Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1141 E. 2020/3198 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2007/57217 başvuru numaralı markasının 556 sayılı KHK'nın 7/1-a ve 5 nci maddesi kapsamında ayırt edicilik vasfını taşıdığı, 7/1-c maddesi kapsamında tanımlayıcı olmadığı, 7/1-f bendi uyarınca "mal veya hizmetin niteliği, kalitesi, üretim yeri, coğrafi kaynağı" gibi konularda halkı yanıltacak bir işaret de olmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı TPMK vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı TPMK vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1278 E. 2018/7232 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2007/57217 başvuru numaralı markasının 556 sayılı KHK'nın 7/1-a ve 5 nci maddesi kapsamında «ayırt edicilik» vasfını taşıdığı, 7/1-c maddesi kapsamında tanımlayıcı olmadığı, 7/1-f bendi uyarınca "mal veya hizmetin niteliği, kalitesi, üretim yeri, coğrafi kaynağı" gibi kon …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyulmakla davalı tarafın 2007/57217 başvuru numaralı markanın 556 sayılı KHK'nın 7/1-a ve 5 nci maddesi kapsamında «ayırt edicilik» vasfını taşıdığı, yine 556 sayılı KHK 7/1-c maddesi kapsamında tanımlayıcı olmadığı, yine KHK 7/1-f bendi uyarınca "mal veya hizmetin niteliği, kalitesi, üretim ye …
Dava, ... ... kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece tescil edilmek istenen markanın «ayırt edicilik» vasfını taşımadığı ve tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu karar Dairemizce 05/11/2013 tarihli karar ile ''öncelikle içlerinde tasarım uzmanı ve gıda uzmanı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden «uyuşmazlık konusu» üç boyutlu marka başvurusunun sıradan şekillerden farklı, özgün ve ayırt edici bir ürün şekli oluşturup oluşturmadığı konusunda görüş alınarak, hasıl olacak sonuca …
Mahkemece bozma ilamına uyularak aldırılan bilirkişi raporunda «ayırt edicilik» bakımından somut gerekçeleri açıklanmaksızın, şekil markasının özgün, ayırt edici ve farklı olduğu değerlendirilmiş ve mahkemece bu bilirkişi raporundaki değerlendirme ile karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDava, ... ... kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece tescil edilmek istenen markanın «ayırt edicilik» vasfını taşımadığı ve tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu karar Dairemizce 05/11/2013 tarihli karar ile ''öncelikle içlerinde tasarım uzmanı ve gıda uzmanı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden «uyuşmazlık konusu» üç boyutlu marka başvurusunun sıradan şekillerden farklı, özgün ve ayırt edici bir ürün şekli oluşturup oluşturmadığı konusunda görüş alınarak, hasıl olacak sonuca …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5118 E. 2023/4626 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2007/57217 başvuru numaralı markasının 556 sayılı KHK'nın 7/1-a ve 5 nci maddesi kapsamında «ayırt edicilik» vasfını taşıdığı, 7/1-c maddesi kapsamında tanımlayıcı olmadığı, 7/1-f bendi uyarınca "mal veya hizmetin niteliği, kalitesi, üretim yeri, coğrafi kaynağı" gibi kon …
Benzer bu kararda… . sayılı kararı ile davalı tarafın 2007/57217 başvuru numaralı markanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5 nci maddesi kapsamında «ayırt edicilik» vasfını taşıdığı, yine 556 sayılı KHK 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında tanımlayıcı olmadığı, yine 556 sayılı KHK 7 ncı maddesinin birinci f …
Bozma Kararı Dairemizin 21.11.2018 tarih, 2017/1278 E. ve 2018/7232 K. sayılı kararı ile“..mahkemece tescil edilmek istenen markanın «ayırt edicilik» vasfını taşımadığı ve tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu karar Dairemizce 05/11/2013 tarihli karar ile ''öncelikle içlerinde tasarım uzmanı ve gıda uzmanı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden «uyuşmazlık konusu» üç boyutlu marka başvurusunun sıradan şekillerden farklı, özgün ve ayırt edici bir ürün şekli oluşturup oluşturmadığı konusunda görüş alınarak, hasıl olacak sonuca …
Mahkemece bozma ilamına uyularak aldırılan bilirkişi raporunda «ayırt edicilik» bakımından somut gerekçeleri açıklanmaksızın, şekil markasının özgün, ayırt edici ve farklı olduğu değerlendirilmiş ve mahkemece bu bilirkişi raporundaki değerlendirme ile karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · sicilden terkin · uyuşmazlık konusu · terkin
Benzer bu kararda… di yönünden dava konusu edilen 2007/57217 sayılı marka başvurusuna konu işaretinin, tescil edilmek istenilen tüm emtialar açısından marka olabilecek nitelikte soyut «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, ancak sektörde başkaca aktörlerin de aynı şekildeki ürünü “çikolata ve benzeri” emtialarda kullanması sebebiyle, bu işaretin tescil edilmek istendiği (sadece) “çikolata ve çikolatadan yapılmış ürünler” açısından marka olabilecek nitelikte somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, emtia listesinde yer alan diğer emtialar açısından ise somut ayırt ediciliğinin de bulunduğu, aynı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yönünden ise, dava konusu 2007/57217 numaralı ŞEKİL marka müracaatının, (sadece) “çikolata ve çikolatadan yapılmış ürünler” açısından doğrudan bir tanımlama yaptığı, emtia listesinde yer alan diğer emtialar açısından ise tanımlayıcı niteliğinin bulunmadığı şeklindeki benimsenen bilirkişi raporuna aynı gerekçelerle iştirak edilerek davalı tarafa ait 2007/57217 sayılı markasının kapsamında yer alan '' Çikolata ve çikolatadan yapılmış ürünler '' yönünden 556 sayılı KHK 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında soyut ayırt ediciliği bulunmadığı gibi tanımlayıcı, cins, vasıf bildiren niteliği olduğundan aksi yöndeki YİDK kararı hatalı ve yanlış olduğundan bu kısımlardan davanın kabulü gerektiği, bunun dışında kalan mallar açısından ise dava konusu markanın ayırt ediciliği bulunduğu gibi tanımlayıcı, cins, vasıf bildiren niteliği olmadığından bu yönde verilen YİDK kararı doğru olduğundan bu kısımlardan ise davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu TPMK'nın 2011-M-3189 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2007/57217 sayılı markanın kapsamında yer alan '' Çikolata ve çikolatadan yapılmış ürünler '' yönünden YİDK kararının iptali ile markanın bu mallar yönünden hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, karar kesinleştiğinde TPMK'ya müzekkere yazılmasına, diğer kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 21.11.2018 tarih, 2017/1278 E. ve 2018/7232 K. sayılı kararı ile“..mahkemece tescil edilmek istenen markanın «ayırt edicilik» vasfını taşımadığı ve tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu karar Dairemizce 05/11/2013 tarihli karar ile ''öncelikle içlerinde tasarım uzmanı ve gıda uzmanı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden «uyuşmazlık konusu» üç boyutlu marka başvurusunun sıradan şekillerden farklı, özgün ve ayırt edici bir ürün şekli oluşturup oluşturmadığı konusunda görüş alınarak, hasıl olacak sonuca …
Ancak, bilirkişi raporunda markanın «ayırt edicilik», özgünlük ve farklılaşma yönünden yeterli değerlendirme yapılmadığından somut gerekçe ileri sürülmeksizin eksik ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması yerinde görülmemahkemece tescil edilmek istenen markanın ayırt edicilik vasfını taşımadığı ve tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu karar Dairemizce 05.11.2013 tarihli karar ile ''öncelikle içlerinde tasarım uzmanı ve gıda uzmanı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden «uyuşmazlık konusu» üç boyutlu marka başvurusunun sıradan şekillerden farklı, özgün ve ayırt edici bir ürün şekli oluşturup oluşturmadığı konusunda görüş alınarak, hasıl olacak sonuca …
… sektörde gelenek haline gelmiş, üreticilerin önemli bir kısmı tarafından kullanılan ve tüketiciler üzerinde de bu tür bir algı oluşturan sıradanlaşmış bir şekilden «ziyade» özgün nitelikleri haiz bulunan ve ilgili ürünün kaynağına ve üreticisine işaret etme fonksiyonunu haiz bir şekil olduğunu, bu çerçevede ilgili şeklin ayırt edici n …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1141 E. , 2020/3198 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28/12/2016 gün ve 2014/311 - 2016/427 sayılı kararı bozan Daire'nin 21/11/2018 gün ve 2017/1278 - 2018/7232 sayılı kararı aleyhinde davalı TPMK vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2007/57217 sayılı ve şekil ibareli marka başvurusuna, başvurunun yayınlanmasını müteakip 556 sayılı KHK'nın 5, 7/1-a-c maddeleri uyarınca yaptıkları itirazın TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, oysa markanın ayırt edicilikten yoksun olduğunu, markanın yanıltıcılığının göz ardı edildiğini iddia ederek, YİDK'nın kararının iptaline, 2007/57217 sayılı "ŞEKİL" unsurlu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2007/57217 başvuru numaralı markasının 556 sayılı KHK'nın 7/1-a ve 5 nci maddesi kapsamında ayırt edicilik vasfını taşıdığı, 7/1-c maddesi kapsamında tanımlayıcı olmadığı, 7/1-f bendi uyarınca "mal veya hizmetin niteliği, kalitesi, üretim yeri, coğrafi kaynağı" gibi konularda halkı yanıltacak bir işaret de olmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı TPMK vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı TPMK vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPMK vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 20,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı TPMK'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/616147800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz