Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6495 E. 2013/9342 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
doğrudan zarar↗ tüketici kredisi↗ i̇i̇k 167↗ tüketici işlemi↗ bloke↗ görevsizlik kararı↗ haciz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2013/6495 E. , 2013/9342 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 13.09.2011 tarih ve 2010/988-2011/574 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yazılı emir yoluyla istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 1996-1998 arası Kredi Yurtlar Kurumu'ndan katkı kredisi kullandığını, borcun tamamını ödediği halde davalı ... tarafından maaş hesabına 15.05.2010 tarihinde bloke konulduğunu, yaptığı itiraz sonrası blokenin 20.05.2010 tarihinde kaldırıldığını, bu nedenle kredi taksitini ve kredi kartı borcunu ödeyemediğini ileri sürerek, 3.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, Kredi Yurtlar Kurumu'nun talebi üzerine E haciz uygulaması yaptıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı banka vekili, maaş üzerine konulan blokenin diğer davalının talebi üzerine konulup yine talep üzerine kaldırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı borçlu olmadığı halde davalı ... tarafından haciz işlemi yapıldığı, bankanın ise 167 TL alacağa tedbir koyması gerekirken tüm maaşı üzerine bloke koyduğu, olay nedeniyle davacının üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.500 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.Karar, tarafların temyiz etmemesi üzerine 08.02.2012 tarihinde kesinleşmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yazılı emir isteminde bulunmuştur.
Dava, öğrenci katkı kredisi borcu nedeniyle davacının bankada bulunan maaş hesabına haciz ve bloke konulmasından kaynaklanan, manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde Yasa'nın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında, tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar." hükmüne yer verilmiştir. Yasa'nın 10. maddesinde, tüketici kredisi tüketicinin bir mal ve hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldığı kredidir, 10/A maddesinde ise, kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin 10. maddesi hükmüne tabi olduğu düzenlemesi getirilmiştir. Anılan Yasa'nın 23. maddesinde de, bu yasanın uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlığa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta ise davalı ... tarafından katkı kredisi borcu nedeniyle 167 TL üzerinden E haciz talep edildiği halde, bankaca davacının maaş hesabının tamamına bloke konulduğu iddia edildiğine göre, davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'nin değil, genel mahkemelerin görevi dahilinde kalmaktadır. Bu itibarla, mahkemece görevsizlik kararı vermek gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, kabule göre de İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 2/1-b maddesi uyarınca, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenlerin açacakları tam yargı davaları, idari dava türleri içinde sayılmış olup, somut uyuşmazlıkta davalı ...’nin hatalı haciz uygulamasından kaynaklanan manevi tazminat isteminde bulunulduğuna göre, davalı ... hakkındaki davanın idari yargının görevine girmesi nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle kanun yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HUMK’nın 427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, gereğinin yapılması için kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1338 E. 2011/2901 K.
Ortak:bloke · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı borçlu olmadığı halde davalı ... tarafından «haciz» işlemi yapıldığı, bankanın ise «167» TL alacağa tedbir koyması gerekirken tüm maaşı üzerine «bloke» koyduğu, olay nedeniyle davacının üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.500 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahs …
Dava, öğrenci katkı kredisi borcu nedeniyle davacının bankada bulunan maaş hesabına «haciz» ve «bloke» konulmasından kaynaklanan, manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta ise davalı ... tarafından katkı kredisi borcu nedeniyle «167» TL üzerinden E «haciz» talep edildiği halde, bankaca davacının maaş hesabının tamamına «bloke» konulduğu iddia edildiğine göre, davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'nin değil, genel mahkemelerin görevi dahilinde kalmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve savunmaya, dosya kapsamına göre, davacıların hesaplarında «haciz» ve «bloke» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı bankanın yargılama aşamasındaki durumu belirten ve hesaplar üzerinde «bloke» veya «haciz» bulunmadığına ilişkin yazısı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de her dava açıldığı tarihteki şartlara göre incelenip sonuçlandırılmalıdır.
Bu durumda mahkemece, davanın açıldığı tarihte davacıların maaş hesaplarının tamamı üzerinde «haciz» veya «bloke» bulunup bulunmadığı araştırılarak, dava tarihinde maaş hesaplarında bloke veya haciz bulunup sonradan kaldırılmış ise, davalının dava açmaya neden olup olmadığı üzerinde durularak «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin takdiri» gerekirken, davanın açıldığı tarihteki haciz ve blokeye ilişkin bilgi içermeyen, davanın açılmasından sonraki durumunu bildiren yazıya dayalı «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönlerden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · yargılama gideri · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davanın açıldığı tarihte davacıların maaş hesaplarının tamamı üzerinde «haciz» veya «bloke» bulunup bulunmadığı araştırılarak, dava tarihinde maaş hesaplarında bloke veya haciz bulunup sonradan kaldırılmış ise, davalının dava açmaya neden olup olmadığı üzerinde durularak «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin takdiri» gerekirken, davanın açıldığı tarihteki haciz ve blokeye ilişkin bilgi içermeyen, davanın açılmasından sonraki durumunu bildiren yazıya dayalı «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönlerden bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15875 E. 2012/15253 K.
Ortak:bloke · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı borçlu olmadığı halde davalı ... tarafından «haciz» işlemi yapıldığı, bankanın ise «167» TL alacağa tedbir koyması gerekirken tüm maaşı üzerine «bloke» koyduğu, olay nedeniyle davacının üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.500 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahs …
Dava, öğrenci katkı kredisi borcu nedeniyle davacının bankada bulunan maaş hesabına «haciz» ve «bloke» konulmasından kaynaklanan, manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta ise davalı ... tarafından katkı kredisi borcu nedeniyle «167» TL üzerinden E «haciz» talep edildiği halde, bankaca davacının maaş hesabının tamamına «bloke» konulduğu iddia edildiğine göre, davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'nin değil, genel mahkemelerin görevi dahilinde kalmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, İİK'nun 83. maddesi gereğince davacının maaşının tamamının haczinin mümkün olamayacağı gerekçesi ile davacının maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına ve davacının maaş hesabına 16/05/2008 tarihinde «bloke» konulan paranın her ay itibariyle ödenmesi gereken miktarının «yasal faizi» ile birlikte toplam 10.418,90 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece İİK'nun 83. maddesi uyarınca davacının maaşının tamamı üzerine «haciz» konulamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, İİK'nun 83/2. maddesi uyarınca maaş üzerine 1/4 oranında haciz konulabileceği gözetilmeden yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · istirdat · yasal faiz
Benzer bu karardaDava, davacının «kefaletinden» kaynaklı borcun ödenmemesi nedeni ile davalı tarafından maaş hesabına konulan blokenin kaldırılması ve haksız alındığı ileri sürülen paranın «istirdatına» ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, İİK'nun 83. maddesi gereğince davacının maaşının tamamının haczinin mümkün olamayacağı gerekçesi ile davacının maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına ve davacının maaş hesabına 16/05/2008 tarihinde «bloke» konulan paranın her ay itibariyle ödenmesi gereken miktarının «yasal faizi» ile birlikte toplam 10.418,90 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
İhtiyati Tedbirin Kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7273 E. 2014/13953 K.
Ortak:bloke · haciz · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı borçlu olmadığı halde davalı ... tarafından «haciz» işlemi yapıldığı, bankanın ise «167» TL alacağa tedbir koyması gerekirken tüm maaşı üzerine «bloke» koyduğu, olay nedeniyle davacının üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.500 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahs …
Dava, öğrenci katkı kredisi borcu nedeniyle davacının bankada bulunan maaş hesabına «haciz» ve «bloke» konulmasından kaynaklanan, manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta ise davalı ... tarafından katkı kredisi borcu nedeniyle «167» TL üzerinden E «haciz» talep edildiği halde, bankaca davacının maaş hesabının tamamına «bloke» konulduğu iddia edildiğine göre, davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'nin değil, genel mahkemelerin görevi dahilinde kalmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın sözleşme hükümlerine dayanarak davacının maaş hesabına herhangi bir icrai işlem («haciz») olmaksızın «bloke» koyamayacağı, banka «kredi sözleşmesinde» bankadaki mevduatın bloke edilebileceğine dair hüküm bulunsa dahi maaşlar yönünden baştan itibaren Borçlar Kanunun 19 ve 20 maddeleri gereğince mümkün olmadığı, an …
Ancak, somut olayda «bloke» «koyma» işlemi davacının «mevduat hesabı» üzerinde gerçekleştirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · mevduat hesabı · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaAncak, somut olayda «bloke» «koyma» işlemi davacının «mevduat hesabı» üzerinde gerçekleştirilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın sözleşme hükümlerine dayanarak davacının maaş hesabına herhangi bir icrai işlem («haciz») olmaksızın «bloke» koyamayacağı, banka «kredi sözleşmesinde» bankadaki mevduatın bloke edilebileceğine dair hüküm bulunsa dahi maaşlar yönünden baştan itibaren Borçlar Kanunun 19 ve 20 maddeleri gereğince mümkün olmadığı, an …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7266 E. 2012/14313 K.
Ortak:bloke · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı borçlu olmadığı halde davalı ... tarafından «haciz» işlemi yapıldığı, bankanın ise «167» TL alacağa tedbir koyması gerekirken tüm maaşı üzerine «bloke» koyduğu, olay nedeniyle davacının üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.500 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahs …
Dava, öğrenci katkı kredisi borcu nedeniyle davacının bankada bulunan maaş hesabına «haciz» ve «bloke» konulmasından kaynaklanan, manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta ise davalı ... tarafından katkı kredisi borcu nedeniyle «167» TL üzerinden E «haciz» talep edildiği halde, bankaca davacının maaş hesabının tamamına «bloke» konulduğu iddia edildiğine göre, davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'nin değil, genel mahkemelerin görevi dahilinde kalmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait hesaba ...'nın «kredi kartı borcu» nedeniyle «bloke» konulduğu, anılan borca davacının «kefil» olmadığı, olay nedeniyle üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, bloke konulan tutar 960,92 TL ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu olayda uyuşmazlık, dava dışı ...’nın davalı banka ile yaptığı «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan davacının hesabına, dava dışı ...’nın kredi kartı borcundan dolayı bankaca «bloke» konulup konulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacının hesabına kredi kartı borcundan dolayı «bloke» konulduğu kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı borcu · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaDava konusu olayda uyuşmazlık, dava dışı ...’nın davalı banka ile yaptığı «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan davacının hesabına, dava dışı ...’nın kredi kartı borcundan dolayı bankaca «bloke» konulup konulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, mahkemece blokenin kredi kartı borcundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda «bilirkişi incelemesi» yaptırılmadığı gibi, mevcut dosya kapsamından blokenin «kredi kartı borcu» nedeniyle yapıldığına ilişkin delilde bulunmamakta olup, aksine «genel kredi sözleşmesinin» kat edildiği, «ihtiyati haciz» kararını alındığı, davacının blokeyi öğrendiği tarihler itibariyle blokenin genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı yönünde izlenim de uyanmaktadır.
… kartı borcuna ilişkin olarak elinde bulunan bilgi ve belgeler istenerek, bankacılık konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, davacının hesabına konulan blokenin «kefili» olduğu «genel kredi sözleşmesinden» mi yoksa dava dışı kredi borçlusu ...’nın kredi kartı borcundan mı kaynaklandığı belirlenerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait hesaba ...'nın «kredi kartı borcu» nedeniyle «bloke» konulduğu, anılan borca davacının «kefil» olmadığı, olay nedeniyle üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, bloke konulan tutar 960,92 TL ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6495 E. , 2013/9342 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 13.09.2011 tarih ve 2010/988-2011/574 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yazılı emir yoluyla istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 1996-1998 arası Kredi Yurtlar Kurumu'ndan katkı kredisi kullandığını, borcun tamamını ödediği halde davalı ... tarafından maaş hesabına 15.05.2010 tarihinde bloke konulduğunu, yaptığı itiraz sonrası blokenin 20.05.2010 tarihinde kaldırıldığını, bu nedenle kredi taksitini ve kredi kartı borcunu ödeyemediğini ileri sürerek, 3.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, Kredi Yurtlar Kurumu'nun talebi üzerine E haciz uygulaması yaptıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı banka vekili, maaş üzerine konulan blokenin diğer davalının talebi üzerine konulup yine talep üzerine kaldırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı borçlu olmadığı halde davalı ... tarafından haciz işlemi yapıldığı, bankanın ise 167 TL alacağa tedbir koyması gerekirken tüm maaşı üzerine bloke koyduğu, olay nedeniyle davacının üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.500 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.Karar, tarafların temyiz etmemesi üzerine 08.02.2012 tarihinde kesinleşmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yazılı emir isteminde bulunmuştur.
Dava, öğrenci katkı kredisi borcu nedeniyle davacının bankada bulunan maaş hesabına haciz ve bloke konulmasından kaynaklanan, manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde Yasa'nın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında, tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar." hükmüne yer verilmiştir. Yasa'nın 10. maddesinde, tüketici kredisi tüketicinin bir mal ve hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldığı kredidir, 10/A maddesinde ise, kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin 10.
maddesi hükmüne tabi olduğu düzenlemesi getirilmiştir. Anılan Yasa'nın 23. maddesinde de, bu yasanın uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlığa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta ise davalı ... tarafından katkı kredisi borcu nedeniyle 167 TL üzerinden E haciz talep edildiği halde, bankaca davacının maaş hesabının tamamına bloke konulduğu iddia edildiğine göre, davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'nin değil, genel mahkemelerin görevi dahilinde kalmaktadır. Bu itibarla, mahkemece görevsizlik kararı vermek gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, kabule göre de İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 2/1-b maddesi uyarınca, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenlerin açacakları tam yargı davaları, idari dava türleri içinde sayılmış olup, somut uyuşmazlıkta davalı ...’nin hatalı haciz uygulamasından kaynaklanan manevi tazminat isteminde bulunulduğuna göre, davalı ...
hakkındaki davanın idari yargının görevine girmesi nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle kanun yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HUMK’nın 427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, gereğinin yapılması için kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463262000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz