Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10581 E. 2013/9125 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporunun denetime elverişliliği↗ ticari defter ibrazı↗ delillerin toplanmaması↗ kesin delil↗ delil tespiti↗ peşin karar harcı↗ şirket müdürü↗ yemin↗ denetime elverişlilik↗ alacak davası↗ ticari defter↗ ticaret sicili↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2012/10581 E. , 2013/9125 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/02/2012 tarih ve 2007/171-2012/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin, ortağı olduğu davalı şirketin faaliyetlerini yürütebilmesi amacıyla şahsi kazancından 48.032,83 TL ödeme yapıldığını, şirketin defterlerinde de bu hususun kayıtlı olduğunu, yapılan bu ödemenin kendisine iade edilmediğini ileri sürerek anılan bedelin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların doğru olmadığını, davacının şirket adına yaptığı bir ödemenin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli kabul edildiği, davalının ticari defterlerini sunamadığı, davacının TTK'nın 83/2 maddesi uyarınca yeminini eda ettiği, kesin delil olan yeminin edası üzerine davacının iddilarını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin eski müdürü olan davacının açtığı alacak davası olup, mahkemece davalı şirketin ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının tamamlayıcı yeminini eda ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacının gerek delil tespitinin yapıldığı, gereksede delil tespit raporunda belirtilen ve davacının alacaklı olduğunu gösteren kayıtların ticari defterlere işlendiği tarih itibariyle şirket müdürü olduğu Ticaret Sicil Memurluğu yazısından anlaşılmaktadır. Davacının, davalı şirketin ticari defterlerinden sorumlu olduğu bu dönemde kendi lehine defterlere alacak kaydı işlemesi tek başına şirketten alacaklı olduğunun delili olarak kabul edilemez. Bu nedenle, davacının şirkete borç olarak verdiğini iddia ettiği bu paranın ne şekilde sarf edildiği kendisinden sorulup açıklattırılmak ve bu konuda varsa başka delilleri de toplanmak suretiyle karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4384 E. 2010/11464 K.
Ortak:kesin delil · yemin · kesin hüküm · e-defter · Alacak
İncelediğiniz kararda… şirket adına yaptığı bir ödemenin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alınan «bilirkişi raporunun denetime elverişli» kabul edildiği, davalının «ticari defterlerini» sunamadığı, davacının TTK'nın 83/2 maddesi uyarınca «yeminini» eda ettiği, «kesin delil» olan yeminin edası üzerine davacının iddilarını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin eski müdürü olan davacının açtığı «alacak davası» olup, mahkemece davalı şirketin «ticari defterlerini ibraz» etmediği, davacının tamamlayıcı «yeminini» eda ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… üşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin, ortağı olduğu davalı şirketin faaliyetlerini yürütebilmesi amacıyla şahsi kazancından 48.032,83 TL ödeme yapıldığını, şirketin «defterlerinde» de bu hususun kayıtlı olduğunu, yapılan bu ödemenin kendisine iade edilmediğini ileri sürerek anılan bedelin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu kararda… na göre, davacının davasını ispatlayamadığı, yazılı bir delil bulunmadığı, kooperatif kayıtlarında da iddiayı ispatlayacak bir belgeye rastlanmadığı, davacı tarafın «yemin teklifinin» davalı «temsilcisince» kabul edilerek yemin edildiği, her ne kadar yemin edilmesinden sonra alınan bilirkişi raporunda davacıya ait bir borç olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı bildirilmiş ise de yeminin «kesin delil» olduğu ve davalı temsilcisinin savunmasını «yemin delili» ile kesin olarak ispatladığı, bu sebeple yemin edilmesinden sonraki raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, kooperatif karar «defterinden», «yemini» eda eden davalı kooperatif başkanının tek yetkili «temsilci» olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili, davalı tarafa «yemin teklif» etmiş, mahkemece de davalı kooperatif başkanının eda ettiği yemine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · yemin delili · istirdat · temsil
Benzer bu kararda… na göre, davacının davasını ispatlayamadığı, yazılı bir delil bulunmadığı, kooperatif kayıtlarında da iddiayı ispatlayacak bir belgeye rastlanmadığı, davacı tarafın «yemin teklifinin» davalı «temsilcisince» kabul edilerek yemin edildiği, her ne kadar yemin edilmesinden sonra alınan bilirkişi raporunda davacıya ait bir borç olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı bildirilmiş ise de yeminin «kesin delil» olduğu ve davalı temsilcisinin savunmasını «yemin delili» ile kesin olarak ispatladığı, bu sebeple yemin edilmesinden sonraki raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu «temsilci», «yemin» konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, «yemin teklif» edildiği zamandaki temsilcidir.
2- Dava, davalı kooperatife yapılan ödemenin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı tarafa «yemin teklif» etmiş, mahkemece de davalı kooperatif başkanının eda ettiği yemine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4834 E. 2011/7748 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2-Ancak, mahkemece davalı lehine nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülen davalar için belirlenen «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8468 E. 2013/7905 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi harç · maktu harç · eda davası · tespit davası · tenfiz · harç · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDairemizce «tenfiz» davalarının nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, bu davalarda «maktu harç» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi harç» ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen mahkeme kararının davalıya usule uygun olarak tebliğ edildiği, kararın kesinleştiği ve MÖHUK 54. maddesi uyarınca tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. ...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10581 E. , 2013/9125 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/02/2012 tarih ve 2007/171-2012/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin, ortağı olduğu davalı şirketin faaliyetlerini yürütebilmesi amacıyla şahsi kazancından 48.032,83 TL ödeme yapıldığını, şirketin defterlerinde de bu hususun kayıtlı olduğunu, yapılan bu ödemenin kendisine iade edilmediğini ileri sürerek anılan bedelin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların doğru olmadığını, davacının şirket adına yaptığı bir ödemenin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli kabul edildiği, davalının ticari defterlerini sunamadığı, davacının TTK'nın 83/2 maddesi uyarınca yeminini eda ettiği, kesin delil olan yeminin edası üzerine davacının iddilarını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin eski müdürü olan davacının açtığı alacak davası olup, mahkemece davalı şirketin ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının tamamlayıcı yeminini eda ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacının gerek delil tespitinin yapıldığı, gereksede delil tespit raporunda belirtilen ve davacının alacaklı olduğunu gösteren kayıtların ticari defterlere işlendiği tarih itibariyle şirket müdürü olduğu Ticaret Sicil Memurluğu yazısından anlaşılmaktadır. Davacının, davalı şirketin ticari defterlerinden sorumlu olduğu bu dönemde kendi lehine defterlere alacak kaydı işlemesi tek başına şirketten alacaklı olduğunun delili olarak kabul edilemez. Bu nedenle, davacının şirkete borç olarak verdiğini iddia ettiği bu paranın ne şekilde sarf edildiği kendisinden sorulup açıklattırılmak ve bu konuda varsa başka delilleri de toplanmak suretiyle karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462963200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz