Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/812 E. 2018/6809 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh sözleşmesi↗ sulh protokolü↗ yapılandırma protokolü↗ ticari defter kayıtları↗ tbk 99↗ uyuşmazlık konusu↗ protokol↗ ticari defter↗ sulh↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli 2007/08084 T4 sayılı patent ile Saymed ve Saytek Şirketlerinin tasarruf ettiği ürünlerin karşılaştırıldığı, adı geçen
davalılara ait ürünün, davacı patentinin ana isteminde belirtilen teknik özeliklerin hepsini taşıdığı, bu nedenle patente tecavüz ve haksız rekabetin bulunduğu, davacı tarafça 551 sayılı KHK'nın 140/b maddesi gereğince maddi tazminat talep edildiği, davalıların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davlıların 735,00TL gelir elde ettiği, uyuşmazlığın niteliği, davalıların fiillerinin yoğunluğu ile dosya kapsamı nazara alındığında 10.000,00 TL manevi tazminatın takdir edilmesi gerektiği, fakat itibar tazminatının koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı Tekno Şirketi ile davacı arasında yapılan 29/11/2013 tarihli sulh sözleşmesinin onaylanmasına, davalılar ... ve ... Şirketleri yönünden, ... sayılı patente tecavüz ve haksız rekabette bulunduklarının tespiti ile men ve ref'ine, 735,00 TL maddi 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... ve ... Şirketleri vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... ve ... Şirketi vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı Saymed şirketi uyuşmazlık konusu ürünü üretici olan diğer davalı Tekno şirketinden aldığını savunmuştur. Yargılama aşamasında davacı ile davalı Tekno şirketi arasında sulh protokolü yapılmış ve bu kapsamda davalı ... Şirketi aleyhine olan davada sulh protokolünün onaylanmasına dair hüküm tesis edilmiştir. Ancak, 551 sayılı KHK'nın 136. vd. maddeleri uyarınca işbu davada bir miktar tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Bir başka söyleyişle, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalılar arasında teselsül söz konusu olmakla, davacı tarafın müteselsil borçlulardan Tekno şirketi hakkındaki dava bakımından ... şirketi ile yapılan protokol ile sulh olmasının, TBK’nun 166 vd. maddeleri çerçevesinde diğer müteselsil borçlu Saymed şirketine de sirayet edip etmeyeceği değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Davalı Saytek şirketinin temyizine gelince, davalı dava dışı ... şirketiyle yapmış olduğu 19.05.2012 tarihli protokol kapsamında dava dışı ... adına tescilli 2010/7374 sayılı faydalı model belgesi kapsamında üretilen ürünlerin satışını yaptığını, ... şirketi tarafından üretilen ürünlerin satışıyla bir ilgisinin bulunmadığını savunmuştur. ... şirketinin diğer davalı Tekno şirketinden ürün temin ettiğine dair bir delilde sunulmaması karşısında, savunmasındaki faydalı model belgesine dayalı olarak üretilerek satışı yapılan ürünün, bir örneği temin edildikten sonra bilirkişi görüşü alınarak, 551 sayılı KHK'nın 78. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle davacı patentine tecavüz oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilerek davalı ... şirketi aleyhine açılan davada hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/572 E. 2023/4089 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · hukuki yarar
Benzer bu kararda… sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "RİNG" ve "RİNG TEKNO" markalarının 5 yıllık yasal süresi içerisinde ciddi biçimde kullanılmadığı, davacının davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2003/16706 tescil numaralı ''RİNG'' ve 2005/29670 numaralı ''RİNG TEKNO'' markalarının kullanılmam …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm «delillerin toplandığı», kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3537 E. 2023/7634 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feragat nedeniyle davanın reddi · kabul beyanı · finansal kiralama sözleşmesi · i̇i̇k 308/b · finansal kiralama · kefalet sözleşmesi · istinaf incelemesi · kefalet
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «finansal kiralama sözleşmesinin» haklı nedenle feshinin tespiti ve bu sözleşme ile «kefalet sözleşmesine» dayalı finansal kiralamaya konu malların iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki «finansal kiralama» ve «kefalet sözleşmesine» dayalı iade davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in «finansal kiralama sözleşmesinde» «kefil» olup, davacının yargılama sırasında 21.06.2019 tarihinde davalı kefiller yönünden davasından «feragat» ettiği, feragatın yapıldığı anda hüküm ifade edeceği, davalı ...'in ise feragat yapıldığı sırada yani 21.06.2019 tarihinde kendisini vekil ile «temsil» ettirmediği, dosyanın incelenmesinde ...'in avukatına verdiği vekâletnamenin 11.10.2019 tarihli olduğu ve bu vekâletnamenin UYAP sistemine 02.12.2019'da kaydedildiği, her ne kadar mahkemece feragat üzerine derhal bir karar verilmemiş ise de, asıl borçlu davalı yönünden davanın devam ettiği, dolayısıyla mahkemenin davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmetmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ne var ki dosya «istinaf incelemesi» için beklediği sırada davalılardan ... ve Tekno San.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kiracının «finansal kiralama sözleşmesinde» belirtilen ödeme tablosu dahilinde kira bedelini ödemediği, 6361 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca finansal kiralama konusu malın mülkiyetinin kiralayana ait olduğu, yine 6361 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmüne nazaran da sözleşmenin kiralayan tarafından feshi halinde kiracının malı iade ile yükümlü olduğu, davalının finansal kiralama bedelini ödediğini, ödememesi gerektiğini veya bedelin istenebilir olmadığını 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200 ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca yasal delillerle kanıtlayamadığı, bu nedenle sözleşme hükümlerine göre malın aynen iadesi ile yükümlü olduğu, davacının dava dilekçesini sunmasından sonra 21.06.2019 tarihinde davasından davalı «kefiller» yönünden «feragat» ettiği gerekçesiyle davalı kefiller ..., ... ve Tekno İnş.
-
Istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4606 E. 2019/4278 K.
Ortak:ticari defter · e-defter
İncelediğiniz kararda… in karşılaştırıldığı, adı geçen davalılara ait ürünün, davacı patentinin ana isteminde belirtilen teknik özeliklerin hepsini taşıdığı, bu nedenle patente tecavüz ve «haksız rekabetin» bulunduğu, davacı tarafça 551 sayılı KHK'nın 140/b maddesi gereğince «maddi tazminat» talep edildiği, davalıların «ticari defter» ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davlıların 735,00TL gelir elde ettiği, uyuşmazlığın niteliği, davalıların fiillerinin yoğunluğu ile dosya kapsamı nazara alındığında 10.000,00 TL manevi tazminatın takdir edilmesi gerektiği, fakat itibar tazminatının koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı Tekno Şirketi ile davacı arasında yapılan 29/11/2013 tarihli «sulh sözleşmesinin» onaylanmasına, davalılar ... ve ...
Benzer bu karardaİstinaf mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «yönetim kurulu» başkanı ... ve ...’nun tapu işlemleri için müştereken şirketi «temsil» ve ilzama yetkili oldukları ve şirketin ana iştigal konusunun da temelde gayrimenkul alım satım işi olduğu, davalı şirketin taşınmazlarının tümünün satışa konu edilmediği, sadece dava konusu taşınmazın satışı sözkonusu olup, bu işlemin de davalı şirketin mutad işlemlerinden olduğundan genel kurulu kararı alınmasına zorunluluk bulunmadığı, davacıların «bedelde muvazaa» iddiasında bulundukları, taşınmazın resmi satış senedinde gösterilen bedeli ile satım tarihindeki «rayiç değeri» arasında fahiş fark olduğu, davalı ... tarafından satım bedelinin davalı şirkete banka kanalıyla ödendiği, şirket tarafından tahsil olunan 1.080.000,00 TL’nin 770.000.00 TL'lik kısmının yarısının davalı ...'in, diğer yarısının ise davacı ...’in şahsi hesaplarına aktarıldığı, alıcı davalı ...'in davalı şirkete ödediği bedel dışında satım tarihinde davalı ...’in şahsi hesabına 670.000,00 TL yatırdığı fakat bu bedelin davalı şirketin kayıtlarına aktarılmadığı, davalılarca bu miktarın vergi dairesine bildirildiği ve bu konuda «ticari defter» ve kayıtlarda düzeltmenin yapıldığının belirtildiği, davalı şirket yönetim kurulu başkanının, bir kısım satış bedelini şirket hesabına aktarmaması, yöneticinin şirkete karşı sorumluluğunu doğurursa da, tapu iptaline gerekçe yapılamayacağı, bedelin tapuda düşük gösterildiği, satış bedelinin 670.000,00 TL'lik bölümünün şirket yöneticisine ayrıca banka havalesiyle ödendiği, bu bedelin daha sonra şirkete aktarıldığı, bedelde muvazaanın işlemin geçerliliğine etkisinin olmayacağı, bunun dışında davalılar arasında muvazaa sayılacak bir anlaşmanın bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, HMK’nın 346 ve 352.m. uyarınca, davalılar ... ve Tekno Mesken Turizm Yatırım A.Ş. vekilinin «istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmalarına», davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.2. m. uyarınca kabulüne, davalının başvurusu nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kapsamı değiştiril …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılma · bedelde muvazaa · vazgeçmiş sayılma · tazmin talebi · mahrum kalınan kâr · rayiç değer · rayiç bedel · sorumluluk davası
Benzer bu karardaİstinaf mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «yönetim kurulu» başkanı ... ve ...’nun tapu işlemleri için müştereken şirketi «temsil» ve ilzama yetkili oldukları ve şirketin ana iştigal konusunun da temelde gayrimenkul alım satım işi olduğu, davalı şirketin taşınmazlarının tümünün satışa konu edilmediği, sadece dava konusu taşınmazın satışı sözkonusu olup, bu işlemin de davalı şirketin mutad işlemlerinden olduğundan genel kurulu kararı alınmasına zorunluluk bulunmadığı, davacıların «bedelde muvazaa» iddiasında bulundukları, taşınmazın resmi satış senedinde gösterilen bedeli ile satım tarihindeki «rayiç değeri» arasında fahiş fark olduğu, davalı ... tarafından satım bedelinin davalı şirkete banka kanalıyla ödendiği, şirket tarafından tahsil olunan 1.080.000,00 TL’nin 770.000.00 TL'lik kısmının yarısının davalı ...'in, diğer yarısının ise davacı ...’in şahsi hesaplarına aktarıldığı, alıcı davalı ...'in davalı şirkete ödediği bedel dışında satım tarihinde davalı ...’in şahsi hesabına 670.000,00 TL yatırdığı fakat bu bedelin davalı şirketin kayıtlarına aktarılmadığı, davalılarca bu miktarın vergi dairesine bildirildiği ve bu konuda «ticari defter» ve kayıtlarda düzeltmenin yapıldığının belirtildiği, davalı şirket yönetim kurulu başkanının, bir kısım satış bedelini şirket hesabına aktarmaması, yöneticinin şirkete karşı sorumluluğunu doğurursa da, tapu iptaline gerekçe yapılamayacağı, bedelin tapuda düşük gösterildiği, satış bedelinin 670.000,00 TL'lik bölümünün şirket yöneticisine ayrıca banka havalesiyle ödendiği, bu bedelin daha sonra şirkete aktarıldığı, bedelde muvazaanın işlemin geçerliliğine etkisinin olmayacağı, bunun dışında davalılar arasında muvazaa sayılacak bir anlaşmanın bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, HMK’nın 346 ve 352.m. uyarınca, davalılar ... ve Tekno Mesken Turizm Yatırım A.Ş. vekilinin «istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmalarına», davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.2. m. uyarınca kabulüne, davalının başvurusu nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kapsamı değiştiril …
Ancak, yukarıda da açıklandığı üzere davalı şirket ortağı olan davacılar tarafından, «yönetim kurulu» başkan ve üyesi olan ... ile ... aleyhine «şirketin zarara» uğratıldığı iddiasıyla açılmış bulunan «sorumluluk davası» ile şirketin uğradığı zararın şirkete ödenmesini ve tespit edilecek işbu zararın taşınmazı devralan diğer davalı ... ile birlikte davalı gerçek kişilerden «tazmini talebi» de bulunmasına rağmen anılan talep konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekili tarafından «ibraz» edilen istinaf dilekçesi ekindeki belgeler de nazara alınarak her bir gerçek kişi davalı yönünden bu talep kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın satış bedeli ile «rayiç bedeli» arasında fahiş fark olduğunun tespit edildiği, taşınmazın gerçek satış bedelinin davalı şirket kayıtlarına geçmediği, davalı şirkete ödenen 1.080.000,00 TL'den şirket ortaklarının alacakları olmamasına rağmen 770.000,00 TL tutarın davacı ... ile ...'e aktarıldığı, davalı ... tarafından yatırılan 677.000,00 TL'nin de davalı şirketin kayıtlarına aktarılmadığı, davalı şirketin 08/09/2014 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında 2011 - 2012 ve 2013 yıllarına ait şirket bilançoları görüşülerek karara bağlanmadığı gibi sözkonusu yıllara ait iş ve işlemlerinden dolayı «temsilcilerin» «ibra» edildiklerine dair bir karar alınmadığı, taşınmaz devrinin «muvazaalı» olduğu ve iptali gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu «kaydının» iptali ile davalı Tekno Mesken Tur.
2- Davacı tarafça, «muvazaa» nedeniyle dava konusu taşınmazın tapu «kaydının» iptali ile şirket adına tescili, «mahrum kalınan» müspet ve menfi zararların davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tazmini, TTK'nın 538 ve 421. maddelerine aykırı olarak genel kuruldan «yetki» ve onay alınmaksızın yapılan taşınmaz satışının iptali ile şirket adına tescili ve mahrum kalınan müspet ve menfi zararların davalı gerçek kişilerden müştereken ve …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/599 E. 2022/3555 K.
Ortak:sulh
İncelediğiniz kararda… in karşılaştırıldığı, adı geçen davalılara ait ürünün, davacı patentinin ana isteminde belirtilen teknik özeliklerin hepsini taşıdığı, bu nedenle patente tecavüz ve «haksız rekabetin» bulunduğu, davacı tarafça 551 sayılı KHK'nın 140/b maddesi gereğince «maddi tazminat» talep edildiği, davalıların «ticari defter» ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davlıların 735,00TL gelir elde ettiği, uyuşmazlığın niteliği, davalıların fiillerinin yoğunluğu ile dosya kapsamı nazara alındığında 10.000,00 TL manevi tazminatın takdir edilmesi gerektiği, fakat itibar tazminatının koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı Tekno Şirketi ile davacı arasında yapılan 29/11/2013 tarihli «sulh sözleşmesinin» onaylanmasına, davalılar ... ve ...
Yargılama aşamasında davacı ile davalı Tekno şirketi arasında «sulh protokolü» yapılmış ve bu kapsamda davalı ...
Şirketi aleyhine olan davada «sulh protokolünün» onaylanmasına dair hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma komisyoncusu · fiili taşıyan · navlun faturası · geç teslim · ticari avans faizi · donatan · taşıyıcının sorumluluğu · navlun
Benzer bu karardaDairemizin 24/01/2019 tarihli bozma kararına uyulmasına rağmen «donatanın» («fiili taşıyanın») «navlun faturasını» kime düzenlediği yeterince araştırılmadığı gibi, yine aynı gemiyle taşındığı ve gecikmeksizin limanda indirildiği anlaşılan makine ile ilgili evraklar da getirilerek taşıma sırasında davacının veya adamlarının orada bulunup bulunmadığına bakılarak hazırlık «ihbarının» usulüne uygun olarak yapılmamasına rağmen davacının varış tarihine ilişkin ihbarı gözönüne alınarak, limanda bulunup bulunmadığı belirlenip, buna göre davalının kusurlu olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ve «eksik inceleme» ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
… rladıkları, sadece alıcı firmaya değil, kendilerine de bilgilendirme yapılmasını istediklerini beyan ettikleri, cevap dilekçesi ekindeki faksta ATR/Gümrükleme/Liman «masraflarının» navluna «dahil» olduğunun belirtildiği, davalı şirketin «taşıma komisyoncusu» olarak üstlendiği edimlerini «ifa» etmekle birlikte yükün «teslim» alınmasında ve boşaltmanın yapılmamasındaki gecikmeden kaynaklı olarak yükün tahliyesinin taşımanın doğal bir sonucu olması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, davalı şirketin taşımayı üstlenen kişi olarak «fatura» kestiğinin anlaşılması nedeniyle gemiyi boşaltmaya hazır bulundurmanın «taşıyıcının sorumluluğu» olup, davacıya boşaltma için hazırlık «ihbarı» yapılmadığı, Karapınar Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/30 D.
İş sayılı dosyasından yapılan tespitte tanzim edilen 08/04/2015 tarihli bilirkişi raporuyla davacının satın aldığı makinenin «geç teslimi» nedeniyle makine ile sökümün yapılamamasından doğan ve tespit raporunda açıklanan gecikme zararının 50.910,72 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 50.910,72 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalı Trans Tekno Deniz İşletmeciliği ve Tic.
A.Ş. vekilinin temyiz istemine gelince, dava «taşıma sözleşmesine» konu emtianın «geç teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/812 E. , 2018/6809 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... (KAPATILAN) 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2016 tarih ve 2013/88-2016/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı Saytek ve Saymed Şirketleri vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kenenin çıkarılması için tertibat buluş başlıklı ... nezdinde T... sayı ile tescilli patentin sahibi olduğunu, davalılarca patente konu buluşun taklit edilerek satışa arz edildiğini, bu durumun müvekkili patentine tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek patente tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine 10.000,00TL maddi, 50.000,00TL manevi 25.000,00TL itibar tazminatının tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Şirketi vekili, müvekkili ile davacının sulh olduğunu, bu nedenle müvekkili yönünden davanın sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirketler vekili, müvekkillerinden ... Şirketinin, davacıya ait buluşla tecavüz oluşturduğu iddia edilen ürünün, davalı ... Şirketinden tedarik edileceğine dair sözleşme yapıldığını, fakat söz konusu ürünlerin alınmadığını, ayrıca bu ürünlerin ... nezdinde endüstriyel tasarım olarak tescilli olduğunu ve davacı patentine de tecavüz teşkil etmediğini, diğer müvekkilinin ise dava dışı ... Şirketine ait ürünleri aldığını, bu ürünlere ait faydalı model tescil belgesi bulunduğunu, faydalı modele konu ürünler yönünden bir talep bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli 2007/08084 T4 sayılı patent ile Saymed ve Saytek Şirketlerinin tasarruf ettiği ürünlerin karşılaştırıldığı, adı geçen
davalılara ait ürünün, davacı patentinin ana isteminde belirtilen teknik özeliklerin hepsini taşıdığı, bu nedenle patente tecavüz ve haksız rekabetin bulunduğu, davacı tarafça 551 sayılı KHK'nın 140/b maddesi gereğince maddi tazminat talep edildiği, davalıların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davlıların 735,00TL gelir elde ettiği, uyuşmazlığın niteliği, davalıların fiillerinin yoğunluğu ile dosya kapsamı nazara alındığında 10.000,00 TL manevi tazminatın takdir edilmesi gerektiği, fakat itibar tazminatının koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı Tekno Şirketi ile davacı arasında yapılan 29/11/2013 tarihli sulh sözleşmesinin onaylanmasına, davalılar ...
ve ... Şirketleri yönünden, ... sayılı patente tecavüz ve haksız rekabette bulunduklarının tespiti ile men ve ref'ine, 735,00 TL maddi 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... ve ... Şirketleri vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... ve ... Şirketi vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı Saymed şirketi uyuşmazlık konusu ürünü üretici olan diğer davalı Tekno şirketinden aldığını savunmuştur. Yargılama aşamasında davacı ile davalı Tekno şirketi arasında sulh protokolü yapılmış ve bu kapsamda davalı ... Şirketi aleyhine olan davada sulh protokolünün onaylanmasına dair hüküm tesis edilmiştir. Ancak, 551 sayılı KHK'nın 136. vd. maddeleri uyarınca işbu davada bir miktar tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Bir başka söyleyişle, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalılar arasında teselsül söz konusu olmakla, davacı tarafın müteselsil borçlulardan Tekno şirketi hakkındaki dava bakımından ... şirketi ile yapılan protokol ile sulh olmasının, TBK’nun 166 vd.
maddeleri çerçevesinde diğer müteselsil borçlu Saymed şirketine de sirayet edip etmeyeceği değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Davalı Saytek şirketinin temyizine gelince, davalı dava dışı ... şirketiyle yapmış olduğu 19.05.2012 tarihli protokol kapsamında dava dışı ... adına tescilli 2010/7374 sayılı faydalı model belgesi kapsamında üretilen ürünlerin satışını yaptığını, ... şirketi tarafından üretilen ürünlerin satışıyla bir ilgisinin bulunmadığını savunmuştur. ... şirketinin diğer davalı Tekno şirketinden ürün temin ettiğine dair bir delilde sunulmaması karşısında, savunmasındaki faydalı model belgesine dayalı olarak üretilerek satışı yapılan ürünün, bir örneği temin edildikten sonra bilirkişi görüşü alınarak, 551 sayılı KHK'nın 78. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle davacı patentine tecavüz oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilerek davalı ...
şirketi aleyhine açılan davada hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... Tıbbi Cihazlar İth. İh. Tic. San. ve Ltd. Şti. ve ... Petrol Ürünleri Otomotiv Lastik Zırhı Tekstil Kimyasal Mad. Tur. Nakl. İnş. Tic. San. ve Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... şirketi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı ... şirketi yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... şirketi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı ... şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ... ve ... şirketlerine iadesine, 06.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/460968600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz