Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13567 E. 2018/6882 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- on yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taksitli ticari kredi↗ para alacağı↗ kefalet limiti↗ ticari kredi↗ müteselsil sorumluluk↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı ...'a Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ticari kredili mevduat ve taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredi borçlarının süresinde ödenmemesi nedeniyle her iki kredinin kat edildiği, her iki kredi nedeniyle davalılar hakkında icra takibi başlatıldığı, davalı ...' nun kefil olup, kefilin hukuki sorumluluğunun kefalet miktarı ve kendi temerrüdünün hukuksal sonuçlarıyla sınırlı olduğu, davalıların imzasının bulunduğu sözleşme esas alınmak suretiyle, davalı asıl borçlu ...'ın ticari kredili mevduat ve taksitli ticari kredi nedeniyle 03.07.2013 tarihi itibariyle 33.415,95 TL asıl alacak borçlusu olduğu, diğer davalı ...' nun da bu borçtan kefalet limiti nedeniyle sorumlu olduğu açık olduğundan borcun 30.000,00 TL’sinden diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı ... bakımından 33.415,95 TL asıl alacağın tamamından 13/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek %54 temerrüt faizi ile, davalı ... bakımından 30.000,00 TL asıl alacak
üzerinden olmak üzere 18/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek % 54 temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve alacağın kredi sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle on yıllık zamanaşımı süresine tabi olmasına, davalı ... tarafından verilen 20.07.2012 tarihli kefalette '' ...'ın .. kullandığı kullanacağı kredilerden doğmuş ve /veya doğacak borçlarına...'' ifadesinin yer almasına göre, davalılar vekilinin (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı banka ile davalılardan ... arasında genel kredi sözleşmesi akdedilmiştir. Bu kredi kapsamında kullandırılan ilk kredi ... nolu Ticari Nakdi Kredi olup, 23.295.12 TL ana para alacağının; ikinci kredi ... nolu Ticari Kredili Mevduat Kredisi olup, 10.795.96 TL ana para alacağı olmak üzere toplam 34.091.08 TL alacağın temerrüd tarihinden itibaren uygulanacak %54 temerrüd faizi ile asıl borçlu ... ve kefil ...'ndan tahsili istenmiştir.
Davalılar vekili, 16.10.2012 tarihinde 28.333.34 TL ödeme yapıldığını, borcun bulunmadığını savunmuş olup, dosyaya ibraz edilen 16.10.2012 tarihli dekontta 450621 nolu kredi hesabına 28.333,34 TL gönderildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, asıl borçlu ...'ın davacı bankadan ...-... nolu kredi hesap numarası altında kullandığı ve geri ödemesi 20.08.2012 tarihinden başlayan 30.000.00 TL limitli taksitli krediye ilişkin olduğu, oysa ki davaya konu taksitli kredinin ...-... hesap nolu ve geri ödemesi 10.02.2012 tarihinden başlayan 30.000.00 TL limitli taksitli kredi olduğu, dolayısıyla yapılan ödemenin dava konusu krediye ilişkin olmadığı mütaala edilmiş olup, bu değerlendirme doğru değildir. Zira yukarıda açıklandığı gibi gerek ... nolu gerekse ... nolu kredi dava konusu olup, dava dilekçesinde de bu husus ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Bu itibarla, her iki kredinin dava konusu olduğu gözetilerek, ... kredi numarası belirtilmek sureti ile yapılan ödeme dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
(3) Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim
Benzer bu kararda… ara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk «prim» dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen kar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3134 E. 2021/4750 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı ...'a Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ticari kredili mevduat ve «taksitli ticari kredi» kullandırıldığı, kredi borçlarının süresinde ödenmemesi nedeniyle her iki kredinin kat edildiği, her iki kredi nedeniyle davalılar hakkında icra takibi başlatıldığı, davalı ...' nun «kefil» olup, kefilin hukuki sorumluluğunun «kefalet» miktarı ve kendi «temerrüdünün» hukuksal sonuçlarıyla sınırlı olduğu, davalıların imzasının bulunduğu sözleşme esas alınmak suretiyle, davalı asıl borçlu ...'ın ticari kredili mevduat ve taksitli ticari kredi nedeniyle 03.07.2013 tarihi itibariyle 33.415,95 TL «asıl alacak» borçlusu olduğu, diğer davalı ...' nun da bu borçtan «kefalet limiti» nedeniyle sorumlu olduğu açık olduğundan borcun 30.000,00 TL’sinden diğer davalı ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı ... bakımından 33.415,95 TL asıl alacağın tamamından 13/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek %54 «temerrüt faizi» ile, davalı ... bakımından 30.000,00 TL asıl alacak üzerinden olmak üzere 18/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek % 54 temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve m …
Bu kredi kapsamında kullandırılan ilk kredi ... nolu Ticari Nakdi Kredi olup, 23.295.12 TL ana «para alacağının»; ikinci kredi ... nolu Ticari Kredili Mevduat Kredisi olup, 10.795.96 TL ana para alacağı olmak üzere toplam 34.091.08 TL alacağın «temerrüd» tarihinden itibaren uygulanacak %54 «temerrüd faizi» ile asıl borçlu ... ve «kefil» ...'ndan tahsili istenmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında imzalanan «protokolde» davacının, davalı aleyhine yaptığı icra takipleri sebebiyle oluşan borç tutarının ve bir adet «vade farkı faturasının» ödenmesi hususunda tarafların anlaştığı, borç tutarının ne şekilde hangi tarihte ödeneceğinin belirtildiği, borçlunun alacaklıya yapacağı ödemelerde gecikme olması halinde vade farkı alınacağının düzenlendiği, hükme esas alınan rapora göre davacının 73.795,00 TL alacaklı olduğu, davalının «temerrüdü» oluşmadığından «işlemiş faiz» talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade farkı faturası · vade farkı · yapılandırma protokolü · mahsup · işlemiş faiz · vade · protokol · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında imzalanan «protokolde» davacının, davalı aleyhine yaptığı icra takipleri sebebiyle oluşan borç tutarının ve bir adet «vade farkı faturasının» ödenmesi hususunda tarafların anlaştığı, borç tutarının ne şekilde hangi tarihte ödeneceğinin belirtildiği, borçlunun alacaklıya yapacağı ödemelerde gecikme olması halinde vade farkı alınacağının düzenlendiği, hükme esas alınan rapora göre davacının 73.795,00 TL alacaklı olduğu, davalının «temerrüdü» oluşmadığından «işlemiş faiz» talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasındaki borç «yapılandırma protokolüne» göre davacının davalıdan «vade farkı» talep edebileceği, takip tarihi itibariyle talep edebileceği hesaplanan 73.795,00 TL vade farkı miktarının protokole uygun olduğu, «işlemiş faiz» ayrıca talep edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 16.09.2013 tarihli borç «yapılandırma protokolünün» 3. maddesinde ödemelerin süresinde yapılmamış olması halinde «vade farkı» uygulanacağı kararlaştırılmıştır.
Dava, «vade farkına» ilişkin faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8094 E. 2011/8587 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı ...'a Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ticari kredili mevduat ve «taksitli ticari kredi» kullandırıldığı, kredi borçlarının süresinde ödenmemesi nedeniyle her iki kredinin kat edildiği, her iki kredi nedeniyle davalılar hakkında icra takibi başlatıldığı, davalı ...' nun «kefil» olup, kefilin hukuki sorumluluğunun «kefalet» miktarı ve kendi «temerrüdünün» hukuksal sonuçlarıyla sınırlı olduğu, davalıların imzasının bulunduğu sözleşme esas alınmak suretiyle, davalı asıl borçlu ...'ın ticari kredili mevduat ve taksitli ticari kredi nedeniyle 03.07.2013 tarihi itibariyle 33.415,95 TL «asıl alacak» borçlusu olduğu, diğer davalı ...' nun da bu borçtan «kefalet limiti» nedeniyle sorumlu olduğu açık olduğundan borcun 30.000,00 TL’sinden diğer davalı ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı ... bakımından 33.415,95 TL asıl alacağın tamamından 13/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek %54 «temerrüt faizi» ile, davalı ... bakımından 30.000,00 TL asıl alacak üzerinden olmak üzere 18/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek % 54 temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve m …
Bu kredi kapsamında kullandırılan ilk kredi ... nolu Ticari Nakdi Kredi olup, 23.295.12 TL ana «para alacağının»; ikinci kredi ... nolu Ticari Kredili Mevduat Kredisi olup, 10.795.96 TL ana para alacağı olmak üzere toplam 34.091.08 TL alacağın «temerrüd» tarihinden itibaren uygulanacak %54 «temerrüd faizi» ile asıl borçlu ... ve «kefil» ...'ndan tahsili istenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davalı eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, (3.415,68) TL maddi ve (20.000) TL manevi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 08.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle taraflar yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece davalı eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, (3.415,68) TL maddi ve (20.000) TL manevi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 08.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle taraflar yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13567 E. , 2018/6882 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/04/2016 tarih ve 2015/495-2016/387 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 06.11.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ... ile müvekkil banka arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının ise bu sözleşmeye kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmediğini, borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve kefil aleyhinde ihtiyati haciz kararı alınarak takip başlatıldığını, borçluların takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, 03/07/2013 tarihi itibariyle 34.091,08 TL asıl alacağın 13/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek %54 temerrüt faizi ile birlikte borçlulardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davalı ...'ın kullandığı kredide arttırılan limit olan 30.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere çekilen kredinin ilk 2 taksitinin yasal süresinde, bakiye borcun tamamının ise 28.333,34 TL olarak 16/10/2012 tarihinde bankaya ödendiğini, müvekkillerinin borcunun olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı ...'a Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ticari kredili mevduat ve taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredi borçlarının süresinde ödenmemesi nedeniyle her iki kredinin kat edildiği, her iki kredi nedeniyle davalılar hakkında icra takibi başlatıldığı, davalı ...' nun kefil olup, kefilin hukuki sorumluluğunun kefalet miktarı ve kendi temerrüdünün hukuksal sonuçlarıyla sınırlı olduğu, davalıların imzasının bulunduğu sözleşme esas alınmak suretiyle, davalı asıl borçlu ...'ın ticari kredili mevduat ve taksitli ticari kredi nedeniyle 03.07.2013 tarihi itibariyle 33.415,95 TL asıl alacak borçlusu olduğu, diğer davalı ...' nun da bu borçtan kefalet limiti nedeniyle sorumlu olduğu açık olduğundan borcun 30.000,00 TL’sinden diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı ...
bakımından 33.415,95 TL asıl alacağın tamamından 13/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek %54 temerrüt faizi ile, davalı ... bakımından 30.000,00 TL asıl alacak
üzerinden olmak üzere 18/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek % 54 temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve alacağın kredi sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle on yıllık zamanaşımı süresine tabi olmasına, davalı ... tarafından verilen 20.07.2012 tarihli kefalette '' ...'ın .. kullandığı kullanacağı kredilerden doğmuş ve /veya doğacak borçlarına...'' ifadesinin yer almasına göre, davalılar vekilinin (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı banka ile davalılardan ... arasında genel kredi sözleşmesi akdedilmiştir. Bu kredi kapsamında kullandırılan ilk kredi ... nolu Ticari Nakdi Kredi olup, 23.295.12 TL ana para alacağının; ikinci kredi ... nolu Ticari Kredili Mevduat Kredisi olup, 10.795.96 TL ana para alacağı olmak üzere toplam 34.091.08 TL alacağın temerrüd tarihinden itibaren uygulanacak %54 temerrüd faizi ile asıl borçlu ... ve kefil ...'ndan tahsili istenmiştir.
Davalılar vekili, 16.10.2012 tarihinde 28.333.34 TL ödeme yapıldığını, borcun bulunmadığını savunmuş olup, dosyaya ibraz edilen 16.10.2012 tarihli dekontta 450621 nolu kredi hesabına 28.333,34 TL gönderildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, asıl borçlu ...'ın davacı bankadan ...-... nolu kredi hesap numarası altında kullandığı ve geri ödemesi 20.08.2012 tarihinden başlayan 30.000.00 TL limitli taksitli krediye ilişkin olduğu, oysa ki davaya konu taksitli kredinin ...-... hesap nolu ve geri ödemesi 10.02.2012 tarihinden başlayan 30.000.00 TL limitli taksitli kredi olduğu, dolayısıyla yapılan ödemenin dava konusu krediye ilişkin olmadığı mütaala edilmiş olup, bu değerlendirme doğru değildir. Zira yukarıda açıklandığı gibi gerek ... nolu gerekse ... nolu kredi dava konusu olup, dava dilekçesinde de bu husus ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Bu itibarla, her iki kredinin dava konusu olduğu gözetilerek, ... kredi numarası belirtilmek sureti ile yapılan ödeme dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
(3) Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, (3) bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere davalılara iadesine, 08/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463256800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz