Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/252 E. 2018/8136 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mal sigortası↗ zamanaşımı başlangıcı↗ zamanaşımı defi↗ sigorta ettiren↗ temerrüt tarihi↗ sözleşmeden doğan dava↗ mevduat hesabı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ ek prim↗ muacceliyet↗ tbk 99↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ dahili dava↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınması gerektiği sonucuna varılan 13/09/2015 tarihli kök rapor ile itirazlar üzerine alınan 28/02/2016 tarihli ek rapor gereğince davacının asıl ve birleşen davadaki talebinin yerinde olduğu sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davada talep edilen miktar açısından tam kabulüne, temerrüt tarihi poliçenin 5. maddesi gereğince talep tarihinden itibaren 3 ay sonra olduğundan asıl davada temerrüt tarihinin 13/10/2010, birleşen davada 12/03/2013 olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 2.120.859,79-USD'nin 3095 sayılı Yasa’nın 4a maddesi gereği 13/10/2010 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 1.053.045,00-USD'nin 3095 sayılı Yasa’nın 4a maddesi gereği 12/03/2013 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Asıl ve birleşen dava, Yangın All Risk, Makine Kırılması, 3. Şahıs Mali Mesuliyet ve Kıyı Tesisleri Deniz Kirliliği Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçelerine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, 13/09/2015 tarihli kök rapor ve 28/02/2016 tarihli ek rapora göre asıl ve birleşen davada zamanaşımının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6762 sayılı ...’nun 1268. maddesinde sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebelerin, iki yılda müruruzamana uğracağı hükmü düzenlenmiştir. Ancak anılan hükümde zamanaşımı süresinin ne zaman başlayacağı hakkında bir hükme yer verilmemiştir. Bu durumda ...’nun 1264. maddesi atfı gereği 818 sayılı BK’nun 128. maddesi (TBK’nun 149. maddesi) hükmüne bakmak gerekecektir. BK’nun 128. maddesi ise zamanaşınının alacağın muaccel olduğu zamandan başlayacağı, alacağın muacceliyetinin bir ihbara tabi olması halinde ise zamanaşımının bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan edeceği hükmünü düzenlemiştir.
Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma rizikolarına ait sigortalar dahil, bütün mal sigortalarında rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun doğduğu tarihte muaccel olur(...’nun 1299/1). Yani rizikonun gerçekleştiğinin sigorta ettiren tarafından sigortacıya ihbarı ile(...’nun 1292.) sigorta bedeli (tazminatı) muaccel sayılır. Rizikonun gerçekleştiğinden haberdar olan sigorta ettirenin daha sonra ihbarda bulunması sigorta ettiren yararına zamanaşımını ötelemeyecektir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda poliçenin 5. maddesinde düzenlenen “...hasar bedelinin, talep tarihinden itibaren en geç 3 ay içerisinde ödeneceği....” şeklindeki hükmün sigorta sözleşmesinden doğan talebin zamanaşımının başlangıç tarihini değiştirdiği belirtilmiştir. ...’nun 1264/4. maddesi gereği ...’nun 1299. maddesi sigortalı yararına değiştirilebilir ise de somut olayda poliçenin 5. maddesinde düzenlenen hükme bakıldığında hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkemece muacceliyet tarihi olarak kabul edilen düzenlemenin mahkeme ve bilirkişi heyetinin kabulünün aksine muaceliyet tarihini değil sigorta şirketinin temerrüt tarihini düzenleyen bir hüküm olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece, dava konusu poliçenin 5. maddesinin muaceliyet tarihini değil sigorta şirketinin temerrüt tarihini düzenleyen bir hüküm olduğu kabul edilerek davalı vekilinin zamanaşımı definin buna göre değerlendirilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile muaccaeliyet tarihini belirlediği kabul edilerek asıl ve birleşen davalar yönünden zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7345 E. 2013/5503 K.
Ortak:mal sigortası · sigorta sözleşmesi · riziko · ek prim · muacceliyet · ihbar · dahili dava · temerrüt · zamanaşımı var · Sigorta
İncelediğiniz karardaSigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma «rizikolarına» ait sigortalar «dahil», bütün «mal sigortalarında» rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun doğduğu tarihte «muaccel» olur(...’nun 1299/1).
Yani «rizikonun» gerçekleştiğinin «sigorta ettiren» tarafından sigortacıya «ihbarı» ile(...’nun 1292.) sigorta bedeli (tazminatı) «muaccel» sayılır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda poliçenin 5. maddesinde düzenlenen “...«hasar» bedelinin, talep tarihinden itibaren en geç 3 ay içerisinde ödeneceği....” şeklindeki hükmün «sigorta sözleşmesinden doğan» talebin «zamanaşımının başlangıç» tarihini değiştirdiği belirtilmiştir. ...’nun 1264/4. maddesi gereği ...’nun 1299. maddesi sigortalı yararına değiştirilebilir ise de somut olayda poliçenin 5. maddesinde düzenlenen hükme bakıldığında hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkemece «muacceliyet» tarihi olarak kabul edilen düzenlemenin mahkeme ve bilirkişi heyetinin kabulünün aksine muaceliyet tarihini değil sigorta şirketinin «temerrüt tarihini» düzenleyen bir hüküm olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1299/1. maddesi gereğince, sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma «rizikolarına» ait sigortalar «dahil», bütün «mal sigortalarında», rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun 1292 nci madde hükmünce doğduğu tarihte «muaccel» olur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının «ihbar» ve «kıdem tazminatları» ödenerek işten çıkartıldığı, «haklı nedenle fesih» «sebebine» dayanılmadığı, davacının iş akdinin haklı nedenle fesih edildiğine dair hiçbir delilin sunulmadığı, bu itibarla davacının dava dışı Garanti Bankası A.Ş.'den «hamili» olduğu kredi kartları sebebi ile toplam 4.111,11 TL iki kredi kartı harcamaları toplam tutarı kadar tazminat talep hakkının doğduğu, ancak ....000,00 TL üzerinden 07/.../2010 tarihinde fazlaya dair hak saklı tutulmak sureti ile açılan davada 04/01/2012 tarihinde dava «ıslah» olunmuş ise de, 31/.../2009 tarihinde işten çıkarılan davacının ihbar borcunun bu tarihte doğduğu ve ...'nın 1268. maddesi uyarınca «sigorta sözleşmesinden» ... bütün alacakların iki yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, bu suretle ıslah olunan bakiye kısım yönünden 31/.../2011 tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ....000,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Aynı Kanun'un 1268. maddesi hükmü uyarınca da, sebepsiz yere ödenmiş bulunan «primin» veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» sigorta mukavelesinden ... bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı nedenle fesih · kıdem tazminatı · fesih · hamil · temerrüt faizi · ıslah · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının «ihbar» ve «kıdem tazminatları» ödenerek işten çıkartıldığı, «haklı nedenle fesih» «sebebine» dayanılmadığı, davacının iş akdinin haklı nedenle fesih edildiğine dair hiçbir delilin sunulmadığı, bu itibarla davacının dava dışı Garanti Bankası A.Ş.'den «hamili» olduğu kredi kartları sebebi ile toplam 4.111,11 TL iki kredi kartı harcamaları toplam tutarı kadar tazminat talep hakkının doğduğu, ancak ....000,00 TL üzerinden 07/.../2010 tarihinde fazlaya dair hak saklı tutulmak sureti ile açılan davada 04/01/2012 tarihinde dava «ıslah» olunmuş ise de, 31/.../2009 tarihinde işten çıkarılan davacının ihbar borcunun bu tarihte doğduğu ve ...'nın 1268. maddesi uyarınca «sigorta sözleşmesinden» ... bütün alacakların iki yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, bu suretle ıslah olunan bakiye kısım yönünden 31/.../2011 tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ....000,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, sigorta bedelinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece «ıslah» edilen kısım için «riziko» tarihi ile ıslah tarihi arasında 6762 Sayılı Türk Ticet Kanunu'nun 1268. maddesinde düzenlenen ... yıllık sürenin geçtiğinden bahisle «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2295 E. 2019/6971 K.
Ortak:ek prim · muacceliyet · ihbar · sigorta poliçesi · dahili dava · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBK’nun 128. maddesi ise «zamanaşınının» alacağın «muaccel» olduğu zamandan başlayacağı, alacağın muacceliyetinin bir «ihbara» tabi olması halinde ise zamanaşımının bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan edeceği hükmünü düzenlemiştir.
Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma «rizikolarına» ait sigortalar «dahil», bütün «mal sigortalarında» rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun doğduğu tarihte «muaccel» olur(...’nun 1299/1).
6762 sayılı ...’nun 1268. maddesinde sebepsiz yere ödenmiş bulunan «primin» veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebelerin, iki yılda müruruzamana uğracağı hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaBK’nın 128. maddesinde «zamanaşımının» alacağın «muaccel» olduğu zamandan başlayacağı, alacağın muacceliyetinin bir «ihbara» tabi olması halinde ise zamanaşımının bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan edeceği belirtilmiştir.
Bu durumda, «sigorta poliçelerinin» «prim» ödemelerinin yapıldığı tarih itibari ile «zamanaşımı» süresinin başladığı ancak davalının «ikrarını» içeren 05.04.2004 tarihli yazı ile zamanaşımı süresinin kesildiği nazara alınarak, davalının zamanaşımı savunmasının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı …
6762 sayılı TTK’nın 1268. maddesinde sebepsiz yere ödenmiş bulunan «primin» veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları «dahil» sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebelerin, iki yılda müruruzamana uğrayacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dain-i mürtehin · ikrar · yenileme · istirdat
Benzer bu karardaAşkın sigortaya neden olmamak için, Tasfiye Halinde Emlak Bankası A.Ş «dain mürtehinli» olarak şirketinizden düzenlenen poliçenin sigorta bedeli (33.119.539.974.000 TL) arasındaki farkı oluşturan 6.406.660.026.000 TL sigorta bedeli üzerinden şubeniz partajından düzenlenen ... numaralı yangın poliçesinin «yenilemesinin» yapılabileceği '' belirtilmiştir.
BK'nın 66. maddesinde ise, haksız surette mal iktisabından dolayı ikame olunacak dâvanın, mutazarrır olan tarafın verdiğini «istirdada» hakkı olduğuna ıttılaı tarihinden itibaren bir sene müruriyle ve her halde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren on senenin müruriyle sakıt olacağı düzenlenmiştir.
Yine aynı Yasa'nın 133/(1). maddesinde, borçlunun borcunu «ikrarı» «zamanaşımını» kesen sebepler arasında sayılmıştır.
Bu durumda, «sigorta poliçelerinin» «prim» ödemelerinin yapıldığı tarih itibari ile «zamanaşımı» süresinin başladığı ancak davalının «ikrarını» içeren 05.04.2004 tarihli yazı ile zamanaşımı süresinin kesildiği nazara alınarak, davalının zamanaşımı savunmasının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8614 E. 2012/625 K.
Ortak:zamanaşımı başlangıcı · zamanaşımı defi · sigorta ettiren · riziko · ek prim · muacceliyet · ihbar · sigorta poliçesi · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaYani «rizikonun» gerçekleştiğinin «sigorta ettiren» tarafından sigortacıya «ihbarı» ile(...’nun 1292.) sigorta bedeli (tazminatı) «muaccel» sayılır.
Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma «rizikolarına» ait sigortalar «dahil», bütün «mal sigortalarında» rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun doğduğu tarihte «muaccel» olur(...’nun 1299/1).
BK’nun 128. maddesi ise «zamanaşınının» alacağın «muaccel» olduğu zamandan başlayacağı, alacağın muacceliyetinin bir «ihbara» tabi olması halinde ise zamanaşımının bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan edeceği hükmünü düzenlemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre taraflar arasında «işyeri sigorta poliçesi» düzenlendiği, davacı sigortalının poliçe özel klozuna uygun temperli ve lamine cam koşulunu yerine getirmesine rağmen «rizikonun» gerçekleşmesi ile söz konusu koşullar arasında doğrudan «illiyet bağının» bulunmadığı, «hırsızlığın» camların kırılması, delinmesi ya da kesilmesi gibi bir işlemle değil kilit dillerinin kırılması sureti ile hırsızlığın «gerçekleştiği, zararın» hırsızlık sigorta poliçesi genel ve «özel şartlarına» uygun olduğu gerekçesiyle ıslahla arttırılan zarar miktarı 41.239 TL'nin faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Genel olarak «sigorta ettirenin» «rizikoyu» öğrendiği tarihten itibaren 5 gün içinde sigortacıya haber vermesi zorunludur.
Alacak TTK 1299'uncu maddesi uyarınca «ihbar» olunduğu tarihte «muaccel» olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · işyeri sigorta poliçesi · hırsızlık · gerçek zarar · işyeri sigortası · illiyet bağı · iş bölümü · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre taraflar arasında «işyeri sigorta poliçesi» düzenlendiği, davacı sigortalının poliçe özel klozuna uygun temperli ve lamine cam koşulunu yerine getirmesine rağmen «rizikonun» gerçekleşmesi ile söz konusu koşullar arasında doğrudan «illiyet bağının» bulunmadığı, «hırsızlığın» camların kırılması, delinmesi ya da kesilmesi gibi bir işlemle değil kilit dillerinin kırılması sureti ile hırsızlığın «gerçekleştiği, zararın» hırsızlık sigorta poliçesi genel ve «özel şartlarına» uygun olduğu gerekçesiyle ıslahla arttırılan zarar miktarı 41.239 TL'nin faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, «ıslah» edilen miktar bakımından «zamanaşımının» gerçekleştiği ve davalı tarafın bu «bölüme» ilişkin «zamanaşımı definin» yerinde bulunduğu nazara alınarak mahkemece ıslah edilen tutarın zamanaşımı bakımından reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. ..../.... -2-
2.Ancak davacı 02.03.2009 tarihinde davasını «ıslah» etmiş, davalı süresi içinde «zamanaşımı» definde bulunmasına rağmen mahkemece gerekçe gösterilmeksizin «zamanaşımı definin» reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/252 E. , 2018/8136 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/05/2016 tarih ve 2012/112-2016/358 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 11.12.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkili şirkete ait boru hatları ve tesislerin davalı ... tarafından düzenlenen Yangın All Risk, Makine Kırılması, 3. Şahıs mali Mesuliyet ve Kıyı Tesisleri Deniz Kirliliği Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçeleri ile teminat altına alındığını, müvekkili şirkete ait Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattına takılan vanadan 02.01.2010 tarihinde hırsızlık nedeniyle çevreye petrol yayılması sebebiyle üçüncü şahısların ve çevrenin zarar gördüğünü, zararın giderilmesi için harcama yapıldığını, davalı kuruma hasar ihbarı yapılması üzerine 930178 nolu hasar dosyası açılmasına rağmen muafiyet hariç 67.537,70 USD’nin ödenmediğini, yine 05.11.2008 tarihinde basınç yükselmesi nedeniyle Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattında patlama ve çevreye petrol yayılması nedeniyle üçüncü şahışların ve çevrenin zarar görmesi üzerine bu zararın bertaraf edilmesi için müvekkilince harcama yapıldığını, davalıya hasar ihbarı yapılmasına ve 834099 nolu hasar dosyası açılmasına rağmen muafiyet hariç 2.053.322,09 USD’nin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile toplam 2.120.859,79-USD alacağın 3095 sayılı Yasa uyarınca hasar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, birleşen davada, 05/11/2008 tarihinde basınç yükselmesi nedeniyle Irak - Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nda meydana gelen patlama ve petrolün çevreye yayılması sebebiyle üçüncü şahıslarda ve çevrede meydana gelen zararın bertaraf edilmesi için müvekkili tarafından harcama kapsamında bu harcama belgelerinin 12/07/2010 tarihli yazı eki ile sigorta şirketine ve ekspere gönderildiğini, yapılan inceleme sonucu muafiyet hariç tazminat tutarının 2.053.322,09-USD olarak belirlendiğini, ancak tamamlanamayan hasar tespit çalışmalarıyla ilgili olarak eksper tarafından ek rapor düzenleneceğinin belirtilmesi nedeniyle asıl davada talep edilen dışında dava konusu hasara ait natamam işlerin (atık bertarafına ait ihale sözleşmesinin yapılması) sonuçlanmasını müteakip 1.053.045,00 USD ek belgeler gönderilmek suretiyle davalıdan talep edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.053.45,00-USD alacağın 3095 sayılı Kanun uyarınca hasar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, 05/11/2008 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle poliçe kapsamında olan 3.909.491,00-USD hasar bedelinin ödendiğini, talep edilen temizleme masraflarının sigorta teminatı kapsamında olmadığını, temizleme masraflarının teminat kapsamına dahil olduğunun düşünülmesi halinde de talep edilebilecek miktarın 390.950,00-USD ile sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınması gerektiği sonucuna varılan 13/09/2015 tarihli kök rapor ile itirazlar üzerine alınan 28/02/2016 tarihli ek rapor gereğince davacının asıl ve birleşen davadaki talebinin yerinde olduğu sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davada talep edilen miktar açısından tam kabulüne, temerrüt tarihi poliçenin 5. maddesi gereğince talep tarihinden itibaren 3 ay sonra olduğundan asıl davada temerrüt tarihinin 13/10/2010, birleşen davada 12/03/2013 olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 2.120.859,79-USD'nin 3095 sayılı Yasa’nın 4a maddesi gereği 13/10/2010 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 1.053.045,00-USD'nin 3095 sayılı Yasa’nın 4a maddesi gereği 12/03/2013 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Asıl ve birleşen dava, Yangın All Risk, Makine Kırılması, 3. Şahıs Mali Mesuliyet ve Kıyı Tesisleri Deniz Kirliliği Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçelerine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, 13/09/2015 tarihli kök rapor ve 28/02/2016 tarihli ek rapora göre asıl ve birleşen davada zamanaşımının gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6762 sayılı ...’nun 1268. maddesinde sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebelerin, iki yılda müruruzamana uğracağı hükmü düzenlenmiştir. Ancak anılan hükümde zamanaşımı süresinin ne zaman başlayacağı hakkında bir hükme yer verilmemiştir. Bu durumda ...’nun 1264. maddesi atfı gereği 818 sayılı BK’nun 128. maddesi (TBK’nun 149. maddesi) hükmüne bakmak gerekecektir. BK’nun 128. maddesi ise zamanaşınının alacağın muaccel olduğu zamandan başlayacağı, alacağın muacceliyetinin bir ihbara tabi olması halinde ise zamanaşımının bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan edeceği hükmünü düzenlemiştir.
Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, karada ve iç sularda taşıma rizikolarına ait sigortalar dahil, bütün mal sigortalarında rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun doğduğu tarihte muaccel olur(...’nun 1299/1). Yani rizikonun gerçekleştiğinin sigorta ettiren tarafından sigortacıya ihbarı ile(...’nun 1292.) sigorta bedeli (tazminatı) muaccel sayılır. Rizikonun gerçekleştiğinden haberdar olan sigorta ettirenin daha sonra ihbarda bulunması sigorta ettiren yararına zamanaşımını ötelemeyecektir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda poliçenin 5. maddesinde düzenlenen “...hasar bedelinin, talep tarihinden itibaren en geç 3 ay içerisinde ödeneceği....” şeklindeki hükmün sigorta sözleşmesinden doğan talebin zamanaşımının başlangıç tarihini değiştirdiği belirtilmiştir. ...’nun 1264/4. maddesi gereği ...’nun 1299. maddesi sigortalı yararına değiştirilebilir ise de somut olayda poliçenin 5. maddesinde düzenlenen hükme bakıldığında hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkemece muacceliyet tarihi olarak kabul edilen düzenlemenin mahkeme ve bilirkişi heyetinin kabulünün aksine muaceliyet tarihini değil sigorta şirketinin temerrüt tarihini düzenleyen bir hüküm olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla mahkemece, dava konusu poliçenin 5. maddesinin muaceliyet tarihini değil sigorta şirketinin temerrüt tarihini düzenleyen bir hüküm olduğu kabul edilerek davalı vekilinin zamanaşımı definin buna göre değerlendirilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile muaccaeliyet tarihini belirlediği kabul edilerek asıl ve birleşen davalar yönünden zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin
davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465916100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz