Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13297 E. 2013/12247 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güveni kötüye kullanma↗ ceza zamanaşımı↗ şirket müdürü↗ ibra↗ mirasçılık↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ feragat↗ limited şirket↗ ıslah↗ yasal faiz↗ zamanaşımı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların murisi olan ...’ın görev yaptığı dönemde, elektrik ve su sarfiyatı dikkate alınmak suretiyle belirlenen 50.004,70 TL karın kayıtlara intikal ettirilmediği, kayıtların usulüne uygun tutulmaması sebebiyle ... Mal Müdürlüğüne ödenmesi gereken verginin mahsubu ile bakiye 15.287,40 TL vergi cezası ödenmek durumunda kalındığı, şirketin toplam olarak 65.292,10 TL zarara uğratıldığı, bu miktarın zarara sebebiyet veren şirket müdürü mirasçılarından talep edilebileceği, davalıların 29/12/2003 tarihli karar ile, şirket ortaklarının birbirlerine hiçbir hukuki ve mali dava açmayacaklarına dair karar alındığı, bu ibra sebebiyle eldeki davanın açılamayacağını savundukları ancak söz konusu kararın dava konusu yapılan hususları açıkça içermediği ve şirketin defter ve kayıtlarında yer almayan ve usulüne uygun tutulmaması sebebiyle ödemek zorunda kalınan vergi cezası ile karın ödenmemesinden kaynaklı zararın giderilmesi yönünde dava açıldığından söz konusu kararın işbu davayı engeller mahiyette açık bir ibra kararı olmadığı, her ne kadar ıslah edilen miktar yönünden bir kısım davalılar tarafından süresinde zamanaşımı def’inde bulunmuşsa da müteveffanın eylemine uyan ve suç teşkil eden güveni kötüye kullanma fiilinin ceza zamanaşımı gözetildiğinde zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, feragat edilen davalı hissesine veraset ilamındaki hissesi gözetilerek ve kabul edilen kısmın mahsubu ile bakiye zarardan daha az bir miktar yönünden dava ıslah edildiğinden davanın ıslah edilen miktar yönünden kabulüne karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davalı ...’ın mirasçıları hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar ... , ... ve ... hakkında açılan davanın ise kabulü ile 43.120,14 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline bu miktara dava ve ıslah tarihlerinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava limited şirket eski müdürünün gerçekleştirdiği iş ve işlemlere yönelik olarak mirasçıları aleyhine tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda mümeyyiz davalılar hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yargılama sırasında davacı vekili tarafından verilen ıslah dilekçesiyle talebin arttırıldığı, buna karşın mümeyyiz davalılar vekilleri tarafından söz konusu ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def’inde bulunulduğu, mahkemece davalıların murisinin eylemlerinin aynı zamanda Ceza Kanununun 155/2 maddesi kapsamında suç teşkil etmesi sebebiyle, ceza zamanaşımı gözetildiğinde zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle zamanaşımı def’inin reddine karar verildiği dosya kapsamı ile sabittir. Ancak söz konusu ıslah dilekçesinin harcının 20/07/2011 tarihinde yatırıldığı, davalıların murisinin müdürlük görevinin ise 24/04/2002 tarihinde sona erdiği, bu haliyle davalıların murisinin görevde olduğu tarih itibariyle mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükte bulunduğu ve zamanaşımı süresinin tespitinin değinilen Yasanın 102'nci maddesi kapsamına göre yapılmasının gerektiği göz önüne alınmaksızın, zamanaşımı hesabının 5237 sayılı mer’i Türk Ceza Kanunu göz önüne alınarak yapılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1713 E. 2021/1385 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28.03.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı «olağan genel kurul» toplantısında alınan karın % 20'sinin «dağıtılmasına» ilişkin 15. gündem maddesinde alınan kararın iptaline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11871 E. 2010/2879 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… mahsubu ile bakiye 15.287,40 TL vergi cezası ödenmek durumunda kalındığı, şirketin toplam olarak 65.292,10 TL zarara uğratıldığı, bu miktarın zarara sebebiyet veren «şirket müdürü» «mirasçılarından» talep edilebileceği, davalıların 29/12/2003 tarihli karar ile, şirket ortaklarının birbirlerine hiçbir hukuki ve mali dava açmayacaklarına dair karar alındığı, bu «ibra» sebebiyle eldeki davanın açılamayacağını savundukları ancak söz konusu kararın dava konusu yapılan hususları açıkça içermediği ve şirketin «defter» ve kayıtlarında yer almayan ve usulüne uygun tutulmaması sebebiyle ödemek zorunda kalınan vergi cezası ile karın ödenmemesinden kaynaklı zararın giderilmesi yönünde dava açıldığından söz konusu kararın işbu davayı engeller mahiyette açık bir ibra kararı olmadığı, her ne kadar «ıslah» edilen miktar yönünden bir kısım davalılar tarafından süresinde «zamanaşımı def»’inde bulunmuşsa da müteveffanın eylemine uyan ve suç teşkil eden «güveni kötüye kullanma» fiilinin «ceza zamanaşımı» gözetildiğinde zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, «feragat» edilen davalı hissesine veraset ilamındaki hissesi gözetilerek ve kabul edilen kısmın mahsubu ile bakiye zarardan daha az bir miktar yönünden dava ıslah edildiğinden davanın ıslah edilen miktar yönünden kabulüne karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davalı ...’ın mirasçıları hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar ... , ... ve ... hakkında açılan davanın ise kabulü ile 43.120,14 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline bu miktara dava ve ıslah tarihlerinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
2- Dava «limited şirket» eski müdürünün gerçekleştirdiği iş ve işlemlere yönelik olarak «mirasçıları» aleyhine tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda mümeyyiz davalılar hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yargılama sırasında davacı vekili tarafından verilen «ıslah» dilekçesiyle talebin arttırıldığı, buna karşın mümeyyiz davalılar vekilleri tarafından söz konusu ıslah dilekçesine karşı «zamanaşımı def»’inde bulunulduğu, mahkemece davalıların murisinin eylemlerinin aynı zamanda Ceza Kanununun 155/2 maddesi kapsamında suç teşkil etmesi sebebiyle, «ceza zamanaşımı» gözetildiğinde zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle zamanaşımı def’inin reddine karar verildiği dosya kapsamı ile sabittir.
Ancak söz konusu «ıslah» dilekçesinin harcının 20/07/2011 tarihinde yatırıldığı, davalıların murisinin müdürlük görevinin ise 24/04/2002 tarihinde sona erdiği, bu haliyle davalıların murisinin görevde olduğu tarih itibariyle mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükte bulunduğu ve «zamanaşımı» süresinin tespitinin değinilen Yasanın 102'nci maddesi kapsamına göre yapılmasının gerektiği göz önüne alınmaksızın, zamanaşımı hesabının 5237 sayılı mer’i Türk Ce …
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasındaki «temsilcilik» sözleşmesi uyarınca doğduğu iddia edilen «komisyon» ücreti alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, davalı taraf «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece davalının «zamanaşımı def»'i ile ilgili olarak bir karar verilmek gerekirken, bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru görülmediğinden, hüküm bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · komisyon · temsil
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasındaki «temsilcilik» sözleşmesi uyarınca doğduğu iddia edilen «komisyon» ücreti alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, davalı taraf «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece davalının «zamanaşımı def»'i ile ilgili olarak bir karar verilmek gerekirken, bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru görülmediğinden, hüküm bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14566 E. 2015/133 K.
Ortak:güveni kötüye kullanma · zamanaşımı def'i · def'i · ıslah · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… mahsubu ile bakiye 15.287,40 TL vergi cezası ödenmek durumunda kalındığı, şirketin toplam olarak 65.292,10 TL zarara uğratıldığı, bu miktarın zarara sebebiyet veren «şirket müdürü» «mirasçılarından» talep edilebileceği, davalıların 29/12/2003 tarihli karar ile, şirket ortaklarının birbirlerine hiçbir hukuki ve mali dava açmayacaklarına dair karar alındığı, bu «ibra» sebebiyle eldeki davanın açılamayacağını savundukları ancak söz konusu kararın dava konusu yapılan hususları açıkça içermediği ve şirketin «defter» ve kayıtlarında yer almayan ve usulüne uygun tutulmaması sebebiyle ödemek zorunda kalınan vergi cezası ile karın ödenmemesinden kaynaklı zararın giderilmesi yönünde dava açıldığından söz konusu kararın işbu davayı engeller mahiyette açık bir ibra kararı olmadığı, her ne kadar «ıslah» edilen miktar yönünden bir kısım davalılar tarafından süresinde «zamanaşımı def»’inde bulunmuşsa da müteveffanın eylemine uyan ve suç teşkil eden «güveni kötüye kullanma» fiilinin «ceza zamanaşımı» gözetildiğinde zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, «feragat» edilen davalı hissesine veraset ilamındaki hissesi gözetilerek ve kabul edilen kısmın mahsubu ile bakiye zarardan daha az bir miktar yönünden dava ıslah edildiğinden davanın ıslah edilen miktar yönünden kabulüne karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davalı ...’ın mirasçıları hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar ... , ... ve ... hakkında açılan davanın ise kabulü ile 43.120,14 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline bu miktara dava ve ıslah tarihlerinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
2- Dava «limited şirket» eski müdürünün gerçekleştirdiği iş ve işlemlere yönelik olarak «mirasçıları» aleyhine tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda mümeyyiz davalılar hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yargılama sırasında davacı vekili tarafından verilen «ıslah» dilekçesiyle talebin arttırıldığı, buna karşın mümeyyiz davalılar vekilleri tarafından söz konusu ıslah dilekçesine karşı «zamanaşımı def»’inde bulunulduğu, mahkemece davalıların murisinin eylemlerinin aynı zamanda Ceza Kanununun 155/2 maddesi kapsamında suç teşkil etmesi sebebiyle, «ceza zamanaşımı» gözetildiğinde zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle zamanaşımı def’inin reddine karar verildiği dosya kapsamı ile sabittir.
Ancak söz konusu «ıslah» dilekçesinin harcının 20/07/2011 tarihinde yatırıldığı, davalıların murisinin müdürlük görevinin ise 24/04/2002 tarihinde sona erdiği, bu haliyle davalıların murisinin görevde olduğu tarih itibariyle mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükte bulunduğu ve «zamanaşımı» süresinin tespitinin değinilen Yasanın 102'nci maddesi kapsamına göre yapılmasının gerektiği göz önüne alınmaksızın, zamanaşımı hesabının 5237 sayılı mer’i Türk Ce …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada, davalıların murisi .....l'ın eyleminni aynı zamanda «güveni kötüye kullanma» suçunu oluşturduğu, müdürlük görevinin sona erdiği tarih olan 24/04/2002 tarihi itibariyle mülga 765 sayılı TCK'nın yürürlükte bulunduğu, 765 sayılı TCK'nın 508, 510 ve 102/4. maddeleri gereğince «zamanaşımının» 5 yıl olduğu, davacı tarafın «ıslah» dilekçesine karşı davalılar..... ve...... vekilinin yasal süresi içerisinde «zamanaşımı def»'inde bulunduğu, buna karşılık davalı......'nun ıslah talebine karşı süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmadığı gerekçesiyle davalılar..... ve....... hakkınd …
2-Mahkemece davalı......'nun süresinden sonra «zamanaşımı def»'inde bulunduğu gerekçesiyle «ıslah» edilen miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Dairemizce 12/06/2013 tarihli bozma ilamında temyiz eden davalılar........,...... ve...... hakkında zamanaşımı yönünden ıslah edilen kısımla ilgili olarak 765 sayılı TCK'nın 102. maddesine göre zamanaşımı süresinin tespiti gerektiği konusunda mümeyyiz davalılar lehine karar bozulmuş olup, bu bozmaya karşı davacı vekilince davalı......'nun zamanaşımı def'inin süresinde olmadığı ve «muvafakatinin» de bulunmadığına dair karar düzeltme talep edilmemiş ve bozma ilamına da mahkemece uyulmakla davalı...... yararına «usuli kazanılmış hak» doğması sebebiyle davalı......'nun ıslah edilen kısma yönelik zamanaşımı def'inin de uyulan bozma ilamı uyarınca 765 sayılı TCK'nın 102. maddesi kapsamına göre değ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · muvafakat
Benzer bu kararda2-Mahkemece davalı......'nun süresinden sonra «zamanaşımı def»'inde bulunduğu gerekçesiyle «ıslah» edilen miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Dairemizce 12/06/2013 tarihli bozma ilamında temyiz eden davalılar........,...... ve...... hakkında zamanaşımı yönünden ıslah edilen kısımla ilgili olarak 765 sayılı TCK'nın 102. maddesine göre zamanaşımı süresinin tespiti gerektiği konusunda mümeyyiz davalılar lehine karar bozulmuş olup, bu bozmaya karşı davacı vekilince davalı......'nun zamanaşımı def'inin süresinde olmadığı ve «muvafakatinin» de bulunmadığına dair karar düzeltme talep edilmemiş ve bozma ilamına da mahkemece uyulmakla davalı...... yararına «usuli kazanılmış hak» doğması sebebiyle davalı......'nun ıslah edilen kısma yönelik zamanaşımı def'inin de uyulan bozma ilamı uyarınca 765 sayılı TCK'nın 102. maddesi kapsamına göre değ …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13691 E. 2011/7686 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:fesih hakkının kötüye kullanılması · objektif iyiniyet · hakkın kötüye kullanılması · sözleşmenin feshi · iyiniyet · fesih
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce davalının sözleşmeyi «fesih hakkını kötüye kullanıp» kullanmadığının belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, «sözleşmenin feshinin» «objektif iyiniyet» koşullarına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 249.004,50 TL’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13297 E. , 2013/12247 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.05.2012 tarih ve 2009/414-2012/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin eski müdürü olan Mustafa Maral döneminde oluşan karların ortaklara dağıtılmadığını, elde edilen kar ve işlemlerin şirket muhasebe kayıtlarında gösterilmediğini, bu sebeple ... Mal Müdürlüğü tarafından vergi cezası ödenmek durumunda kalındığını, şirket müdürünün 14/01/2003 tarihinde vefat ettiğini, şirket sermayesi artırılmasına rağmen sermayenin ortada olmadığını, üretim yapılarak kar elde edilmesine karşın, şirket kayıtlarında bu tutarın gösterilmediğini ileri sürerek, şimdilik 5.600 TL’nin şirket müdürü ...mirasçılarından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesiyle talebini 43.120,14 TL'ye yükseltmiş, davalı ...
mirasçıları yönünden ise davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların murisi olan ...’ın görev yaptığı dönemde, elektrik ve su sarfiyatı dikkate alınmak suretiyle belirlenen 50.004,70 TL karın kayıtlara intikal ettirilmediği, kayıtların usulüne uygun tutulmaması sebebiyle ... Mal Müdürlüğüne ödenmesi gereken verginin mahsubu ile bakiye 15.287,40 TL vergi cezası ödenmek durumunda kalındığı, şirketin toplam olarak 65.292,10 TL zarara uğratıldığı, bu miktarın zarara sebebiyet veren şirket müdürü mirasçılarından talep edilebileceği, davalıların 29/12/2003 tarihli karar ile, şirket ortaklarının birbirlerine hiçbir hukuki ve mali dava açmayacaklarına dair karar alındığı, bu ibra sebebiyle eldeki davanın açılamayacağını savundukları ancak söz konusu kararın dava konusu yapılan hususları açıkça içermediği ve şirketin defter ve kayıtlarında yer almayan ve usulüne uygun tutulmaması sebebiyle ödemek zorunda kalınan vergi cezası ile karın ödenmemesinden kaynaklı zararın giderilmesi yönünde dava açıldığından söz konusu kararın işbu davayı engeller mahiyette açık bir ibra kararı olmadığı, her ne kadar ıslah edilen miktar yönünden bir kısım davalılar tarafından süresinde zamanaşımı def’inde bulunmuşsa da müteveffanın eylemine uyan ve suç teşkil eden güveni kötüye kullanma fiilinin ceza zamanaşımı gözetildiğinde zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, feragat edilen davalı hissesine veraset ilamındaki hissesi gözetilerek ve kabul edilen kısmın mahsubu ile bakiye zarardan daha az bir miktar yönünden dava ıslah edildiğinden davanın ıslah edilen miktar yönünden kabulüne karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davalı ...’ın mirasçıları hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar ...
, ... ve ... hakkında açılan davanın ise kabulü ile 43.120,14 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline bu miktara dava ve ıslah tarihlerinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava limited şirket eski müdürünün gerçekleştirdiği iş ve işlemlere yönelik olarak mirasçıları aleyhine tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda mümeyyiz davalılar hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yargılama sırasında davacı vekili tarafından verilen ıslah dilekçesiyle talebin arttırıldığı, buna karşın mümeyyiz davalılar vekilleri tarafından söz konusu ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def’inde bulunulduğu, mahkemece davalıların murisinin eylemlerinin aynı zamanda Ceza Kanununun 155/2 maddesi kapsamında suç teşkil etmesi sebebiyle, ceza zamanaşımı gözetildiğinde zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle zamanaşımı def’inin reddine karar verildiği dosya kapsamı ile sabittir.
Ancak söz konusu ıslah dilekçesinin harcının 20/07/2011 tarihinde yatırıldığı, davalıların murisinin müdürlük görevinin ise 24/04/2002 tarihinde sona erdiği, bu haliyle davalıların murisinin görevde olduğu tarih itibariyle mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükte bulunduğu ve zamanaşımı süresinin tespitinin değinilen Yasanın 102'nci maddesi kapsamına göre yapılmasının gerektiği göz önüne alınmaksızın, zamanaşımı hesabının 5237 sayılı mer’i Türk Ceza Kanunu göz önüne alınarak yapılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453658200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz