Markanın hükümsüzlüğü | Tasarımın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/527 E. 2018/6491 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ ortalama tüketici↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... Gıda'nın dava konusu ibareyi kendisine ait "..." tanıtıcı ayırt edici markası ile birlikte kullandığı, "... ... peyniri" şeklindeki bu kullanımda ayırt edici ve esas unsurun "..." ibaresi olduğu, 556 sayılı KHK'nın 9. maddesinde belirtilen markalar arasında ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği sebebiyle asıl davanın reddine; karşı dava
yönünden, davalı adına tescilli 2009/72120 tescil nolu "..." markasının kullanıldığı 29. sınıfda kayıtlı süt ve süt ürünü olmadığı, ortalama tüketici kitlesi açısından karakteristik özellik ve tanımlayıcı niteliğinin bulunmadığı, bu durumda, markanın kaşar peynirler, beyaz peynirler ve kaymak emtiası yönünden cins, çeşit ve vasıf bildirir niteliği bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük talebinin reddine, endüstriyel tasarıma ilişkin hükümsüzlük kararı kesinleşmiş olduğundan ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkmece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece "..." ibaresinin beyaz peynir, kaşar peynir ve kaymak emtiası yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-c anlamında karakteristik bir işaret olmadığının belirlenmesine göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece asıl davada davalı tarafça "... " ibaresi kullanımının marka hakkına tecavüz oluşturmadığından bahisle asıl davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, peynir emtiası üzerinde davalının tescilsiz marka kullanımında "..." ibaresi dikkat çekici ve ön planda yer alması nedeniyle markanın asli unsuru niteliğinde bir kullanım olarak kabulü gerekir. Bu durumda, davalı tarafça davacının tescilli "..." markasının kapsadığı peynir ürünü bakımından söz konusu kullanımın 556 sayılı KHK'nın 9. ve 61. maddeleri kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturduğunun kabulü gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi yerinde olmadığından asıl davaya yönelik hükmün davacı yararına bozulması gerekmişitir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markanın hükümsüzlüğü | Tasarımın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/647 E. 2020/2912 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · Markanın hükümsüzlüğü | Tasarımın hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ve esas unsurun "..." ibaresi olduğu, 556 sayılı KHK'nın 9. maddesinde belirtilen markalar arasında ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, bu durumun «marka hakkına tecavüz» teşkil etmeyeceği sebebiyle asıl davanın reddine; karşı dava yönünden, davalı adına tescilli 2009/72120 tescil nolu "..." markasının kullanıldığı 29. sınıfda kayıtlı süt ve süt ürünü olmadığı, «ortalama tüketici» kitlesi açısından karakteristik özellik ve tanımlayıcı niteliğinin bulunmadığı, bu durumda, markanın kaşar peynirler, beyaz peynirler ve kaymak emtiası yönünden ci …
" ibaresi kullanımının «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığından bahisle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı tarafça davacının tescilli "..." markasının kapsadığı peynir ürünü bakımından söz konusu kullanımın 556 sayılı KHK'nın 9. ve 61. maddeleri kapsamında «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunun kabulü gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi yerinde olmadığından asıl davaya yönelik hükmün davacı yararına bozulması gerekmişitir.
Benzer bu kararda… sas unsurun "Karlıdağ" ibaresi olduğu, 556 sayılı KHK'nın 9. maddesinde belirtilen markalar arasında ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, bu durumun «marka hakkına tecavüz» teşkil etmeyeceği sebebiyle asıl davanın reddine; karşı dava yönünden, davalı adına tescilli 2009/72120 tescil nolu "ÇUBUK" markasının kullanıldığı 29. sınıfta kayıtlı süt ve süt ürünü olmadığı, «ortalama tüketici» kitlesi açısından karakteristik özellik ve tanımlayıcı niteliğinin bulunmadığı, bu durumda, markanın kaşar peynirler, beyaz peynirler ve kaymak emtiası yönünden ci …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2190 E. 2010/7930 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının markayı devraldığı şirket faturalarından «son» 5 yılda kullandığının sabit olduğu anlaşıldığından «hükümsüzlüğün tespiti» davasının reddine, davacının 29. sınıf emtia içinde sayılı kaşar peyniri yönünden davalı markanın kısmen hükümsüzlüğü talebinin de davacının bu mal açısından fiile …
2) Ancak, davalının kaşar peyniri yönünden dava konusu markayı «son» 5 yıldır kullanmadığı anlaşılmakla ve davacının da 556 sayılı KHK’nun 43. maddesi gereğince ilgili sıfatıyla kaşar peyniri yönünden de dava açma hakkını haiz olduğu nazara alınarak kaşar peyniri yönünden kısmi hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, bu yönden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Markanın hükümsüzlüğü | Tasarımın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8318 E. 2014/14877 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · Markanın hükümsüzlüğü | Tasarımın hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ve esas unsurun "..." ibaresi olduğu, 556 sayılı KHK'nın 9. maddesinde belirtilen markalar arasında ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, bu durumun «marka hakkına tecavüz» teşkil etmeyeceği sebebiyle asıl davanın reddine; karşı dava yönünden, davalı adına tescilli 2009/72120 tescil nolu "..." markasının kullanıldığı 29. sınıfda kayıtlı süt ve süt ürünü olmadığı, «ortalama tüketici» kitlesi açısından karakteristik özellik ve tanımlayıcı niteliğinin bulunmadığı, bu durumda, markanın kaşar peynirler, beyaz peynirler ve kaymak emtiası yönünden ci …
" ibaresi kullanımının «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığından bahisle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı tarafça davacının tescilli "..." markasının kapsadığı peynir ürünü bakımından söz konusu kullanımın 556 sayılı KHK'nın 9. ve 61. maddeleri kapsamında «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunun kabulü gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi yerinde olmadığından asıl davaya yönelik hükmün davacı yararına bozulması gerekmişitir.
Benzer bu karardaÖte yandan, «dava konusu» markanın kapsadığı yukarıdaki paragrafta bahsi geçen emtia bakımından davalı/karşı davacı eyleminin tecavüz oluşturup oluşturmadığının alınacak hüküm tesisine elverişli ve denetime uygun bir bilirkişi raporu sonucu değerlendirilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak tesis edilen kısmi hükümsüzlük kararı sonucu asıl davanın konusu olan «marka hakkına tecavüz» isteminin de reddi doğru görülmediğinden, kararın yukarıda açıklanan gerekçe itibariyle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · ba formu · ayırt edicilik · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, karşı dava yönünden "Ç." ibaresinin bir şekli ifade etmesi ve «ayırt ediciliğinin» düşük olması sebebiyle peynir vb. emtia için tek başına marka olarak tescil edilemeyeceği, 556 sayılı KHK'nin 7/1-c maddesi anlamında tasviri bir işaret olduğu ve bu kapsamda markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, yine, "ç.", yapısal olarak jenerik/bilindik bir «form» olup, tasarım yönünden «dava konusu» üründe teknik anlamda ayırt ediciliği bulunmadığı, tasarım tescil belgesinin de hükümsüz kılınması gerektiği, davalının ''ç.'' ibaresini kendisine ait "Karlıdağ" t …
Buna göre, «dava konusu» markanın tescil edildiği emtia dikkate alınmak suretiyle 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi anlamında cins, çeşit, vasıf vb. karakteristik özellik belirten işaretlerden olup olmadığı hususunda içinde bir gıda mühendisinin bulunduğu uzman bilirkişi heyetinden görüş alınması gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde dava konusu markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, «dava konusu» markanın kapsadığı yukarıdaki paragrafta bahsi geçen emtia bakımından davalı/karşı davacı eyleminin tecavüz oluşturup oluşturmadığının alınacak hüküm tesisine elverişli ve denetime uygun bir bilirkişi raporu sonucu değerlendirilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak tesis edilen kısmi hükümsüzlük kararı sonucu asıl davanın konusu olan «marka hakkına tecavüz» isteminin de reddi doğru görülmediğinden, kararın yukarıda açıklanan gerekçe itibariyle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «dava konusu» tasarımın yenilik unsuruna sahip olmadığı anlaşıldığından mahkemece hükümsüz kılınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13152 E. 2011/1023 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının markayı devraldığı şirket faturalarından «son» 5 yılda kullandığının sabit olduğu anlaşıldığından «hükümsüzlüğün tespiti» davasının reddine, davacının 29. sınıf emtia içinde sayılı kaşar peyniri yönünden davalı markanın kısmen hükümsüzlüğü talebinin de davacının bu mal açısından fiile …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14691 E. 2018/5909 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · eksik inceleme
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «uyuşmazlık konusu» 2006/06003 sayılı endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, davalı markasında yer alan 29. sınıf "süt ve süt ürünleri" dışında kalan ürünler bakımından da anılan ibarenin tasviri işaret olup olmadığı hususunda ek görüş alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak markanın kapsadığı tüm mallar bakımından hükümsüz kılınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/527 E. , 2018/6491 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...(...) 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/10/2016 tarih ve 2015/129-2016/130 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/karşı davalı vekili, davacı şirketin ... nezdinde 29. sınıfta tescilli 2009/72120 nolu "..." markasının ve 2010/01520 nolu ''... peynir'' başlıklı tasarım belgesinin sahibi bulunduğunu, davalı tarafın, müvekkiline ait tescilli marka ve tasarımın aynısını/benzerini izinsiz olarak imal ve satışa sunduğunu ileri sürerek, marka ve tasarım hakkına tecavüzün, haksız rekabetin tespitine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, tecavüz konusu ürünler ile bunların imalinde kullanılan üretim vasıtalarına, her türlü tanıtım malzemelerine el konulmasına, imhasına, 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir;
karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı/karşı davacı vekili, 556 sayılı KHK'nin 7 maddesi uyarınca "..." ibaresinin marka olarak tescil edilemeyeceğini, ''... peynir'' ibaresinin şekil ve tür belirttiğini, özel bir kesim veya tasarım şekli olmadığını belirterek asıl davanın reddini istemiş, karşı dava ile, davacı marka ve tasarımının ayırt edicilik vasfı taşımadığını belirterek 2009/72120 nolu markanın ve 2010/01520 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... Gıda'nın dava konusu ibareyi kendisine ait "..." tanıtıcı ayırt edici markası ile birlikte kullandığı, "... ... peyniri" şeklindeki bu kullanımda ayırt edici ve esas unsurun "..." ibaresi olduğu, 556 sayılı KHK'nın 9. maddesinde belirtilen markalar arasında ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği sebebiyle asıl davanın reddine; karşı dava
yönünden, davalı adına tescilli 2009/72120 tescil nolu "..." markasının kullanıldığı 29. sınıfda kayıtlı süt ve süt ürünü olmadığı, ortalama tüketici kitlesi açısından karakteristik özellik ve tanımlayıcı niteliğinin bulunmadığı, bu durumda, markanın kaşar peynirler, beyaz peynirler ve kaymak emtiası yönünden cins, çeşit ve vasıf bildirir niteliği bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük talebinin reddine, endüstriyel tasarıma ilişkin hükümsüzlük kararı kesinleşmiş olduğundan ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkmece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece "..." ibaresinin beyaz peynir, kaşar peynir ve kaymak emtiası yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-c anlamında karakteristik bir işaret olmadığının belirlenmesine göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece asıl davada davalı tarafça "... " ibaresi kullanımının marka hakkına tecavüz oluşturmadığından bahisle asıl davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, peynir emtiası üzerinde davalının tescilsiz marka kullanımında "..." ibaresi dikkat çekici ve ön planda yer alması nedeniyle markanın asli unsuru niteliğinde bir kullanım olarak kabulü gerekir. Bu durumda, davalı tarafça davacının tescilli "..." markasının kapsadığı peynir ürünü bakımından söz konusu kullanımın 556 sayılı KHK'nın 9. ve 61. maddeleri kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturduğunun kabulü gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi yerinde olmadığından asıl davaya yönelik hükmün davacı yararına bozulması gerekmişitir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte yer alan gerekçelerle, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 9,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 18/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/454878100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz