Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1782 E. 2018/7582 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ infazda tereddüt↗ mirasçılık↗ infaz↗ yasal faiz↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin tüm yasal unsurları taşıdığı, çekin hukuki ve iktisadi mahiyeti ve ödeme aracı niteliği gözetildiğinde davacının akidini seçmede özensiz davrandığından söz edilemeyeceği, bu nedenle davacıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı, davalı bankanın kendi ihmali neticesinde kaybolan çekin tedavüle sokulmasından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 6.800,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili ve müteveffa davalı ... mirasçıları temyiz etmiştir.
1-) Dava, davalı banka yedinde iken kaybolan çekin doldurulup tedavüle koyulması nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın kabulüne, 6.800,00 TL’nin davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 297. ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Anılan Yasa’nın 297. maddesinde hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, mahkemece tesis edilen hükmün, infazı kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece, hükmün gerekçesinde davalı bankanın sorumluluğuna ilişkin bir takım açıklamalara yer verildikten sonra, 6.800,00 TL’nin davalı taraftan tahsiline şeklinde hüküm tesis edilmişse de, tahsiline karar verilen meblağın hangi davalıdan ne miktarda tahsil edileceği hususu muallakta kalmaktadır. Mahkemece tesis edilen hüküm bu yönüyle infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı banka ve müteveffa davalı ... mirasçılarının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9053 E. 2016/4524 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz
İncelediğiniz karardaMahkemece tesis edilen hüküm bu yönüyle «infazda tereddüt» oluşturacak nitelikte olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Başka bir anlatımla, mahkemece tesis edilen hükmün, «infazı» kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece, davalılardan tahsiline hükmedilen meblağın, tahsil miktarları ve tarihlerinin açıkça belli edilmemesi «infazda tereddüt» yaratacak nitelikte olduğu kuşkusuzdur.Bu nedenle mahkemece anılan hüküm itibariyle infazı kabil bir karar verilmek üzere kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Başka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, «infazı» kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi ortaklık · şirket müdürü · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… nda el birliği halinde eser sahipliğinin kabul edildiği, tüzel kişinin eser sahipliğinin sadece mali haklar açısından söz konusu olduğu, davalı ...’nın diğer davalı «şirketin müdürü» ve hissedarı olduğu, birlik halinde meydana getirilen eserin davalı ... tarafından oluşturulan kısmının mali haklarının davalı şirkete ait bulunduğu, eser sahipliğinde birlik olması durumunda uygulanacak «adi ortaklık» hükümlerinin burada uygulanacağı, sözleşmede özel bir hüküm olmaması halinde kâr ve zararın eşit olarak paylaşılacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişt …
Anılan Yasa’nın anılan hükmünün «son» fıkrasında hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3744 E. 2010/10507 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBaşka bir anlatımla, mahkemece tesis edilen hükmün, «infazı» kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Mahkemece tesis edilen hüküm bu yönüyle «infazda tereddüt» oluşturacak nitelikte olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBaşka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, «infazı» kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · sigorta sözleşmesi · olumsuz oy · taşıyan · hasar
Benzer bu kararda1-Dava, deniz taşıma «sigorta sözleşmesine» dayalı davacı tarafından sigortalısına ödenen «hasar» bedelinin davalı «taşıyandan» «rücuen tazmini» ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi istemlerine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalısına ödenen «hasar» bedelinin hasara davalının neden olduğunu iddia ederek tazmini ve gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesis edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin iki ayrı istemi olmasına rağmen bu istemlerden «kanuni rehin hakkı» tesisine ilişkin hüküm kurulduğu halde tazminata ilişkin hüküm kurulmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, davacının tazminat istemine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14355 E. 2016/3090 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şikayet · keşideci · çek · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, ismini...... olarak söyleyen kişiye salep satıp karşılığında dava konusu çeki aldığı, «ibrazda» çeke el konulduğu, çekin banka şubesinde kaybolduğu, davalı ...'ın kendisini ....olarak tanıtan ve davacıya çeki veren kişi olduğu iddia edilmiş ise de yapılan savcılık soruşturmasında davalının hukuka aykırı bir fiilinin tespit edilemediği, çekin bankada kaybolduğu sabitse de, davacının öncelikle çekin «keşidecisine» başvurarak «çek» bedelini tahsil yoluna gitmesi gerektiği, bu yolu kullanmadan davalı bankadan çek bedelinin istenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmi …
Çekte «keşideci» görünen.... «çek» altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ceza soruşturmasında beyan etmiş ve «şikayetçi» olmuştur.
Mahkemece, davacının, «çek» «keşidecisinden» çek bedelinin tahsili yoluna gitmeden davalıya başvuramayacağı gerekçesiyle davalı Banka hakkındaki davanın reddine karar verilmişse de, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere dava konusu çek, davalı Banka tarafından kaybedilmiştir.
Bu durumda, davacının akidini seçmede özensiz davranıp davranmadığı ve müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek suretiyle davacının «çek» bedelini tahsil edebileceği bir kimsenin bulunmadığı ve davalı Banka'nın kusurlu hareketi ile çekin kaybedilip tedavüle sokulmasından sorumlu olduğu nazara alınmaksızın yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6808 E. 2016/746 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBaşka bir anlatımla, mahkemece tesis edilen hükmün, «infazı» kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Mahkemece tesis edilen hüküm bu yönüyle «infazda tereddüt» oluşturacak nitelikte olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, anılan Yasa hükmüne aykırı olarak, kararın gerekçesinde davanın kabulüne karar verildiği belirtildiği halde, hüküm kısmında davanın reddine karar verilmesi nedeniyle HMK 297. maddesine aykırı ve «infaza» elverişli olmayan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın 556 sayılı KHK'nın 7/1 (b) maddesi uyarınca marka tescil başvurusunun mutlak red «sebebi» ile reddine dair ... kararının iptali istemine ilişkin olduğu, 35. sınıf emtialar yönünden davaya konu markanın tanımlayıcılığının da bulunmadığı, her iki marka ar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5019 E. 2019/5959 K.
Ortak:infaz · Tazminat
İncelediğiniz karardaBaşka bir anlatımla, mahkemece tesis edilen hükmün, «infazı» kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Mahkemece tesis edilen hüküm bu yönüyle «infazda tereddüt» oluşturacak nitelikte olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHMK'nun 297/2.maddesinde hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmış olup, tesis edilen hüküm, «infazı» kabil ve uygulanabilir olmalı ve tereddüt yaratıcı olmamalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maktu ücret · ön inceleme tutanağı · davanın konusuz kalması · nispi vekalet ücreti · davanın konusu · maktu vekalet ücreti · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDavacılar vekilinin «vekalet ücreti» yönünden kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi davanın konusuz kalmasının ön «inceleme tutanağı» imzalanmadan gerçekleşmiş olması nedeniyle davacılar lehine AAÜT'nin 6/1.maddesi uyarınca hesaplanan «nispi vekalet ücretinin» tamamı yerine «maktu vekalet ücretinin» yarısına hükmedilmesinin doğru olmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, davanın kabulüne, «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», 16.118,70 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerinin 26.05.2017 tarihli duruşmadaki «davanın konusu» kalmadığına ilişkin beyanları doğrultusunda davanın konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», davacı tarafça sarf edilen toplam 82,00 TL «yargılama gideri» ile 6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi uyarınca 990,00 TL «maktu ücreti» vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1-Dava, davalı banka nezdindeki mevduat hesabından çekilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi hem davanın kabulüne, hem de «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar vermiş ve bu sebeple hükümde çelişkiye sebep olmuştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1782 E. , 2018/7582 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/11/2016 tarih ve 2016/373-2016/502 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı banka vekili ve müteveffa davalı ... mirascıları tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yılın belli dönemlerinde üreticilerden aldığı salepleri satarak geçimini sağlayan davacının, sattığı saleplere karşılık, kendisini...olarak tanıtan şahıstan 6.800 TL bedelli çeki ciro yoluyla aldığını, çeki bedelini tahsil amacıyla bankaya ibraz ettiğinde, davalı bankanın çekin kaybolduğunu ve savcılığa ibraz edileceğini gerekçe göstererek çeke el koyduğunu, bu itibarla çek bedelinin tahsil edilemediğini, davalı bankanın cevabî yazısıyla çekin keşideciye teslim edilmeden boş ve imzasız iken kaybolduğunun bildirildiğini, yaptığı harici araştırma neticesinde kendisini...olarak tanıtan kişinin davalı ... olduğunu öğrendiğini, davalı bankanın kendi kusuru ile verdiği zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 6.800 TL'nin vade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı banka vekili, çekin müvekkili bankada çalındığını, davacının dikkatsiz davrandığını, muhatabın diğer davalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., emekli memur olduğunu, ticari faaliyetinin bulunmadığını, davacıyı tanımadığını, çek imzalamadığını, olaylarla ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin tüm yasal unsurları taşıdığı, çekin hukuki ve iktisadi mahiyeti ve ödeme aracı niteliği gözetildiğinde davacının akidini seçmede özensiz davrandığından söz edilemeyeceği, bu nedenle davacıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı, davalı bankanın kendi ihmali neticesinde kaybolan çekin tedavüle sokulmasından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 6.800,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili ve müteveffa davalı ... mirasçıları temyiz etmiştir.
1-) Dava, davalı banka yedinde iken kaybolan çekin doldurulup tedavüle koyulması nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın kabulüne, 6.800,00 TL’nin davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 297. ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Anılan Yasa’nın 297. maddesinde hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, mahkemece tesis edilen hükmün, infazı kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece, hükmün gerekçesinde davalı bankanın sorumluluğuna ilişkin bir takım açıklamalara yer verildikten sonra, 6.800,00 TL’nin davalı taraftan tahsiline şeklinde hüküm tesis edilmişse de, tahsiline karar verilen meblağın hangi davalıdan ne miktarda tahsil edileceği hususu muallakta kalmaktadır. Mahkemece tesis edilen hüküm bu yönüyle infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı banka ve müteveffa davalı ... mirasçılarının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı banka ve müteveffa davalı ... mirasçılarının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/464376200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz