İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7079 E. 2018/405 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defterine kayıt↗ i̇i̇k 258↗ hazirun cetveli↗ bozma sonrası karar↗ karine↗ ba formu↗ müteselsil sorumluluk↗ hisse senedi↗ zamanaşımı def'i↗ pay defteri↗ dürüstlük kuralı↗ def'i↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ taahhütname↗ cy/cy kaydı↗ zamanaşımı↗ teslim↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar pay defterindeki kayıtlar lehine olan kişi bakımından karine niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile hazirun cetvelinde yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketten 1999 yılında 18000 DM bedelle bu şirketin davalı ... İht. Paz.ve Tic.A.Ş adlı şirketteki bir kısım hisselerini 2000 yılında ise yine davalı ... İht.Paz.ve Tic. A.Ş adlı şirketten hisse talep formu ile 60.000 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı, para toplama amacının güdüldüğü, davalıların
bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, zarardan davalı şirket ve şirket yöneticisinin de haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle, davacıyla davalı şirketlerden ... ... İht. Mad. Paz. Tic. A.Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 54.575,30 TL'nin davalılar ... ... İht. Mad. Paz. Tic. A.Ş. ile ...'dan, 16.372,70 TL’nin ise, tüm davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile davacıdan "Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" ile ''Hisse Senedi Talep Formu'' başlıklı belge karşılığında para tahsil edilmesine ve davalı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir haksız fiillerinin bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr payı verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan teslim edileceği yönünde taahhütlerde bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabulü gerekmesine, davalı tarafın bir yandan davacının davalı şirketin ortağı olduğunu bildirirken, diğer yandan yatırılan paranın istendiği an geri alınabileceğine inandırılıp, güven telkin edilen ve ... dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı, paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu savunmasına, bu şekilde zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli bir şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir. Ancak, Dairemiz bozma ilamından önceki kararda davalılar ... ve ... ... İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkındaki davanın ise husumetten reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafça temyiz edilmemiş olup, böylelikle adı geçen davalı hakkında verilen husumetten ret kararının kesinleşmiş olduğunun anlaşılmasına rağmen, hüküm fıkrasının 2. bendinde bu davalı aleyhine olacak şekilde tahsil hükmü kurulması doğru olmamış, bu nedenle kararın davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, Dairemiz bozma ilamından önce davalılar ... ve ... ... İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş.'den 70.258,65 TL’nin tahsiline hükmedildiği ve kararın davacı tarafça temyiz edilmeyerek kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece talebi de aşar şekilde işbu davalılar aleyhine toplam 70.948,00 TL’ne hükmedilmesi de doğru olmadığı gibi, önceki kararda anılan miktarın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmesi ve kararın faizin türü yönünden de kesinleşmesine rağmen hükmedilen alacağın ticari avans faiziyle tahsili şeklinde hüküm tesisi cihetine gidilmesi de doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalılar ... ve ... ... İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13842 E. 2018/6987 K.
Ortak:pay defterine kayıt · hazirun cetveli · karine · müteselsil sorumluluk · zamanaşımı def'i · pay defteri · dürüstlük kuralı · def'i · zamanaşımı var · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı ...
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabu …
A.Ş adlı şirketten hisse talep «formu» ile 60.000 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, zarardan davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davacıyla davalı şirketlerden ... ...
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı ...
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulması, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabulü …
… tin davalı ...Ş. adlı şirketteki bir kısım hisselerini satın aldığı ancak, şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin açık bir «kayda» rastlanılmadığının anlaşılması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 49.028,77 T …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10101 E. 2018/2203 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz karardaA.Ş adlı şirketten hisse talep «formu» ile 60.000 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, zarardan davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davacıyla davalı şirketlerden ... ...
A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 54.575,30 TL'nin davalılar ... ...
2- Dava, geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaA.Ş arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, 142.400 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılar ... ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4702 E. 2016/6446 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş adlı şirketten hisse talep «formu» ile 60.000 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, zarardan davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davacıyla davalı şirketlerden ... ...
A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 54.575,30 TL'nin davalılar ... ...
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabu …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ...
A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 30.926,52 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş. yönünden davanın «husumet» sebebiyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ...
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davanın kısmen kabulü ile alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş. vekillerinin temyizi üzerine karar, yine «eksik araştırma» gerekçesiyle bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2065 E. 2019/7217 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz karardaA.Ş adlı şirketten hisse talep «formu» ile 60.000 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, zarardan davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davacıyla davalı şirketlerden ... ...
A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 54.575,30 TL'nin davalılar ... ...
2- Dava, geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaA.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 54.575,30 TL'nin davalılar Yimpaş Yozgat İht.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3207 E. 2016/6447 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş adlı şirketten hisse talep «formu» ile 60.000 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı, para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, zarardan davalı şirket ve şirket yöneticisinin de «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davacıyla davalı şirketlerden ... ...
A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 54.575,30 TL'nin davalılar ... ...
… alı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir «haksız fiillerinin» bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralına» aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2. maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr «payı» verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan «teslim» edileceği yönünde «taahhütlerde» bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabu …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... ...
A.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 19.809,50 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş yönünden davanın «husumet» sebebiyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozmaya uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluşması karşısında taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, somut olayda para toplama amacı güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davacının zararından davalı şirketin ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... ...
Bu durumda, ikinci bozma öncesi verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz türü yönünden davalılar lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davanın kısmen kabulü ile alacağın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş. vekillerinin temyizi üzerine karar, yine «eksik araştırma» gerekçesiyle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7079 E. , 2018/405 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/03/2016 tarih ve 2015/750-2016/252 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.01.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin içinde bulunduğu ... Grubu'nun 1990 yılından itibaren ... başta olmak üzere birçok ülkede garanti verilerek binlerce insandan mevduat toplandığını, müvekkilinin 04.06.1999 tarihinde 18.000 DM ve 18.05.2000 tarihinde 60.000 DM olmak üzere 78.000 DM (39.500 Euro) karşılığı 70.258.65 YTL karşılığında hisse senedi ile ortak olduğunu, parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini, müvekkiline her hangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını ileri sürerek müvekkili tarafından yatırılan 39.500 Euro (78.000 DM) karşılığı 70.258.65 YTL'nin talep tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacınını müvekkili ... ... İht. Paz.ve Tic.A.Ş.’nin ortağı olduğunu, diğer müvekkili şirkette ise, herhangi bir ortaklığının bulunmadığını, müvekkili ...’ın da herhangi bir sorumluluğu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar pay defterindeki kayıtlar lehine olan kişi bakımından karine niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile hazirun cetvelinde yer alan kayıtların farklılık göstermediği, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edildiği kanıtlanamamış ise de, davacının dava dışı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş adlı şirketten 1999 yılında 18000 DM bedelle bu şirketin davalı ... İht. Paz.ve Tic.A.Ş adlı şirketteki bir kısım hisselerini 2000 yılında ise yine davalı ... İht.Paz.ve Tic. A.Ş adlı şirketten hisse talep formu ile 60.000 DM bedelle bir kısım hisselerini satın aldığı ancak şirket muhasebe kayıtlarında davacının söz konusu şirkete para ödediğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı, para toplama amacının güdüldüğü, davalıların
bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, zarardan davalı şirket ve şirket yöneticisinin de haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle, davacıyla davalı şirketlerden ... ... İht. Mad. Paz. Tic. A.Ş. arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 54.575,30 TL'nin davalılar ... ... İht. Mad. Paz. Tic. A.Ş. ile ...'dan, 16.372,70 TL’nin ise, tüm davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile davacıdan "Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" ile ''Hisse Senedi Talep Formu'' başlıklı belge karşılığında para tahsil edilmesine ve davalı tarafça bu paralar karşılığında davacının ortak yapıldığı savunulmuşsa da, bu konumdaki kişilerin gerçekten ortak olup olmadığının ve davalıların bu anlamda bir haksız fiillerinin bulunup bulunmadığının anlaşılmasının ancak uzun süren hukuk ve ceza davalarında yapılacak incelemeler sonucunda mümkün olmasına ve zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde de bu olguların göz önünde bulundurulması gerekmesine ayrıca, HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2.
maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz bulunan, davalıların faizin haram olduğu kavramından hareketle ... dışında toplanan paralarla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapılacağı, yatırımcılarına önemli ölçüde kâr payı verileceği, paraların istenildiği an geri ödeneceği, şirkete para yatırıldığını ispat etmeye yönelik hisse senetlerinin sonradan teslim edileceği yönünde taahhütlerde bulunulmasına, davacı tarafça da işbu davada bu nedenle davalı şirkete para verildiği iddiasında olunduğundan, davacının davalılar tarafından oyalandığının da kabulü gerekmesine, davalı tarafın bir yandan davacının davalı şirketin ortağı olduğunu bildirirken, diğer yandan yatırılan paranın istendiği an geri alınabileceğine inandırılıp, güven telkin edilen ve ...
dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı, paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu savunmasına, bu şekilde zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli bir şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir. Ancak, Dairemiz bozma ilamından önceki kararda davalılar ... ve ... ... İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkındaki davanın ise husumetten reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafça temyiz edilmemiş olup, böylelikle adı geçen davalı hakkında verilen husumetten ret kararının kesinleşmiş olduğunun anlaşılmasına rağmen, hüküm fıkrasının 2.
bendinde bu davalı aleyhine olacak şekilde tahsil hükmü kurulması doğru olmamış, bu nedenle kararın davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, Dairemiz bozma ilamından önce davalılar ... ve ... ... İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş.'den 70.258,65 TL’nin tahsiline hükmedildiği ve kararın davacı tarafça temyiz edilmeyerek kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece talebi de aşar şekilde işbu davalılar aleyhine toplam 70.948,00 TL’ne hükmedilmesi de doğru olmadığı gibi, önceki kararda anılan miktarın kanuni faiziyle tahsiline karar verilmesi ve kararın faizin türü yönünden de kesinleşmesine rağmen hükmedilen alacağın ticari avans faiziyle tahsili şeklinde hüküm tesisi cihetine gidilmesi de doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalılar ... ve ... ... İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... ... İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar ... ve ... ... İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/435214900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz