Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7566 E. 2013/11640 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın davalılardan Kevser yönünden kısmen kabulüne dair verilen karar anılan davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce mümeyyiz yararına bozulmuştur.
Davalılardan ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8255 E. 2011/1232 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kat karşılığı inşaat sözleşmesi · istifa · keşif · sözleşmeden doğan dava · fesih · bilirkişi incelemesi · yönetim kurulu kararı · taahhütname
Benzer bu kararda… davacı ve davalı ...’nin davalı kooperatifin ortağı oldukları, davalı arsa maliki olan Kevser’inde içinde bulunduğu arsa malikleri tarafından dava dışı müteahhitle «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» yapıldığı, müteahhidin sözleşmeyi davalı kooperatife devrettiği, davalı kooperatifin arsa maliklerine karşı «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu nedenle davacının konutu arsa malikinden talep edemeyeceği, davalı kooperatifin inşaatı tamamlayarak, ortaklar için yasaya uygun şekilde kura çekerek konut tahsisi yapmadığı, yönetim kurulunun davacı hakkında almış olduğu 10.03.2000 tarihli konut tahsis kararının yasal dayanağının bulunmadığı, arsa sahipleriyle yüklenici arasındaki sözleşmenin feshedildiği, bir kısım ortakların inşaatı tamamlamayı ve arsa maliklerine «teslim» etmeyi «taahhüt» ederek yeni sözleşme yaptıkları, bu sözleşmeye binaen davalı ...’ye 03.11.2003 tarihinde tapuda devir yapıldığı, davacının dava konusu yerde ayni hakkının doğmadığı, tapuda tescil talep edemeyeceği, ikinci talebi hakkında ise kooperatife ödediği miktarı davalılar Hatice ve Kevser’den talep edemeyeceği, davacının davalı kooperatife karşı tarihsiz «istifa» dilekçesi verdiği, çıkma isteğinin noter aracılığıyla bildirilmesi gerektiği, davacının bu zorunluluğu yerine getirmediği, bu durumda halen kooperatife ortak olmas …
Ancak, 14.02.2006 tarihli duruşma zaptında,davalı vekilinin, kooperatife ait «defter» ve kayıtların Yakacık Köyü’nde olduğunu belirtmesi ve mahallinde «keşif» ve «bilirkişi incelemesinin» daha sonra düşünülmesine karar verildiği halde, anılan defter ve belgeler incelenmeksizin karar verilmiştir.
Yine, taraf beyanlarına göre, yukarıda belirtilen sözleşmelerin, edimlerin yerine getirilmediğinden bahisle feshedildiği ve «fesih» sonrası bir kısım kooperatif kurucu ortaklarıyla arsa malikleri arasında yeniden «kat karşılığı inşaat sözleşmesi» yapıldığı, bu sözleşme gereğince davalı ...’ye A bl.7 nolu dairenin tapuda devredildiği belirtildiği halde, yukarıda anılan fesih ve sözleşmeye dosyada rastlanmamıştır.
Ayrıca, yüklenicinin «kat karşılığı inşaat sözleşmesine» ilişkin olarak edimlerini yerine getirip getirmediği ve davacının tarihsiz «istifa» dilekçesine ilişkin olarak, herhangi bir karar alınıp alınmadığı hususu da açıklığa kavuşturulmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/83 E. 2024/3753 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının korunması · ticari işletme rehni · ticari işletme devri · ticari dürüstlük · işletme devri · ticaret unvanının terkini · tacir sıfatı · iyiniyet kuralı
Benzer bu karardaTicaret Sicil Memurluğuna kayıt olduğu, «ticaret unvanının korunmasına» ilişkin düzenleme, eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52 nci ve devamı maddelerinde yer aldığı, «tacirler» için büyük önemi haiz, «ticari işletme devri» ve «ticari işletme rehnine» konu olan ticaret unvanı, bu hali ile kendine has özel koruma tedbirlerine tabi tutulduğu, Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince, «terkini» talep edilen şirkete ait ticaret unvanının ayrıca ek alıp almadığı, tacirlerin iştigal sahalarının benzer olup olmadığı, unvanların genel görünüm itibari ile benzer olup olmadıkları ve bu benzerliklerin «üçüncü kişiler» açısından karışıklığa neden olup olmayacağı hususlarının incelenip değerlendirilmesi gerektiği, 07.03.2022 «havale» tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının 1997 yılına kadar «ticaret siciline» kayıtlı olmaksızın ancak vergi mükellefi olarak "...
2.Davalı Abdülkadir Kevser vekili cevap dilekçesinde; 1997 yılından beri kullanılmayan «ticaret unvanının» artık «zamanaşımına» uğradığını, davacının talebinin «iyiniyet kurallarına» uygun olmadığını, ticaret unvanını kullanma hakkının «tacir sıfatına» doğuşuyla başlayıp bu sıfatın yitirilmesiyle sona ereceğini, davacının tacir sıfatının kaybettiğini, davacının «ticari işletmesinin» bulunmadığını, fiilen ticari faaliyetinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Eczanesi" unvanı kullanmasının 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi kapsamına giren «ticari dürüstlüğe» aykırı bir eylem olmadığı, davacının «ticaret unvanı» ile davalının ticaret unvanındaki aynı olan “..." ibaresi coğrafi bir yer adı olduğu, ticaret unvanında kullanılan coğrafi yer adlarının tek başına ticaret unvanının ayırt edici unsuru olarak kabul edilemeyeceği, davalının "...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7566 E. , 2013/11640 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.11.2011 gün ve 2010/386-2011/620 sayılı kararı bozan Daire’nin 21.01.2013 gün ve 2012/989-2013/1130 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı işyerinde, davalı ...’in maliki, davalı şirketin kiracısı olduğu üst kattaki taşınmazdan sızan sular nedeniyle 07.11.2009 tarihinde hasar meydana geldiğini, 16.900,00 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiği ileri sürerek, 16.900,00 TL’nin 19/01/2010 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava edilmiştir.
Davalı ... vekili, taşınmazın müvekkili tarafından her türlü tesisatı sağlam ve kullanılabilir bir halde diğer davalıya 01/09/2008 tarihinde kiralanıp teslim edildiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, olayın meydana gelmesinde müvekkiline atfedilebilecek bir kusur veya ihmali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın davalılardan Kevser yönünden kısmen kabulüne dair verilen karar anılan davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce mümeyyiz yararına bozulmuştur.
Davalılardan ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı ...'dan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452915800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz