İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7080 E. 2018/406 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defterine kayıt↗ hazirun cetveli↗ karine↗ müteselsil sorumluluk↗ hisse senedi↗ zamanaşımı def'i↗ pay defteri↗ dürüstlük kuralı↗ def'i↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ taahhütname↗ cy/cy kaydı↗ zamanaşımı↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar pay defterindeki kayıtlar lehine olan kişi bakımından karine niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile hazirun cetvelinde yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının ... Holding bünyesindeki şirketler adına hareket eden ve bir dönem yöneticilik yapan dava dışı ... adlı kişiden 50.050 DM bedelle bu şirketin davalı ... adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 53.849,37 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile davacılardan "Hisse Devir ve Kabul Sözleşmesi" başlıklı belge karşılığında para tahsil edilmesine ve davalı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir haksız fiillerinin bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr payı verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan teslim edileceği yönünde taahhütlerde bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabulü gerekmesine, davalı tarafın bir yandan davacının davalı şirketin ortağı olduğunu bildirirken, diğer yandan yatırılan paranın istendiği an geri alınabileceğine inandırılıp, güven telkin edilen ve ... dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı, paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu savunmasına, bu şekilde zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli bir şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği belirtilmesine rağmen fazlaya ilişkin istemlerin reddedildiğine dair yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabule göre de, davalı tarafça yargılama sırasında davacıların sahip olduğu hisselerin bir kısmını daha sonra devrederek, devrettiği hisse bedellerini de tahsil ettiği savunulup, yapılan devre ilişkin “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” sunulduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13842 E. 2018/6987 K.
Ortak:pay defterine kayıt · hazirun cetveli · karine · müteselsil sorumluluk · zamanaşımı def'i · pay defteri · dürüstlük kuralı · def'i · zamanaşımı var · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının ...
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabu …
… bu şirketin davalı ... adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 53.849,37 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari ava …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı ...
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulması, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabulü …
… tin davalı ...Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin açık bir «kayda» rastlanılmadığının anlaşılması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 49.028,77 T …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7088 E. 2018/675 K.
Ortak:pay defterine kayıt · hazirun cetveli · karine · müteselsil sorumluluk · zamanaşımı def'i · pay defteri · dürüstlük kuralı · def'i · zamanaşımı var · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının ...
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabu …
… bu şirketin davalı ... adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 53.849,37 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari ava …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının davalı ...Ş adlı şirketten 500.50 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirketlerden Yimpaş Holding A.Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti …
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle yurt dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulması, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabulü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · vekalet ücreti · temsil · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… davalı ... yönünden davanın ispatlanamadığından reddine karar verildiği belirtilmiş ise de, gerekçede davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğu bulunduğu kabul edilmesine rağmen anılan davalı yönünden verilen kararın gerekçesi açıklanmadığı gibi, 6762 sayılı TTK’nın 336/5 m. tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması, TTK’nın 321/«son» maddesinde de «temsile» ve idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağının hükme bağlanması, işbu davalının da şirket «yönetim kurulu» üyesi olarak gerek MK’nın 50., gerekse de TTK’nın 321/son maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği nazara alınarak değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir …
Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkındaki davanın ise «husumetten» reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafça temyiz edilmemiş olup, böylelikle adı geçen davalı hakkında verilen husumetten ret kararının kesinleşmiş olduğunun anlaşılmasına ve en «son» mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da bu hususa işaret edilerek anılan davalı hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilmesine rağ …
Mahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılama sonucunda yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
5- Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7079 E. 2018/405 K.
Ortak:pay defterine kayıt · hazirun cetveli · karine · müteselsil sorumluluk · zamanaşımı def'i · pay defteri · dürüstlük kuralı · def'i · zamanaşımı var · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının ...
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabu …
… bu şirketin davalı ... adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 53.849,37 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari ava …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı ...
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabu …
A.Ş adlı şirketten hisse talep «formu» ile 60.000 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, zarardan davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davacıyla davalı şirketlerden ... ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · bozma sonrası karar · ba formu · husumet
Benzer bu karardaA.Ş adlı şirketten hisse talep «formu» ile 60.000 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, zarardan davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davacıyla davalı şirketlerden ... ...
Mahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılama sonucunda yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkındaki davanın ise «husumetten» reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafça temyiz edilmemiş olup, böylelikle adı geçen davalı hakkında verilen husumetten ret kararının kesinleşmiş olduğunun anlaşılmasına rağmen, hüküm fıkrasının 2. bendinde bu davalı aleyhine olacak şekilde tahsil hükmü kurulması doğru olmamış, bu nedenle kararın davalı ...
İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş.'den 70.«258»,65 TL’nin tahsiline hükmedildiği ve kararın davacı tarafça temyiz edilmeyerek kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece talebi de aşar şekilde işbu davalıl …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4708 E. 2016/6465 K.
Ortak:pay defterine kayıt · hazirun cetveli · karine · müteselsil sorumluluk · pay defteri · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının ...
… bu şirketin davalı ... adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 53.849,37 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari ava …
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabu …
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının davalı ...'dan 70.000 DM bedelle onun davalı ...Ş'deki hisselerini satın aldığı, ...'ın o tarihlerde davalı şirketde yöneticilik görevini yürüttüğü, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 60.972,58.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının davalı ...'dan 70.000 DM bedelle onun davalı ...Ş'deki hisselerini satın aldığı, ...'ın o tarihlerde davalı şirketde yöneticilik görevini yürüttüğü, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 60.972,58.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davanın kısmen kabulü ile alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5190 E. 2017/4596 K.
Ortak:pay defterine kayıt · hazirun cetveli · karine · müteselsil sorumluluk · pay defteri · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının ...
… bu şirketin davalı ... adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 53.849,37 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari ava …
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabu …
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de davacının davalı ...Ş adlı şirketten 21.212 Euro bedelle bu şirketin davalı ...adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak mahkememizce bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı mahkememizce bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacı ile davalı ...arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile 35.907,67 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmişştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · ticari avans faizi · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de davacının davalı ...Ş adlı şirketten 21.212 Euro bedelle bu şirketin davalı ...adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak mahkememizce bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı mahkememizce bozma kararına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumluluklarının» bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacı ile davalı ...arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile 35.907,67 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmişştir.
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle mahkemenin davanın reddine dair ilk kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davanın kısmen kabulü ile alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
İkinci kararı davacı vekili temyiz etmemiş, davalılar vekilinin temyizi üzerine karar, yine «eksik araştırma» gerekçesiyle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4732 E. 2016/6458 K.
Ortak:pay defterine kayıt · hazirun cetveli · karine · hisse senedi · pay defteri · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının ...
… bu şirketin davalı ... adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 53.849,37 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari ava …
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabu …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bzoma ilamı doğrultusunda, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının davalı şirketten 25.02.2000 tarihinde 150.000 DM bedelle «hisse senedi» satın aldığı ancak bozma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının şirkete para ödediğine ilişkin bir tespitte bulunulmadığı gibi davacıdan alınan hisse bedelinin adına muhasebeleştirilip davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğuna dair davalı tarafça soyut beyanlar dışında bir delil/belge sunulmamış olması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı ... ...
İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 187.424,26.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
… lmak kaydıyla, 150.000 DM (76.693,78 Euro) karşılığı 189.801,76 TL'nin tahsil tarihinden itibaren en yüksek avans faiziyle iadesi isteminde bulunulmuş olup, eylemin «haksız fiil» niteliğinde olduğu ve davalı tarafa yabancı para cinsinden ödeme yapıldığı hususları gözetilerek, -kural olarak- ödeme tarihinden dava tarihine kadar olan dönem iç …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · avans faizi
Benzer bu karardaİhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 187.424,26.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7080 E. , 2018/406 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/03/2016 tarih ve 2015/841-2016/247 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.01.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin davalı şirket temsilcileri tarafından parasını istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kâr verileceği vaadiyle davalılara 50.050 DEM verdiğini, davalıların yasalara aykırı şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini, müvekkilinin ortak olma iradesinin bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin ortak olmadığının tesbiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 53.849,37 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar pay defterindeki kayıtlar lehine olan kişi bakımından karine niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile hazirun cetvelinde yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının ... Holding bünyesindeki şirketler adına hareket eden ve bir dönem yöneticilik yapan dava dışı ... adlı kişiden 50.050 DM bedelle bu şirketin davalı ... adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 53.849,37 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile davacılardan "Hisse Devir ve Kabul Sözleşmesi" başlıklı belge karşılığında para tahsil edilmesine ve davalı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir haksız fiillerinin bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2.
maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr payı verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan teslim edileceği yönünde taahhütlerde bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabulü gerekmesine, davalı tarafın bir yandan davacının davalı şirketin ortağı olduğunu bildirirken, diğer yandan yatırılan paranın istendiği an geri alınabileceğine inandırılıp, güven telkin edilen ve ...
dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı, paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu savunmasına, bu şekilde zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli bir şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği belirtilmesine rağmen fazlaya ilişkin istemlerin reddedildiğine dair yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabule göre de, davalı tarafça yargılama sırasında davacıların sahip olduğu hisselerin bir kısmını daha sonra devrederek, devrettiği hisse bedellerini de tahsil ettiği savunulup, yapılan devre ilişkin “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” sunulduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 18/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/435223900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz