Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5090 E. 2013/4872 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenileme↗ menfi tespit↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, icra takibinde 12.05.2008 tarihli işlem dışında başka muamele yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK’nun 33/a maddesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece icra takibinde en son işlemin 12.05.2008 tarihinde yapıldığı, bu talepten başka zamanaşımını kesen başka işlem yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf 12.05.2008 tarihli işlemden başka, 11.11.2008 tarihinde de icra dairesine başvurarak borçlu adına kayıtlı araç üzerine konulan hacizlerin yenilenmesini ve takyidatların sorulmasını talep ettiğini ileri sürdüğü halde, anılan başvurunun zamanaşımını kesen bir icra muamelesi olup olmadığı değerlendirilip, tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticaret Sicili Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11994 E. 2018/3622 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9163 E. 2011/2302 K.
Ortak:zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDava, İİK’nun 33/a maddesinden kaynaklanan «menfi tespit» istemine ilişkin olup, mahkemece icra takibinde en «son» işlemin 12.05.2008 tarihinde yapıldığı, bu talepten başka «zamanaşımını» kesen başka işlem yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf 12.05.2008 tarihli işlemden başka, 11.11.2008 tarihinde de icra dairesine başvurarak borçlu adına kayıtlı araç üzerine konulan hacizlerin «yenilenmesini» ve takyidatların sorulmasını talep ettiğini ileri sürdüğü halde, anılan başvurunun «zamanaşımını» kesen bir icra muamelesi olup olmadığı değerlendirilip, tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle somut olaydaki alacaklının icra dosyasında 01.11.2006 tarihli «son» talebinin BK'nun 136/2. maddesinde belirtilen «zamanaşımını» kesen bir takip muamelesi olarak görülmesi gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «üst taşıyıcı» olduğu, TTK'nun 767/1. maddesi uyarınca 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… e usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, TTK'nun 1301. maddesine göre, sigorta şirketinin ödediği miktar için sigortalısına halef olmasına, taşıma ilişkisinde «taşıtan» durumundaki sigortalı hangi haklara haiz ise «rücu» davasında sigorta şirketinin de aynı haklara sahip olmasına, dolayısıyla sigortalının tabi olduğu «zamanaşımı» süresinin sigorta şirketi hakkında da uygulanmasının gerekmesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz it …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emtia nakliyat sigortası · üst taşıyıcı · nakliyat sigortası · taşıtan · rücuen alacak · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · rücu
Benzer bu kararda2-Dava, «emtia nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
… e usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, TTK'nun 1301. maddesine göre, sigorta şirketinin ödediği miktar için sigortalısına halef olmasına, taşıma ilişkisinde «taşıtan» durumundaki sigortalı hangi haklara haiz ise «rücu» davasında sigorta şirketinin de aynı haklara sahip olmasına, dolayısıyla sigortalının tabi olduğu «zamanaşımı» süresinin sigorta şirketi hakkında da uygulanmasının gerekmesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz it …
Ayrıca, Beyoğlu 2. icra Müdürlüğü’nün 16.10.2007 tarihli cevabi yazısında 2005/12315 esas sayılı dosyaya ilişkin olarak 07.03.2007 tarihli “«takipsizlik» sonucu «işlemden kaldırma»” kararının verildiğinin belirtilmesi de icra dosyası içeriğine göre uygun bir karar olarak görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «üst taşıyıcı» olduğu, TTK'nun 767/1. maddesi uyarınca 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8880 E. 2016/9372 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehinli alacak · malvarlığına ilişkin dava · ihtiyati tedbir · iş bölümü · ihtiyati haciz · haciz · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece 07.01.2016 tarihli karar ile dava konusu edilen miktarın 250.000 TL olduğu, bu miktarı aşacak şekilde davalıların tüm «malvarlıklarına» «ihtiyati haciz» konulmasının mümkün olmadığı, davalı vekilince bildirilen 2 adet tır üzerinde bankalar lehine «rehinli alacak» «kaydının» bulunması nedeni ile ekspertiz raporlarında toplam değerleri 365.000 TL olarak belirtilen iki taşınmaza ihtiyati haciz konulması gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile; davalı ... adına kayıtlı olması halinde ... ili ... ilçesi 3826 ada 23 parselde kaim taşınmaz üzerindeki 2.kat 10 nolu bağımsız «bölüm» ile 4.kat 23 nolu bağımsız bölüm üzerine ihtiyati haciz konulmasına, bahsi geçen taşınmazların davalı ... adına kayıtlı olması ve taşınmazların kayıtlarında başkac …
1- Davacı vekili dava dilekçesinde «ihtiyati tedbir» talebinde bulunmuş ve «ihtiyati haciz» kararı üzerine verdiği dilekçesinde de talebinin ihtiyati tedbir olduğunu açıklamış olmasına rağmen mahkemece ihtiyati haciz kararları verilerek, mülga 1086 sayılı HUMK 74. ve 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesine aykırı biçimde talepten başkasına hükmedilmesi doğru görülmemiş, 07.01.2016 ve 02.03.2016 tarihli kararların bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece 02.03.2016 tarihli karar ile dava dilekçesinde 250.000,00 TL alacağının tahsilinin talep edildiği ve borca yeter miktarda davalıların «malvarlıkları» üzerine «haciz» konulmasına karar verildiği, 07/01/2016 tarihli kararı ile de borç miktarını karşılayan iki taşınmaz üzerine haciz konulması ve diğer hacizlerin kaldırılmasına kar …
Sanayi ve Ticaret A.Ş.'deki hissesine «ihtiyati haciz» konulmasına, ihtiyati haczin tatbiki için ...
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1518 E. 2010/7140 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında «ortaklık ilişkisi» tesis edildiği, şirketin muamele merkezinin Bakırköy olduğu, HUMK 17/2, 27 maddelerinde mecburi «yetki» kuralının düzenlendiği gerekçesiyle mahkemenin «yetkisizliğine» karar verilmiştir.
2- Mahkemece, davalının şirketin muamele merkezinin davadan sonra kurulan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri «yetki» alanında bulunduğundan bahisle «yetkisizlik» kararı verilmiş olup, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 19.07.2007 gün ve 336 sayılı kararı ile Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri kurulmuştur.
Ancak, dava açıldıktan sonra anılan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararı ile yeni bir mahkeme faaliyete geçirilip, yargı alanının belirlenmiş olması nedeniyle mahkemece Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine devir kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «yetkisizlik» yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
-
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10991 E. 2016/7996 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali · anonim şirket yönetim kurulu · anonim şirket · usulden reddi · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı · kesin hüküm
Benzer bu karardaDava, «anonim şirket yönetim kurulu kararının iptali» ve ortaklık tespiti talebine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin muamele merkezinin ...'da bulunduğu, HMK 14. maddesi gereğince yetkili mahkemenin şirketin muamele merkezinin bağlı olduğu yer asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesi ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK 14/2. maddesi uyarınca; özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi «kesin» yetkilidir.
Sicil Memurluğu nezdinde 423193-370775 sicil numarası ile kayıtlı bulunduğu gözden kaçırılarak «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5090 E. , 2013/4872 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.12.2011 tarih ve 2010/423-2011/599 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının keşidecisi olduğu çekin bankaya ciro edildiğini, borçlular hakkında kambiyoya mahsus takip yapıldığını, davalının icra mahkemesine başvurarak icranın geri bırakılması kararı aldığını, en son yapılan işlem itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığını ileri sürerek, takibe konu çekle ilgili olarak zamanaşımının dolmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, en son yapılan işlem itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, icranın geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, icra takibinde 12.05.2008 tarihli işlem dışında başka muamele yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK’nun 33/a maddesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece icra takibinde en son işlemin 12.05.2008 tarihinde yapıldığı, bu talepten başka zamanaşımını kesen başka işlem yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf 12.05.2008 tarihli işlemden başka, 11.11.2008 tarihinde de icra dairesine başvurarak borçlu adına kayıtlı araç üzerine konulan hacizlerin yenilenmesini ve takyidatların sorulmasını talep ettiğini ileri sürdüğü halde, anılan başvurunun zamanaşımını kesen bir icra muamelesi olup olmadığı değerlendirilip, tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/453170500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz