Marka Hakkının Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2190 E. 2010/7930 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükümsüzlüğün tespiti↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının markayı devraldığı şirket faturalarından son 5 yılda kullandığının sabit olduğu anlaşıldığından hükümsüzlüğün tespiti davasının reddine, davacının 29. sınıf emtia içinde sayılı kaşar peyniri yönünden davalı markanın kısmen hükümsüzlüğü talebinin de davacının bu mal açısından fiilen kullanımını ve davalının tescilli markası nedeniyle tescilini yaptıramayarak zararının oluştuğunu ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, davalının kaşar peyniri yönünden dava konusu markayı son 5 yıldır kullanmadığı anlaşılmakla ve davacının da 556 sayılı KHK’nun 43. maddesi gereğince ilgili sıfatıyla kaşar peyniri yönünden de dava açma hakkını haiz olduğu nazara alınarak kaşar peyniri yönünden kısmi hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, bu yönden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka Hükümsüzlüğü Tespiti 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13152 E. 2011/1023 K.
Ortak:hükümsüzlüğün tespiti · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının markayı devraldığı şirket faturalarından «son» 5 yılda kullandığının sabit olduğu anlaşıldığından «hükümsüzlüğün tespiti» davasının reddine, davacının 29. sınıf emtia içinde sayılı kaşar peyniri yönünden davalı markanın kısmen hükümsüzlüğü talebinin de davacının bu mal açısından fiile …
2) Ancak, davalının kaşar peyniri yönünden dava konusu markayı «son» 5 yıldır kullanmadığı anlaşılmakla ve davacının da 556 sayılı KHK’nun 43. maddesi gereğince ilgili sıfatıyla kaşar peyniri yönünden de dava açma hakkını haiz olduğu nazara alınarak kaşar peyniri yönünden kısmi hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, bu yönden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının markayı devraldığı şirket faturalarından «son» 5 yılda kullandığının sabit olduğu anlaşıldığından «hükümsüzlüğün tespiti» davasının reddine, davacının 29. sınıf emtia içinde sayılı kaşar peyniri yönünden davalı markanın kısmen hükümsüzlüğü talebinin de davacının bu mal açısından fiile …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Markanın hükümsüzlüğü | Tasarımın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/527 E. 2018/6491 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici
Benzer bu kararda… ve esas unsurun "..." ibaresi olduğu, 556 sayılı KHK'nın 9. maddesinde belirtilen markalar arasında ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, bu durumun «marka hakkına tecavüz» teşkil etmeyeceği sebebiyle asıl davanın reddine; karşı dava yönünden, davalı adına tescilli 2009/72120 tescil nolu "..." markasının kullanıldığı 29. sınıfda kayıtlı süt ve süt ürünü olmadığı, «ortalama tüketici» kitlesi açısından karakteristik özellik ve tanımlayıcı niteliğinin bulunmadığı, bu durumda, markanın kaşar peynirler, beyaz peynirler ve kaymak emtiası yönünden ci …
" ibaresi kullanımının «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığından bahisle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı tarafça davacının tescilli "..." markasının kapsadığı peynir ürünü bakımından söz konusu kullanımın 556 sayılı KHK'nın 9. ve 61. maddeleri kapsamında «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunun kabulü gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi yerinde olmadığından asıl davaya yönelik hükmün davacı yararına bozulması gerekmişitir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14691 E. 2018/5909 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · eksik inceleme
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «uyuşmazlık konusu» 2006/06003 sayılı endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, davalı markasında yer alan 29. sınıf "süt ve süt ürünleri" dışında kalan ürünler bakımından da anılan ibarenin tasviri işaret olup olmadığı hususunda ek görüş alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak markanın kapsadığı tüm mallar bakımından hükümsüz kılınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14189 E. 2012/19378 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istifa · yargılama giderleri · yargılama gideri · dosya masrafı
Benzer bu kararda2) Ancak, mahkemece, davanın kısmen kabulüyle, “GOURMET TÜRK MALI” ibareli davalı markasının kaşar peyniri açısından hükümsüzlüğüne ve marka sicilinde kaşar peyniri emtiası ile sınırlı olmak üzere markanın iptaline, diğer isteklerin reddine karar verilmiş, davacı tarafından yapılan 1.157,00 TL «yargılama giderinin» tamamının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesi yönünde hüküm kurulmuştur.
Mahkemenin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'un 417. maddesi “Kanunen musarrah olan hallerden maadasında masarifi muhakemenin aleyhinde hüküm verilen taraftan «istifa» olunmasına karar verilir.
Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme her birini «masrafla» ilzam veya bu masrafı aralarında takdir ettiği surette taksim eder.
Hakim huzurunda tetkik olunan davalara ait masarifi muhakeme iki taraf beyninde mukaveleye göre ve böyle bir mukavele yoksa ahkamı sabıkaya tevfikan hükmolunur.” hükmünü haiz olup, davanın kısmen kabulü halinde «yargılama giderleri» taraflar arasında taksim edilmelidir.
-
Markanın hükümsüzlüğü | Tasarımın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8318 E. 2014/14877 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · ba formu · marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, karşı dava yönünden "Ç." ibaresinin bir şekli ifade etmesi ve «ayırt ediciliğinin» düşük olması sebebiyle peynir vb. emtia için tek başına marka olarak tescil edilemeyeceği, 556 sayılı KHK'nin 7/1-c maddesi anlamında tasviri bir işaret olduğu ve bu kapsamda markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, yine, "ç.", yapısal olarak jenerik/bilindik bir «form» olup, tasarım yönünden «dava konusu» üründe teknik anlamda ayırt ediciliği bulunmadığı, tasarım tescil belgesinin de hükümsüz kılınması gerektiği, davalının ''ç.'' ibaresini kendisine ait "Karlıdağ" t …
Öte yandan, «dava konusu» markanın kapsadığı yukarıdaki paragrafta bahsi geçen emtia bakımından davalı/karşı davacı eyleminin tecavüz oluşturup oluşturmadığının alınacak hüküm tesisine elverişli ve denetime uygun bir bilirkişi raporu sonucu değerlendirilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak tesis edilen kısmi hükümsüzlük kararı sonucu asıl davanın konusu olan «marka hakkına tecavüz» isteminin de reddi doğru görülmediğinden, kararın yukarıda açıklanan gerekçe itibariyle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Buna göre, «dava konusu» markanın tescil edildiği emtia dikkate alınmak suretiyle 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi anlamında cins, çeşit, vasıf vb. karakteristik özellik belirten işaretlerden olup olmadığı hususunda içinde bir gıda mühendisinin bulunduğu uzman bilirkişi heyetinden görüş alınması gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde dava konusu markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «dava konusu» tasarımın yenilik unsuruna sahip olmadığı anlaşıldığından mahkemece hükümsüz kılınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Markanın hükümsüzlüğü | Tasarımın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/647 E. 2020/2912 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici
Benzer bu kararda… sas unsurun "Karlıdağ" ibaresi olduğu, 556 sayılı KHK'nın 9. maddesinde belirtilen markalar arasında ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, bu durumun «marka hakkına tecavüz» teşkil etmeyeceği sebebiyle asıl davanın reddine; karşı dava yönünden, davalı adına tescilli 2009/72120 tescil nolu "ÇUBUK" markasının kullanıldığı 29. sınıfta kayıtlı süt ve süt ürünü olmadığı, «ortalama tüketici» kitlesi açısından karakteristik özellik ve tanımlayıcı niteliğinin bulunmadığı, bu durumda, markanın kaşar peynirler, beyaz peynirler ve kaymak emtiası yönünden ci …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2190 E. , 2010/7930 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gebze Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.09.2008 tarih ve 2007/95-2008/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı firmanın 1996 yılında tescil edilen “Gourmet Türk Malı” markasının, müvekkilinin menşei memleketi Almanya’da tescilli “Gourmeat” markasının 29. sınıfa ait bir kısım emtia için korunması amacıyla TPE’ye yaptığı başvurunun reddine mesnet gösterildiğini, ancak davalının bu markayı son 5 yıl içinde fiilen ve ciddi olarak kullanmadığın ileri sürerek, davalının markasının 29. sınıf emtialar bakımından hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin “Gourmet” markasını 2004 tarihinde başka bir şirketten devraldığını, bu markanın devir tarihine kadar fiilen kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının markayı devraldığı şirket faturalarından son 5 yılda kullandığının sabit olduğu anlaşıldığından hükümsüzlüğün tespiti davasının reddine, davacının 29. sınıf emtia içinde sayılı kaşar peyniri yönünden davalı markanın kısmen hükümsüzlüğü talebinin de davacının bu mal açısından fiilen kullanımını ve davalının tescilli markası nedeniyle tescilini yaptıramayarak zararının oluştuğunu ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, davalının kaşar peyniri yönünden dava konusu markayı son 5 yıldır kullanmadığı anlaşılmakla ve davacının da 556 sayılı KHK’nun 43. maddesi gereğince ilgili sıfatıyla kaşar peyniri yönünden de dava açma hakkını haiz olduğu nazara alınarak kaşar peyniri yönünden kısmi hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken, bu yönden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026417700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz