6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13297 E. 2013/12247 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güveni kötüye kullanma ceza zamanaşımı şirket müdürü ibra mirasçılık zamanaşımı def'i def'i feragat limited şirket ıslah yasal faiz zamanaşımı e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TCK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların murisi olan ...’ın görev yaptığı dönemde, elektrik ve su sarfiyatı dikkate alınmak suretiyle belirlenen 50.004,70 TL karın kayıtlara intikal ettirilmediği, kayıtların usulüne uygun tutulmaması sebebiyle ... Mal Müdürlüğüne ödenmesi gereken verginin mahsubu ile bakiye 15.287,40 TL vergi cezası ödenmek durumunda kalındığı, şirketin toplam olarak 65.292,10 TL zarara uğratıldığı, bu miktarın zarara sebebiyet veren şirket müdürü mirasçılarından talep edilebileceği, davalıların 29/12/2003 tarihli karar ile, şirket ortaklarının birbirlerine hiçbir hukuki ve mali dava açmayacaklarına dair karar alındığı, bu ibra sebebiyle eldeki davanın açılamayacağını savundukları ancak söz konusu kararın dava konusu yapılan hususları açıkça içermediği ve şirketin defter ve kayıtlarında yer almayan ve usulüne uygun tutulmaması sebebiyle ödemek zorunda kalınan vergi cezası ile karın ödenmemesinden kaynaklı zararın giderilmesi yönünde dava açıldığından söz konusu kararın işbu davayı engeller mahiyette açık bir ibra kararı olmadığı, her ne kadar ıslah edilen miktar yönünden bir kısım davalılar tarafından süresinde zamanaşımı def’inde bulunmuşsa da müteveffanın eylemine uyan ve suç teşkil eden güveni kötüye kullanma fiilinin ceza zamanaşımı gözetildiğinde zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, feragat edilen davalı hissesine veraset ilamındaki hissesi gözetilerek ve kabul edilen kısmın mahsubu ile bakiye zarardan daha az bir miktar yönünden dava ıslah edildiğinden davanın ıslah edilen miktar yönünden kabulüne karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davalı ...’ın mirasçıları hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar ... , ... ve ... hakkında açılan davanın ise kabulü ile 43.120,14 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline bu miktara dava ve ıslah tarihlerinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava limited şirket eski müdürünün gerçekleştirdiği iş ve işlemlere yönelik olarak mirasçıları aleyhine tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda mümeyyiz davalılar hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yargılama sırasında davacı vekili tarafından verilen ıslah dilekçesiyle talebin arttırıldığı, buna karşın mümeyyiz davalılar vekilleri tarafından söz konusu ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def’inde bulunulduğu, mahkemece davalıların murisinin eylemlerinin aynı zamanda Ceza Kanununun 155/2 maddesi kapsamında suç teşkil etmesi sebebiyle, ceza zamanaşımı gözetildiğinde zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle zamanaşımı def’inin reddine karar verildiği dosya kapsamı ile sabittir. Ancak söz konusu ıslah dilekçesinin harcının 20/07/2011 tarihinde yatırıldığı, davalıların murisinin müdürlük görevinin ise 24/04/2002 tarihinde sona erdiği, bu haliyle davalıların murisinin görevde olduğu tarih itibariyle mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükte bulunduğu ve zamanaşımı süresinin tespitinin değinilen Yasanın 102'nci maddesi kapsamına göre yapılmasının gerektiği göz önüne alınmaksızın, zamanaşımı hesabının 5237 sayılı mer’i Türk Ceza Kanunu göz önüne alınarak yapılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Olağanüstü genel kurul

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1713 E. 2021/1385 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11871 E. 2010/2879 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14566 E. 2015/133 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13691 E. 2011/7686 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/13297 E.  ,  2013/12247 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.05.2012 tarih ve 2009/414-2012/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin eski müdürü olan Mustafa Maral döneminde oluşan karların ortaklara dağıtılmadığını, elde edilen kar ve işlemlerin şirket muhasebe kayıtlarında gösterilmediğini, bu sebeple ... Mal Müdürlüğü tarafından vergi cezası ödenmek durumunda kalındığını, şirket müdürünün 14/01/2003 tarihinde vefat ettiğini, şirket sermayesi artırılmasına rağmen sermayenin ortada olmadığını, üretim yapılarak kar elde edilmesine karşın, şirket kayıtlarında bu tutarın gösterilmediğini ileri sürerek, şimdilik 5.600 TL’nin şirket müdürü ...mirasçılarından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesiyle talebini 43.120,14 TL'ye yükseltmiş, davalı ...

mirasçıları yönünden ise davadan feragat ettiğini bildirmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların murisi olan ...’ın görev yaptığı dönemde, elektrik ve su sarfiyatı dikkate alınmak suretiyle belirlenen 50.004,70 TL karın kayıtlara intikal ettirilmediği, kayıtların usulüne uygun tutulmaması sebebiyle ... Mal Müdürlüğüne ödenmesi gereken verginin mahsubu ile bakiye 15.287,40 TL vergi cezası ödenmek durumunda kalındığı, şirketin toplam olarak 65.292,10 TL zarara uğratıldığı, bu miktarın zarara sebebiyet veren şirket müdürü mirasçılarından talep edilebileceği, davalıların 29/12/2003 tarihli karar ile, şirket ortaklarının birbirlerine hiçbir hukuki ve mali dava açmayacaklarına dair karar alındığı, bu ibra sebebiyle eldeki davanın açılamayacağını savundukları ancak söz konusu kararın dava konusu yapılan hususları açıkça içermediği ve şirketin defter ve kayıtlarında yer almayan ve usulüne uygun tutulmaması sebebiyle ödemek zorunda kalınan vergi cezası ile karın ödenmemesinden kaynaklı zararın giderilmesi yönünde dava açıldığından söz konusu kararın işbu davayı engeller mahiyette açık bir ibra kararı olmadığı, her ne kadar ıslah edilen miktar yönünden bir kısım davalılar tarafından süresinde zamanaşımı def’inde bulunmuşsa da müteveffanın eylemine uyan ve suç teşkil eden güveni kötüye kullanma fiilinin ceza zamanaşımı gözetildiğinde zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, feragat edilen davalı hissesine veraset ilamındaki hissesi gözetilerek ve kabul edilen kısmın mahsubu ile bakiye zarardan daha az bir miktar yönünden dava ıslah edildiğinden davanın ıslah edilen miktar yönünden kabulüne karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davalı ...’ın mirasçıları hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar ...

, ... ve ... hakkında açılan davanın ise kabulü ile 43.120,14 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline bu miktara dava ve ıslah tarihlerinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava limited şirket eski müdürünün gerçekleştirdiği iş ve işlemlere yönelik olarak mirasçıları aleyhine tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda mümeyyiz davalılar hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yargılama sırasında davacı vekili tarafından verilen ıslah dilekçesiyle talebin arttırıldığı, buna karşın mümeyyiz davalılar vekilleri tarafından söz konusu ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def’inde bulunulduğu, mahkemece davalıların murisinin eylemlerinin aynı zamanda Ceza Kanununun 155/2 maddesi kapsamında suç teşkil etmesi sebebiyle, ceza zamanaşımı gözetildiğinde zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle zamanaşımı def’inin reddine karar verildiği dosya kapsamı ile sabittir.

Ancak söz konusu ıslah dilekçesinin harcının 20/07/2011 tarihinde yatırıldığı, davalıların murisinin müdürlük görevinin ise 24/04/2002 tarihinde sona erdiği, bu haliyle davalıların murisinin görevde olduğu tarih itibariyle mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükte bulunduğu ve zamanaşımı süresinin tespitinin değinilen Yasanın 102'nci maddesi kapsamına göre yapılmasının gerektiği göz önüne alınmaksızın, zamanaşımı hesabının 5237 sayılı mer’i Türk Ceza Kanunu göz önüne alınarak yapılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453658200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.