Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1789 E. 2018/7339 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma sonrası karar↗ tahkikat↗ içtihadı birleştirme kararı↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ hasar↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kazanın davalı şirkete ait vagonun tamponunun uygun şekilde kaynak yapılmadığı için kopması ve makas içine düşerek vagonların raydan çıkması sonucu meydana geldiği, somut olayda davalı şirketin %100 oranında tam kusurlu olduğu, davalının hasar nedeniyle yapılan masrafların tazmini ile yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.525,00 TL’nin 2.500,00 TL’lik kısmının dava tarihinden, 3.025,00 TL’lik kısmın ıslah tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren, derayı kaldırmak için harcanan 1389,24 TL işçilik giderinden 1.000,00 TL’lik kısmın dava tarihinden itibaren, 389,24 TL’lik kısmın ıslah tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren, hasarlı yolun düzeltilmesi için kullanılan malzeme ve işçilik gideri olan 72.316,30 TL'nin 4000,00 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren, 68316,30 TL’lik kısmın ıslah tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren, sinyalizisyon malzeme ve işçilik gideri olan 44.131,42 TL’nin 2500,00 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren, 41.631,42 TL’lik kısmın ıslah tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, tren kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarda özetlendiği gibi davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu kazanın davalı şirkete ait vagonun tamponunun uygun şekilde kaynak yapılmaması nedeniyle kopması ve makas içine düşerek vagonların raydan çıkmasına neden olması sonucunda meydana geldiği ve olayda davalı şirketin %100 oranında tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayıp, davalı tarafın ileri sürdüğü kazanın oluşumuna trenin hızlı seyretmesinin sebep olduğuna yönelik itirazı ve diğer ciddi itirazlarına yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, alanında uzman yeni bir bilirkişiden veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak davalı tarafın rapora yönelik ciddi itirazları karşılanarak, varsa davacı zararının ve buna yönelik talep edilen miktarın yerinde olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 26.02.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 123.361,96 TL'ye yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla artırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir. Yine, mülga 1086 sayılı HUMK 84. maddesi de aynı mahiyettedir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E- 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından bozma sonrası ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2804 E. 2022/4929 K.
Ortak:ıslah · dosya masrafı · maddi tazminat · hasar · avans faizi · Tazminat
İncelediğiniz kararda… adığı için kopması ve makas içine düşerek vagonların raydan çıkması sonucu meydana geldiği, somut olayda davalı şirketin %100 oranında tam kusurlu olduğu, davalının «hasar» nedeniyle yapılan «masrafların» tazmini ile yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.525,00 TL’nin 2.500,00 TL’lik kısmının dava tarihinden, 3.025,00 TL’lik kısmın «ıslah» tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren, derayı kaldırmak için harcanan 1389,24 TL işçilik giderinden 1.000,00 TL’lik kısmın dava tarihinden itibaren, 389,24 TL’lik kısmın ıslah tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren, hasarlı yolun düzeltilmesi için kullanılan malzeme ve işçilik gideri olan 72.316,30 TL'nin 4000,00 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren, 68316,30 TL’lik kısmın ıslah tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren, sinyalizisyon malzeme ve işçilik gideri olan 44.131,42 TL’nin 2500,00 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren, 41.631,42 TL’lik kısmın ıslah tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, tren kazasından kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
2- Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 26.02.2016 tarihli «ıslah» dilekçesiyle talebini 123.361,96 TL'ye yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla artırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… firma tarafından vagonun bakımı ve onarımı sırasında tampon traversinin kaynak yerine tamamen değiştirilmesi veya cer tertibatı yuvasından itibaren traversin komple «yenilenerek» kaynaklı birleştirmenin yapılması gerektiği halde yapılmadığı, bundan dolayı tamponun mukavemetini gerektiği dayanımı sağlayamadığı ve sağa dönüşte tamponun kırılması ile birlikte vagonun raydan çıktığı, TCDD hatlarında diğer şahıslara ait vagonların işletilmesine dair sözleşmenin 11. maddesi kapsamında firmanın kendi vagonlarının TCDD'nin tesislerine ve 3. şahıs ile mallarına vereceği her türlü «hasar» ve ziyandan sorumlu olacağı hükmü kapsamında «sözleşmeden doğan» sorumluluk gereği davalının vagonların tamiratı ve bakımı konusunda gerekli özen ve dikkati göstermeyen davalı firmanın kaza olayı nedeniyle %40 oranında tali kusurlu olduğu, davacı yanın ise trenin hızını yol, yük ve mevcut şartlara göre ayarlamadığı ve gara yaklaşırken trenin hızını azaltmadığından kaza olayı nedeniyle %60 oranında asli kusurlu olduğu, dava konusu olayda davacı kurumun tren tehir tazminatı olarak 2.500,00 TL, dray kaldırma için 1.000,00 TL, hasarlı yolun düzeltilmesi «masrafı» için 4.000,00 TL, hasarlı sinyalizasyon sisteminin düzeltilmesi için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL talepte bulunduğu, oluşan kazada tarafların «kusur» durumuna göre söz konusu talep edilen zararın %40'ından davalı şirketin sorumlu olması gerektiği, her ne kadar bozmadan önce davacı tarafça dava değeri «ıslah» edilmiş ise de bozma gerekçesinde de belirtildiği üzere bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı kuralı gereğince dava dilekçesinde talep edilen rakamlar üzerinden tarafların tespit edilen kusur durumlarına göre bir karar verilebileceği gerekçesi ile, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1.000.- TL tren tehir tazminatı, 400.- TL dray kaldırma masrafı, 1.600.- TL hasarlı yolun düzeltilmesi masrafı ve 1.000.- TL hasarlı sinyalizasyon sisteminin düzeltilmesi masrafının dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; bozmadan sonra «ıslah» yapılmasının mümkün olmamasına göre ve davacı yönünden %60, davalı yönünden ise %40 «kusur oranı» nispetinde davanın kısmen kabulüne davacı lehine 3.400,00 TL, davalı lehine ise 15.289,39 TL nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Ancak, karar tarihi itibariyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/3. maddesi hükmü uyarınca; «maddi tazminat» istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarife’nin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · sözleşmeden doğan dava · yenileme · kusur · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… firma tarafından vagonun bakımı ve onarımı sırasında tampon traversinin kaynak yerine tamamen değiştirilmesi veya cer tertibatı yuvasından itibaren traversin komple «yenilenerek» kaynaklı birleştirmenin yapılması gerektiği halde yapılmadığı, bundan dolayı tamponun mukavemetini gerektiği dayanımı sağlayamadığı ve sağa dönüşte tamponun kırılması ile birlikte vagonun raydan çıktığı, TCDD hatlarında diğer şahıslara ait vagonların işletilmesine dair sözleşmenin 11. maddesi kapsamında firmanın kendi vagonlarının TCDD'nin tesislerine ve 3. şahıs ile mallarına vereceği her türlü «hasar» ve ziyandan sorumlu olacağı hükmü kapsamında «sözleşmeden doğan» sorumluluk gereği davalının vagonların tamiratı ve bakımı konusunda gerekli özen ve dikkati göstermeyen davalı firmanın kaza olayı nedeniyle %40 oranında tali kusurlu olduğu, davacı yanın ise trenin hızını yol, yük ve mevcut şartlara göre ayarlamadığı ve gara yaklaşırken trenin hızını azaltmadığından kaza olayı nedeniyle %60 oranında asli kusurlu olduğu, dava konusu olayda davacı kurumun tren tehir tazminatı olarak 2.500,00 TL, dray kaldırma için 1.000,00 TL, hasarlı yolun düzeltilmesi «masrafı» için 4.000,00 TL, hasarlı sinyalizasyon sisteminin düzeltilmesi için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL talepte bulunduğu, oluşan kazada tarafların «kusur» durumuna göre söz konusu talep edilen zararın %40'ından davalı şirketin sorumlu olması gerektiği, her ne kadar bozmadan önce davacı tarafça dava değeri «ıslah» edilmiş ise de bozma gerekçesinde de belirtildiği üzere bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı kuralı gereğince dava dilekçesinde talep edilen rakamlar üzerinden tarafların tespit edilen kusur durumlarına göre bir karar verilebileceği gerekçesi ile, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1.000.- TL tren tehir tazminatı, 400.- TL dray kaldırma masrafı, 1.600.- TL hasarlı yolun düzeltilmesi masrafı ve 1.000.- TL hasarlı sinyalizasyon sisteminin düzeltilmesi masrafının dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; bozmadan sonra «ıslah» yapılmasının mümkün olmamasına göre ve davacı yönünden %60, davalı yönünden ise %40 «kusur oranı» nispetinde davanın kısmen kabulüne davacı lehine 3.400,00 TL, davalı lehine ise 15.289,39 TL nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Davacı lehine belirlenen «vekalet ücreti» Tarife’nin 13/1 maddesine göre 3.400,00 TL’dir.
Bu durumda, davalı lehine Tarife’de belirtilenin aksine nisbi «vekalet ücreti» taktir edilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulması gerekmekte ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3752 E. 2012/5929 K.
Ortak:hasar · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz kararda… adığı için kopması ve makas içine düşerek vagonların raydan çıkması sonucu meydana geldiği, somut olayda davalı şirketin %100 oranında tam kusurlu olduğu, davalının «hasar» nedeniyle yapılan «masrafların» tazmini ile yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.525,00 TL’nin 2.500,00 TL’lik kısmının dava tarihinden, 3.025,00 TL’lik kısmın «ıslah» tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren, derayı kaldırmak için harcanan 1389,24 TL işçilik giderinden 1.000,00 TL’lik kısmın dava tarihinden itibaren, 389,24 TL’lik kısmın ıslah tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren, hasarlı yolun düzeltilmesi için kullanılan malzeme ve işçilik gideri olan 72.316,30 TL'nin 4000,00 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren, 68316,30 TL’lik kısmın ıslah tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren, sinyalizisyon malzeme ve işçilik gideri olan 44.131,42 TL’nin 2500,00 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren, 41.631,42 TL’lik kısmın ıslah tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, alanında uzman yeni bir bilirkişiden veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak davalı tarafın rapora yönelik ciddi itirazları karşılanarak, varsa davacı zararının ve buna yönelik talep edilen miktarın yerinde olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından davalıya «teslim» edilen vagonların yerin eğimli olması nedeniyle güvenli durması için davacı tarafından fren ve takoz tertibatının yeterli alınmadığı, yüklenen vagonların hareket ederek oluşan «hasarda» davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 01.12.2011 günlü ilamıyla karar başlığında davacı unvanının yanlış gösterilmesinin «maddi hata» niteliğinde olup, mahallinde düzeltilmesinin her zaman olanaklı bulunduğu yönünde gerekçe eklenmek suretiyle onanmıştır.
Davacıya ait vagonların yük taşınmasında kullanılmak üzere davalıya «teslim» edildiği, yükleme yapıldıktan sonra daha vagonlar teslim alınmadan önce 3 adet vagonun raydan çıkarak «hasara» uğradığı anlaşılmış olup, meydana gelen olayda tarafların sorumluluklarının tayin ve tespiti için mahkemece yargılama safhasında «bilirkişi incelemesi» yaptırılmıştır.
… şkindir.Kusur durumunun tespiti hakimin somut olayın meydana gelmesindeki özellikleri dikkate alarak yapacağı bir belirleme sonucu yasanın kendisine tanıdığı takdir «yetkisini» kullanmasıyla açıklığa kavuşturulacak bir husus ise de teknik bir konuda hakimin bu belirlemeyi yapabilmesi uzman bilirkişilerden somut olayın oluşumu ve tarafların somut olayda yapmakla yükümlü oldukları hususları açıklığa kavuşturucu, bilimsel esaslara uygun, gerekçeli, «denetime elverişli» bir rapor almasına bağlıdır.Bu durumda mahkemece itiraza uğrayan raporlar yeterli görülmeyerek itiraz doğrultusunda yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına rağmen alınan «son» bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek itiraza uğrayan önceki raporlara göre karar verilmesi usulüne uygun değildir.O halde mahkemece, somut olayda uzmanlığı bulunan bir bilirkişi kurulundan somut olayın özelliklerini yasal mevzuat ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin özelliklerine göre değerlendiren ve önceki raporlar arasında ortaya çıkan çelişkiyi gideren yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle bozulması gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının bu yönden kabulü ile …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · maddi hata · denetime elverişlilik · bilirkişi incelemesi · yetkisizlik kararı · kusur · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… uğu belirtilmiş ancak bu raporlara itiraz edilmesi üzerine mahkemece İTÜ Mühendislik Fakültesi Demiryolu kürsüsünden seçilecek bir bilirkişiden meydana gelen olayda «kusur oranının» belirlenmesine ilişkin rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bu karar uyarınca aldırılan «son» bilirkişi raporunda dava konusu olayda sorumlu ve kusurlu tarafın davalı şirket olabileceği bildirilmiştir.
… şkindir.Kusur durumunun tespiti hakimin somut olayın meydana gelmesindeki özellikleri dikkate alarak yapacağı bir belirleme sonucu yasanın kendisine tanıdığı takdir «yetkisini» kullanmasıyla açıklığa kavuşturulacak bir husus ise de teknik bir konuda hakimin bu belirlemeyi yapabilmesi uzman bilirkişilerden somut olayın oluşumu ve tarafların somut olayda yapmakla yükümlü oldukları hususları açıklığa kavuşturucu, bilimsel esaslara uygun, gerekçeli, «denetime elverişli» bir rapor almasına bağlıdır.Bu durumda mahkemece itiraza uğrayan raporlar yeterli görülmeyerek itiraz doğrultusunda yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına rağmen alınan «son» bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek itiraza uğrayan önceki raporlara göre karar verilmesi usulüne uygun değildir.O halde mahkemece, somut olayda uzmanlığı bulunan bir bilirkişi kurulundan somut olayın özelliklerini yasal mevzuat ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin özelliklerine göre değerlendiren ve önceki raporlar arasında ortaya çıkan çelişkiyi gideren yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle bozulması gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının bu yönden kabulü ile …
Mahkemece, davacı tarafından davalıya «teslim» edilen vagonların yerin eğimli olması nedeniyle güvenli durması için davacı tarafından fren ve takoz tertibatının yeterli alınmadığı, yüklenen vagonların hareket ederek oluşan «hasarda» davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 01.12.2011 günlü ilamıyla karar başlığında davacı unvanının yanlış gösterilmesinin «maddi hata» niteliğinde olup, mahallinde düzeltilmesinin her zaman olanaklı bulunduğu yönünde gerekçe eklenmek suretiyle onanmıştır.
Davacıya ait vagonların yük taşınmasında kullanılmak üzere davalıya «teslim» edildiği, yükleme yapıldıktan sonra daha vagonlar teslim alınmadan önce 3 adet vagonun raydan çıkarak «hasara» uğradığı anlaşılmış olup, meydana gelen olayda tarafların sorumluluklarının tayin ve tespiti için mahkemece yargılama safhasında «bilirkişi incelemesi» yaptırılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1789 E. , 2018/7339 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/11/2016 tarih ve 2014/1008-2016/475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kuruma ait lokomotiv ile çekilmekte olan vagonlar arasında bulunan davalı şirkete ait vagonun raydan çıkması neticesinde meydana gelen kazada müvekkili kurumun zarara uğradığını belirterek 10.000,00 TL maddi tazminatın talep tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslahla talep sonucunu toplam 123.361,96 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kazanın davalı şirkete ait vagonun tamponunun uygun şekilde kaynak yapılmadığı için kopması ve makas içine düşerek vagonların raydan çıkması sonucu meydana geldiği, somut olayda davalı şirketin %100 oranında tam kusurlu olduğu, davalının hasar nedeniyle yapılan masrafların tazmini ile yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.525,00 TL’nin 2.500,00 TL’lik kısmının dava tarihinden, 3.025,00 TL’lik kısmın ıslah tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren, derayı kaldırmak için harcanan 1389,24 TL işçilik giderinden 1.000,00 TL’lik kısmın dava tarihinden itibaren, 389,24 TL’lik kısmın ıslah tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren, hasarlı yolun düzeltilmesi için kullanılan malzeme ve işçilik gideri olan 72.316,30 TL'nin 4000,00 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren, 68316,30 TL’lik kısmın ıslah tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren, sinyalizisyon malzeme ve işçilik gideri olan 44.131,42 TL’nin 2500,00 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren, 41.631,42 TL’lik kısmın ıslah tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, tren kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarda özetlendiği gibi davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu kazanın davalı şirkete ait vagonun tamponunun uygun şekilde kaynak yapılmaması nedeniyle kopması ve makas içine düşerek vagonların raydan çıkmasına neden olması sonucunda meydana geldiği ve olayda davalı şirketin %100 oranında tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayıp, davalı tarafın ileri sürdüğü kazanın oluşumuna trenin hızlı seyretmesinin sebep olduğuna yönelik itirazı ve diğer ciddi itirazlarına yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, alanında uzman yeni bir bilirkişiden veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak davalı tarafın rapora yönelik ciddi itirazları karşılanarak, varsa davacı zararının ve buna yönelik talep edilen miktarın yerinde olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 26.02.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 123.361,96 TL'ye yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla artırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir. Yine, mülga 1086 sayılı HUMK 84. maddesi de aynı mahiyettedir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E- 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından bozma sonrası ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462069300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz