. sınıflara dahil emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemlerin …
Tarafların «bilirkişi raporuna itirazları» üzerine sunulan ek raporda ise kök rapordan farklı olarak 24. ve 25.sınıflara «dahil» mal ve hizmetler yönünden de benzerlik bulunduğu, sadece 36.sınıf hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin olmadığı, kök rapordaki müktesep hakka ilişkin tespitlerinin ise değişmediği belirtilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Benzer bu kararda… ddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... ibareli davalı markası ile ... ibareli davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında «iltibasa» yol açacak kadar benzer olduğu, aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetler üzerinde kullanılması halinde karıştırma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile TPE YİDK kararının 24 ve 25. sınıflara «dahil» ...tialar yönünden iptaline, 2011/26052 sayılı markanın 24 ve 25. sınıflara dahil ...tialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin ist...le …
Tarafların «bilirkişi raporuna itirazları» üzerine sunulan ek raporda ise kök rapordan farklı olarak 24. ve 25.sınıflara «dahil» mal ve hizmetler yönünden de benzerlik bulunduğu, sadece 36.sınıf hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin olmadığı, kök rapordaki müktesep hakka ilişkin tespitlerinin ise değişmediği belirtilmiştir.
… unacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, 2011/26052 kod numarasını alan başvurunun «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, markalar arasında ilk bakışta dahi anlaşılan bir «iltibas» olduğunu, ... markasının sektörün tanınmış markalarından biri olduğunu, TPE tarafından ... markanın tanınmış marka olarak ilan edildiğini, her iki markanın benzer sektörlerde faaliyet gösterdiğini, ... markasının tescilinin karıştırma ihtimali yaratacağını, davalının ... markasını tescil ettirerek ... markasından haksız şekilde yaralanmaya çalıştığını, davalının tüm sınıflar için başvuruda bulunduğunu, bunun «kötü niyeti» gösterdiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · ilan
Benzer bu kararda… unacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, 2011/26052 kod numarasını alan başvurunun «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, markalar arasında ilk bakışta dahi anlaşılan bir «iltibas» olduğunu, ... markasının sektörün tanınmış markalarından biri olduğunu, TPE tarafından ... markanın tanınmış marka olarak ilan edildiğini, her iki markanın benzer sektörlerde faaliyet gösterdiğini, ... markasının tescilinin karıştırma ihtimali yaratacağını, davalının ... markasını tescil ettirerek ... markasından haksız şekilde yaralanmaya çalıştığını, davalının tüm sınıflar için başvuruda bulunduğunu, bunun «kötü niyeti» gösterdiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18627 E. 2015/857 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yazılı talimatı yerine getirdiği, diğer davalı yönünden «kabul beyanı» nedeniyle kabulünün gerektiği gerekçesiyle,.... .... ve ... vekilinin kabul beyanı doğrultusunda açılan davanın kabulü ile 24.300 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ..... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4107 E. 2015/10995 K.
Ortak:gerekçe-hüküm çelişkisi · infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Bu durumda mahkemece verilen hüküm ile «gerekçenin çelişkili» olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ullanımı niteliğinde olduğu, internet alan adı tescil ve kullanımı da bu kapsamda kabul edildiği, markasal kullanımın ispatlanamadığı, davalı-karşı davacı eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı adına kayıtlı 2011/04329 nolu “N. b.” ibareli markanın tescil tarihindeki sınıflandırmaya göre 35. ve 42. sınıftaki hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, alan adının kullanılmasının yasaklanması ve iptali talepleri ile koşulları oluşmayan «ilan» talebinin reddine ayrıca karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7165 E. 2016/1422 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · yetki itirazı · navlun · taşıma sözleşmesi · yetki · tacir · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemeleri'nin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, HMK'nın 17. maddesi uyarınca «tacir» olan taraflar yönünden «yetki sözleşmesinin» bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davalının «yetki itirazının» kabulü ile mahkemenin «yetkisizliğine» yetkili ve «görevli» mahkemenin sözleşme uyarınca ...
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında taraflar arasında yapılan «yetki sözleşmesinin» HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerli olduğu, davalının «yetki itirazında» bulunduğu, kabul edilen yetki itirazı uyarınca mahkemenin «yetkisizliğine», dosyanın talep halinde yetkili ve «görevli» ...
1- Dava, CMR hükümlerine tabi «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı «navlun» ve sair ücret alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «taşıma sözleşmesinin» 12. maddesinde sözleşme uyarınca uyuşmazlık vukuunda ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4257 E. 2020/2291 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu karardaBu nedenle, mahkemenin dava konusu talep ile ilgili olumlu ya da «olumsuz» karar vermeksizin, bozma ilamına uyulduğunu belirtmekle yetinmesi doğru olmayıp kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19201 E. 2015/4676 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · rücu · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurumun «tasfiye» edilen şirketten ödenen işçilik haklarına ilişkin «rücu davası» açtığı, dava açıldıktan sonra şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiği, davacının alacak iddiası ile açtığı davanın görüldüğü sırada davanın sonuçlanması beklenmeden tasfiyeye karar verilip «tüzel kişiliğinin» ticaret sicilden silinmesi halinde şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Kısa kararda «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda bu hükme yer verilmemiş olması karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmadığı, kısa karar ile gerekçe karar arasında çelişki yaratılmış olduğu anlaşılmakla, bu yönden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14392 E. , 2018/5734 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/04/2016 tarih ve 2014/7-2016/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." esas ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’ne başvuruda bulunduğunu, 2011/26052 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... tarafından reddedildiğini, markalar arasında ilk bakışta dahi anlaşılan bir iltibas olduğunu, ... markasının sektörün tanınmış markalarından biri olduğunu, ... tarafından ... markanın tanınmış marka olarak ilan edildiğini, her iki markanın benzer sektörlerde faaliyet gösterdiğini, ...
markasının tescilinin karıştırma ihtimali yaratacağını, davalının ... markasını tescil ettirerek ... markasından haksız şekilde yaralanmaya çalıştığını, davalının tüm sınıflar için başvuruda bulunduğunu, bunun kötü niyeti gösterdiğini ileri sürerek ... kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin tescilli çok sayıda ... markasının sahibi olduğunu, ... ibaresi dışındaki ... ve ... ibarelerinin ise birbirinden fonetik ve anlamsal açıdan farklı olduğunu, markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığı savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... ibareli davalı markası ile EMSAN ibareli davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olduğu, aynı/aynı tür veya benzer mal ./..
veya hizmetler üzerinde kullanılması halinde karıştırma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile ... ... kararının 24 ve 25. sınıflara dahil emtialar yönünden iptaline, 2011/26052 sayılı markanın 24 ve 25. sınıflara dahil emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ... ... kararının iptali istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda, davalı şirketin “...” ibareli marka başvurusunun ... ve Hizmetler Sınıflandırma Listesine göre 12, 16, 17,20, 21, 35 ve 37. sınıflar hariç 1-45.Sınıf mal ve hizmetleri kapsadığı, davacı tarafın ise daha önceden 4, 11, 17, 24, 25 ve 39. sınıflar hariç 1-45 sınıf mal ve hizmetlerde tescilli “...” ibareli markasının bulunduğu, davacı tarafın marka başvurusuna yönelik itirazının, ... ... tarafından reddi üzerine davacı tarafça eldeki ... kararının iptali ve hükümsüzlük davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporunda davalının ... ibareli marka başvurusunun tescil edilmek istendiği sınıflar değerlendirilerek 24,25 ve 36.sınıflar dışındaki tüm mal ve hizmetler için iltibas tehlikesinin bulunduğu, ayrıca davalının önceki tarihli markasından kaynaklı olarak 11.sınıf mallar yönünden müktesep hakkının mevcut olduğu belirtilmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları üzerine sunulan ek raporda ise kök rapordan farklı olarak 24. ve 25.sınıflara dahil mal ve hizmetler yönünden de benzerlik bulunduğu, sadece 36.sınıf hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin olmadığı, kök rapordaki müktesep hakka ilişkin tespitlerinin ise değişmediği belirtilmiştir.
Mahkemece, gerekçeli kararın 6.sayfasının ikinci paragrafında 02/01, 09/10, 13/11, 21, 25, ve 36.sınıf mal ve hizmetlerin davacı markası kapsamındaki mal ve hizmetlerden farklı olduğu, diğer mal ve hizmetlerin aynı veya aynı tür olduğu ve iltibas riskinin bulunduğu zikredilmekle birlikte, hüküm fıkrasında bu gerekçeye uygun olarak, anılan mal ve hizmetler yönünden davanın reddine, tescil kapsamındaki sair tüm mal ve hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında sadece 24. ve 25.sınıf mallar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturmuştur.
Mahkemece ayrıca, 02/01, 09/10, 13/11 ve 19/02 alt grup mallar yönünden gerekçeli kararın 6.sayfasının ikinci paragrafında, bu malların davacı markası kapsamındaki mallardan farklı olduğu söylenirken, bir alt paragrafta davacı markası kapsamındaki mallarla benzer mallar olduğu söylenilmek suretiyle, gerekçenin kendi içerisinde çelişkiye düşüldüğü görülmektedir. Anılan nedenlerle mahkeme hükmünün, gerekçe – hüküm çelişkisi nedeniyle re’sen davacı vekili ile davalı ... yararına bozulmasına karar verilmiştir.
3- Öte yandan, kabule göre de; Mahkemece ... Mal ve Hizmetler Sınıflandırma Listesindeki mal ve hizmetlerin birbirleriyle benzer veya ilişkilendirilecek nitelikte olup olmadığı hususu hakimlik mesleğinin dışında, teknik uzmanlık gerektiren bir husus olduğu kabul edilerek bilirkişi heyetinden rapor alınmasına rağmen, gerekçe gösterilmeksizin ve karar yerinde tartışılmaksızın bilirkişi heyetinin ek raporunda yer alan görüşlerin aksine karar verilmesi de doğru olmamıştır. Bunun yanında, mevcut bilirkişi raporu mahkemenin ve tarafların kontrolüne de elverişli değildir.
O halde mahkemece, konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden kontrol ve denetime elverişli yeni bir rapor alınarak ihtilafın değerlendirilmesi, varsa çelişkilerin giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan niteliklerden yoksun bilirkişi rapora istinaden karar verilmesi de doğru görülmemiş ve hükmün re’sen davacı vekili ile davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bu taraflar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, 26/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467027800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz