6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tapu İptali Ve Tescil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8255 E. 2011/1232 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kat karşılığı inşaat sözleşmesi istifa keşif sözleşmeden doğan dava fesih bilirkişi incelemesi yönetim kurulu kararı taahhütname eksik inceleme teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ve davalı ...’nin davalı kooperatifin ortağı oldukları, davalı arsa maliki olan Kevser’inde içinde bulunduğu arsa malikleri tarafından dava dışı müteahhitle kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, müteahhidin sözleşmeyi davalı kooperatife devrettiği, davalı kooperatifin arsa maliklerine karşı sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu nedenle davacının konutu arsa malikinden talep edemeyeceği, davalı kooperatifin inşaatı tamamlayarak, ortaklar için yasaya uygun şekilde kura çekerek konut tahsisi yapmadığı, yönetim kurulunun davacı hakkında almış olduğu 10.03.2000 tarihli konut tahsis kararının yasal dayanağının bulunmadığı, arsa sahipleriyle yüklenici arasındaki sözleşmenin feshedildiği, bir kısım ortakların inşaatı tamamlamayı ve arsa maliklerine teslim etmeyi taahhüt ederek yeni sözleşme yaptıkları, bu sözleşmeye binaen davalı ...’ye 03.11.2003 tarihinde tapuda devir yapıldığı, davacının dava konusu yerde ayni hakkının doğmadığı, tapuda tescil talep edemeyeceği, ikinci talebi hakkında ise kooperatife ödediği miktarı davalılar Hatice ve Kevser’den talep edemeyeceği, davacının davalı kooperatife karşı tarihsiz istifa dilekçesi verdiği, çıkma isteğinin noter aracılığıyla bildirilmesi gerektiği, davacının bu zorunluluğu yerine getirmediği, bu durumda halen kooperatife ortak olması nedeniyle, açılmış bulunan davanın erken dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, kooperatif tarafından kendisine tahsis edildiği iddia edilen konutun tapusunun iptali ve tescili, eğer bu mümkün olmazsa ödemiş olduğu tutarın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yapılan özetteki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, 14.02.2006 tarihli duruşma zaptında,davalı vekilinin, kooperatife ait defter ve kayıtların Yakacık Köyü’nde olduğunu belirtmesi ve mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesinin daha sonra düşünülmesine karar verildiği halde, anılan defter ve belgeler incelenmeksizin karar verilmiştir.

Öte yandan, davalı ...’inde içinde bulunduğu arsa malikleri ile yüklenici müteahhit arasında yapılan 07.08.1996 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yükleniciyle davalı kooperatif arasında yapılan 18.02.1997 tarihli devir sözleşmelerinde, dava konusu A.bl.7 nolu dairenin kime isabet ettiğine ilişkin bilgi bulunmamaktadır.

Yine, taraf beyanlarına göre, yukarıda belirtilen sözleşmelerin, edimlerin yerine getirilmediğinden bahisle feshedildiği ve fesih sonrası bir kısım kooperatif kurucu ortaklarıyla arsa malikleri arasında yeniden kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşme gereğince davalı ...’ye A bl.7 nolu dairenin tapuda devredildiği belirtildiği halde, yukarıda anılan fesih ve sözleşmeye dosyada rastlanmamıştır.

Ayrıca, yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin olarak edimlerini yerine getirip getirmediği ve davacının tarihsiz istifa dilekçesine ilişkin olarak, herhangi bir karar alınıp alınmadığı hususu da açıklığa kavuşturulmamıştır.

Bu itibarla mahkemece, davalı kooperatife ait defter ve belgeler, anılan sözleşmeler, varsa kur'a tutanaklarının tamamı, konut tahsis kararları ve bu işlemlerin dayanakları olan genel kurul ve yönetim kurulu karar örnekleri getirtilmeli ve anılan işlemler tamamlandıktan sonra, ehil bilirkişi veya bilirkişi kurulu vasıtasıyla davalı kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, davacı ve davalı ...’nin ortaklığa hangi tarihte alındıkları, halen ortak olup olmadıkları, A bl. 7 nolu dairenin öncelikle kime tahsis edildiği, başka ortakların öncelik hakkı bulunup bulunmadığı, anılan sözleşmelerde dava konusu yerin kime isabet ettiği, yüklenicinin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirip getirmediği duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7566 E. 2013/11640 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/8255 E.  ,  2011/1232 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.02.2009 tarih ve 2004/427 - 2009/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline yönetim kurulunun 10.03.2000 tarihli kararıyla A bl.7 nolu dairenin tahsis edildiğini, bu yerin davalı arsa maliki Kevser tarafından davalı ...’ye tapuda 03.11.2003 tarihinde devredildiğini, davalı ...’nin daha önceden edimlerini yerine getirmemesinden dolayı kooperatif ortaklığından ihraç edildiğini ileri sürerek, A bl 7 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline, bu mümkün olmazsa 13.590 YTL ödemenin munzam zararıyla birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, davacının dava konusu yer hakkında kanundan veya sözleşmeden doğan hakkının bulunmadığını, kooperatif ile arasındaki hukuki ilişkiden dolayı ancak bu davalıya karşı talepte bulunabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ve davalı ...’nin davalı kooperatifin ortağı oldukları, davalı arsa maliki olan Kevser’inde içinde bulunduğu arsa malikleri tarafından dava dışı müteahhitle kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, müteahhidin sözleşmeyi davalı kooperatife devrettiği, davalı kooperatifin arsa maliklerine karşı sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu nedenle davacının konutu arsa malikinden talep edemeyeceği, davalı kooperatifin inşaatı tamamlayarak, ortaklar için yasaya uygun şekilde kura çekerek konut tahsisi yapmadığı, yönetim kurulunun davacı hakkında almış olduğu 10.03.2000 tarihli konut tahsis kararının yasal dayanağının bulunmadığı, arsa sahipleriyle yüklenici arasındaki sözleşmenin feshedildiği, bir kısım ortakların inşaatı tamamlamayı ve arsa maliklerine teslim etmeyi taahhüt ederek yeni sözleşme yaptıkları, bu sözleşmeye binaen davalı ...’ye 03.11.2003 tarihinde tapuda devir yapıldığı, davacının dava konusu yerde ayni hakkının doğmadığı, tapuda tescil talep edemeyeceği, ikinci talebi hakkında ise kooperatife ödediği miktarı davalılar Hatice ve Kevser’den talep edemeyeceği, davacının davalı kooperatife karşı tarihsiz istifa dilekçesi verdiği, çıkma isteğinin noter aracılığıyla bildirilmesi gerektiği, davacının bu zorunluluğu yerine getirmediği, bu durumda halen kooperatife ortak olması nedeniyle, açılmış bulunan davanın erken dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, kooperatif tarafından kendisine tahsis edildiği iddia edilen konutun tapusunun iptali ve tescili, eğer bu mümkün olmazsa ödemiş olduğu tutarın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yapılan özetteki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, 14.02.2006 tarihli duruşma zaptında,davalı vekilinin, kooperatife ait defter ve kayıtların Yakacık Köyü’nde olduğunu belirtmesi ve mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesinin daha sonra düşünülmesine karar verildiği halde, anılan defter ve belgeler incelenmeksizin karar verilmiştir.

Öte yandan, davalı ...’inde içinde bulunduğu arsa malikleri ile yüklenici müteahhit arasında yapılan 07.08.1996 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yükleniciyle davalı kooperatif arasında yapılan 18.02.1997 tarihli devir sözleşmelerinde, dava konusu A.bl.7 nolu dairenin kime isabet ettiğine ilişkin bilgi bulunmamaktadır.

Yine, taraf beyanlarına göre, yukarıda belirtilen sözleşmelerin, edimlerin yerine getirilmediğinden bahisle feshedildiği ve fesih sonrası bir kısım kooperatif kurucu ortaklarıyla arsa malikleri arasında yeniden kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşme gereğince davalı ...’ye A bl.7 nolu dairenin tapuda devredildiği belirtildiği halde, yukarıda anılan fesih ve sözleşmeye dosyada rastlanmamıştır.

Ayrıca, yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin olarak edimlerini yerine getirip getirmediği ve davacının tarihsiz istifa dilekçesine ilişkin olarak, herhangi bir karar alınıp alınmadığı hususu da açıklığa kavuşturulmamıştır.

Bu itibarla mahkemece, davalı kooperatife ait defter ve belgeler, anılan sözleşmeler, varsa kur'a tutanaklarının tamamı, konut tahsis kararları ve bu işlemlerin dayanakları olan genel kurul ve yönetim kurulu karar örnekleri getirtilmeli ve anılan işlemler tamamlandıktan sonra, ehil bilirkişi veya bilirkişi kurulu vasıtasıyla davalı kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, davacı ve davalı ...’nin ortaklığa hangi tarihte alındıkları, halen ortak olup olmadıkları, A bl. 7 nolu dairenin öncelikle kime tahsis edildiği, başka ortakların öncelik hakkı bulunup bulunmadığı, anılan sözleşmelerde dava konusu yerin kime isabet ettiği, yüklenicinin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirip getirmediği duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014291800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.