İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13842 E. 2018/6987 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defterine kayıt↗ hazirun cetveli↗ karine↗ müteselsil sorumluluk↗ hisse senedi↗ zamanaşımı def'i↗ pay defteri↗ dürüstlük kuralı↗ def'i↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ taahhütname↗ cy/cy kaydı↗ zamanaşımı↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar pay defterindeki kayıtlar lehine olan kişi bakımından karine niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile hazirun cetvelinde yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı ... İht.Paz.ve Tic A.Ş adlı şirketten 2001 yılında 50.001 DM bedelle bu şirketin davalı ...Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin açık bir kayda rastlanılmadığının anlaşılması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine,
bu nedenle 49.028,77 TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile davacıdan "Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi'' başlıklı belge karşılığında para tahsil edilmesi ve davalı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir haksız fiillerinin bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr payı verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan teslim edileceği yönünde taahhütlerde bulunulması, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabulü gerektiği, davalı tarafın bir yandan davacının davalı şirketin ortağı olduğunu bildirirken, diğer yandan yatırılan paranın istendiği an geri alınabileceğine inandırılıp, güven telkin edilen ve ... dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı, paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu savunduğu, bu şekilde zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli bir şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Dairemiz bozma ilamı öncesi kararda hükmedilen alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmiş ve bu kararın davacı tarafça temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olduğu nazara alınmaksızın hükmedilen alacağın ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7080 E. 2018/406 K.
Ortak:pay defterine kayıt · hazirun cetveli · karine · müteselsil sorumluluk · zamanaşımı def'i · pay defteri · dürüstlük kuralı · def'i · zamanaşımı var · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı ...
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulması, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabulü …
… tin davalı ...Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin açık bir «kayda» rastlanılmadığının anlaşılması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 49.028,77 T …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının ...
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabu …
… bu şirketin davalı ... adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 53.849,37 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari ava …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7079 E. 2018/405 K.
Ortak:pay defterine kayıt · hazirun cetveli · karine · müteselsil sorumluluk · zamanaşımı def'i · pay defteri · dürüstlük kuralı · def'i · zamanaşımı var · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı ...
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulması, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabulü …
… tin davalı ...Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin açık bir «kayda» rastlanılmadığının anlaşılması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 49.028,77 T …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı ...
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabu …
A.Ş adlı şirketten hisse talep «formu» ile 60.000 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, zarardan davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davacıyla davalı şirketlerden ... ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · bozma sonrası karar · ba formu · husumet
Benzer bu karardaA.Ş adlı şirketten hisse talep «formu» ile 60.000 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, zarardan davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davacıyla davalı şirketlerden ... ...
Mahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılama sonucunda yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkındaki davanın ise «husumetten» reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafça temyiz edilmemiş olup, böylelikle adı geçen davalı hakkında verilen husumetten ret kararının kesinleşmiş olduğunun anlaşılmasına rağmen, hüküm fıkrasının 2. bendinde bu davalı aleyhine olacak şekilde tahsil hükmü kurulması doğru olmamış, bu nedenle kararın davalı ...
İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş.'den 70.«258»,65 TL’nin tahsiline hükmedildiği ve kararın davacı tarafça temyiz edilmeyerek kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece talebi de aşar şekilde işbu davalıl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7088 E. 2018/675 K.
Ortak:pay defterine kayıt · hazirun cetveli · karine · müteselsil sorumluluk · zamanaşımı def'i · pay defteri · dürüstlük kuralı · def'i · zamanaşımı var · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı ...
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulması, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabulü …
… tin davalı ...Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin açık bir «kayda» rastlanılmadığının anlaşılması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 49.028,77 T …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının davalı ...Ş adlı şirketten 500.50 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirketlerden Yimpaş Holding A.Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti …
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle yurt dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulması, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabulü …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · vekalet ücreti · temsil · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… davalı ... yönünden davanın ispatlanamadığından reddine karar verildiği belirtilmiş ise de, gerekçede davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğu bulunduğu kabul edilmesine rağmen anılan davalı yönünden verilen kararın gerekçesi açıklanmadığı gibi, 6762 sayılı TTK’nın 336/5 m. tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması, TTK’nın 321/«son» maddesinde de «temsile» ve idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlanması, işbu davalının da şirket «yönetim kurulu» üyesi olarak gerek MK’nın 50., gerekse de TTK’nın 321/son maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği nazara alınarak değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir …
Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkındaki davanın ise «husumetten» reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafça temyiz edilmemiş olup, böylelikle adı geçen davalı hakkında verilen husumetten ret kararının kesinleşmiş olduğunun anlaşılmasına ve en «son» mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da bu hususa işaret edilerek anılan davalı hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilmesine rağ …
Mahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılama sonucunda yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
5- Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5058 E. 2019/4256 K.
Ortak:pay defterine kayıt · hazirun cetveli · karine · müteselsil sorumluluk · pay defteri · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı ...
… tin davalı ...Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin açık bir «kayda» rastlanılmadığının anlaşılması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 49.028,77 T …
2- Dava, geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı Yimpaş Yozgat İht.
… Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak
Benzer bu kararda… Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine …
… 0757 K. sayılı bozma ilamı öncesi hükmedilen bedelin kanuni faiziyle tahsiline karar verildiği, işbu kararın davacı tarafça temyiz edilmeyerek davalı yararına usuli «müktesep hak» teşkil ettiği nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden y …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6103 E. 2017/6291 K.
Ortak:pay defterine kayıt · hazirun cetveli · karine · müteselsil sorumluluk · pay defteri · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı ...
… tin davalı ...Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin açık bir «kayda» rastlanılmadığının anlaşılması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 49.028,77 T …
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulması, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabulü …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de davacının dava dışı ... ...
… memizce bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı mahkememizce bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü,davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirketler ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı ... ...
Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 126.962,66.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · ticari avans faizi · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · eksik inceleme · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu kararda… memizce bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı mahkememizce bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü,davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirketler ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı ... ...
Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 126.962,66.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Bu durumda, mahkemece, hakkındaki «husumetten» red kararı kesinleşen davalı ...Ş yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulması gerekirken bu davalı hakkında da davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulması yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13842 E. , 2018/6987 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31/03/2016 tarih ve 2015/566-2016/380 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 13/11/2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılarca "Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" yazılı bir belge karşılığında müvekkilinden 50.001 DM tahsil edildiğini, müvekkiline parasını her istediği anda alabileceği ve yüksek oranda faiz garantisinin verildiğini ancak, herhangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, yapılan işlemin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, davalıların taahhütlerini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, şimdilik 49.625,98 TL'nin davalılardan tahsilini, davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini ve ilgili mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunmuş, davacının ortak olduğunu, ortakların sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, anonim şirketin yasada beliritlen istisnalar hariç olmak üzere kendi hissesini temellük sonucunu doğuracak işlemler yapamayacağını savunarak, davanın usul ve esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar pay defterindeki kayıtlar lehine olan kişi bakımından karine niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile hazirun cetvelinde yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı ... İht.Paz.ve Tic A.Ş adlı şirketten 2001 yılında 50.001 DM bedelle bu şirketin davalı ...Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin açık bir kayda rastlanılmadığının anlaşılması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine,
bu nedenle 49.028,77 TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile davacıdan "Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi'' başlıklı belge karşılığında para tahsil edilmesi ve davalı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir haksız fiillerinin bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK 235 ve HMK'nın 187/2.
maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr payı verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan teslim edileceği yönünde taahhütlerde bulunulması, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabulü gerektiği, davalı tarafın bir yandan davacının davalı şirketin ortağı olduğunu bildirirken, diğer yandan yatırılan paranın istendiği an geri alınabileceğine inandırılıp, güven telkin edilen ve ...
dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı, paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu savunduğu, bu şekilde zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli bir şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Dairemiz bozma ilamı öncesi kararda hükmedilen alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmiş ve bu kararın davacı tarafça temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olduğu nazara alınmaksızın hükmedilen alacağın ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan ''...ticari avans...'' ibaresinin çıkarılması ile yerine ''...kanuni...'' ibaresi yazılmak sureti ile kararın davalılar yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 13/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/464515800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz