Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/952 E. 2018/6624 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif dava ehliyeti↗ davadan feragat↗ aktif husumet↗ ibra↗ mirasçılık↗ rücu↗ uyuşmazlık konusu↗ taraf ehliyeti↗ feragat↗ geçersizlik↗ çek↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ temsil↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca 16/10/2000 tarihli sözleşme ile ... San. Şirketi, ... , ... ve ... mirasçıları arasında imzalanan ve 450.000 USD'lik çek ödemeleri ile Ataman mirasçılarının gerek Arzu Film şirketi gerekse Eğilmez mirasçılarına karşı her türlü alacak ve hak talebi iddialarından feragat
ettikleri ve kesin ve gayri kabili rücu ibra ettikleri, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 1998/459 esas sayılı devam etmekte olan davadan da feragat ettikleri, ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/217 esas sayılı dosyasında Nihat Ataman mirasçılarının ... Film ve ... aleyhine açmış oldukları 31/12/2010 tarihli müdahalenin men'i ve alacak davasında sözleşmenin geçersizliğinin tespiti, mali ve manevi haklara müdahalenin men'i talepli davada 16/10/2000 tarihli sözleşmenin geçerli olduğu, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava konusu filmlere yönelik davadan feragat etmeleri nedeniyle kesinleşmiş kararın bulunduğu ve kararlaştırılan 450.000 USD'nin davalılarca tahsil edildiği, sözleşmede mali hakların tek tek sayıldığı, sözleşme tarihinden yaklaşık 10 yıldan fazla süre geçtikten sonra sözleşmenin geçersizliğinin aynı sözleşmede imzaları bulunan davacılar tarafından ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2011/228 Esas sayılı dosyasında da yine kesin hükmün varlığından dolayı açılan davanın reddedildiği, Yargıtay denetiminden geçerek kararın kesinleştiği, feragatin kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı, davacı şirketin hak sahibi olmayan kimselerden sözleşme ile devralınan haklara ilişkin de talepte bulunamayacağı, davacının hak sahibi olmadığından vaki ve muhtemel tecavüzün men'i ve maddi tazminat talepli davasında aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Dava, dava konusu ... (1976), ... (1978), ... (1975), ... (1975) isimli 4 adet sinema eserinin tüm mali haklarının davacı tarafça devralındığı iddiasına dayalı olarak açılan tazminat talebine ilişkin olup mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, uyuşmazlık konusu sinema eserlerinin yapımının tamamlandığı tarihlerden önce yürürlükte bulunan 5846 sayılı FSEK 8. maddesi uyarınca bir sinema eserinin sahibi onu imal ettirendir. Dolayısıyla, 5846 sayılı FSEK uyarınca eser sahibine tanınan mali ve manevi hak ve yetkileri herhangi bir sözleşme veya izne tabi olmaksızın elde eder. Bununla birlikte, aynı kanunda 4110 ve 4630 sayılı Kanunlar ile değişikliğe gidilmiştir. Bu bakımdan, somut olayın çözümünde FSEK'in 4110 ve 4630 sayılı kanunlar ile değişikliğinden önceki ve sonraki hükümlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
4110 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki FSEK uyarınca sinema eserlerinin eser sahibi için koruma süresi 20 yıl ile sınırlı iken, 4630 sayılı Kanun ile sinema eserleri hakkındaki uzatılmış koruma süresi eser sahiplerine avdet etmektedir. Koruma süresinin kısa olduğu dönemde yapılan sözleşme ve tasarruflar da ancak yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 20 yıllık süre için hüküm ifade eder. Bir başka deyişle, 20 yıllık koruma süresi eser sahibinden mali hakları devralan kişileri de bağlar. Sinema eseri için tanınan koruma süresi 21.02.2001 tarih ve 4630 sayılı Yasa ile değişik FSEK'nın 27. maddesi ile 70 yıla çıkarıldığına göre FSEK'nın 51/2 ve 59. maddeleri uyarınca aleniyetten itibaren 20 yıllık koruma süresinin sona ermesi ve 4630 sayılı Yasa ile koruma süresinin uzatılmasından dolayı hakkın eser sahibine avdet ettiğinin kabulü gerekmekte olup bu durumdan eser sahibinden mali hak devralanların yararlanması mümkün bulunmamaktadır.
Somut olaya gelince, dava konusu 4 adet sinema eserini imal edenlerin ... ve ... olduğu, ... ’ın vefatından sonra mirasçıları ile davalı ... Film Sanayi Ticaret A.Ş. temsilcisi arasında filmlerin işletme hakkına ilişkin 22.09.1992 ve 16.10.2000 tarihli sözleşmelerin imzalandığı, davalı şirketin sinema eserlerinin işletme hakkını devraldığı anlaşılmaktadır. Eser sahibinin mirasçıları ile davacı şirket arasında ise 17.02.2015 tarihinde mali hakların devrine ilişkin bir sözleşme imzalanmış olup, yukarıda değinilen açıklamalar ışığında 21.02.2001 tarih 4630 sayılı Kanun ile değişik FSEK uyarınca uzatılmış koruma süresi eser sahibine avdet edeceğinden, eser sahibi mirasçıları ile davacı arasında yapılan iş bu sözleşmenin
geçerli bir sözleşme olduğu, davacının mali haklar üzerinde tasarruf yetkisine sahip ve devir yetkisine haiz kişilerden mali hakları devraldığı, bu suretle aktif dava ehliyetinin olduğu kabul edilerek davanın esasına girmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15731 E. 2015/2066 K.
Ortak:mirasçılık
İncelediğiniz karardaŞirketi, ... , ... ve ... «mirasçıları» arasında imzalanan ve 450.000 USD'lik «çek» ödemeleri ile Ataman mirasçılarının gerek Arzu Film şirketi gerekse Eğilmez mirasçılarına karşı her türlü alacak ve hak talebi iddialarından «feragat» ettikleri ve «kesin» ve gayri kabili «rücu» «ibra» ettikleri, ...
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/217 esas sayılı dosyasında Nihat Ataman «mirasçılarının» ...
Somut olaya gelince, dava konusu 4 adet sinema eserini imal edenlerin ... ve ... olduğu, ... ’ın vefatından sonra «mirasçıları» ile davalı ...
Benzer bu kararda… 4630 sayılı Yasa ile 1995 yılından önce imal edilen filmler yönünden koruma süresinin 70 yıla çıkartıldığı, uzatılan bu koruma süresinden yapımcının vefatı halinde «mirasçılarının» yararlanacağı, her bir gösterim için istenebilecek «rayiç bedelin» 1.667,00 TL olduğu, ''...'' ve ''...'' isimli filmlerin bir gösteriminin, ''....'' isimli filmin iki kez gösterimin yapılmış olduğu, FSEK'in 68/1 maddesi gereğince talep edilebilecek tazminatın 20.004,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.004,00 TL tazminatın 11.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · feri müdahil · iyiniyet · temerrüt faizi · eksik inceleme · temerrüt · zamanaşımı
Benzer bu kararda… 4630 sayılı Yasa ile 1995 yılından önce imal edilen filmler yönünden koruma süresinin 70 yıla çıkartıldığı, uzatılan bu koruma süresinden yapımcının vefatı halinde «mirasçılarının» yararlanacağı, her bir gösterim için istenebilecek «rayiç bedelin» 1.667,00 TL olduğu, ''...'' ve ''...'' isimli filmlerin bir gösteriminin, ''....'' isimli filmin iki kez gösterimin yapılmış olduğu, FSEK'in 68/1 maddesi gereğince talep edilebilecek tazminatın 20.004,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.004,00 TL tazminatın 11.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davada 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi uyarınca tazminat talep edildiğinden farazi sözleşme ilişkisi kapsamında 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanacak olmasına, aynı Kanun'un 51/II maddesi uyarınca sonradan çıkarılan mevzuattan doğan yetkilerin eser sahibine ait olmasına, sinema eserlerinin koruma süresinin 4630 Sayılı Yasa ile Değişik FSEK 27. maddesi ile kabul edilmesine, aynı Kanun Ek 2/I. maddesine göre de hükmün Türkiye'de mevcut bütün eserlere uygulanacak bulunmasına ve 59. madde uyarınca da hakkın eser sahibine avdet etmesine, yine aynı Kanun'un 54. maddesi uyarınca da mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olmayan kimseden iktisap eden kişinin «iyiniyetinin» korunamayacak olmasına göre, davalı vekili ve mümeyyiz «feri müdahiller» vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
… bu hususta araştırma yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, gösterim sayısına ilişkin deliller toplanmadan ve araştırma yapılmadan «eksik inceleme» ile sinema eserlerinin toplam 4 kez izinsiz yayınlandığı kabul edilerek mali haklar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gere …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6545 E. 2016/3675 K.
Ortak:mirasçılık · uyuşmazlık konusu · temsil
İncelediğiniz karardaŞirketi, ... , ... ve ... «mirasçıları» arasında imzalanan ve 450.000 USD'lik «çek» ödemeleri ile Ataman mirasçılarının gerek Arzu Film şirketi gerekse Eğilmez mirasçılarına karşı her türlü alacak ve hak talebi iddialarından «feragat» ettikleri ve «kesin» ve gayri kabili «rücu» «ibra» ettikleri, ...
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/217 esas sayılı dosyasında Nihat Ataman «mirasçılarının» ...
Ancak, «uyuşmazlık konusu» sinema eserlerinin yapımının tamamlandığı tarihlerden önce yürürlükte bulunan 5846 sayılı FSEK 8. maddesi uyarınca bir sinema eserinin sahibi onu imal ettirendir.
Benzer bu karardaBu durumda, eser sahibi olan davalının 5846 sayılı FSEK uyarınca sahip olduğu eserlerin çoğaltılması, «dağıtılması», «temsil» ve umuma iletimden oluşan mali haklarına dayalı olarak dava konusu eserler üzerindeki mutlak hak sahipliği kapsamında «tasarruf yetkisi» bulunduğundan muris ... «mirasçısı» olan davacıların eser sahibine karşı bu filmlerin sinema salonu dışındaki gösterimleri nedeniyle FSEK 80/1 uyarınca mali hak ihlali ya da elde edilen kazançtan söz …
Öte yandan, «uyuşmazlık konusu» sinema eserlerinin yapımının tamamlandığı 12/06/1995 tarihinden önce yürürlükte bulunan 5846 sayılı FSEK 8. maddesi uyarınca da bir sinema eserinin sahibi onu imal ettirendir.
… rını eser sahibi olan diğer film yapımcılarından usulüne uygun biçimde devraldığı filmler yönünden hukuka aykırı bir kullanımından söz edilemeyeceği gibi, muris ... «mirasçılarının» dava konusu sinema eserlerini eser sahipliğinin kendisine tanıdığı mutlak ve yasal haklar kapsamında kullanan davalıdan icracı sanatçı olarak komşu hak sahipliğind …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · eser sözleşmesi · ifa · kâr dağıtımı · taahhütname · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu durumda, eser sahibi olan davalının 5846 sayılı FSEK uyarınca sahip olduğu eserlerin çoğaltılması, «dağıtılması», «temsil» ve umuma iletimden oluşan mali haklarına dayalı olarak dava konusu eserler üzerindeki mutlak hak sahipliği kapsamında «tasarruf yetkisi» bulunduğundan muris ... «mirasçısı» olan davacıların eser sahibine karşı bu filmlerin sinema salonu dışındaki gösterimleri nedeniyle FSEK 80/1 uyarınca mali hak ihlali ya da elde edilen kazançtan söz …
Yukarıda da açıklandığı üzere, 4110 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce meydana getirilen dava konusu filmlerde o tarihler itibariyle icracı sanatçı hakları mevcut olmadığından; yapımcı/eser sahibi olan davalı ile davacıların murisi olan ... arasında akdedilen sözleşme kural olarak belirli bir sonucun «taahhüt» edildiği iş görme sözleşmesi niteliği taşımaktadır.
Bu sözleşmeler de kural olarak «eser sözleşmesi» (BK m.355 vd., TBK m.470 vd.) niteliğindedir (E.
Dava konusu sinema eserlerinin meydana getirilmesi esnasında taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmamakla birlikte, davalı şirket/film yapımcıları ile davacıların murisi ...'ın başrol oyunculuğuna ilişkin şifahi sözleşme taraflarca «ifa» edilip söz konusu sinema filmleri meydana getirildiğine göre, artık murisin FSEK m.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6889 E. 2016/3668 K.
Ortak:mirasçılık · uyuşmazlık konusu · maddi tazminat · temsil
İncelediğiniz karardaŞirketi, ... , ... ve ... «mirasçıları» arasında imzalanan ve 450.000 USD'lik «çek» ödemeleri ile Ataman mirasçılarının gerek Arzu Film şirketi gerekse Eğilmez mirasçılarına karşı her türlü alacak ve hak talebi iddialarından «feragat» ettikleri ve «kesin» ve gayri kabili «rücu» «ibra» ettikleri, ...
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/217 esas sayılı dosyasında Nihat Ataman «mirasçılarının» ...
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2011/228 Esas sayılı dosyasında da yine «kesin» hükmün varlığından dolayı açılan davanın reddedildiği, Yargıtay denetiminden geçerek kararın kesinleştiği, «feragatin» kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı, davacı şirketin hak sahibi olmayan kimselerden sözleşme ile devralınan haklara ilişkin de talepte bulunamayacağı, davacının hak sahibi olmadığından vaki ve muhtemel tecavüzün men'i ve «maddi tazminat» talepli davasında «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, eser sahibi olan davalının 5846 sayılı FSEK uyarınca sahip olduğu ve koruma süresi devam eden eserlerin çoğaltılması, «dağıtılması», «temsil» ve umuma iletimden oluşan mali haklarına dayalı olarak dava konusu eserler üzerindeki mutlak hak sahipliği kapsamında «tasarruf yetkisi» bulunduğundan muris ... «mirasçısı» olan davacıların eser sahibine karşı bu filmlerin sinema salonu dışındaki gösterimleri nedeniyle FSEK 80/1 uyarınca mali hak ihlali ya da elde edilen kazançtan söz …
Mahkemece emsal alınan Dairemizin 29/05/2012 tarihli 16404/9213 sayılı kararında, “davaya konu eserlerin yalnızca sinemada gösterim hakkının devredildiğinin «uyuşmazlık konusu» olmadığı, taraflar arasındaki devir sözleşmesine aykırı olarak adı geçen eserlerin TV ve diğer alanlarda izinsiz kullanımının «maddi tazminatı» gerektireceği” hususu kabul edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda, davacıların miras bırakanının icracı sanatçı olarak rol aldığı dava konusu eserler bakımından davacıların bağlantılı hak sahibi oldukları, aynı hususta açılan emsal nitelikli davanın kabulüne dair kararın Yargıtay tarafından onandığı, yine bu emsal dosyada belirlenen 2.000 TL «maddi tazminatın» da bu davada esas alınabileceği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · kısıtlılık · eser sözleşmesi · ifa · kâr dağıtımı · taahhütname · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… snasında taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmamakla birlikte, davalı şirket ile davacıların murisi ...ın başrol oyunculuğuna ilişkin şifahi sözleşme taraflarca «ifa» edilip söz konusu sinema filmleri 12.06.1995 tarihinden önce meydana getirildiğine göre, film yapımcısının (imalatçının) herhangi bir sınırlama olmaksızın eserden doğan bütün mali hakları iktisap ettiği, sonradan çıkarılan 4630 S.K. ile sinema eserlerini de kapsayacak şekilde icracı sanatçılara bağlantılı hak hak sahipliği hakkı tanınmış olmasının da eser sahibi olan film yapımcısının mali haklarına herhangi bir «kısıtlama» getirmeyeceği, zira murisin FSEK m.
Bu durumda, eser sahibi olan davalının 5846 sayılı FSEK uyarınca sahip olduğu ve koruma süresi devam eden eserlerin çoğaltılması, «dağıtılması», «temsil» ve umuma iletimden oluşan mali haklarına dayalı olarak dava konusu eserler üzerindeki mutlak hak sahipliği kapsamında «tasarruf yetkisi» bulunduğundan muris ... «mirasçısı» olan davacıların eser sahibine karşı bu filmlerin sinema salonu dışındaki gösterimleri nedeniyle FSEK 80/1 uyarınca mali hak ihlali ya da elde edilen kazançtan söz …
Yukarıda da açıklandığı üzere, 4110 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce meydana getirilen dava konusu filmlerde o tarihler itibariyle icracı sanatçı hakları mevcut olmadığından; yapımcı/eser sahibi olan davalı ile davacıların murisi olan ... arasında akdedilen sözleşme kural olarak belirli bir sonucun «taahhüt» edildiği işgörme sözleşmesi niteliği taşımaktadır.
Bu sözleşmeler de kural olarak «eser sözleşmesi» (BK m.355 vd., TBK m.470 vd.) niteliğindedir (E.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/409 E. 2019/5485 K.
Ortak:mirasçılık · uyuşmazlık konusu · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞirketi, ... , ... ve ... «mirasçıları» arasında imzalanan ve 450.000 USD'lik «çek» ödemeleri ile Ataman mirasçılarının gerek Arzu Film şirketi gerekse Eğilmez mirasçılarına karşı her türlü alacak ve hak talebi iddialarından «feragat» ettikleri ve «kesin» ve gayri kabili «rücu» «ibra» ettikleri, ...
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/217 esas sayılı dosyasında Nihat Ataman «mirasçılarının» ...
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2011/228 Esas sayılı dosyasında da yine «kesin» hükmün varlığından dolayı açılan davanın reddedildiği, Yargıtay denetiminden geçerek kararın kesinleştiği, «feragatin» kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı, davacı şirketin hak sahibi olmayan kimselerden sözleşme ile devralınan haklara ilişkin de talepte bulunamayacağı, davacının hak sahibi olmadığından vaki ve muhtemel tecavüzün men'i ve «maddi tazminat» talepli davasında «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, eser sahibi olan davalının 5846 sayılı FSEK uyarınca sahip olduğu eserlerin çoğaltılması, «dağıtılması», «temsil» ve umuma iletimden oluşan mali haklarına dayalı olarak dava konusu eserler üzerindeki mutlak hak sahipliği kapsamında «tasarruf yetkisi» bulunduğundan muris... «mirasçısı» olan davacıların eser sahibine karşı bu filmlerin sinema salonu dışındaki gösterimleri nedeniyle FSEK 80/1 uyarınca mali hak ihlali ya da elde edilen kazançtan söz …
Şti. vekilinin 11.12.2017 tarihli temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği, «ihbar olunana» karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava da bulunmadığı ve mahkemece verilen kararda da ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, «uyuşmazlık konusu» sinema eserlerinin yapımının tamamlandığı 12/06/1995 tarihinden önce yürürlükte bulunan 5846 sayılı FSEK 8. maddesi uyarınca da bir sinema eserinin sahibi onu imal ettirendir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · ihbar olunan · eser sözleşmesi · ifa · kâr dağıtımı · ihbar · hukuki yarar · taahhütname
Benzer bu karardaŞti. vekilinin 11.12.2017 tarihli temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği, «ihbar olunana» karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava da bulunmadığı ve mahkemece verilen kararda da ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı vekili ve «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
Bu durumda, eser sahibi olan davalının 5846 sayılı FSEK uyarınca sahip olduğu eserlerin çoğaltılması, «dağıtılması», «temsil» ve umuma iletimden oluşan mali haklarına dayalı olarak dava konusu eserler üzerindeki mutlak hak sahipliği kapsamında «tasarruf yetkisi» bulunduğundan muris... «mirasçısı» olan davacıların eser sahibine karşı bu filmlerin sinema salonu dışındaki gösterimleri nedeniyle FSEK 80/1 uyarınca mali hak ihlali ya da elde edilen kazançtan söz …
Yukarıda da açıklandığı üzere, 4110 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce meydana getirilen dava konusu filmlerde o tarihler itibariyle icracı sanatçı hakları mevcut olmadığından; yapımcı/eser sahibi olan davalı ile davacıların murisi olan... arasında akdedilen sözleşme kural olarak belirli bir sonucun «taahhüt» edildiği iş görme sözleşmesi niteliği taşımaktadır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3915 E. 2017/6598 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu · temsil
İncelediğiniz karardaAncak, «uyuşmazlık konusu» sinema eserlerinin yapımının tamamlandığı tarihlerden önce yürürlükte bulunan 5846 sayılı FSEK 8. maddesi uyarınca bir sinema eserinin sahibi onu imal ettirendir.
Film Sanayi Ticaret A.Ş. «temsilcisi» arasında filmlerin işletme hakkına ilişkin 22.09.1992 ve 16.10.2000 tarihli sözleşmelerin imzalandığı, davalı şirketin sinema eserlerinin işletme hakkını devraldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda2016/3668 K. sayıkı kararında da benimsendiği üzere; «uyuşmazlık konusu» sinema eserleri 4110 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 12/06/1995 tarihinden önce meydana getirildiğinden, söz konusu eserlerde başrol oyuncusu olarak yer alan dav …
Öte yandan, «uyuşmazlık konusu» sinema eserlerinin yapımının tamamlandığı 12/06/1995 tarihinden önce yürürlükte bulunan 5846 sayılı FSEK 8. maddesi uyarınca da bir sinema eserinin sahibi onu imal ettirendir.
5846 sayılı FSEK. uyarınca sahip olduğu ve koruma süresi devam eden eserlerin çoğaltılması, «dağıtılması», «temsil» ve umuma iletimden oluşan mali haklarına dayalı olarak dava konusu eserler üzerindeki mutlak hak sahipliği kapsamında «tasarruf yetkisi» bulunduğundan davacının, eser sahibine veya eser sahibinden lisans sözleşmesi uyarınca yayın hakkını alan davalıya karşı bu filmlerin gösterimleri nedeniyle FSEK 8 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · rayiç bedel · kısıtlılık · feri müdahil · eser sözleşmesi · hakkaniyet · reeskont faizi · ifa
Benzer bu kararda… n değiştiği ve 50 yıllık ek koruma süresi ile yeni bağlantılı haklar nedeniyle ortaya çıkan mali imkanların, bu filmler üzerinde emeği olan herkese adil bir biçimde «dağıtılması» gerektiği, aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu filmlerde, replik sayısı, filmde göründüğü süre, replik süresi, kimlerle diyalogda olduğu, oynadığı karakterlerin senaryo içindeki önemi, hikayenin kimler etrafında döndüğü ve filmin konusunun ne olduğu gibi kriterlere göre değerlendirme yapıldığında davacı ...'ın bu üç filmde de ana kadroda yer aldığı ve davacının dava konusu filmlerde başrol oyuncusu olduğu kanaatine ulaşıldığı, 1974 yılında sinema eserleri için yegane eser sahibinin yapımcı olduğu ancak yapımcının eser sahipliğinin 1994 yılında sona erdiği, bu filmlerde rol almış tüm oyuncuların aldıkları oyunculuk ücreti dışında mali hakların devri karşılığında almaları gereken bir bedel daha olması gerektiği, ancak 1995 yılı sonrası duruma göre en az % 2, en çok % 5 oranında oyuncuya tazminat ödenebileceği, dosyaya sunulan emsal sözleşmede yer alan 23 filmin 75 adet gösterim için belirlenen 1.200,00 USD+KDV esas alınmak suretiyle hesaplama yapıldığında, davacının film başına minimum 320 USD+ KDV, maksimum 800 USD+ KDV tazminat talep edebileceği, dava konusu filmler aynı dönemde benzer kadrolarla çekildiği için aralarında bir ayrıma gidilmediği, davacının, dava konunu filmlerdeki icralarına bağlı olarak, bağlantılı hak sahibi sıfatıyla film başına talep edebileceği bedelin, sadece gerçekleşen ve davaya konu edilen yayınlar için 320 USD +KDV olduğu görüşünün rapor edildiği, bu rakamın Türkiye'nin ekonomik koşulları, önceki raporlarda açıklanan rakamlarla önemli bir fark içermemesi ve emsal sözleşmedeki rakamlarla da uyumlu olması nedeniyle makul ve «hakkaniyete» uygun olduğu, % 18 KDV oranının eklenmesi sonucu bu rakamın 377.60 USD olduğu, 3 film için ise 377.60 x 3 = 1.132,80 USD olduğu, davacının icracı sanatçı oluşu ve ihlalin niteliği gözetilerek FSEK 68. maddesi gereğince takdiren 3 kat hesabıyla makul «rayiç bedelin» 3.398,40 USD olduğu, 23.12.2013 tarihi itibarıyla USD/TL kurunun 2.0945 olması nedeniyle davacının dava konusu filmlerin gerçekleşen birer yayını için talep edebileceği toplam bedelin TL cinsinden karşılığının 7.117,95 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.117,95 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren hesaplanacak «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… nda taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmamakla birlikte, dava, yapımcı ... ve Ticaret A.Ş. ile davacının başrol oyunculuğuna ilişkin şifahi sözleşme taraflarca «ifa» edilip söz konusu sinema filmleri 12.06.1995 tarihinden önce meydana getirildiğine göre, film yapımcısının (imalatçının) herhangi bir sınırlama olmaksızın eserden doğan bütün mali hakları iktisap ettiği, sonradan çıkarılan 4630 S.K. ile sinema eserlerini de kapsayacak şekilde icracı sanatçılara bağlantılı hak hak sahipliği hakkı tanınmış olmasının da eser sahibi olan film yapımcısının mali haklarına herhangi bir «kısıtlama» getirmeyeceği, zira davacının FSEK m.
Kararı, davacı vekili, davalı vekili, «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
Bu sözleşmeler de kural olarak «eser sözleşmesi» (BK m.355 vd., TBK m.470 vd.) niteliğindedir (..., Film Yapım Sözleşmesi, s.85, ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/952 E. , 2018/6624 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/04/2016 tarih ve 2015/251-2016/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 22.420 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK' 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı temsilcisi, davaya konu sinema eserlerinin 1989 yılında vefat eden ... 'ın münferiden yapımcısı olduğu ve ilk tespitlerini gerçekleştirdiği filmler olduğunu, vefatından sonra mirasçılar arasında ve mirasçılar ile davalı arasında bazı ihtilafların çıktığını, yapılan sulh ve feragat sözleşmesi ile açılan davaların neticelendirildiğini, dava konusu ... (1976), ... (1978), ... (1975) ve ... (1975) isimli 4 adet yerli sinema eserinin tüm mali haklarının ve yapımcı bağlantılı haklarının yapımcı mirasçılarıyla akdedilen 17/02/2015 tarihli devir sözleşmesi ile davacı şirkete geçtiğini ileri sürerek adı geçen eserlere ilişkin mali hakların davacı şirkete ait olduğunun tespiti ile davalının vaki ve muhtemel tecavüzünün men'ine, davacı şirketin hak kazandığı 17/02/2015 tarihinden bu yana dava konusu filmlerden davalının sağladığı televizyonlarda yayınlanması gelirleri ile sair her türlü ticari gelir ve hasılatlar sebebiyle ve FSEK m.68 uyarınca üç katı hesabıyla (şimdilik) 10.000 TL tazminatın -ihlal tarihlerinden itibaren- işleyecek en yüksek avans faizi ile davalıdan tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu eserlerin mali haklarını devre yetkili olmayan kişilerden devralarak huzurdaki davayı açtığını, davacının huzurdaki davayı açma ve hak talep etme haklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca 16/10/2000 tarihli sözleşme ile ... San. Şirketi, ... , ... ve ... mirasçıları arasında imzalanan ve 450.000 USD'lik çek ödemeleri ile Ataman mirasçılarının gerek Arzu Film şirketi gerekse Eğilmez mirasçılarına karşı her türlü alacak ve hak talebi iddialarından feragat
ettikleri ve kesin ve gayri kabili rücu ibra ettikleri, ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 1998/459 esas sayılı devam etmekte olan davadan da feragat ettikleri, ...
4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/217 esas sayılı dosyasında Nihat Ataman mirasçılarının ... Film ve ... aleyhine açmış oldukları 31/12/2010 tarihli müdahalenin men'i ve alacak davasında sözleşmenin geçersizliğinin tespiti, mali ve manevi haklara müdahalenin men'i talepli davada 16/10/2000 tarihli sözleşmenin geçerli olduğu, ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava konusu filmlere yönelik davadan feragat etmeleri nedeniyle kesinleşmiş kararın bulunduğu ve kararlaştırılan 450.000 USD'nin davalılarca tahsil edildiği, sözleşmede mali hakların tek tek sayıldığı, sözleşme tarihinden yaklaşık 10 yıldan fazla süre geçtikten sonra sözleşmenin geçersizliğinin aynı sözleşmede imzaları bulunan davacılar tarafından ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, ...
2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2011/228 Esas sayılı dosyasında da yine kesin hükmün varlığından dolayı açılan davanın reddedildiği, Yargıtay denetiminden geçerek kararın kesinleştiği, feragatin kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı, davacı şirketin hak sahibi olmayan kimselerden sözleşme ile devralınan haklara ilişkin de talepte bulunamayacağı, davacının hak sahibi olmadığından vaki ve muhtemel tecavüzün men'i ve maddi tazminat talepli davasında aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Dava, dava konusu ... (1976), ... (1978), ... (1975), ... (1975) isimli 4 adet sinema eserinin tüm mali haklarının davacı tarafça devralındığı iddiasına dayalı olarak açılan tazminat talebine ilişkin olup mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, uyuşmazlık konusu sinema eserlerinin yapımının tamamlandığı tarihlerden önce yürürlükte bulunan 5846 sayılı FSEK 8. maddesi uyarınca bir sinema eserinin sahibi onu imal ettirendir. Dolayısıyla, 5846 sayılı FSEK uyarınca eser sahibine tanınan mali ve manevi hak ve yetkileri herhangi bir sözleşme veya izne tabi olmaksızın elde eder. Bununla birlikte, aynı kanunda 4110 ve 4630 sayılı Kanunlar ile değişikliğe gidilmiştir. Bu bakımdan, somut olayın çözümünde FSEK'in 4110 ve 4630 sayılı kanunlar ile değişikliğinden önceki ve sonraki hükümlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
4110 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki FSEK uyarınca sinema eserlerinin eser sahibi için koruma süresi 20 yıl ile sınırlı iken, 4630 sayılı Kanun ile sinema eserleri hakkındaki uzatılmış koruma süresi eser sahiplerine avdet etmektedir. Koruma süresinin kısa olduğu dönemde yapılan sözleşme ve tasarruflar da ancak yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 20 yıllık süre için hüküm ifade eder. Bir başka deyişle, 20 yıllık koruma süresi eser sahibinden mali hakları devralan kişileri de bağlar. Sinema eseri için tanınan koruma süresi 21.02.2001 tarih ve 4630 sayılı Yasa ile değişik FSEK'nın 27. maddesi ile 70 yıla çıkarıldığına göre FSEK'nın 51/2 ve 59. maddeleri uyarınca aleniyetten itibaren 20 yıllık koruma süresinin sona ermesi ve 4630 sayılı Yasa ile koruma süresinin uzatılmasından dolayı hakkın eser sahibine avdet ettiğinin kabulü gerekmekte olup bu durumdan eser sahibinden mali hak devralanların yararlanması mümkün bulunmamaktadır.
Somut olaya gelince, dava konusu 4 adet sinema eserini imal edenlerin ... ve ... olduğu, ... ’ın vefatından sonra mirasçıları ile davalı ... Film Sanayi Ticaret A.Ş. temsilcisi arasında filmlerin işletme hakkına ilişkin 22.09.1992 ve 16.10.2000 tarihli sözleşmelerin imzalandığı, davalı şirketin sinema eserlerinin işletme hakkını devraldığı anlaşılmaktadır. Eser sahibinin mirasçıları ile davacı şirket arasında ise 17.02.2015 tarihinde mali hakların devrine ilişkin bir sözleşme imzalanmış olup, yukarıda değinilen açıklamalar ışığında 21.02.2001 tarih 4630 sayılı Kanun ile değişik FSEK uyarınca uzatılmış koruma süresi eser sahibine avdet edeceğinden, eser sahibi mirasçıları ile davacı arasında yapılan iş bu sözleşmenin
geçerli bir sözleşme olduğu, davacının mali haklar üzerinde tasarruf yetkisine sahip ve devir yetkisine haiz kişilerden mali hakları devraldığı, bu suretle aktif dava ehliyetinin olduğu kabul edilerek davanın esasına girmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463237900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz