6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati Tedbir Talebi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14381 E. 2012/17246 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulüne uygun tebliğ ihtiyati tedbir

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 391

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tensip zaptı ile ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine karar verilmiştir.

İhtiyati tedbir talebinin reddi kararını, davacı vekilleri temyiz etmiştir.

1- Davacı vekilleri tarafından davalı ile yapılan sözleşmenin feshedilmesine rağmen davalının müvekkilinin adını kullanarak ürünlerin satşını yapmaya devam ettiğini ileri sürerek davalı eylemlerinin (internet sitesi ve sosyal paylaşım sitelerinde müvekkilinin ismi ve görselleri kullanılarak satış yapılmaya devam edilmesi) HMK. 391 vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması talep edilmiş olup, bu istemin, tensip tutanağı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.

HMK’nun 391/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir. Bundan başka, ihtiyati tedbir kararının HMK’nun 391/2 maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen kısa karar, bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmesi üzerine, HMK.'nun 391/2 maddesine uygun olarak, gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/249 E. 2013/1461 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Usulüne uygun tebliğ 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14232 E. 2012/15710 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11386 E. 2013/10017 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Genel kurul kararının iptali | İhtiyati tedbir

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12095 E. 2012/14498 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Tedbir Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2864 E. 2013/5697 K.

    Ortak: · İhtiyati Tedbir Talebi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/658 E. 2013/2209 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Tedbir Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14191 E. 2013/19000 K.

    Ortak: · İhtiyati Tedbir Talebi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İhtiyati Haciz/Tedbir

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14178 E. 2013/19576 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/14381 E.  ,  2012/17246 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/08/2012 tarih ve 2012/194-2012/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekilleri, müvekkilinin moda tasrımcısı olduğunu, taraflar arasında 17.07.2012 tarihli ... – Ayakkabı Atölyesi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca deri, suni deri ve tekstilden mamul ayakkabı, çanta ve saraciye ürünlerinin tanıtım ve satış faaliyetlerinin müvekkilin işbirliği ve davalının www.ayakkabiatolyesi.com e-ticaret sitesinde ... koleksiyonu hazırlanıp teşhir ve satışı yapılacağını, müvekkilinin edimlerini yerine getirerek tasarımlarını davalıya teslim ettiğini, ancak davalının sözleşmenin 5. maddesinde yer alan ödemeleri yapmadığını, sözleşmenin feshedilmesine rağmen davalının müvekkilinin adını kullanarak ürünlerin satşını yapmaya devam ettiğini ileri sürerek davalı eylemlerinin (internet sitesi ve sosyal paylaşım sitelerinde müvekkilinin ismi ve görselleri kullanılarak satış yapılmaya devam edilmesi) HMK.

391 vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, 50.000 TL sözleşme bedeli alacağı ile vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca doğan 1.000 TL alacak ile 1.000 TL manevi zararın reeskont avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, tensip zaptı ile ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine karar verilmiştir.

İhtiyati tedbir talebinin reddi kararını, davacı vekilleri temyiz etmiştir.

1- Davacı vekilleri tarafından davalı ile yapılan sözleşmenin feshedilmesine rağmen davalının müvekkilinin adını kullanarak ürünlerin satşını yapmaya devam ettiğini ileri sürerek davalı eylemlerinin (internet sitesi ve sosyal paylaşım sitelerinde müvekkilinin ismi ve görselleri kullanılarak satış yapılmaya devam edilmesi) HMK. 391 vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması talep edilmiş olup, bu istemin, tensip tutanağı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.

HMK’nun 391/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir. Bundan başka, ihtiyati tedbir kararının HMK’nun 391/2 maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen kısa karar, bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir.

Bu durumda, mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmesi üzerine, HMK.'nun 391/2 maddesine uygun olarak, gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığı, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064933900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.