Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6275 E. 2013/12276 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekile tebliğ↗ tenfiz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen kararın Lahey Sözleşmesi uyarınca davalıya tebliğ edilmediği, bu durumda kesinleşmiş bir karardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup mahkemece, tenfizi istenilen kararın Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre davalıya tebliğ edilmediği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davaya konu ... ... Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada, davalıyı ... ’da bulunan vekili Av. ... ’ın temsil ettiği ve kararın 21.01.2008 tarihinde adı geçen vekile tebliğ edildiği, mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar aslı ve tercümesinden anlaşılmaktadır. Bu durumda tenfizi istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının... ’daki vekiline tebliğ edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13599 E. 2014/15360 K.
Ortak:vekile tebliğ · tenfiz · temsil
İncelediğiniz karardaEyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada, davalıyı ... ’da bulunan vekili Av. ... ’ın «temsil» ettiği ve kararın 21.01.2008 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği, mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar aslı ve tercümesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının... ’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın Lahey Sözleşmesi uyarınca davalıya tebliğ edilmediği, bu durumda kesinleşmiş bir karardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaK.'ın «temsil» ettiği ve kararın 26.09.2009 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar aslı ve tercümesinden anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
Dava «tenfiz» istemine ilişkin olup mahkemece Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak yabancı mahkeme kararının tebliğ edildiğine dair belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaBu durumda, davacı yurtdışında vekille «temsil» edildiğine göre, ancak Türkiye'de «tebligat» yapılması halinde Adalet Bakanlığı aracılığı ile tebligat yapılacağı hususu gözden kaçırılarak kararın Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre tebliğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9631 E. 2012/10078 K.
Ortak:vekile tebliğ · tenfiz · temsil
İncelediğiniz karardaEyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada, davalıyı ... ’da bulunan vekili Av. ... ’ın «temsil» ettiği ve kararın 21.01.2008 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği, mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar aslı ve tercümesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının... ’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın Lahey Sözleşmesi uyarınca davalıya tebliğ edilmediği, bu durumda kesinleşmiş bir karardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMünih Eyalet Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı Almanya’da bulunan vekili Av. .....’ın «temsil» ettiği ve kararın 13.01.2009 tarihinde adı geçene «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar tercümesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının Almanya’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9607 E. 2012/10072 K.
Ortak:vekile tebliğ · tenfiz · temsil
İncelediğiniz karardaEyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada, davalıyı ... ’da bulunan vekili Av. ... ’ın «temsil» ettiği ve kararın 21.01.2008 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği, mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar aslı ve tercümesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının... ’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın Lahey Sözleşmesi uyarınca davalıya tebliğ edilmediği, bu durumda kesinleşmiş bir karardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMünih Eyalet Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı Almanya’da bulunan vekili Av. .’ın «temsil» ettiği ve kararın 01.04.2009 tarihinde adı geçene «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar tercümesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının Almanya’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9583 E. 2012/10071 K.
Ortak:vekile tebliğ · tenfiz · temsil
İncelediğiniz karardaEyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada, davalıyı ... ’da bulunan vekili Av. ... ’ın «temsil» ettiği ve kararın 21.01.2008 tarihinde adı geçen «vekile tebliğ» edildiği, mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar aslı ve tercümesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının... ’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın Lahey Sözleşmesi uyarınca davalıya tebliğ edilmediği, bu durumda kesinleşmiş bir karardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMünih Eyalet Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada davalıyı Almanya’da bulunan vekili Av. .....’ın «temsil» ettiği ve kararın 21.01.2009 tarihinde adı geçene «vekile tebliğ» edildiği ve mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar tercümesinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının Almanya’daki «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile «tebligatın» yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6275 E. , 2013/12276 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.01.2013 tarih ve 2012/82-2013/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... ... Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi tarafından verilen 22.10.2007 tarih 8 O 447/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen kararın Lahey Sözleşmesi uyarınca davalıya tebliğ edilmediği, bu durumda kesinleşmiş bir karardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup mahkemece, tenfizi istenilen kararın Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre davalıya tebliğ edilmediği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davaya konu ... ... Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılamada, davalıyı ... ’da bulunan vekili Av. ... ’ın temsil ettiği ve kararın 21.01.2008 tarihinde adı geçen vekile tebliğ edildiği, mahkeme karar başlığında da bu vekilin adının yazılı olduğu dosya içindeki karar aslı ve tercümesinden anlaşılmaktadır. Bu durumda tenfizi istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının... ’daki vekiline tebliğ edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453848800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz