Sözleşmenin Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6411 E. 2018/24 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
makul süre↗ ön inceleme aşaması↗ temerrüt tarihi↗ sözleşmenin feshi↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ görevsizlik kararı↗ taşıyan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ avans faizi↗ temerrüt↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirlenen sürenin tarafların iradesi ile uzatıldığı, davalı tarafından davacıya verilen bir günlük sürenin makul olmadığı, davalıya gönderilen web tasarımının çalışmakta olduğunun belirlendiği, yine siteye içerik ekleme, silme, güncelleme işlemleri de yapılabildiğinden, ayrıca sözleşmede web sitesinin içeriğinin nasıl olacağının, hangi modülleri ve özellikleri taşıyacağının belirtilmemiş olması sebebiyle ve davacının hazırladığı web sitesi tasarımının içerik planının yapılmış olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenlerle davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu, ancak sözleşmede belirlenen süre sonunda işlemin gerçekleşmemesi nedeniyle verilen makul süreler sonunda işlem yapıldığı, bu sebeple temerrüt tarihinin net olmamasından dolayı da cezai şart uygulanmasının hakkaniyet kurallarına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.694,00 TL tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacının sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, web sitesi tasarım sözleşmesinin feshinden kaynaklanan alacak ve cezai şart istemine ilişkindir. Mahkemece işin esasına girilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından, taraflar arasındaki uyuşmazlığa 5846 sayılı FSEK 76. maddesi uyarınca, bu Kanun'da düzenlenen hukuki ilişkiden doğan bir dava niteliğinde olmadığı, anılan Yasa hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir durumun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın web sitesi tasarım sözleşmesinin feshinden kaynaklanan alacak ve cezai şart istemine ilişkin olduğu, 5846 sayılı FSEK 76. maddesi uyarınca kapsamında ve fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde görülmesi gereken bir dava ve uyuşmazlığın bulunmadığı, dava konusu web tasarımının FSEK kapsamında eser bulunmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği ve genel mahkemelerin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15748 E. 2017/2889 K.
Ortak:sözleşmenin feshi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik · Sözleşmenin Feshi
İncelediğiniz kararda… siteye içerik ekleme, silme, güncelleme işlemleri de yapılabildiğinden, ayrıca sözleşmede web sitesinin içeriğinin nasıl olacağının, hangi modülleri ve özellikleri «taşıyacağının» belirtilmemiş olması sebebiyle ve davacının hazırladığı web sitesi tasarımının içerik planının yapılmış olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenlerle davalının «sözleşmeyi feshinin» haksız olduğu, ancak sözleşmede belirlenen süre sonunda işlemin gerçekleşmemesi nedeniyle verilen «makul süreler» sonunda işlem yapıldığı, bu sebeple «temerrüt tarihinin» net olmamasından dolayı da «cezai şart» uygulanmasının «hakkaniyet» kurallarına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.694,00 TL tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacının sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın web sitesi tasarım sözleşmesinin feshinden kaynaklanan alacak ve «cezai şart» istemine ilişkin olduğu, 5846 sayılı FSEK 76. maddesi uyarınca kapsamında ve fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde görülmesi gereken bir dava ve uyuşmazlığın bulunmadığı, dava konusu web tasarımının FSEK kapsamında eser bulunmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği ve genel mahkemelerin «görevli» olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasında web sitesi tasarımı yapılmasına ilişkin «sözleşmenin feshi» nedeni ile tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, web sitesi tasarım sözleşmesinin feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, 5846 sayılı Fikir Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ve fikri sınai haklar mahkemesinde görülmesi gereken bir dava ve uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın TBK hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi ve mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3056 E. 2013/4689 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın web sitesi tasarım sözleşmesinin feshinden kaynaklanan alacak ve «cezai şart» istemine ilişkin olduğu, 5846 sayılı FSEK 76. maddesi uyarınca kapsamında ve fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde görülmesi gereken bir dava ve uyuşmazlığın bulunmadığı, dava konusu web tasarımının FSEK kapsamında eser bulunmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği ve genel mahkemelerin «görevli» olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım
Benzer bu karardaDava davacı tarafından hazırlanan katalogta yeralan davalı reklamlarına ait giderin ve web sitesi oluşturma bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemenin kabulünün aksine «tescilli tasarımdan» kaynaklanan bir uyuşmazlık söz konusu bulunmadığı gibi 5846 sayılı Yasa'nın uygulanması da söz konusu değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6580 E. 2016/3961 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · taraf ehliyeti · ilan · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının kendi markasal kullanım hakkını aşarak, web sitesi alan adında «dürüstlük kuralına» aykırı biçimde, "......" ibaresini tanıtıcı işaret/ibare olarak kullanmasının, sadece, kendi işletmesi ve ürünlerini tanıtma ve pazarlama amacı taşımadığı, aynı zamanda rakibi konumunda bulunan davacı işletmesi ve markaları ile çağrışım ve «iltibas» meydana getirme amacı taşıdığı, ortalama anne tüketicilerin "......" şeklindeki ibareyi davacıya ait seri markalardan birisi veya satış sitesi olarak değerlendirilebileceği, bu şekilde internet sitesi oluşturmanın «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturacağı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın kabulü ile "www........com" isimli internet sitesinin «erişiminin engellenmesine», marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, diğer davalı ... yönünden ise, pasif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça, «uyuşmazlık konusu» .......com alan adının sicil kaydında, davalılardan ...'ın tescil ettiren olarak «kaydı» bulunduğu iddia edilmiş ve görüşüne başvurulan ilk bilirkişi raporunda davaya konu alan adının yer aldığı web sitesinin işletmecisinin adı geçen davalı olduğu belirtilmiştir.
3-Davacı tarafça, hükmün «ilanı» talep edildiği halde bu hususta olumlu-«olumsuz» karar verilmemesi de isabetli görülmediğinden kararın bu nedenlede bozulması gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; dava, markaya yapılan tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile alan adına «erişimin engellenmesi» istenmesine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6411 E. , 2018/24 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... (KAPATILAN) 3.FİKRÎ VE
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.03.2016 tarih ve 2014/108-2016/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 22.420 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında web sitesi tasarım sözleşmesi imzalandığını, sözlü olarak kararlaştırılan sitenin projesi ve fiyatını içeren yazılı iletinin davalıya iletildiğini, KDV dahil 15.694,00 TL fiyatı kabul eden davalının 3.000,00 TL avansı müvekkilinin hesabına yatırdıklarını, müvekkili şirket tarafından davalıya gönderilen internet üzerinde yayın yapabilmesi için gerekli olan paket satın alındığında siteyi yayına açacağını bildiren iletinin davalı tarafa gönderildiğini, bu gönderimden sonra davalı yanın daha önce sözleşmede konuşulmayan bir takım yeni isteklerini müvekkiline 30/12/2013 tarihinde ilettiğini ve sitenin 31/12/2013 tarihine kadar bitirilmesini istediğini, ancak davalının isteklerinin bir günde tamamlanacak değişiklikler olmadığını, müvekkilinin 08/01/2014 tarihinde siteyi teslim almaları için davalıya ihtarname gönderdiğini, davalının kendilerine ihtarname göndererek siteyi teslim almayacaklarını ve sözleşmeyi feshettiklerini ilettiklerini ileri sürerek sözleşmenin haksız feshi nedeniyle bakiye 12.964,00 TL’nin sözleşmede kararlaştırılan %12 gecikme faiziyle birlikte, ayrıca bakiye alacağın %50’si oranında cezai şartın ve %10 avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirket tarafından talep edilen web sitesinin sözleşmede belirtilen sürede tamamlanmadığını, sözleşmenin başında bu sitenin forex işlemleri için kullanılacağının bildirilmesine rağmen tamamlandığı iddiasıyla müvekkili şirkete gönderilen web sitesinin müvekkili şirketin istek ve tercihlerine, kullanım amacına uygun olmadığını, bu nedenle feshin haklı olduğunu davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirlenen sürenin tarafların iradesi ile uzatıldığı, davalı tarafından davacıya verilen bir günlük sürenin makul olmadığı, davalıya gönderilen web tasarımının çalışmakta olduğunun belirlendiği, yine siteye içerik ekleme, silme, güncelleme işlemleri de yapılabildiğinden, ayrıca sözleşmede web sitesinin içeriğinin nasıl olacağının, hangi modülleri ve özellikleri taşıyacağının belirtilmemiş olması sebebiyle ve davacının hazırladığı web sitesi tasarımının içerik planının yapılmış olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenlerle davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu, ancak sözleşmede belirlenen süre sonunda işlemin gerçekleşmemesi nedeniyle verilen makul süreler sonunda işlem yapıldığı, bu sebeple temerrüt tarihinin net olmamasından dolayı da cezai şart uygulanmasının hakkaniyet kurallarına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.694,00 TL tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacının sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, web sitesi tasarım sözleşmesinin feshinden kaynaklanan alacak ve cezai şart istemine ilişkindir. Mahkemece işin esasına girilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından, taraflar arasındaki uyuşmazlığa 5846 sayılı FSEK 76. maddesi uyarınca, bu Kanun'da düzenlenen hukuki ilişkiden doğan bir dava niteliğinde olmadığı, anılan Yasa hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir durumun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın web sitesi tasarım sözleşmesinin feshinden kaynaklanan alacak ve cezai şart istemine ilişkin olduğu, 5846 sayılı FSEK 76. maddesi uyarınca kapsamında ve fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde görülmesi gereken bir dava ve uyuşmazlığın bulunmadığı, dava konusu web tasarımının FSEK kapsamında eser bulunmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği ve genel mahkemelerin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/403338300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz