Kararın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1278 E. 2018/7232 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu↗ ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyulmakla davalı tarafın 2007/57217 başvuru numaralı markanın 556 sayılı KHK'nın 7/1-a ve 5 nci maddesi kapsamında ayırt edicilik vasfını taşıdığı, yine 556 sayılı KHK 7/1-c maddesi kapsamında tanımlayıcı olmadığı, yine KHK 7/1-f bendi uyarınca "mal veya hizmetin niteliği, kalitesi, üretim yeri, coğrafi kaynağı" gibi konularda halkı yanıltacak bir işaret de olmadığı, ... itirazın reddi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... ... kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece tescil edilmek istenen markanın ayırt edicilik vasfını taşımadığı ve tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu karar Dairemizce 05/11/2013 tarihli karar ile ''öncelikle içlerinde tasarım uzmanı ve gıda uzmanı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden uyuşmazlık konusu üç boyutlu marka başvurusunun sıradan şekillerden farklı, özgün ve ayırt edici bir ürün şekli oluşturup oluşturmadığı konusunda görüş alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi'' gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak aldırılan bilirkişi raporunda ayırt edicilik bakımından somut gerekçeleri açıklanmaksızın, şekil markasının özgün, ayırt edici ve farklı olduğu değerlendirilmiş ve mahkemece bu bilirkişi raporundaki değerlendirme ile karar verilmiştir. Ancak, bilirkişi raporunda markanın ayırt edicilik, özgünlük ve farklılaşma yönünden yeterli değerlendirme yapılmadığından somut gerekçe ileri sürülmeksizin eksik ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1141 E. 2020/3198 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyulmakla davalı tarafın 2007/57217 başvuru numaralı markanın 556 sayılı KHK'nın 7/1-a ve 5 nci maddesi kapsamında «ayırt edicilik» vasfını taşıdığı, yine 556 sayılı KHK 7/1-c maddesi kapsamında tanımlayıcı olmadığı, yine KHK 7/1-f bendi uyarınca "mal veya hizmetin niteliği, kalitesi, üretim ye …
Dava, ... ... kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece tescil edilmek istenen markanın «ayırt edicilik» vasfını taşımadığı ve tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu karar Dairemizce 05/11/2013 tarihli karar ile ''öncelikle içlerinde tasarım uzmanı ve gıda uzmanı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden «uyuşmazlık konusu» üç boyutlu marka başvurusunun sıradan şekillerden farklı, özgün ve ayırt edici bir ürün şekli oluşturup oluşturmadığı konusunda görüş alınarak, hasıl olacak sonuca …
Mahkemece bozma ilamına uyularak aldırılan bilirkişi raporunda «ayırt edicilik» bakımından somut gerekçeleri açıklanmaksızın, şekil markasının özgün, ayırt edici ve farklı olduğu değerlendirilmiş ve mahkemece bu bilirkişi raporundaki değerlendirme ile karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2007/57217 başvuru numaralı markasının 556 sayılı KHK'nın 7/1-a ve 5 nci maddesi kapsamında «ayırt edicilik» vasfını taşıdığı, 7/1-c maddesi kapsamında tanımlayıcı olmadığı, 7/1-f bendi uyarınca "mal veya hizmetin niteliği, kalitesi, üretim yeri, coğrafi kaynağı" gibi kon …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1769 E. 2013/19707 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaDava, ... ... kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece tescil edilmek istenen markanın «ayırt edicilik» vasfını taşımadığı ve tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu karar Dairemizce 05/11/2013 tarihli karar ile ''öncelikle içlerinde tasarım uzmanı ve gıda uzmanı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden «uyuşmazlık konusu» üç boyutlu marka başvurusunun sıradan şekillerden farklı, özgün ve ayırt edici bir ürün şekli oluşturup oluşturmadığı konusunda görüş alınarak, hasıl olacak sonuca …
Benzer bu karardaBu bakımdan öncelikle içlerinde tasarım uzmanı ve gıda uzmanı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden «uyuşmazlık konusu» üç boyutlu marka başvurusunun sıradan şekillerden farklı, özgün ve ayırt edici bir ürün şekli oluşturup oluşturmadığı konusunda görüş alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; malın özgün şeklini içeren görünümün hiçbir yan unsur içermediği, bu haliyle çoğunluğunu daha «ziyade» çocukların oluşturduğu «ortalama tüketici» kitlesinin söz konusu şekli ürün ambalajı ya da herhangi bir reklamda görüldüğünde bu şekli belirli bir işletmeye ait ürün olarak değil, belirli bir şekil arz eden …
556 sayılı KHK'nın 5 ve 7/1-a maddeleri uyarınca ayırt edici olmak koşuluyla, malların biçimi de «dahil» olmak üzere, çizimle görüntülenebilen veya benzeri biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretlerin marka olarak tescili mümkündür.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5118 E. 2023/4626 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaDava, ... ... kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece tescil edilmek istenen markanın «ayırt edicilik» vasfını taşımadığı ve tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu karar Dairemizce 05/11/2013 tarihli karar ile ''öncelikle içlerinde tasarım uzmanı ve gıda uzmanı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden «uyuşmazlık konusu» üç boyutlu marka başvurusunun sıradan şekillerden farklı, özgün ve ayırt edici bir ürün şekli oluşturup oluşturmadığı konusunda görüş alınarak, hasıl olacak sonuca …
Mahkemece, bozma ilamına uyulmakla davalı tarafın 2007/57217 başvuru numaralı markanın 556 sayılı KHK'nın 7/1-a ve 5 nci maddesi kapsamında «ayırt edicilik» vasfını taşıdığı, yine 556 sayılı KHK 7/1-c maddesi kapsamında tanımlayıcı olmadığı, yine KHK 7/1-f bendi uyarınca "mal veya hizmetin niteliği, kalitesi, üretim ye …
Mahkemece bozma ilamına uyularak aldırılan bilirkişi raporunda «ayırt edicilik» bakımından somut gerekçeleri açıklanmaksızın, şekil markasının özgün, ayırt edici ve farklı olduğu değerlendirilmiş ve mahkemece bu bilirkişi raporundaki değerlendirme ile karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 21.11.2018 tarih, 2017/1278 E. ve 2018/7232 K. sayılı kararı ile“..mahkemece tescil edilmek istenen markanın «ayırt edicilik» vasfını taşımadığı ve tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu karar Dairemizce 05/11/2013 tarihli karar ile ''öncelikle içlerinde tasarım uzmanı ve gıda uzmanı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden «uyuşmazlık konusu» üç boyutlu marka başvurusunun sıradan şekillerden farklı, özgün ve ayırt edici bir ürün şekli oluşturup oluşturmadığı konusunda görüş alınarak, hasıl olacak sonuca …
Ancak, bilirkişi raporunda markanın «ayırt edicilik», özgünlük ve farklılaşma yönünden yeterli değerlendirme yapılmadığından somut gerekçe ileri sürülmeksizin eksik ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması yerinde görülmemahkemece tescil edilmek istenen markanın ayırt edicilik vasfını taşımadığı ve tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu karar Dairemizce 05.11.2013 tarihli karar ile ''öncelikle içlerinde tasarım uzmanı ve gıda uzmanı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden «uyuşmazlık konusu» üç boyutlu marka başvurusunun sıradan şekillerden farklı, özgün ve ayırt edici bir ürün şekli oluşturup oluşturmadığı konusunda görüş alınarak, hasıl olacak sonuca …
… . sayılı kararı ile davalı tarafın 2007/57217 başvuru numaralı markanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5 nci maddesi kapsamında «ayırt edicilik» vasfını taşıdığı, yine 556 sayılı KHK 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında tanımlayıcı olmadığı, yine 556 sayılı KHK 7 ncı maddesinin birinci f …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · sicilden terkin · terkin
Benzer bu kararda… di yönünden dava konusu edilen 2007/57217 sayılı marka başvurusuna konu işaretinin, tescil edilmek istenilen tüm emtialar açısından marka olabilecek nitelikte soyut «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, ancak sektörde başkaca aktörlerin de aynı şekildeki ürünü “çikolata ve benzeri” emtialarda kullanması sebebiyle, bu işaretin tescil edilmek istendiği (sadece) “çikolata ve çikolatadan yapılmış ürünler” açısından marka olabilecek nitelikte somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, emtia listesinde yer alan diğer emtialar açısından ise somut ayırt ediciliğinin de bulunduğu, aynı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yönünden ise, dava konusu 2007/57217 numaralı ŞEKİL marka müracaatının, (sadece) “çikolata ve çikolatadan yapılmış ürünler” açısından doğrudan bir tanımlama yaptığı, emtia listesinde yer alan diğer emtialar açısından ise tanımlayıcı niteliğinin bulunmadığı şeklindeki benimsenen bilirkişi raporuna aynı gerekçelerle iştirak edilerek davalı tarafa ait 2007/57217 sayılı markasının kapsamında yer alan '' Çikolata ve çikolatadan yapılmış ürünler '' yönünden 556 sayılı KHK 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında soyut ayırt ediciliği bulunmadığı gibi tanımlayıcı, cins, vasıf bildiren niteliği olduğundan aksi yöndeki YİDK kararı hatalı ve yanlış olduğundan bu kısımlardan davanın kabulü gerektiği, bunun dışında kalan mallar açısından ise dava konusu markanın ayırt ediciliği bulunduğu gibi tanımlayıcı, cins, vasıf bildiren niteliği olmadığından bu yönde verilen YİDK kararı doğru olduğundan bu kısımlardan ise davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu TPMK'nın 2011-M-3189 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2007/57217 sayılı markanın kapsamında yer alan '' Çikolata ve çikolatadan yapılmış ürünler '' yönünden YİDK kararının iptali ile markanın bu mallar yönünden hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, karar kesinleştiğinde TPMK'ya müzekkere yazılmasına, diğer kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
… sektörde gelenek haline gelmiş, üreticilerin önemli bir kısmı tarafından kullanılan ve tüketiciler üzerinde de bu tür bir algı oluşturan sıradanlaşmış bir şekilden «ziyade» özgün nitelikleri haiz bulunan ve ilgili ürünün kaynağına ve üreticisine işaret etme fonksiyonunu haiz bir şekil olduğunu, bu çerçevede ilgili şeklin ayırt edici n …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1278 E. , 2018/7232 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/12/2016 tarih ve 2014/311-2016/427 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2007/57217 sayılı ve şekil ibareli marka başvurusuna, başvurunun yayınlanmasını müteakip 556 sayılı KHK'nın 5, 7/1-a-c maddeleri uyarınca yaptıkları itirazın ... ... tarafından reddedildiğini, oysa markanın ayırt edicilikten yoksun olduğunu, markanın yanıltıcılığının göz ardı edildiğini iddia ederek, ...' in kararının iptaline, 2007/57217 sayılı "ŞEKİL" unsurlu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş.
Davalı ... vekili, iptali istenen ... kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, özgün ürün şeklinin İtalya’da 1996 yılından beri tescilli olduğunu, dava konusu markadaki ürün şeklinin ... markalı ürünler için özel olarak yaratıldığını, dava konusu şeklin sıradan bir şekil olmadığını, ürün şekillerinin marka olarak tescil edilebilir olduğunu, buna ilişkin çeşitli örnekler bulunduğunu, KHK’nın 5(2) maddesindeki atfın kelime markalarına ilişkin olduğunu, dava konusu markanın ise kelime unsuru içermediğini, çikolata ürününün belli bir formda olması gibi bir teknik zorunluluk olmadığını, dava konusu markanın yanıltıcı olmadığını, dünyanın birçok ülkesinde tescilli olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmakla davalı tarafın 2007/57217 başvuru numaralı markanın 556 sayılı KHK'nın 7/1-a ve 5 nci maddesi kapsamında ayırt edicilik vasfını taşıdığı, yine 556 sayılı KHK 7/1-c maddesi kapsamında tanımlayıcı olmadığı, yine KHK 7/1-f bendi uyarınca "mal veya hizmetin niteliği, kalitesi, üretim yeri, coğrafi kaynağı" gibi konularda halkı yanıltacak bir işaret de olmadığı, ... itirazın reddi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... ... kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece tescil edilmek istenen markanın ayırt edicilik vasfını taşımadığı ve tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu karar Dairemizce 05/11/2013 tarihli karar ile ''öncelikle içlerinde tasarım uzmanı ve gıda uzmanı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden uyuşmazlık konusu üç boyutlu marka başvurusunun sıradan şekillerden farklı, özgün ve ayırt edici bir ürün şekli oluşturup oluşturmadığı konusunda görüş alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi'' gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak aldırılan bilirkişi raporunda ayırt edicilik bakımından somut gerekçeleri açıklanmaksızın, şekil markasının özgün, ayırt edici ve farklı olduğu değerlendirilmiş ve mahkemece bu bilirkişi raporundaki değerlendirme ile karar verilmiştir.
Ancak, bilirkişi raporunda markanın ayırt edicilik, özgünlük ve farklılaşma yönünden yeterli değerlendirme yapılmadığından somut gerekçe ileri sürülmeksizin eksik ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 21/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463894200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz