Deniz Ticaret
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1294 E. 2020/5781 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi alacaklısı hakkı↗ yabancılık unsuru↗ kanuni rehin hakkı↗ rehin hakkı↗ rehin↗ möhuk 47↗ kazanılmış hak↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan HUMK.nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafça, Silkeborg isimli gemiye Tuzla-İstanbul ve geminin bağlama limanı Cenova-İtalya’da yağ-yakıt tedarik edildiği halde bedellerinin ödenmediği iddiasıyla alacağın tahsili ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması talep edilmiştir.
Mahkemece 28.06.2011 tarihli ilk kararda olayın yabancılık unsuru içermesi nedeniyle MÖHUK’nun 22. maddesi uyarınca gemi alacaklısı hakkı ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı doğumunun, Geminin kayıtlı olduğu sicil yeri olan İtalyan Hukuku’na göre karara bağlanması gerektiği, buna göre 1941 tarihli İtalya Seyrusefer Kanunu’nda "Zaruret halinde geminin muhafazası ya da yolculuğun devamı için kaptanın -aynı zamanda geminin işletmecisi olsa dahi- kanuni yetkisi dahilinde akdettiği sözleşmelerden, gerçekleştirdiği işlemlerden doğan alacakların, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı" bahşettiği, yakıt tedarikinin kaptan tarafından kanuni yetkisi dahilinde yolculuğun devamı için gerçekleştirildiği, bu yakıt tedarikinden doğan alacağın da İtalyan Hukuku’na göre davacıya gemi alacaklısı hakkı bahşedeceği yönünde görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2013 tarihli ilk bozma ilamında davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “...yargılama sırasında davalı tarafça yapılan savunmada, davaya konu geminin bağlama limanının Cenova olduğu, dosya kapsamından faturalardan birinin Cenova şehrinde yapılan yakıt teslimine ilişkin olduğu, bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu bildirildiği, ancak gerek karara dayanak alınan bilirkişi raporunda gerekse mahkeme karar gerekçesinde söz konusu savunma üzerinde durulmadığı, buna göre mahkemece davalı tarafça yapılan savunma kapsamında, yakıt tedarikine konu Silkeborg gemisinin bağlama limanı ve bu limanda yakıt sağlandığı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeyle davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı....” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 27.09.2013 tarihli ilk bozma ilamına uyulduğu halde ve bozmaya uyulmakla Tuzla'da verilen yakıt bedeli yönünden davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu nazara alınmadan bu kez davanın tümden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 29.11.2018 tarihli bozma ilamı ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda yazılan 1941 tarihli İtalya Seyrusefer Kanunu’nun ilgili hükmünde öngörülen zaruret şartları geminin bağlama limanı olan Cenova’da tedarik edilen yakıt yönünden gerçekleşmediğinden Cenova’da tedarik edilen yakıt yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının “yalnızca” bozmaya uyulmakla Tuzla'da verilen yakıt bedeli yönünden davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle bozulması gerekirken Dairemizce yanılgılı değerlendirme ile “...Cenova'da verilen yakıt bedeli yönünden gemi alacaklısı hakkının koşullarının bulunduğu...” gerekçesiyle de hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 29.11.2018 tarih 2016/14081 Esas-2018/7502 Karar sayılı bozma kararının Cenova’da verilen yakıta ilişkin kısmının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan şekilde sadece Tuzla’da verilen yakıt yönünden bozmaya uyulmakla davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14851 E. 2013/16973 K.
Ortak:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece 28.06.2011 tarihli ilk kararda olayın «yabancılık unsuru» içermesi nedeniyle MÖHUK’nun 22. maddesi uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» doğumunun, Geminin kayıtlı olduğu sicil yeri olan İtalyan Hukuku’na göre karara bağlanması gerektiği, buna göre 1941 tarihli İtalya Seyrusefer Kanunu’nda "Zaruret halinde geminin muhafazası ya da yolculuğun devamı için kaptanın -aynı zamanda geminin işletmecisi olsa dahi- kanuni yetkisi dahilinde akdettiği sözleşmelerden, gerçekleştirdiği işlemlerden doğan alacakların, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı" bahşettiği, yakıt tedarikinin kaptan tarafından kanuni yetkisi dahilinde yolculuğun devamı için gerçekleştirildiği, bu yakıt tedarikinden doğan alacağın da İtalyan Hukuku’na göre davacıya gemi alacaklısı hakkı bahşedeceği yönünde görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2013 tarihli ilk bozma ilamında davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “...yargılama sırasında davalı tarafça yapılan savunmada, davaya konu geminin bağlama limanının Cenova olduğu, dosya kapsamından faturalardan birinin Cenova şehrinde yapılan yakıt «teslimine» ilişkin olduğu, bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu bildirildiği, ancak gerek karara dayanak alınan bilirkişi raporunda gerekse mahkeme karar gerekçesinde söz konusu savunma üzerinde durulmadığı, buna göre mahkemece davalı tarafça yapılan savunma kapsamında, yakıt tedarikine konu Silkeborg gemisinin bağlama limanı ve bu limanda yakıt sağlandığı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı....” gerekçesiyle bozulmuştur.
2- Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafça, Silkeborg isimli gemiye Tuzla-İstanbul ve geminin bağlama limanı Cenova-İtalya’da yağ-yakıt tedarik edildiği halde bedellerinin ödenmediği iddiasıyla alacağın tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınması talep edilmiştir.
Benzer bu kararda… bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dosyaya sunmuş olduğu faturalara göre M/V ...gemisine yakıt tedarikinde bulunduğu, buna göre davalı tarafın «fatura» bedelini ödeme hususunda MÖHUK’nın 22'nci maddesine göre sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 54.372,65 USD alacağın dava tarihinden itibaren kamu bankalarına USD cinsinden açılan bir yıl vadeli USD hesabına uygulanan yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve bu alacak için gemi üzerinde davacı lehine «kanuni rehin hakkı» tanınmasına karar verilmiştir.
2 – Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkindir.
Yargılama sırasında davalı tarafça yapılan savunmada, davaya konu geminin bağlama limanının Cenova olduğu, dosya kapsamından faturalardan birinin Cenova şehrinde yapılan yakıt «teslimine» ilişkin olduğu, bu kapsamda bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu bildirilmiş ancak gerek karara dayanak alınan bilirkişi raporunda gerekse mahkeme karar gerekçesinde söz konusu savunma üzerinde durularak sonuca gidilmiş değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fatura
Benzer bu kararda… bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dosyaya sunmuş olduğu faturalara göre M/V ...gemisine yakıt tedarikinde bulunduğu, buna göre davalı tarafın «fatura» bedelini ödeme hususunda MÖHUK’nın 22'nci maddesine göre sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 54.372,65 USD alacağın dava tarihinden itibaren kamu bankalarına USD cinsinden açılan bir yıl vadeli USD hesabına uygulanan yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve bu alacak için gemi üzerinde davacı lehine «kanuni rehin hakkı» tanınmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından ...isimli gemiye yakıt tedarik edildiğini, bu kapsamda düzenlenen «fatura» bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece, yukarıda değinilen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14081 E. 2018/7502 K.
Ortak:gemi alacaklısı hakkı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · kazanılmış hak · eksik inceleme · teslim · Deniz Ticaret
İncelediğiniz karardaMahkemece 28.06.2011 tarihli ilk kararda olayın «yabancılık unsuru» içermesi nedeniyle MÖHUK’nun 22. maddesi uyarınca «gemi alacaklısı hakkı» ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» doğumunun, Geminin kayıtlı olduğu sicil yeri olan İtalyan Hukuku’na göre karara bağlanması gerektiği, buna göre 1941 tarihli İtalya Seyrusefer Kanunu’nda "Zaruret halinde geminin muhafazası ya da yolculuğun devamı için kaptanın -aynı zamanda geminin işletmecisi olsa dahi- kanuni yetkisi dahilinde akdettiği sözleşmelerden, gerçekleştirdiği işlemlerden doğan alacakların, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı" bahşettiği, yakıt tedarikinin kaptan tarafından kanuni yetkisi dahilinde yolculuğun devamı için gerçekleştirildiği, bu yakıt tedarikinden doğan alacağın da İtalyan Hukuku’na göre davacıya gemi alacaklısı hakkı bahşedeceği yönünde görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2013 tarihli ilk bozma ilamında davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “...yargılama sırasında davalı tarafça yapılan savunmada, davaya konu geminin bağlama limanının Cenova olduğu, dosya kapsamından faturalardan birinin Cenova şehrinde yapılan yakıt «teslimine» ilişkin olduğu, bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu bildirildiği, ancak gerek karara dayanak alınan bilirkişi raporunda gerekse mahkeme karar gerekçesinde söz konusu savunma üzerinde durulmadığı, buna göre mahkemece davalı tarafça yapılan savunma kapsamında, yakıt tedarikine konu Silkeborg gemisinin bağlama limanı ve bu limanda yakıt sağlandığı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı....” gerekçesiyle bozulmuştur.
2- Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafça, Silkeborg isimli gemiye Tuzla-İstanbul ve geminin bağlama limanı Cenova-İtalya’da yağ-yakıt tedarik edildiği halde bedellerinin ödenmediği iddiasıyla alacağın tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınması talep edilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, Türkiye-Tuzla ve ... limanlarında «teslim» edilen yakıtın davacıya «gemi alacaklısı hakkı» vermediği, dosya kapsamına göre; yakıt alım işleminin davalı «geminin sicil» maliki tarafından yapılmadığı, dolayısıyla; dava konusu alacağın davacıya gemi alacaklısı hakkı vermediği gibi; davacının adi alacaklı sıfatıyla dahi davalıyı sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar, Dairemizce faturalardan birinin ... şehrinde yapılan yakıt «teslimine» ilişkin olduğu, bu kapsamda bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu şeklindeki davalı savunması kapsamında, yakıt tedarikine konu Silkeborg gemisinin bağlama limanı ve bu limanda yakıt sağlandığı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirmeyle davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi sicili · fatura
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, Türkiye-Tuzla ve ... limanlarında «teslim» edilen yakıtın davacıya «gemi alacaklısı hakkı» vermediği, dosya kapsamına göre; yakıt alım işleminin davalı «geminin sicil» maliki tarafından yapılmadığı, dolayısıyla; dava konusu alacağın davacıya gemi alacaklısı hakkı vermediği gibi; davacının adi alacaklı sıfatıyla dahi davalıyı sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından ... isimli gemiye yakıt tedarik edildiğini, bu kapsamda düzenlenen «fatura» bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece, yukarıda değinilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1294 E. , 2020/5781 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.10.2015 gün ve 2014/271 E. - 2015/914 K. sayılı kararı bozan Daire'nin 29.11.2018 gün ve 2016/14081 E. - 2018/7502 K. sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uluslararası pazarda faaliyet gösteren ve gemilere yakıt tedarik eden bir firma olduğunu, müvekkili tarafından Silkeborg isimli gemiye de yakıt sağlandığını, bunun karşılığında iki ayrı fatura düzenlendiğini ancak fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek, 54.372,65 USD tutarındaki alacak için gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına, alacağın adı geçen gemiden karşılanmak suretiyle davalıdan tahsiline ve söz konusu alacağa temerrüt halinden itibaren devlet bankalarınca USD mevduatına uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan HUMK.nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafça, Silkeborg isimli gemiye Tuzla-İstanbul ve geminin bağlama limanı Cenova-İtalya’da yağ-yakıt tedarik edildiği halde bedellerinin ödenmediği iddiasıyla alacağın tahsili ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması talep edilmiştir.
Mahkemece 28.06.2011 tarihli ilk kararda olayın yabancılık unsuru içermesi nedeniyle MÖHUK’nun 22. maddesi uyarınca gemi alacaklısı hakkı ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı doğumunun, Geminin kayıtlı olduğu sicil yeri olan İtalyan Hukuku’na göre karara bağlanması gerektiği, buna göre 1941 tarihli İtalya Seyrusefer Kanunu’nda "Zaruret halinde geminin muhafazası ya da yolculuğun devamı için kaptanın -aynı zamanda geminin işletmecisi olsa dahi- kanuni yetkisi dahilinde akdettiği sözleşmelerden, gerçekleştirdiği işlemlerden doğan alacakların, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı" bahşettiği, yakıt tedarikinin kaptan tarafından kanuni yetkisi dahilinde yolculuğun devamı için gerçekleştirildiği, bu yakıt tedarikinden doğan alacağın da İtalyan Hukuku’na göre davacıya gemi alacaklısı hakkı bahşedeceği yönünde görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2013 tarihli ilk bozma ilamında davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “...yargılama sırasında davalı tarafça yapılan savunmada, davaya konu geminin bağlama limanının Cenova olduğu, dosya kapsamından faturalardan birinin Cenova şehrinde yapılan yakıt teslimine ilişkin olduğu, bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu bildirildiği, ancak gerek karara dayanak alınan bilirkişi raporunda gerekse mahkeme karar gerekçesinde söz konusu savunma üzerinde durulmadığı, buna göre mahkemece davalı tarafça yapılan savunma kapsamında, yakıt tedarikine konu Silkeborg gemisinin bağlama limanı ve bu limanda yakıt sağlandığı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeyle davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı....” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 27.09.2013 tarihli ilk bozma ilamına uyulduğu halde ve bozmaya uyulmakla Tuzla'da verilen yakıt bedeli yönünden davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu nazara alınmadan bu kez davanın tümden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 29.11.2018 tarihli bozma ilamı ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda yazılan 1941 tarihli İtalya Seyrusefer Kanunu’nun ilgili hükmünde öngörülen zaruret şartları geminin bağlama limanı olan Cenova’da tedarik edilen yakıt yönünden gerçekleşmediğinden Cenova’da tedarik edilen yakıt yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının “yalnızca” bozmaya uyulmakla Tuzla'da verilen yakıt bedeli yönünden davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle bozulması gerekirken Dairemizce yanılgılı değerlendirme ile “...Cenova'da verilen yakıt bedeli yönünden gemi alacaklısı hakkının koşullarının bulunduğu...” gerekçesiyle de hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 29.11.2018 tarih 2016/14081 Esas-2018/7502 Karar sayılı bozma kararının Cenova’da verilen yakıta ilişkin kısmının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan şekilde sadece Tuzla’da verilen yakıt yönünden bozmaya uyulmakla davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin HUMK.nun 442. maddesi uyarınca REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin dava konusu Gemiye Cenova’da sağlanan yakıta ilişkin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 29.11.2018 tarih 2016/14081 Esas-2018/7502 Karar sayılı bozma kararının ikinci bendindeki “ ...Cenova'da verilen yakıt bedeli yönünden gemi alacaklısı hakkının koşullarının bulunduğu nazara alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış...” kısmının kaldırılarak hükmün açıklanan bu değişik gerekçeyle BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyene iadesine, 10.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/632594000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz