Emtia nakliyat sigortası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9163 E. 2011/2302 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emtia nakliyat sigortası↗ üst taşıyıcı↗ nakliyat sigortası↗ taşıtan↗ rücuen alacak↗ takipsizlik kararı↗ işlemden kaldırma↗ rücu↗ taşıyıcı↗ sigorta poliçesi↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının üst taşıyıcı olduğu, TTK'nun 767/1. maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, TTK'nun 1301. maddesine göre, sigorta şirketinin ödediği miktar için sigortalısına halef olmasına, taşıma ilişkisinde taşıtan durumundaki sigortalı hangi haklara haiz ise rücu davasında sigorta şirketinin de aynı haklara sahip olmasına, dolayısıyla sigortalının tabi olduğu zamanaşımı süresinin sigorta şirketi hakkında da uygulanmasının gerekmesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
Yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasındaki alacak bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımını kesen fiiller BK'nun 133/2. maddesinde sayılmıştır. Kesilen zamanaşımının hangi hallerde yeniden işlemeye başlayacağı da BK'nun 136. maddesinde belirlenmiştir. Zamanaşımını kesen işlemler icra takibini sonuca doğru ilerleten ve bulunduğu safhadan alıp bir adım öteye götüren işlemler olup, BK'nun 163/2. maddesindeki "takibe ilişkin her muamele" ifadesinin anlamının, alacaklı veya icra dairesinin takibi yeni bir aşamaya ulaştıran işlemleri olarak anlaşılması gerekmektedir. Bu nedenle somut olaydaki alacaklının icra dosyasında 01.11.2006 tarihli son talebinin BK'nun 136/2. maddesinde belirtilen zamanaşımını kesen bir takip muamelesi olarak görülmesi gerekir. Ayrıca, Beyoğlu 2. icra Müdürlüğü’nün 16.10.2007 tarihli cevabi yazısında 2005/12315 esas sayılı dosyaya ilişkin olarak 07.03.2007 tarihli “takipsizlik sonucu işlemden kaldırma” kararının verildiğinin belirtilmesi de icra dosyası içeriğine göre uygun bir karar olarak görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece; yukarıda açıklanan şekilde davaya konu talep için bir yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı değerlendirilerek uyuşmazlığın esası hakkında inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5090 E. 2013/4872 K.
Ortak:zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz karardaBu nedenle somut olaydaki alacaklının icra dosyasında 01.11.2006 tarihli «son» talebinin BK'nun 136/2. maddesinde belirtilen «zamanaşımını» kesen bir takip muamelesi olarak görülmesi gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «üst taşıyıcı» olduğu, TTK'nun 767/1. maddesi uyarınca 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… e usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, TTK'nun 1301. maddesine göre, sigorta şirketinin ödediği miktar için sigortalısına halef olmasına, taşıma ilişkisinde «taşıtan» durumundaki sigortalı hangi haklara haiz ise «rücu» davasında sigorta şirketinin de aynı haklara sahip olmasına, dolayısıyla sigortalının tabi olduğu «zamanaşımı» süresinin sigorta şirketi hakkında da uygulanmasının gerekmesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz it …
Benzer bu karardaDava, İİK’nun 33/a maddesinden kaynaklanan «menfi tespit» istemine ilişkin olup, mahkemece icra takibinde en «son» işlemin 12.05.2008 tarihinde yapıldığı, bu talepten başka «zamanaşımını» kesen başka işlem yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf 12.05.2008 tarihli işlemden başka, 11.11.2008 tarihinde de icra dairesine başvurarak borçlu adına kayıtlı araç üzerine konulan hacizlerin «yenilenmesini» ve takyidatların sorulmasını talep ettiğini ileri sürdüğü halde, anılan başvurunun «zamanaşımını» kesen bir icra muamelesi olup olmadığı değerlendirilip, tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme · menfi tespit
Benzer bu karardaDava, İİK’nun 33/a maddesinden kaynaklanan «menfi tespit» istemine ilişkin olup, mahkemece icra takibinde en «son» işlemin 12.05.2008 tarihinde yapıldığı, bu talepten başka «zamanaşımını» kesen başka işlem yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf 12.05.2008 tarihli işlemden başka, 11.11.2008 tarihinde de icra dairesine başvurarak borçlu adına kayıtlı araç üzerine konulan hacizlerin «yenilenmesini» ve takyidatların sorulmasını talep ettiğini ileri sürdüğü halde, anılan başvurunun «zamanaşımını» kesen bir icra muamelesi olup olmadığı değerlendirilip, tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10122 E. 2018/4424 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 16.136,67 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9163 E. , 2011/2302 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2009 tarih ve 2007/629 - 2009/850 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından emtia nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalanan çay emtiasının kamyonla taşınması esnasında sürücünün tam kusuruyla meydana gelen kazada hasarlandığını ve bedelinin sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 3.875,50 TL’nın davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşımayı yapan kamyonun maliki olmadığını ve zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının üst taşıyıcı olduğu, TTK'nun 767/1. maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, TTK'nun 1301. maddesine göre, sigorta şirketinin ödediği miktar için sigortalısına halef olmasına, taşıma ilişkisinde taşıtan durumundaki sigortalı hangi haklara haiz ise rücu davasında sigorta şirketinin de aynı haklara sahip olmasına, dolayısıyla sigortalının tabi olduğu zamanaşımı süresinin sigorta şirketi hakkında da uygulanmasının gerekmesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
Yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasındaki alacak bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımını kesen fiiller BK'nun 133/2. maddesinde sayılmıştır. Kesilen zamanaşımının hangi hallerde yeniden işlemeye başlayacağı da BK'nun 136. maddesinde belirlenmiştir. Zamanaşımını kesen işlemler icra takibini sonuca doğru ilerleten ve bulunduğu safhadan alıp bir adım öteye götüren işlemler olup, BK'nun 163/2. maddesindeki "takibe ilişkin her muamele" ifadesinin anlamının, alacaklı veya icra dairesinin takibi yeni bir aşamaya ulaştıran işlemleri olarak anlaşılması gerekmektedir. Bu nedenle somut olaydaki alacaklının icra dosyasında 01.11.2006 tarihli son talebinin BK'nun 136/2. maddesinde belirtilen zamanaşımını kesen bir takip muamelesi olarak görülmesi gerekir.
Ayrıca, Beyoğlu 2. icra Müdürlüğü’nün 16.10.2007 tarihli cevabi yazısında 2005/12315 esas sayılı dosyaya ilişkin olarak 07.03.2007 tarihli “takipsizlik sonucu işlemden kaldırma” kararının verildiğinin belirtilmesi de icra dosyası içeriğine göre uygun bir karar olarak görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece; yukarıda açıklanan şekilde davaya konu talep için bir yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı değerlendirilerek uyuşmazlığın esası hakkında inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016465000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz