İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/954 E. 2013/12241 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi feragat↗ taşıma senedi↗ cmr konvansiyonu↗ konişmento↗ cmr↗ mevduat hesabı↗ kötü niyet tazminatı↗ taşıyıcı↗ kötü niyet↗ feragat↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dava sebebi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcının usulüne uygun doldurulmuş ve imzalanmış konişmentoyu amir bankaya ibrazla yükümlü olduğu, alacak likit olup icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 8.729,81 Euro üzerinden devamına, bu miktara devlet bankalarının bir yıl vadeli Euro mevduat hesabına uyguladıkları faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin kısmın feragat sebebiyle reddine, kabul edilen kısım yönünden %40 oranı olan 4.187,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 – Dava, davacıya ait tekstil emtiasının davalı tarafça CMR Konvansiyonu kapsamında, taşındığı ancak gerekli vesaikin alıcı tarafa imzalatılmaması nedeniyle davacı satıcı tarafından mal bedelinin tahsil edilemediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının ilgili vesaiki teslim hususunda kusurunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkili tarafından davaya konu tekstil emtiasının alıcısına gönderildiğini, taşıma işleminin davalı tarafından yapıldığını ancak satışın vesaik mukabili yapılmasına rağmen davalının taşıma senedini alıcıya usulüne uygun şekilde imzalatmaması sebebiyle satış bedelinin bankadan çekilemediğini ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı taşıyıcının usulüne uygun doldurulmuş ve imzalanmış taşıma senedini amir bankaya ibrazla yükümlü olduğundan bahisle davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Dosya kapsamı itibariyle davalı tarafça taşıma senedinin yurtdışında bulunan mal alıcısına imzalatıldığına dair belge örneği sunulmuş, buna karşın gerek davacı tarafça gerekse mahkeme karar gerekçesinde davalının hangi eylem ve işlemleri sebebiyle kusurlu olduğu hususuna değinilmemiştir. Nitekim dosya içerisinde mevcut tarihsiz, ikinci bilirkişi raporunda da bu hususa temas edilmiş, davacının, davalının hangi eylemi sebebiyle zarar meydana geldiğini açıklaması gerektiği belirtilmiş, alınan ilk bilirkişi raporu ile oluşan çelişkiyi gidermek amacıyla alınan üçüncü raporda ise davalı taşıyıcının taşıma senedinin kendisinde bulunmadığı yönünde beyanda bulunması sebebiyle kusurlu olduğu bildirilmiştir. Buna karşın dosyaya sunulan ve alıcının imzasını havi taşıma senedi örneğine değinilmemiştir. Bu durumda mahkemece, davacı zararının davalının hangi eylemi sebebiyle oluştuğu, taşıma senedinin imzalatılmadığı iddia olunduğuna göre alıcı tarafından yapılan kısmi ödemenin sebebinin ne olduğu hususları davacı taraftan sorulup tespit edildikten sonra dosya içerisinde bulunan taşıma senedi de değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2 – Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13730 E. 2014/19928 K.
Ortak:taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» usulüne uygun doldurulmuş ve imzalanmış «konişmentoyu» amir bankaya ibrazla yükümlü olduğu, alacak likit olup «icra inkar tazminatı» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 8.729,81 Euro üzerinden devamına, bu miktara devlet bankalarının bir yıl vadeli Euro «mevduat hesabına» uyguladıkları faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin «kısmın feragat» sebebiyle reddine, kabul edilen kısım yönünden %40 oranı olan 4.187,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1 – Dava, davacıya ait tekstil emtiasının davalı tarafça CMR Konvansiyonu kapsamında, taşındığı ancak gerekli vesaikin alıcı tarafa imzalatılmaması nedeniyle davacı satıcı tarafından mal bedelinin tahsil edilemediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının ilgili vesaiki «teslim» hususunda kusurunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
… n davaya konu tekstil emtiasının alıcısına gönderildiğini, taşıma işleminin davalı tarafından yapıldığını ancak satışın vesaik mukabili yapılmasına rağmen davalının «taşıma senedini» alıcıya usulüne uygun şekilde imzalatmaması sebebiyle satış bedelinin bankadan çekilemediğini ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı «taşıyıcının» usulüne uygun doldurulmuş ve imzalanmış taşıma senedini amir bankaya ibrazla yükümlü olduğundan bahisle davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaDava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili, yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edildiği iddiasına dayalı davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, taşıma yapılan güzergah nedeniyle somut olaya uygulanması gereken, CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresi geçirildikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece vesaik mukabili «teslim» edilecek emtianın davalı «taşıyıcı» tarafından ilgili vesaik görülmeden teslimi halinde davalı taşıyıcı ağır kusurlu sayılacağından ve bu durumda da CMR'nin 32/2. maddesi gereğince «zamanaşımı» süresinin 3 yıl olacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «taşıyan» olmadığı, 25/06/2009 ile 29/06/2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen taşımada davalının «taşıyıcı» olmadığı, davacı firma ile taşımayı yapan dava dışı RB firması arasındaki bağlantıyı sağlayan simsar nitelikli bir konumunun bulunduğu, öte yandan somut olaya uygulanması gereken CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · taşıyan · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «taşıyan» olmadığı, 25/06/2009 ile 29/06/2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen taşımada davalının «taşıyıcı» olmadığı, davacı firma ile taşımayı yapan dava dışı RB firması arasındaki bağlantıyı sağlayan simsar nitelikli bir konumunun bulunduğu, öte yandan somut olaya uygulanması gereken CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin de dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili, yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edildiği iddiasına dayalı davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, taşıma yapılan güzergah nedeniyle somut olaya uygulanması gereken, CMR'nin 32. maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresi geçirildikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece vesaik mukabili «teslim» edilecek emtianın davalı «taşıyıcı» tarafından ilgili vesaik görülmeden teslimi halinde davalı taşıyıcı ağır kusurlu sayılacağından ve bu durumda da CMR'nin 32/2. maddesi gereğince «zamanaşımı» süresinin 3 yıl olacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | Takibin devamı | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15103 E. 2012/5643 K.
Ortak:konişmento · taşıyıcı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» usulüne uygun doldurulmuş ve imzalanmış «konişmentoyu» amir bankaya ibrazla yükümlü olduğu, alacak likit olup «icra inkar tazminatı» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 8.729,81 Euro üzerinden devamına, bu miktara devlet bankalarının bir yıl vadeli Euro «mevduat hesabına» uyguladıkları faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin «kısmın feragat» sebebiyle reddine, kabul edilen kısım yönünden %40 oranı olan 4.187,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1 – Dava, davacıya ait tekstil emtiasının davalı tarafça CMR Konvansiyonu kapsamında, taşındığı ancak gerekli vesaikin alıcı tarafa imzalatılmaması nedeniyle davacı satıcı tarafından mal bedelinin tahsil edilemediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının ilgili vesaiki «teslim» hususunda kusurunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
… n davaya konu tekstil emtiasının alıcısına gönderildiğini, taşıma işleminin davalı tarafından yapıldığını ancak satışın vesaik mukabili yapılmasına rağmen davalının «taşıma senedini» alıcıya usulüne uygun şekilde imzalatmaması sebebiyle satış bedelinin bankadan çekilemediğini ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı «taşıyıcının» usulüne uygun doldurulmuş ve imzalanmış taşıma senedini amir bankaya ibrazla yükümlü olduğundan bahisle davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile alıcı firma arasındaki satışın vesaik mukabili olduğunun kararlaştırıldığını, davalının ise «konişmento» aslını almaksızın mal «teslimi» yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı hakkındaki icra takibinin devamına ve asıl alacağın % 40 ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, mahkemece karar gerekçesinde tartışılan ilk husus, satışın mal mukabili olduğunun kabulü halinde dahi davalı «taşıyıcının» davaya konu emtiayı alıcıya «teslimi» anında «konişmento» aslını teslim almaması nedeniyle «taşıma sözleşmesine» aykırı hareket ettiği yönünde olup, davalının mal mukabili satış sonrasında konişmento aslını teslim almaksızın davaya konu emtiayı alıcıya tesliminin emtia bedeli …
1 – Dava, davalı tarafça yapılan taşıma nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini amacı ile başlatılan «icra takibine itirazın» iptali ve «icra inkar tazminatı» istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kombine taşıma · gümrük beyannamesi · ba beyannamesi · illiyet bağı · icra takibine itiraz · taşıma sözleşmesi · vade · taşıyan
Benzer bu kararda… cı vekili, müvekkili tarafından yurtdışında bulunan müşterisine yapılan satış nedeniyle davaya konu emtianın davalı tarafça taşındığını, bu amaçla taraflar arasında «kombine taşıma sözleşmesi» düzenlendiğini ancak yapılan satışın vesaik mukabili olarak kararlaştırılmasına karşın davalının satışa konu vesaiki «teslim» almaksızın malları alıcıya teslim ettiğini, bu nedenle müvekkilinin satış bedelini tahsil edemediği ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalının «konişmento» aslını almaksızın mal teslimi yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Nitekim alıcının «konişmento» aslını «taşıyana» sunması ile mal bedelini ödemesi arasında «illiyet bağı» mevcut değildir.
Dosya içinde mevcut, davacı tarafça tanzim edilen, aynı tarihi haiz, Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanmış mal satış faturaları, «gümrük beyannamesi» ve diğer evrakın incelenmesinde, davacı ile alıcı arasında düzenlenen sözleşmede satış türünün ilk olarak mal mukabili şeklinde yapılmasının kararlaştırıldığı ancak daha sonra bundan vazgeçilerek satışın vesaik mukabili şekline dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır.
1 – Dava, davalı tarafça yapılan taşıma nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini amacı ile başlatılan «icra takibine itirazın» iptali ve «icra inkar tazminatı» istemlerine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/954 E. , 2013/12241 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/04/2012 tarih ve 2008/495-2012/236 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1475 adet tekstil emtiasının müvekkili tarafından davalı şirkete ait kamyonla ...’daki alıcısına gönderildiğini, malın bedeli olan 19.746,82 Euro’nun alıcı tarafından HSBC bankası aracılığı ile ... Bankası ... Şubesine havale edildiğini ancak davalının vesaik mukabili olarak yapılan satışta konişmentoyu usulüne uygun şekilde imzalatmaması nedeniyle satış bedelinin bankadan çekilemediğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında alacağın 11.071,01 Euro tutarındaki kısmından feragat ettiğini bildirmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kendisine yüklenen sorumlulukları yerine getirdiğini, konişmentonun usulüne uygun şekilde alıcıya imzalatıldığını, alacağın tahsil edilemeyen kısmının taraflar arasındaki malın kalitesi ile ilgili bir sorundan kaynaklandığını bildirerek, davanın reddini savunmuş, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcının usulüne uygun doldurulmuş ve imzalanmış konişmentoyu amir bankaya ibrazla yükümlü olduğu, alacak likit olup icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 8.729,81 Euro üzerinden devamına, bu miktara devlet bankalarının bir yıl vadeli Euro mevduat hesabına uyguladıkları faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin kısmın feragat sebebiyle reddine, kabul edilen kısım yönünden %40 oranı olan 4.187,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 – Dava, davacıya ait tekstil emtiasının davalı tarafça CMR Konvansiyonu kapsamında, taşındığı ancak gerekli vesaikin alıcı tarafa imzalatılmaması nedeniyle davacı satıcı tarafından mal bedelinin tahsil edilemediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının ilgili vesaiki teslim hususunda kusurunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkili tarafından davaya konu tekstil emtiasının alıcısına gönderildiğini, taşıma işleminin davalı tarafından yapıldığını ancak satışın vesaik mukabili yapılmasına rağmen davalının taşıma senedini alıcıya usulüne uygun şekilde imzalatmaması sebebiyle satış bedelinin bankadan çekilemediğini ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı taşıyıcının usulüne uygun doldurulmuş ve imzalanmış taşıma senedini amir bankaya ibrazla yükümlü olduğundan bahisle davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Dosya kapsamı itibariyle davalı tarafça taşıma senedinin yurtdışında bulunan mal alıcısına imzalatıldığına dair belge örneği sunulmuş, buna karşın gerek davacı tarafça gerekse mahkeme karar gerekçesinde davalının hangi eylem ve işlemleri sebebiyle kusurlu olduğu hususuna değinilmemiştir.
Nitekim dosya içerisinde mevcut tarihsiz, ikinci bilirkişi raporunda da bu hususa temas edilmiş, davacının, davalının hangi eylemi sebebiyle zarar meydana geldiğini açıklaması gerektiği belirtilmiş, alınan ilk bilirkişi raporu ile oluşan çelişkiyi gidermek amacıyla alınan üçüncü raporda ise davalı taşıyıcının taşıma senedinin kendisinde bulunmadığı yönünde beyanda bulunması sebebiyle kusurlu olduğu bildirilmiştir. Buna karşın dosyaya sunulan ve alıcının imzasını havi taşıma senedi örneğine değinilmemiştir. Bu durumda mahkemece, davacı zararının davalının hangi eylemi sebebiyle oluştuğu, taşıma senedinin imzalatılmadığı iddia olunduğuna göre alıcı tarafından yapılan kısmi ödemenin sebebinin ne olduğu hususları davacı taraftan sorulup tespit edildikten sonra dosya içerisinde bulunan taşıma senedi de değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2 – Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453568600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz