Çek tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7098 E. 2013/6671 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek tazminatı↗ yetkili hamil↗ ilamsız icra takibi↗ rehin↗ ciro↗ reeskont faizi↗ hamil↗ keşideci↗ komisyon↗ çek↗ harç↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/650 E. 2013/3058 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3432 E. 2012/9249 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklar kurulu kararı · ilan · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece ilk bozma ilamına uyulduktan sonra,davalı şirketin 1998/1 sayılı «ortaklar kurulu» kararının tescil ve «ilanına», 1999/2 sayılı «ortaklar kurulu kararının iptaline», 19991/1 sayılı kararın iptaline yönelik davanın reddine karar verilmiş, bu karar davalı ... vekilinin temyizi üzerine Daire'mizin 03.12.2009 tarihli kararı ile mümeyyiz davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, bozma ilamındaki gerekçelerle 1998/1 sayılı ortaklar kurulu kararının iptaline ilişkin davanın reddine, bozma konusu yapılmayan hususlarda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12497 E. 2011/5038 K.
Ortak:çek tazminatı · yetkili hamil · rehin · ciro · reeskont faizi · hamil · keşideci · komisyon · zamanaşımı var
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin 26.03.2007 tarihinde bankaya «ibraz» edildiği, 6 aylık «zamanaşımı» süresinin 26.09.2007 tarihinde dolduğu, eldeki davanın bu tarihten itibaren bir yıl içinde açıldığı, bu nedenle davalı tarafça ileri sürülen «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, zamanaşımı dolayısıyla çeke dayalı «müracaat hakkının» düştüğü, davaya konu «çek» üzerindeki «ciro silsilesinde» davacı tarafın cirosu bulunmamakta ise de söz konusu çekin davalı «keşideci» tarafından dava dışı şirkete verildiği, dava dışı şirketin de çeki ciro ederek kullanmış olduğu «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcuna karşılık davacı bankaya fiilen «teslim» ettiği, çek aslının da halen davacı banka nezdinde bulunduğu, davacı bankanın davaya konu çekin fiili «hamili» olduğu, eldeki davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, davalı keşidecinin çek bedelini ödemediği ve bu oranda «sebepsiz zenginleştiği», davacının «çek tazminatı» ile «komisyon» talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.937,08 TL alacak ile bu alacaktan 7.000 TL miktarındaki asıl alacağın dava tarihinden itibaren %27'yi aşmamak üzere değişen oranlardaki «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Dava, TTK'nun 644 ncü maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davacının «yetkili hamil» olup olmadığı dolayısı ile aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığı, noktasında toplanmaktadır.
Oysa, davalının «keşidecisi» olduğu dava konusu çekin dava dışı Yeşilçam Cam.Tic.ve San Ltd.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müracaat hakkı · ciro silsilesi · zamanaşımı defi · sebepsiz zenginleşme · alacak davası · bono · taraf ehliyeti · hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin 26.03.2007 tarihinde bankaya «ibraz» edildiği, 6 aylık «zamanaşımı» süresinin 26.09.2007 tarihinde dolduğu, eldeki davanın bu tarihten itibaren bir yıl içinde açıldığı, bu nedenle davalı tarafça ileri sürülen «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, zamanaşımı dolayısıyla çeke dayalı «müracaat hakkının» düştüğü, davaya konu «çek» üzerindeki «ciro silsilesinde» davacı tarafın cirosu bulunmamakta ise de söz konusu çekin davalı «keşideci» tarafından dava dışı şirkete verildiği, dava dışı şirketin de çeki ciro ederek kullanmış olduğu «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcuna karşılık davacı bankaya fiilen «teslim» ettiği, çek aslının da halen davacı banka nezdinde bulunduğu, davacı bankanın davaya konu çekin fiili «hamili» olduğu, eldeki davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, davalı keşidecinin çek bedelini ödemediği ve bu oranda «sebepsiz zenginleştiği», davacının «çek tazminatı» ile «komisyon» talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.937,08 TL alacak ile bu alacaktan 7.000 TL miktarındaki asıl alacağın dava tarihinden itibaren %27'yi aşmamak üzere değişen oranlardaki «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Dava, TTK'nun 644 ncü maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davacının «yetkili hamil» olup olmadığı dolayısı ile aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığı, noktasında toplanmaktadır.
1-HUMK'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL’sını geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 tarihi itibariyle «kesin» olup, anılan 5219 sayılı Kanun ve 5236 sayılı Kanun uyarınca söz konusu miktar 01.01.2009 tarihi itibariyle 1.400 TL’sına çıkarılmıştır.
TTK.nun 730/1-4 ncü maddesi uyarınca, poliçe ve «bononun» aksine, çekin «rehin» cirosuyla devri mümkün değildir. (Bkz.Prof.Dr.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7098 E. , 2013/6671 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/01/2012 tarih ve 2011/726-2012/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,dava dışı ... Tic. ve San. Ltd. Şti'nin müvekkili bankanın kredi müşterisi olduğunu, anılan şirketin kredi borcunu ödemediğini, bu krediyi teminen kendisine ciro edilen ve davalının keşideci olduğu çek nedeniyle alacaklı olduğunu, yasal süre içerisinde bankaya ibraz edilen çekin karşılıksız çıktığını,bu çeke dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu, ...'nın 644. maddesindeki şartların oluştuğunu ileri sürerek, 10.324,22 TL alacağın, asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı veki, davaya konu çekin zamanaşımına uğradığını, davacı bankanın yetkili hamil olmadığını,kambiyo hukukundan kaynaklanan çek tazminatı, çek komisyonu ve avans faizi istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı, Daire'mizin 2009/12497-2011/5038 sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, çekin rehin cirosuyla devrinin mümkün olmadığı,bu ciroyla çeki elinde bulunduran davacının hak sahibi olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı banka vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA davacı taraf harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 03/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/454298000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz