Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2493 E. 2018/7796 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç bedel↗ tebligat kanunu m.35↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ maddi tazminat↗ avans faizi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait web sitesinin bu işle iştigal eden konusunda uzman kişilerin hususiyetini taşıması ve özel bir emek ve çaba sonucunda oluşturulması nedeniyle FSEK 1:B/a ve 2/1 maddeleri anlamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu, davalının web sitesinin davacıya ait web sitesi birebir kopyalanmak suretiyle oluşturulduğu, davalının bu kullanımı davacıdan izin almadan yaptığı, telif bedeli ödemediği bu nedenle taraflar arasında sözleşme yapılsaydı ödenmesi gereken rayiç bedelin üç katına davacı yararına maddi tazminat olarak hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 15.000,00 TL maddi tazminatın 29.04.2014 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı şirket temsilcisi temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi hükmüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına göre, davalı şirket temsilcisinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Ancak, davacı kendisine ait web sitesinde yer alan görsel ve yazılı dokümanların eser niteliğinde olduğunu, davalı yanın anılan dokümanları kendi web sitesinde izinsiz olarak çoğaltmak suretiyle eserden kaynaklanan mali hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek 5846 sayılı FSEK’in 68. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunmuştur. Dairemizin yerleşik içtihatlarında da açıklandığı üzere, bir fikri ürünün eser niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi hususu özel ve teknik bilgi gerektirmekte olup, bu hususta konusunda uzman kişilerden bilirkişi görüşü alınması gerekmektedir. Mahkemece bu hususta görüşüne başvurulan bilirkişiler marka vekili ve mali müşavir olup, dava konusu yazıların ve görsellerin 5846 sayılı FSEK hükümleri kapsamında eser olup olmadıkları hususunda uzmanlığı bulunmamaktadır. Bu bakımdan anılan hususta uzman bilirkişiden görüş alınarak, öncelikle söz konusu fikri ürünlerin eser vasfı belirlendikten sonra hüküm tesisi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi yoluna gidilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre de, davalı şirket temsilcisinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6411 E. 2018/24 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz kararda… tiyle oluşturulduğu, davalının bu kullanımı davacıdan izin almadan yaptığı, telif bedeli ödemediği bu nedenle taraflar arasında sözleşme yapılsaydı ödenmesi gereken «rayiç bedelin» üç katına davacı yararına «maddi tazminat» olarak hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 15.000,00 TL maddi tazminatın 29.04.2014 tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… siteye içerik ekleme, silme, güncelleme işlemleri de yapılabildiğinden, ayrıca sözleşmede web sitesinin içeriğinin nasıl olacağının, hangi modülleri ve özellikleri «taşıyacağının» belirtilmemiş olması sebebiyle ve davacının hazırladığı web sitesi tasarımının içerik planının yapılmış olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenlerle davalının «sözleşmeyi feshinin» haksız olduğu, ancak sözleşmede belirlenen süre sonunda işlemin gerçekleşmemesi nedeniyle verilen «makul süreler» sonunda işlem yapıldığı, bu sebeple «temerrüt tarihinin» net olmamasından dolayı da «cezai şart» uygulanmasının «hakkaniyet» kurallarına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.694,00 TL tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacının sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makul süre · temerrüt tarihi · sözleşmenin feshi · hakkaniyet · cezai şart · görevsizlik kararı · taşıyan · temerrüt
Benzer bu kararda… siteye içerik ekleme, silme, güncelleme işlemleri de yapılabildiğinden, ayrıca sözleşmede web sitesinin içeriğinin nasıl olacağının, hangi modülleri ve özellikleri «taşıyacağının» belirtilmemiş olması sebebiyle ve davacının hazırladığı web sitesi tasarımının içerik planının yapılmış olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenlerle davalının «sözleşmeyi feshinin» haksız olduğu, ancak sözleşmede belirlenen süre sonunda işlemin gerçekleşmemesi nedeniyle verilen «makul süreler» sonunda işlem yapıldığı, bu sebeple «temerrüt tarihinin» net olmamasından dolayı da «cezai şart» uygulanmasının «hakkaniyet» kurallarına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.694,00 TL tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacının sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın web sitesi tasarım sözleşmesinin feshinden kaynaklanan alacak ve «cezai şart» istemine ilişkin olduğu, 5846 sayılı FSEK 76. maddesi uyarınca kapsamında ve fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde görülmesi gereken bir dava ve uyuşmazlığın bulunmadığı, dava konusu web tasarımının FSEK kapsamında eser bulunmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği ve genel mahkemelerin «görevli» olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava, web sitesi tasarım sözleşmesinin feshinden kaynaklanan alacak ve «cezai şart» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15748 E. 2017/2889 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasında web sitesi tasarımı yapılmasına ilişkin «sözleşmenin feshi» nedeni ile tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, web sitesi tasarım sözleşmesinin feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, 5846 sayılı Fikir Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ve fikri sınai haklar mahkemesinde görülmesi gereken bir dava ve uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın TBK hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi ve mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2493 E. , 2018/7796 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... (KAPATILAN) 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2016 tarih ve 2015/90-2016/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı şirket temsilcisi tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin, müvekkiline ait web sitesinde yer alan görsel ve yazıları birebir kopyalamak suretiyle kendisine web sitesi oluşturduğunu, müvekkiline ait web sitesinin sahibinin hususiyetini taşıyan ve belli bir emek ve mesai sonucunda oluşturulmuş niteliği karşısında FSEK 1B/a anlamında eser niteliğinde olduğunu, eserin kullanılmak istenilmesi halinde sahibinden izin alınması gerektiğini aksi halin eserden kaynaklanan haklara tecavüz teşkil edeceğini, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesinin davalının kötü niyetini gösterdiğini ileri sürerek, 5.000,00 TL maddi tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, akabinde, vermiş olduğu ıslah dilekçesiyle müddeabihi 15.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait web sitesinin bu işle iştigal eden konusunda uzman kişilerin hususiyetini taşıması ve özel bir emek ve çaba sonucunda oluşturulması nedeniyle FSEK 1:B/a ve 2/1 maddeleri anlamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu, davalının web sitesinin davacıya ait web sitesi birebir kopyalanmak suretiyle oluşturulduğu, davalının bu kullanımı davacıdan izin almadan yaptığı, telif bedeli ödemediği bu nedenle taraflar arasında sözleşme yapılsaydı ödenmesi gereken rayiç bedelin üç katına davacı yararına maddi tazminat olarak hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 15.000,00 TL maddi tazminatın 29.04.2014 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı şirket temsilcisi temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi hükmüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına göre, davalı şirket temsilcisinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Ancak, davacı kendisine ait web sitesinde yer alan görsel ve yazılı dokümanların eser niteliğinde olduğunu, davalı yanın anılan dokümanları kendi web sitesinde izinsiz olarak çoğaltmak suretiyle eserden kaynaklanan mali hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek 5846 sayılı FSEK’in 68. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunmuştur. Dairemizin yerleşik içtihatlarında da açıklandığı üzere, bir fikri ürünün eser niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi hususu özel ve teknik bilgi gerektirmekte olup, bu hususta konusunda uzman kişilerden bilirkişi görüşü alınması gerekmektedir. Mahkemece bu hususta görüşüne başvurulan bilirkişiler marka vekili ve mali müşavir olup, dava konusu yazıların ve görsellerin 5846 sayılı FSEK hükümleri kapsamında eser olup olmadıkları hususunda uzmanlığı bulunmamaktadır.
Bu bakımdan anılan hususta uzman bilirkişiden görüş alınarak, öncelikle söz konusu fikri ürünlerin eser vasfı belirlendikten sonra hüküm tesisi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi yoluna gidilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre de, davalı şirket temsilcisinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket temsilcisinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenler davalı şirket temsilcisinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465037700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz