6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hisse devir işleminin iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15889 E. 2013/9169 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
irade sakatlığı irade fesadı aile şirketi peşin karar harcı maddi hata hisse devri ihtiyati tedbir anonim şirket bilirkişi incelemesi yönetim kurulu kararı tacir

Atıf yapılan mevzuat: BK · TTK — TTK 312

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacının davalı şirketin kurucu ortağı olduğu, şirketin 20.10.2010 tarihli genel kurul toplantısında beş kişiden oluşan yönetim kurulunun seçildiği, yönetim kurulunun üç üyesinin şirket ortağı olmayan kişiler arasından seçilmiş oldukları, bu kişilerin göreve başlayabilmeleri amacıyla hisse sahibi olmaları gerektiği, bu hisse devrinin başka bir ortak tarafından yapılmak istenmesine rağmen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde devam eden davada verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle bu işlemin gerçekleştirilemediği, bunun üzerine aynı gün davacı tarafından hisse devrinin gerçekleştirildiği, hisse devri yapılan ...'in davacının torunu, diğer davalıların ise şirket çalışanları oldukları, davacının amacının TTK'nın 312. maddesi kapsamında davalıların yönetim kurulu üyesi olarak göreve başlamalarını sağlamak olduğu, davacının konumu, yaşı ve aile şirketlerinin yapısı nazara alındığında mütedbir bir tacir niteliğinde olması gereken davacının yaptığı şirket işleri ile ilgili olarak atmış olduğu imzaların sonuçlarını bilemeyecek durumda olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, yapılan hisse devir işleminin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Mahkemenin gerekçeli kararında, dava tarihi ve karar tarihi yanlış yazılmış ise de bu hususun mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Dava, anonim şirket hisse devir işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacı irade fesadına uğradığını iddia etmiş ve bu iddiasını ispatlamak amacıyla, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/428 Esas sayılı dava dosyasına konu hisselerin emsal devir bedellerinin incelenmesini, delil listesinde belirttiği tanıklarının dinlenilmesini talep etmiştir. O halde, irade sakatlığı iddiasının bulunduğu durumların tanıkla ispatının mümkün olduğu da gözönünde bulundurularak, davacının tanık dinletme talebinin kabulü ile tanıklarının dinlenilmesi, yine delil olarak gösterilen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/428 Esas sayılı dosyası da getirtilerek, hisselerin devir bedeli ile ilgili bilirkişi incelemesi yapılması ve bu şekilde tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11764 E. 2017/5112 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hisse devir işleminin iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5427 E. 2020/4319 K.

    Ortak: · Hisse devir işleminin iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/15889 E.  ,  2013/9169 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.10.2011 tarih ve 2011/195-2011/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin davalı anonim şirketin %8,75 hissedarı ve kurucu ortağı olduğunu, kurucu ortaklıktan gelen ve eşinden miras kalan hisselerini hiç bir şekilde devretmek arzu ve iradesi olmadığı halde dava dışı oğlu ... 'in davalı ... ile birlikte evine gelerek 73 yaşındaki müvekkiline formalite bir işlem için "şu evrakları bir imzalayıver" demek suretiyle, evrak arasında hisse devir evrakı olduğunu bilmeden oğlu tarafından hat ve hileye düşürülerek imza attırılmak suretiyle 30 adet hissesinin gasp edildiğini, müvekkilinin davalılar gerçekten hisse satmadığını, manevi değere sahip hisselerin devri arzusu olmadığını, maddi olarak satma ihtiyacı da bulunmadığını, davalı ...'in torunu, diğer davalıların da şirketin maaşlı çalışanları olduklarını, hisseleri satın alabilecek maddi güçleri bulunmadığını, şirket ana sözleşmesine göre hisse senetleri nama yazılı ise de, hisselerin pay senedine bağlanmamış ve hisse senedi olarak bastırılmamış olduğunu, devre ilişkin olarak BK'nın 162, 163.

maddelerine uygun bir sözleşme yapılmadığını, şirket yönetim kurulunu 5 kişiye tamamlamak için yapılmış gibi gösterilen hisse devrinin aldatılma ve hile nedeniyle geçersiz olup, yok hükmünde olduğunu, işlemin terkini amacıyla ...

38. Noterliği'nin 09.02.2011 tarihli ihtarnamesi gönderilmiş ise de, cevap verilmediğini ileri sürerek, hisse devirlerinin şirket pay defterinden tamamen terkin ve iptal edilerek eski hale getirilmesini, bu hisselerin gerçek sahibinin müvekkili olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacının 20.10.2010 tarihinde onar adet hissesini davalılara devrettiğini, devir senedini sadece imzalamakla kalmamış, isim ve soyadını da yazdığını, devir senedinin bir adet olmayıp, üç adet olmasının davacının yanlışlıkla ya da hile ile imzaladığı iddiasını boşa çıkardığını, şirketin 20.10.2010 tarihinde yapılan genel kuruluna katılan davacının, yönetim kurulu seçiminde davalıların yönetim kuruluna girmesi yönünde oy kullandığını, TTK.

gereğince şirket ortağı olmayanların yönetim kuruluna seçilmeleri mümkün olmasına rağmen göreve başlayabilmeleri için pay sahibi olmaları gerektiği, davacının da kendi hisselerinden sembolik bir kısmı olan sadece 30 adedini devrederek yönetim kurulu üyelerini göreve başlattığını, ancak daha sonra büyük oğlu ... 'in baskı ve tehditleri ile karşılaşınca

manevi baskı altında bu davayı açtığını, hisse devrinin yazılı şekilde yapılmasının yeterli olduğunu, davacının gönderdiği ihtarnameye ...

15. Noterliği'nin 03.03.2011 tarih 3935 numaralı ihtarnamesi ile cevap verilmiş olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının davalı şirketin kurucu ortağı olduğu, şirketin 20.10.2010 tarihli genel kurul toplantısında beş kişiden oluşan yönetim kurulunun seçildiği, yönetim kurulunun üç üyesinin şirket ortağı olmayan kişiler arasından seçilmiş oldukları, bu kişilerin göreve başlayabilmeleri amacıyla hisse sahibi olmaları gerektiği, bu hisse devrinin başka bir ortak tarafından yapılmak istenmesine rağmen ...

4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde devam eden davada verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle bu işlemin gerçekleştirilemediği, bunun üzerine aynı gün davacı tarafından hisse devrinin gerçekleştirildiği, hisse devri yapılan ...'in davacının torunu, diğer davalıların ise şirket çalışanları oldukları, davacının amacının TTK'nın 312. maddesi kapsamında davalıların yönetim kurulu üyesi olarak göreve başlamalarını sağlamak olduğu, davacının konumu, yaşı ve aile şirketlerinin yapısı nazara alındığında mütedbir bir tacir niteliğinde olması gereken davacının yaptığı şirket işleri ile ilgili olarak atmış olduğu imzaların sonuçlarını bilemeyecek durumda olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, yapılan hisse devir işleminin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Mahkemenin gerekçeli kararında, dava tarihi ve karar tarihi yanlış yazılmış ise de bu hususun mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Dava, anonim şirket hisse devir işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacı irade fesadına uğradığını iddia etmiş ve bu iddiasını ispatlamak amacıyla, ...

4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/428 Esas sayılı dava dosyasına konu hisselerin emsal devir bedellerinin incelenmesini, delil listesinde belirttiği tanıklarının dinlenilmesini talep etmiştir. O halde, irade sakatlığı iddiasının bulunduğu durumların tanıkla ispatının mümkün olduğu da gözönünde bulundurularak, davacının tanık dinletme talebinin kabulü ile tanıklarının dinlenilmesi, yine delil olarak gösterilen ...

4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/428 Esas sayılı dosyası da getirtilerek, hisselerin devir bedeli ile ilgili bilirkişi incelemesi yapılması ve bu şekilde tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462559100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.