Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10321 E. 2013/12382 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geçerlilik şartı↗ iş bölümü↗ bilirkişi incelemesi↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davalının iradesine bağlı geçerlik şartı yerine gelmediği gibi kötü niyetli olduğunun da kabulüne imkan bulunmadığı; davacının ise mali haklarda tasarruf edilebilecek şekilde son 10 bölüm senaryosunu davalıya teslim etmediği; bu nedenle talep edebileceği bir bedelin bulunmadığı dolayısıyla asıl davanın reddi gerektiği; karşı dava yönünden ise 13 bölüm olay akışı ve ilk 3 bölüm senaryonun davalıya teslim edildiği ve TRT tarafından kabul edilen teklif için çekimi ve gösterimi ile sınırlı olarak mali haklarının davalıya devredildiği; toplam 42.000 TL'nin kararlaştırılan bedelle uyumlu bir ödeme olduğu; bu nedenle davalı karşı davacının bedelin iadesini talep edemeyeceği; dolayısıyla karşı davanın da reddi gerektiği gerekçeleriyle asıl ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davacının temyiz itirazlarına gelince, dava eser sahipliğinden kaynaklanan hakkın ihlali nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesine göre düzenlenen rapor doğrultusunda senaryosu davacı tarafından yazılan televizyon dizisinin ilk üç bölümünden sonraki bölümlerine ilişkin dava dışı senarist tarafından yazılan senaryoya göre çekim yapıldığını, bu bölümlerle ilgili senaryo ile davacı senaryosunun farklı olduğunu gerekçe göstererek hüküm kurulmuştur. Ancak bu konuda inceleme yapan bilirkişiler hukukçu ve talim-terbiye inceleme uzmanı olup, film senaryo ve yapımcılık işlerinden anlayan bir kişi aralarında bulunmamaktadır. Bu itibarla, ilk üç bölümden sonraki bölümlerin senaryosu ile davacı senaryosunun 5846 Sayılı Kanun kapsamında mali ve manevi hakları ihlal niteliğinde esinlenmeyi aşar nitelikte bir benzerliğin, başka bir deyişle ilk üç bölümden sonraki senaryonun davacının eser sahipliğinden kaynaklanan hakları ihlal edip etmediği bakımından sinema sektöründen senarist ve yapımcıların da aralarında bulunduğu bilirkişi aracılığı ile rapor alınıp, sonuca göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12683 E. 2016/6407 K.
Ortak:iş bölümü · bilirkişi incelemesi · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davalının iradesine bağlı «geçerlik şartı» yerine gelmediği gibi kötü niyetli olduğunun da kabulüne imkan bulunmadığı; davacının ise mali haklarda tasarruf edilebilecek şekilde «son» 10 «bölüm» senaryosunu davalıya «teslim» etmediği; bu nedenle talep edebileceği bir bedelin bulunmadığı dolayısıyla asıl davanın reddi gerektiği; karşı dava yönünden ise 13 bölüm olay akışı ve ilk 3 bölüm …
Mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre düzenlenen rapor doğrultusunda senaryosu davacı tarafından yazılan televizyon dizisinin ilk üç bölümünden sonraki «bölümlerine» ilişkin dava dışı senarist tarafından yazılan senaryoya göre çekim yapıldığını, bu bölümlerle ilgili senaryo ile davacı senaryosunun farklı olduğunu gerekçe göstererek hüküm kurulmuştur.
Benzer bu kararda… ında eser olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu çalışmanın senaryo için yol gösterici bir metinden ibaret bulunduğu, karşı davanın reddi sonrası davacının davalıya 3 «bölüm» senaryo ve 13 bölüm olay akışı «teslim» ettiği ve bunlara ilişkin mali hakların, ... tarafından kabul edilen teklif için çekimi ve gösterimi ile sınırlı olarak, davalıya devredildiğinin kabulü gerektiği, …
Bilirkişi raporunda 4-13 bölümlere ilişkin senaryoların davacı tarafından davalıya «teslim» edildiğine dair dosyaya sunulmuş bir belgenin bulunmaması karşısında, anılan bölümlere ilişkin davacı ve davalı taraflara ait senaryolar arasında karşılaştırmalı olarak bir inceleme yapılabilmesi, buna bağlı olarak, mali ve manevi hakları ihlal niteliğinde esinlenmeyi aşar nitelikte bir benzerliğin bulunup bulunmadığını tespit edebilmenin mümkün olmadığı, olsa olsa, davalı tarafından ...'ye sunulan ve çekime esas oluşturan senaryolar ile 4-13. bölümlere ilişkin olarak davacı tarafından davalıya verilen olay akışlarının karşılaştırılabileceği, yapılan karşılaştırmalı incelemede; senaryonun, «bölümler» arasında bazı kaymalar olmakla birlikte, olay akışlarına paralel olarak yazıldığı, bununla birlikte, rapora konu olan 4-13. bölümlere ilişkin olay akışlarının FSEK kapsamında eser olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu çalışmanın senaryo için yol gösterici olduğu, davacının davalıya 3 bölüm senaryo ve 13 bölüm olay akışı teslim ettiği ve bunlara ilişkin mali hakların, ... tarafından kabul edilen teklif için çekimi ve gösterimi ile sınırlı olarak, davalıya devredildiğinin kabulü gerektiği, kaldı ki, davalı tarafından yapılan 42.000.-TL'lik ödemenin, ilk üç bölüm senaryo ve 13 bölüm olay akışının teslimi karşılığı olduğu ve bunlara ilişkin mali hakların (işleme, çoğaltma, yayma, yayınlama), taraflar arasında imzalanan «eser sözleşmesi» ile davalı yapımcıya geçtiği göz önünde bulundurulduğunda, çekime esas oluşturan 4-13. bölümlere ilişkin senaryolar yoluyla davacının eser sahipliğinden kaynaklana …
Ancak Dairemiz bozma ilamında da ifade edildiği gibi, davacı tarafından yazılıp davalıya «teslim» edilen “...” isimli eserin ilk 3 «bölümün» senaryosu ile davalının yapımcısı olduğu ve yayınlanan ilk üç bölümden sonraki bölümlerin yani 4 ila 13. bölümler arasında bulunan 10 bölümün senaryosu karşılaştır …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eser sözleşmesi
Benzer bu karardaBilirkişi raporunda 4-13 bölümlere ilişkin senaryoların davacı tarafından davalıya «teslim» edildiğine dair dosyaya sunulmuş bir belgenin bulunmaması karşısında, anılan bölümlere ilişkin davacı ve davalı taraflara ait senaryolar arasında karşılaştırmalı olarak bir inceleme yapılabilmesi, buna bağlı olarak, mali ve manevi hakları ihlal niteliğinde esinlenmeyi aşar nitelikte bir benzerliğin bulunup bulunmadığını tespit edebilmenin mümkün olmadığı, olsa olsa, davalı tarafından ...'ye sunulan ve çekime esas oluşturan senaryolar ile 4-13. bölümlere ilişkin olarak davacı tarafından davalıya verilen olay akışlarının karşılaştırılabileceği, yapılan karşılaştırmalı incelemede; senaryonun, «bölümler» arasında bazı kaymalar olmakla birlikte, olay akışlarına paralel olarak yazıldığı, bununla birlikte, rapora konu olan 4-13. bölümlere ilişkin olay akışlarının FSEK kapsamında eser olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu çalışmanın senaryo için yol gösterici olduğu, davacının davalıya 3 bölüm senaryo ve 13 bölüm olay akışı teslim ettiği ve bunlara ilişkin mali hakların, ... tarafından kabul edilen teklif için çekimi ve gösterimi ile sınırlı olarak, davalıya devredildiğinin kabulü gerektiği, kaldı ki, davalı tarafından yapılan 42.000.-TL'lik ödemenin, ilk üç bölüm senaryo ve 13 bölüm olay akışının teslimi karşılığı olduğu ve bunlara ilişkin mali hakların (işleme, çoğaltma, yayma, yayınlama), taraflar arasında imzalanan «eser sözleşmesi» ile davalı yapımcıya geçtiği göz önünde bulundurulduğunda, çekime esas oluşturan 4-13. bölümlere ilişkin senaryolar yoluyla davacının eser sahipliğinden kaynaklana …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4423 E. 2023/3329 K.
Ortak:iş bölümü · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davalının iradesine bağlı «geçerlik şartı» yerine gelmediği gibi kötü niyetli olduğunun da kabulüne imkan bulunmadığı; davacının ise mali haklarda tasarruf edilebilecek şekilde «son» 10 «bölüm» senaryosunu davalıya «teslim» etmediği; bu nedenle talep edebileceği bir bedelin bulunmadığı dolayısıyla asıl davanın reddi gerektiği; karşı dava yönünden ise 13 bölüm olay akışı ve ilk 3 bölüm …
Mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre düzenlenen rapor doğrultusunda senaryosu davacı tarafından yazılan televizyon dizisinin ilk üç bölümünden sonraki «bölümlerine» ilişkin dava dışı senarist tarafından yazılan senaryoya göre çekim yapıldığını, bu bölümlerle ilgili senaryo ile davacı senaryosunun farklı olduğunu gerekçe göstererek hüküm kurulmuştur.
Benzer bu kararda… ında eser olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu çalışmanın senaryo için yol gösterici bir metinden ibaret bulunduğu, karşı davanın reddi sonrası davacının davalıya 3 «bölüm» senaryo ve 13 bölüm olay akışı «teslim» ettiği ve bunlara ilişkin mali hakların, TRT tarafından kabul edilen teklif için çekimi ve gösterimi ile sınırlı olarak davalıya devredildiğinin kabulü gerektiği, …
… mizin 09.06.2016 tarih, 2015/12683 E. ve 2016/6407 K. sayılı kararıyla; "...Ancak Dairemiz bozma ilamında da ifade edildiği gibi, davacı tarafından yazılıp davalıya «teslim» edilen “İpsiz ...” isimli eserin ilk 3 «bölümün» senaryosu ile davalının yapımcısı olduğu ve yayınlanan ilk üç bölümden sonraki bölümlerin yani 4 ila 13. bölümler arasında bulunan 10 bölümün senaryosu karşılaştır …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · davanın yenilenmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · vekile tebliğ · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2017/774 E. sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesine karar verildiğini, ancak bu duruşma tutanağının ve duruşma gününün davacı «vekiline tebliğ» edilmediğini, bu nedenle «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı ve «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
O halde, Mahkemece davacı vekilinin «mazereti» reddedilmediğine göre, 02.12.2021 tarihli yeni duruşma gününün davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmeden, belirtilen tarihte davacı vekilinin duruşmaya katılmadığından bahisle «dosyanın işlemden kaldırılması» ve neticede yazılı şekilde «davanın açılmamış sayılması» yönünde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… ahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin 02.12.2021 tarihli duruşma gününü bildiği halde gelip davasını takip etmediği, geçerli bir «mazeret» de bildirmediği, davalı vekilinin de duruşmada davayı takip etmediğini beyan ettiği, dosyanın aynı tarihli duruşmada ikinci kez «işlemden kaldırıldığı» ve üç aylık yasal süre içerisinde taraflarca «yenilenmemiş» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece aynı Kanun maddesinin beşinci fıkrası gereğince davacı tarafından «işlemden kaldırıldığı» tarihten başlayarak üç ay içinde «davanın yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/871 E. 2017/3431 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davalının iradesine bağlı «geçerlik şartı» yerine gelmediği gibi kötü niyetli olduğunun da kabulüne imkan bulunmadığı; davacının ise mali haklarda tasarruf edilebilecek şekilde «son» 10 «bölüm» senaryosunu davalıya «teslim» etmediği; bu nedenle talep edebileceği bir bedelin bulunmadığı dolayısıyla asıl davanın reddi gerektiği; karşı dava yönünden ise 13 bölüm olay akışı ve ilk 3 bölüm …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça senaryonun «teslim» edilmediği iddia edildiğinden teslimin gerçekleştiğini davalının kanıtlamakla yükümlü olduğu, davalının senaryonun teslimine ilişkin herhangi bir delil ve «ihtarname» sunamamış olup, sözleşmenin 3/1 m. ödemenin teslim şartına bağlanması ve ödemenin yapılmış olması nedeniyle bu ödemenin senaryonun tesliminin kanıtı olduğu savunul …
Draft yorumu ve düzeltme talebini takip eden 30 gün içerisinde çekim senaryosunun şirkete «teslim» edileceği aksi halde senaristin şirketten aldığı «bedeli iade» edeceğinin öngörüldüğü, davacının, davalıdan düzeltme talebinde bulunduğu kanıtlanmadığına göre davalının sözleşmenin 3/1, 3/2 ve 3/3 maddesi gereğince çekim senaryosunu teslim etmesi gerektiği, sözleşmenin 3/1 maddesi ile çekim senaryosunun tesliminde 12.500 TL ödeme yapılacağı öngörülmüş olup, bu ödemenin yapılmamış olmasının çekim senaryosunun teslim edilmediğini gösterdiği, sözleşme içeriğiyle de anlaşıldığı üzere senaryonun drafttan ibaret olmadığı, "Draft"ın taslak anlamında olup, aslolanın çekim senaryosu olduğu, davalının, davacının draft üzerinde değişiklik talebinde bulunduğunu kanıtlayamadığından çekim senaryosunun tesliminin gerektiği, çekim senaryosunun teslimine dair herhangi bir delil sunulamadığı, davalının noterde senaryoyu tespit ettirmesinin davacıya teslimine delil oluşturmayacağı, senaryoyu teslim ettiğine dair herhangi bir «yazılı delil» sunulmadığı gibi, sözleşmenin 3/3 maddesiyle öngörülen «fesih» süresi içerisinde davalının, davacıya herhangi bir «ihtar» da çekmediği, sözleşmenin 3/3 maddesiyle şirketin sözleşme tarihinden itibaren 15 ay içerisinde filmi çekmemesi halinde sözleşmenin kendiliğinden fesh olacağına ilişkin hükmün senaryonun teslimi seçeneğine göre düzenlenmiş olup, bu fıkranın öncesindeki paragrafta senaryonun teslimi öngörülerek teslime rağmen bu süre içerisinde çekim yapılamaması hali için senarist lehine kendiliğinden fesih durumunun düzenlendiği, kendiliğinden fesih şartlarının oluşması için öncelikle senaryonun tesliminin kanıtlanmış olması gerektiği, davalının draft makbuzu dışında çekim senaryosunun teslimine dair herhangi bir delil sunmadığı gibi cevap dilekçesinde de draft senaryoyu teslim ettiğini ancak davacının düzeltme talebinde bulunmadığını ve bu nedenle de kendisine bildirim yapılmadığı için sözleşme bağlamında yeni bir ediminin doğmadığını belirtmekle sözleşmede belirtilen çekim senaryosunun teslim edilmediğini de dolaylı olarak kabul ettiği gerekçesiyle, itirazın «asıl alacak» yönünden iptaline, faize ilişkin talebin reddine, %20 «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, anılan sözleşmenin 3.1 maddesi uyarınca davalı tarafından «teslim» edilmesi gereken Draftın teslim edildiği dosya içerisinde bulunan makbuzdan anlaşıldığı gibi, bu husus «uyuşmazlık konusu» da değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel iadesi · yazılı delil · fesih · uyuşmazlık konusu · ihtar · ihtarname · asıl alacak · inkar tazminatı
Benzer bu karardaDraft yorumu ve düzeltme talebini takip eden 30 gün içerisinde çekim senaryosunun şirkete «teslim» edileceği aksi halde senaristin şirketten aldığı «bedeli iade» edeceğinin öngörüldüğü, davacının, davalıdan düzeltme talebinde bulunduğu kanıtlanmadığına göre davalının sözleşmenin 3/1, 3/2 ve 3/3 maddesi gereğince çekim senaryosunu teslim etmesi gerektiği, sözleşmenin 3/1 maddesi ile çekim senaryosunun tesliminde 12.500 TL ödeme yapılacağı öngörülmüş olup, bu ödemenin yapılmamış olmasının çekim senaryosunun teslim edilmediğini gösterdiği, sözleşme içeriğiyle de anlaşıldığı üzere senaryonun drafttan ibaret olmadığı, "Draft"ın taslak anlamında olup, aslolanın çekim senaryosu olduğu, davalının, davacının draft üzerinde değişiklik talebinde bulunduğunu kanıtlayamadığından çekim senaryosunun tesliminin gerektiği, çekim senaryosunun teslimine dair herhangi bir delil sunulamadığı, davalının noterde senaryoyu tespit ettirmesinin davacıya teslimine delil oluşturmayacağı, senaryoyu teslim ettiğine dair herhangi bir «yazılı delil» sunulmadığı gibi, sözleşmenin 3/3 maddesiyle öngörülen «fesih» süresi içerisinde davalının, davacıya herhangi bir «ihtar» da çekmediği, sözleşmenin 3/3 maddesiyle şirketin sözleşme tarihinden itibaren 15 ay içerisinde filmi çekmemesi halinde sözleşmenin kendiliğinden fesh olacağına ilişkin hükmün senaryonun teslimi seçeneğine göre düzenlenmiş olup, bu fıkranın öncesindeki paragrafta senaryonun teslimi öngörülerek teslime rağmen bu süre içerisinde çekim yapılamaması hali için senarist lehine kendiliğinden fesih durumunun düzenlendiği, kendiliğinden fesih şartlarının oluşması için öncelikle senaryonun tesliminin kanıtlanmış olması gerektiği, davalının draft makbuzu dışında çekim senaryosunun teslimine dair herhangi bir delil sunmadığı gibi cevap dilekçesinde de draft senaryoyu teslim ettiğini ancak davacının düzeltme talebinde bulunmadığını ve bu nedenle de kendisine bildirim yapılmadığı için sözleşme bağlamında yeni bir ediminin doğmadığını belirtmekle sözleşmede belirtilen çekim senaryosunun teslim edilmediğini de dolaylı olarak kabul ettiği gerekçesiyle, itirazın «asıl alacak» yönünden iptaline, faize ilişkin talebin reddine, %20 «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça senaryonun «teslim» edilmediği iddia edildiğinden teslimin gerçekleştiğini davalının kanıtlamakla yükümlü olduğu, davalının senaryonun teslimine ilişkin herhangi bir delil ve «ihtarname» sunamamış olup, sözleşmenin 3/1 m. ödemenin teslim şartına bağlanması ve ödemenin yapılmış olması nedeniyle bu ödemenin senaryonun tesliminin kanıtı olduğu savunul …
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, anılan sözleşmenin 3.1 maddesi uyarınca davalı tarafından «teslim» edilmesi gereken Draftın teslim edildiği dosya içerisinde bulunan makbuzdan anlaşıldığı gibi, bu husus «uyuşmazlık konusu» da değildir.
Aksi halde, senarist, şirketten almış olduğu bedeli şirkete iade edecektir.” hükmü uyarınca davacının işbu sözleşme maddesinden kaynaklanan ve davalı tarafından Draftın «tesliminden» sonra yorum ve düzeltme talebinde bulunmaya yönelik edimini yerine getirmeden sözleşmeyi 25/06/2013 tarihli «ihtarname» ile feshetmesi doğru değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4490 E. 2015/2229 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · ıslah · yasal faiz · haksız rekabet · husumet
Benzer bu kararda… dizinin yapımcısının ... olmadığı, dizinin yayınladığı ... logolu kanalın da davalı ... ye ait bulunmadığı,bu nedenle asıl davada her iki davalı hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine karar verildiği, davacının ... adlı senaryo yönünden eser sahibi olduğu, ancak birleşen davadaki davalılardan Tasfiye Halinde .... tarafından yapımı gerçekleştirilen, davalı ... tarafından yayınlanan ve 2. bölümden itibaren ... olarak adı değiştirilen ... adlı televizyon dizisinin senaryosunun davacının dayandığı senaryodan farklı olduğu, ana hikayenin Türk sinemasında ve edebiyatında sıkça kullanılan unsurları içerdiği, buna karşılık karakterlerin, mekanların olay örgüsünün, her iki senaryoda farklı olduğu, senaryo yönünden hak ihlalinin mevcut bulunmadığı, davalılarca yapım ve yayını gerçekleştirilen televizyon dizisinin adının, davacının yazdığı televizyon dizi senaryosu ile aynı olduğu, davalıların ikinci bölümden itibaren dizinin adının sonuna .... ibaresinin eklemelerinin sonuca etkili olmayacağı, birleşen davadaki davalıların, davacıya ait senaryo eserinin adını izinsiz olarak kullandıkları, böyle bir kullanımın FSEK'nın 83. maddesi anlamında «haksız rekabet» oluşturacağı, manevi tazminat istemi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın husumet yönünden reddine, birleşen davanın ise «ıslah» edilmiş haliyle kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- Asıl ve birleşen dava, eser sahipliğine dayalı tecavüzün ref'i ve men'i maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davacı vekili 03.09.2013 tarihli «ıslah» dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olarak ıslah tarihinden itibaren «yasal faiz» isteminde bulunmuş olmasına rağmen mahkemece bu konuda olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10321 E. , 2013/12382 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.02.2012 tarih ve 2008/328-2012/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının, 16.08.2007 tarihinde, öyküsü ve senaryosu müvekkili tarafından yazılan "... " isimli sinema eseri için bir sözleşme imzaladıklarını, sözleşmeye göre, eser sahibinin, öykü ve senaryo olarak üretilmiş eserin 3 bölümünün çekim senaryosu olarak 3 bölümünün de sinopsis-tretman olarak davalıya teslim edildiğini, bu bölümlerin TRT’nin ilgili birimlerinden geçerek onaylandığını, davalı yapımcının, TRT’den belli bir bütçe ile iş olarak almış olduğu filmi daha ucuza mal ederek fazla kar etmek maksadıyla içerisinde mevcut tarihi gerçekleri dahi ihtiva eden pek çok konuyu değiştirmek istediğini, davalı ile davacı arasında 20.08.2008 tarihinde eserin mali haklarının devri sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmeye göre bu devrin karışılığında, 30.000,00 TL nakit ve 50.000,00'er TL'lik iki adet senetle ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, bunlar yerine getirilmediği takdirde davalının eserle ilgili hiçbir hakkı kullanamayacağı hususlarının kararlaştırıldığını, davalının, haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşme edimlerini yerine getirmekten kaçındığını;
davaya konu eser üzerindeki müvekkiline ait maddi ve manevi hakları hiçe saydığını ve 5846 sayılı kanunun hükümlerini ihlal ettiğini, müvekkiline ait alacağın, eserin mali haklarının devri sözleşmesine dayandığını, davalının sözleşmeye uymaması durumunda eseri hiçbir surette kullanmaması gerektiğini, davalının, kötüniyetle, eser sahibinin mali haklarını ve yine aynı dizi film senaryosunun tahrifi ve başka bir kişinin ismi ile umuma arz etmek suretiyle manevi haklarını ihlal ettiğini ve ihlale de devam etmekte olduğunu ileri sürerek, sözleşmeye göre ödemesi gereken 110.000,00 TL ile manevi tazminat olarak 15.000,00 TL ve ihtarname masrafı 90,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacının yazdığı senaryoyu hiçbir şekilde kullanmadığını ve filme çekmediğini, başka bir öykü ve başka bir senaryo yazarı ile anlaştıklarını, davacının 3 bölüm senaryo yazdığını ve bunların TRT’ce uygun bulunmayarak kullanılmadığını, buna rağmen davacıya, filme çekilmeyen ve kullanılmayan 3 bölüm senaryo için 42.000,00 TL’lik bir ödeme yapıldığını; ... ’in tarihi bir kişilik olduğunu ve yaşadıklarının gerçek olduğunu; davacının yarattığı bir tipleme veya sanal kahraman olmadığını, müvekkili şirketin bu kişinin hayatını filme almak istediğini, davacının senaryosu üzerindeki hiçbir mali ve manevi hakka tecavüzün söz konusu olmadığını, davacının aynı iddialarla TRT’ye başvurduğunu, TRT’nin de her iki senaryo üzerinde yaptığı incelemelerde yeni yazdırılan senaryonun davacı senaryosu ile aynı olmadığı, farklı olduğu hususunu tespit ettiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava dilekçesi ile de davacı tarafından hazırlanan 3 bölümlük senaryonun, davacının kusuru nedeniyle kullanılmadığını;
mali hakları devredilmeyen bir senaryonun kullanılmasının da mümkün olmadığını; davacının bahsedilen 3 bölüm için 30.000,00 TL avans ile 12.000,00 TL parayı müvekkili şirketten aldığını, ödemenin davalının mali haklarını devretmediği bir eser için aldığı haksız bir para olduğunu, sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek, 3 bölümlük kullanılmayan senaryonun mali hak bedeli olarak ödenen 30.000,00 TL ile avans olarak ödenen 12.000,00 TL’nin davacı/karşı davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davalının iradesine bağlı geçerlik şartı yerine gelmediği gibi kötü niyetli olduğunun da kabulüne imkan bulunmadığı; davacının ise mali haklarda tasarruf edilebilecek şekilde son 10 bölüm senaryosunu davalıya teslim etmediği; bu nedenle talep edebileceği bir bedelin bulunmadığı dolayısıyla asıl davanın reddi gerektiği; karşı dava yönünden ise 13 bölüm olay akışı ve ilk 3 bölüm senaryonun davalıya teslim edildiği ve TRT tarafından kabul edilen teklif için çekimi ve gösterimi ile sınırlı olarak mali haklarının davalıya devredildiği; toplam 42.000 TL'nin kararlaştırılan bedelle uyumlu bir ödeme olduğu; bu nedenle davalı karşı davacının bedelin iadesini talep edemeyeceği;
dolayısıyla karşı davanın da reddi gerektiği gerekçeleriyle asıl ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davacının temyiz itirazlarına gelince, dava eser sahipliğinden kaynaklanan hakkın ihlali nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesine göre düzenlenen rapor doğrultusunda senaryosu davacı tarafından yazılan televizyon dizisinin ilk üç bölümünden sonraki bölümlerine ilişkin dava dışı senarist tarafından yazılan senaryoya göre çekim yapıldığını, bu bölümlerle ilgili senaryo ile davacı senaryosunun farklı olduğunu gerekçe göstererek hüküm kurulmuştur. Ancak bu konuda inceleme yapan bilirkişiler hukukçu ve talim-terbiye inceleme uzmanı olup, film senaryo ve yapımcılık işlerinden anlayan bir kişi aralarında bulunmamaktadır. Bu itibarla, ilk üç bölümden sonraki bölümlerin senaryosu ile davacı senaryosunun 5846 Sayılı Kanun kapsamında mali ve manevi hakları ihlal niteliğinde esinlenmeyi aşar nitelikte bir benzerliğin, başka bir deyişle ilk üç bölümden sonraki senaryonun davacının eser sahipliğinden kaynaklanan hakları ihlal edip etmediği bakımından sinema sektöründen senarist ve yapımcıların da aralarında bulunduğu bilirkişi aracılığı ile rapor alınıp, sonuca göre hüküm kurulması gerekmektedir.
SONUÇ
(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467026100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz