Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7266 E. 2012/14313 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi kartı borcu↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ bloke↗ müteselsil kefil↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ bilirkişi incelemesi↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait hesaba ...'nın kredi kartı borcu nedeniyle bloke konulduğu, anılan borca davacının kefil olmadığı, olay nedeniyle üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, bloke konulan tutar 960,92 TL ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu olayda uyuşmazlık, dava dışı ...’nın davalı banka ile yaptığı genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davacının hesabına, dava dışı ...’nın kredi kartı borcundan dolayı bankaca bloke konulup konulmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacının hesabına kredi kartı borcundan dolayı
bloke konulduğu kabul edilmiştir. Oysa, davalı taraf blokenin genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını savunmuş, davacı taraf ise 18.12.2009 tarihinde işlem yaparken davalı bankaca hesabına bloke konulduğunu öğrendiğini ileri sürmüştür. Dosyada, kredi kartı borcuna ilişkin olarak davalı tarafından keşide edilmiş, muhatabın dava dışı ... olduğu 20.11.2008 tarihli hesabın kat edildiğine ilişkin ihtarname dışında başka belge bulunmamakta olup, genel kredi sözlemesine ilişkin olarak ise sözleşmenin kat edildiğine ilişkin davacı ve dava dışı ...’ya keşide edilen 17.12.2008 tarihli ihtarname, yine aynı kişiler hakkında verilen 19.12.2008 tarihli ihtiyati haciz kararı ve 25.12.2008 tarihli icra takibi bulunmaktadır.
Somut olayda, mahkemece blokenin kredi kartı borcundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı gibi, mevcut dosya kapsamından blokenin kredi kartı borcu nedeniyle yapıldığına ilişkin delilde bulunmamakta olup, aksine genel kredi sözleşmesinin kat edildiği, ihtiyati haciz kararını alındığı, davacının blokeyi öğrendiği tarihler itibariyle blokenin genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı yönünde izlenim de uyanmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davalı taraftan kredi kartı borcuna ilişkin olarak elinde bulunan bilgi ve belgeler istenerek, bankacılık konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, davacının hesabına konulan blokenin kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden mi yoksa dava dışı kredi borçlusu ...’nın kredi kartı borcundan mı kaynaklandığı belirlenerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2259 E. 2014/9321 K.
Ortak:bloke
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait hesaba ...'nın «kredi kartı borcu» nedeniyle «bloke» konulduğu, anılan borca davacının «kefil» olmadığı, olay nedeniyle üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, bloke konulan tutar 960,92 TL ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu olayda uyuşmazlık, dava dışı ...’nın davalı banka ile yaptığı «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan davacının hesabına, dava dışı ...’nın kredi kartı borcundan dolayı bankaca «bloke» konulup konulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacının hesabına kredi kartı borcundan dolayı «bloke» konulduğu kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, banka tarafından davacı hesabına «bloke» konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığı, harcama davacının hesabına geçtikten ve yabancı banka tarafından tutarın geri istenmesi için öngörülen süre geçtikten sonra bankanın bu para üzerindeki blokeyi kaldırmamasının haksız olduğu, davalı bankanın bu tarihten itibaren «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle, 3.200 TL'nin 31.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, banka tarafından davacı hesabına «bloke» konulmasında sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığı, harcama davacının hesabına geçtikten ve yabancı banka tarafından tutarın geri istenmesi için öngörülen süre geçtikten sonra bankanın bu para üzerindeki blokeyi kaldırmamasının haksız olduğu, davalı bankanın bu tarihten itibaren «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle, 3.200 TL'nin 31.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1338 E. 2011/2901 K.
Ortak:bloke · haciz · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait hesaba ...'nın «kredi kartı borcu» nedeniyle «bloke» konulduğu, anılan borca davacının «kefil» olmadığı, olay nedeniyle üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, bloke konulan tutar 960,92 TL ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu olayda uyuşmazlık, dava dışı ...’nın davalı banka ile yaptığı «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalayan davacının hesabına, dava dışı ...’nın kredi kartı borcundan dolayı bankaca «bloke» konulup konulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacının hesabına kredi kartı borcundan dolayı «bloke» konulduğu kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davanın açıldığı tarihte davacıların maaş hesaplarının tamamı üzerinde «haciz» veya «bloke» bulunup bulunmadığı araştırılarak, dava tarihinde maaş hesaplarında bloke veya haciz bulunup sonradan kaldırılmış ise, davalının dava açmaya neden olup olmadığı üzerinde durularak «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin takdiri» gerekirken, davanın açıldığı tarihteki haciz ve blokeye ilişkin bilgi içermeyen, davanın açılmasından sonraki durumunu bildiren yazıya dayalı «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönlerden bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, dosya kapsamına göre, davacıların hesaplarında «haciz» ve «bloke» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı bankanın yargılama aşamasındaki durumu belirten ve hesaplar üzerinde «bloke» veya «haciz» bulunmadığına ilişkin yazısı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de her dava açıldığı tarihteki şartlara göre incelenip sonuçlandırılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davanın açıldığı tarihte davacıların maaş hesaplarının tamamı üzerinde «haciz» veya «bloke» bulunup bulunmadığı araştırılarak, dava tarihinde maaş hesaplarında bloke veya haciz bulunup sonradan kaldırılmış ise, davalının dava açmaya neden olup olmadığı üzerinde durularak «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin takdiri» gerekirken, davanın açıldığı tarihteki haciz ve blokeye ilişkin bilgi içermeyen, davanın açılmasından sonraki durumunu bildiren yazıya dayalı «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönlerden bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7266 E. , 2012/14313 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/04/2009 tarih ve 2008/380-2009/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...'nın borçlusu olduğu genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davacının, davalı bankada bulunan hesabından 10 yıldır 7 öğrenciye 960 TL burs gönderdiğini, 18.12.2008 tarihinde hesabına bloke konulduğunu öğrendiğini, blokenin kefili olduğu ...'nın kredi kartı borcundan kaynaklandığını, müvekkilinin dava dışı borçlunun kredi kartına ilişkin kefaleti bulunmadığını, olay nedeniyle davacının büyük üzüntü yaşadığını, öğrencilerin burslarını zamanında alamadığını ileri sürerek, 960,92 TL bloke konulan tutar ile ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, dava dışı borçlu ...'nın kredi kartı borcunu ödemediğini, hakkında icra takibi yapıldığını, genel kredi sözleşmesinin de kat edildiğini, sonrasında ihtiyati haciz kararı alınarak davacı ve borçlu hakkında icra takibine geçildiğini, blokenin genel kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca davacının kefili olduğu kredi sözleşmesine dayalı olarak yapıldığını, ...'nın kredi kartı borcu için bloke konulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait hesaba ...'nın kredi kartı borcu nedeniyle bloke konulduğu, anılan borca davacının kefil olmadığı, olay nedeniyle üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, bloke konulan tutar 960,92 TL ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu olayda uyuşmazlık, dava dışı ...’nın davalı banka ile yaptığı genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davacının hesabına, dava dışı ...’nın kredi kartı borcundan dolayı bankaca bloke konulup konulmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacının hesabına kredi kartı borcundan dolayı
bloke konulduğu kabul edilmiştir. Oysa, davalı taraf blokenin genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını savunmuş, davacı taraf ise 18.12.2009 tarihinde işlem yaparken davalı bankaca hesabına bloke konulduğunu öğrendiğini ileri sürmüştür. Dosyada, kredi kartı borcuna ilişkin olarak davalı tarafından keşide edilmiş, muhatabın dava dışı ... olduğu 20.11.2008 tarihli hesabın kat edildiğine ilişkin ihtarname dışında başka belge bulunmamakta olup, genel kredi sözlemesine ilişkin olarak ise sözleşmenin kat edildiğine ilişkin davacı ve dava dışı ...’ya keşide edilen 17.12.2008 tarihli ihtarname, yine aynı kişiler hakkında verilen 19.12.2008 tarihli ihtiyati haciz kararı ve 25.12.2008 tarihli icra takibi bulunmaktadır.
Somut olayda, mahkemece blokenin kredi kartı borcundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı gibi, mevcut dosya kapsamından blokenin kredi kartı borcu nedeniyle yapıldığına ilişkin delilde bulunmamakta olup, aksine genel kredi sözleşmesinin kat edildiği, ihtiyati haciz kararını alındığı, davacının blokeyi öğrendiği tarihler itibariyle blokenin genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı yönünde izlenim de uyanmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davalı taraftan kredi kartı borcuna ilişkin olarak elinde bulunan bilgi ve belgeler istenerek, bankacılık konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, davacının hesabına konulan blokenin kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden mi yoksa dava dışı kredi borçlusu ...’nın kredi kartı borcundan mı kaynaklandığı belirlenerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062615400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz