İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1017 E. 2018/6230 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık muvafakat↗ dain-i mürtehin↗ sigorta teminatı kapsamı↗ nakliyat emtia sigortası↗ rehin hakkı↗ ön inceleme aşaması↗ icazet↗ sigorta tazminatı↗ sigorta teminatı↗ hile↗ ziya↗ kasko sigortası↗ rehin↗ teminat kapsamı↗ muvafakat↗ taraf ehliyeti↗ yargılama gideri↗ harç↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ ibraz↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; nakliyat emtia sigortası genel şartlarının 5. maddesinde sigortanın akidinin taşımayı bizzat yaptığı veya adamlarına yaptırdığı takdirde sürücünün hile ve hatasından, ihtiyatsızlığından, ehliyetsizliğinden ileri gelen ziya ve hasarların sigorta kapsamı dışında kaldığının düzenlendiği, sigortalı kaya delme makinasının davacının kendi aracıyla olmasa da ... İnş. Taah. Mad. T. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ile yapılan sözleşmeye istinaden adı geçen şirkete ait araçla davacının kendi hüküm ve tasarrufu altında gerçekleştirilen taşıma sırasında hasarlandığı, davacının taşıyan konumunda bulunduğu, taşıma sırasında gerçekleşen kazada araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, bu suretle davaya konu hasarın sigorta teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davaya konu hasarın sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, sigortalı iş makinasının ibraz edilen tescil belgesinde ... Katılım Bankası A.Ş. adına rehinli olduğu kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları uyarınca bu durumda, adı geçen bankanın rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur. İbraz edilen rehin hakkına sahip dava dışı banka tarafından davacıya hitaben yazılan tarihsiz belgede “İlgili kasko sigorta poliçelerinde dain-i mürtehin sıfatıyla sahip bulunduğumuz, işbu poliçelerden kaynaklanan hakların öncelikli alacaklı olma hakkımıza istinaden, anılan poliçelere konu aracın uğradığı hasar nedeniyle, sigorta şirketince ödenmesi gerekecek (dain-i mürtehin sıfatımıza ve sair haklarımıza halel gelmemek kaydıyla) kasko bedelinin tahsili için anılan sigorta şirketi aleyhine dava açmanıza, sadece ilgi yazınızda ifade edilen hasarla ilgili olmak üzere ve başvurunuza istinaden yapılacak yargılama sonunda verilecek mahkeme kararı ile lehinize sigorta tazminatı ödemesi çıkması halinde ödemenin, bankamıza yapılmasına, her türlü vergi, harç, masraf, ücret, yargılama gideri ve sair mükellefiyetler şirketinize ait olmak üzere anılan poliçelerden kaynaklanacak bütün diğer hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla muvafakat ediyoruz.” ifadelerine yer verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, anılan muvafakat yazısının somut olay ve dava için verilip verilmediği anlaşılamamakla birlikte, yazı içeriğinde dava açılmasına muvafakat edildiğinin ancak mahkemece sigorta tazminatının ödenmesine karar verilmesi halinde ödemenin rehin hakkına sahip bankaya yapılmasının istendiği de görüldüğünden, böyle bir şartlı muvafakatın davacıya talep hakkı sağlamayacağı gözetilerek mahkemece, rehin hakkı sahibinin açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekir. Somut olayda davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu husus hakkında usulü eksiklik tamamlanmadan, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14372 E. 2016/175 K.
Ortak:muvafakat · taraf ehliyeti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «nakliyat emtia sigortası» genel şartlarının 5. maddesinde sigortanın akidinin taşımayı bizzat yaptığı veya adamlarına yaptırdığı takdirde sürücünün «hile» ve hatasından, ihtiyatsızlığından, «ehliyetsizliğinden» ileri gelen «ziya» ve hasarların sigorta kapsamı dışında kaldığının düzenlendiği, sigortalı kaya delme makinasının davacının kendi aracıyla olmasa da ...
Dairemizin yerleşik uygulamaları uyarınca bu durumda, adı geçen bankanın «rehin hakkı» bulunduğundan, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının «açık muvafakatini» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
İbraz edilen «rehin hakkına» sahip dava dışı banka tarafından davacıya hitaben yazılan tarihsiz belgede “İlgili «kasko sigorta poliçelerinde» dain-i mürtehin sıfatıyla sahip bulunduğumuz, işbu poliçelerden kaynaklanan hakların öncelikli alacaklı olma hakkımıza istinaden, anılan poliçelere konu aracın uğradığı «hasar» nedeniyle, sigorta şirketince ödenmesi gerekecek (dain-i mürtehin sıfatımıza ve sair haklarımıza halel gelmemek kaydıyla) kasko bedelinin tahsili için anılan sigorta şirketi aleyhine dava açmanıza, sadece ilgi yazınızda ifade edilen hasarla ilgili olmak üzere ve başvurunuza istinaden yapılacak yargılama sonunda verilecek mahkeme kararı ile lehinize «sigorta tazminatı» ödemesi çıkması halinde ödemenin, bankamıza yapılmasına, her türlü vergi, «harç», «masraf», ücret, «yargılama gideri» ve sair mükellefiyetler şirketinize ait olmak üzere anılan poliçelerden kaynaklanacak bütün diğer hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla «muvafakat» ediyoruz.” ifadelerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · kesin süre · husumet yokluğu · kesin hüküm
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/68 E. 2015/1019 K.
Ortak:dain-i mürtehin · rehin hakkı · icazet · sigorta tazminatı · rehin · muvafakat · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaİbraz edilen «rehin hakkına» sahip dava dışı banka tarafından davacıya hitaben yazılan tarihsiz belgede “İlgili «kasko sigorta poliçelerinde» dain-i mürtehin sıfatıyla sahip bulunduğumuz, işbu poliçelerden kaynaklanan hakların öncelikli alacaklı olma hakkımıza istinaden, anılan poliçelere konu aracın uğradığı «hasar» nedeniyle, sigorta şirketince ödenmesi gerekecek (dain-i mürtehin sıfatımıza ve sair haklarımıza halel gelmemek kaydıyla) kasko bedelinin tahsili için anılan sigorta şirketi aleyhine dava açmanıza, sadece ilgi yazınızda ifade edilen hasarla ilgili olmak üzere ve başvurunuza istinaden yapılacak yargılama sonunda verilecek mahkeme kararı ile lehinize «sigorta tazminatı» ödemesi çıkması halinde ödemenin, bankamıza yapılmasına, her türlü vergi, «harç», «masraf», ücret, «yargılama gideri» ve sair mükellefiyetler şirketinize ait olmak üzere anılan poliçelerden kaynaklanacak bütün diğer hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla «muvafakat» ediyoruz.” ifadelerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, anılan «muvafakat» yazısının somut olay ve dava için verilip verilmediği anlaşılamamakla birlikte, yazı içeriğinde dava açılmasına muvafakat edildiğinin ancak mahkemece «sigorta tazminatının» ödenmesine karar verilmesi halinde ödemenin «rehin hakkına» sahip bankaya yapılmasının istendiği de görüldüğünden, böyle bir şartlı muvafakatın davacıya talep hakkı sağlamayacağı gözetilerek mahkemece, rehin hakkı sahibinin açılan davaya muvafakat veya «icazetleri» olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekir.
Dairemizin yerleşik uygulamaları uyarınca bu durumda, adı geçen bankanın «rehin hakkı» bulunduğundan, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının «açık muvafakatini» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
Benzer bu karardaDairemiz bozma ilamında, davanın dayanağını oluşturan «sigorta poliçesinde» .... 'nin dain ve mürtehin olarak gösterildiği, bu durumda anılan kooperatifin «rehin hakkı» bulunduğundan «sigortadan tazminat» talep etme hakkının da öncelikle ona ait olduğu belirtilerek, dava dışı kooperatifin rehin hakkının ortadan kalkıp kalkmadığının tespiti ve rehin hakkının devam ettiğinin anlaşılması halinde ise, kooperatiften davaya «muvafakat» veya «icazetleri» olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verildikten sonra işin esasının incelenmesi gerektiğine değinilmiştir.
Zira, davacıya ait taşınmazlar üzerinde değil, «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» «kaydı» bulunduğu gibi davaya «muvafakat» veya «icazete» ilişkin bir beyan da sunulmamıştır.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı murisin bahçesinde meydana gelen «hasarın» poliçe kapsamında bulunduğu, «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak yer alan ....’nin sigorta poliçesi ile ilgili taşınmaz üzerinde «rehin hakkının» bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden kabulü ile 9.784,80 TL tazminatın davalıdan alınarak davacı ...'in «mirasçıları» ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e miras payları oranında verilmesine, davanın ..... yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı murisin bahçesinde meydana gelen «hasarın» poliçe kapsamında bulunduğu, «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak yer alan ....’nin sigorta poliçesi ile ilgili taşınmaz üzerinde «rehin hakkının» bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden kabulü ile 9.784,80 TL tazminatın davalıdan alınarak davacı ...'in «mirasçıları» ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e miras payları oranında verilmesine, davanın ..... yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece bozma gereği tam olarak karşılanmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1058 E. 2018/4610 K.
Ortak:dain-i mürtehin · muvafakat · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİbraz edilen «rehin hakkına» sahip dava dışı banka tarafından davacıya hitaben yazılan tarihsiz belgede “İlgili «kasko sigorta poliçelerinde» dain-i mürtehin sıfatıyla sahip bulunduğumuz, işbu poliçelerden kaynaklanan hakların öncelikli alacaklı olma hakkımıza istinaden, anılan poliçelere konu aracın uğradığı «hasar» nedeniyle, sigorta şirketince ödenmesi gerekecek (dain-i mürtehin sıfatımıza ve sair haklarımıza halel gelmemek kaydıyla) kasko bedelinin tahsili için anılan sigorta şirketi aleyhine dava açmanıza, sadece ilgi yazınızda ifade edilen hasarla ilgili olmak üzere ve başvurunuza istinaden yapılacak yargılama sonunda verilecek mahkeme kararı ile lehinize «sigorta tazminatı» ödemesi çıkması halinde ödemenin, bankamıza yapılmasına, her türlü vergi, «harç», «masraf», ücret, «yargılama gideri» ve sair mükellefiyetler şirketinize ait olmak üzere anılan poliçelerden kaynaklanacak bütün diğer hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla «muvafakat» ediyoruz.” ifadelerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «nakliyat emtia sigortası» genel şartlarının 5. maddesinde sigortanın akidinin taşımayı bizzat yaptığı veya adamlarına yaptırdığı takdirde sürücünün «hile» ve hatasından, ihtiyatsızlığından, «ehliyetsizliğinden» ileri gelen «ziya» ve hasarların sigorta kapsamı dışında kaldığının düzenlendiği, sigortalı kaya delme makinasının davacının kendi aracıyla olmasa da ...
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞubesinin «daini mürtehin» olarak yer aldığını, davaya şartlı «muvafakat» verildiği, tazminatın davacıya verilmesinin kabul edilmediği gerekçesiyle davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bankası A.Ş'nin açılan davada hükmedilecek tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakat» etmemesi nedeniyle «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili, temyiz dilekçesine ekli olarak 17.06.2016 tarihli ...
Mahkemece, poliçede «dain mürtehin» «kaydı» bulunduğu, ancak dain mürtehin T.C. ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · husumet yokluğu
Benzer bu karardaBankası A.Ş'nin açılan davada hükmedilecek tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakat» etmemesi nedeniyle «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili, temyiz dilekçesine ekli olarak 17.06.2016 tarihli ...
Şubesinin «daini mürtehin» olarak yer aldığını, davaya şartlı «muvafakat» verildiği, tazminatın davacıya verilmesinin kabul edilmediği gerekçesiyle davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bankası A.Ş'nin davaya «muvafakatını» gösterir belgeyi sunmuş olup «aktif husumete» ilişkin noksanlığı gidermiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10392 E. 2016/4924 K.
Ortak:rehin hakkı · rehin · muvafakat · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİbraz edilen «rehin hakkına» sahip dava dışı banka tarafından davacıya hitaben yazılan tarihsiz belgede “İlgili «kasko sigorta poliçelerinde» dain-i mürtehin sıfatıyla sahip bulunduğumuz, işbu poliçelerden kaynaklanan hakların öncelikli alacaklı olma hakkımıza istinaden, anılan poliçelere konu aracın uğradığı «hasar» nedeniyle, sigorta şirketince ödenmesi gerekecek (dain-i mürtehin sıfatımıza ve sair haklarımıza halel gelmemek kaydıyla) kasko bedelinin tahsili için anılan sigorta şirketi aleyhine dava açmanıza, sadece ilgi yazınızda ifade edilen hasarla ilgili olmak üzere ve başvurunuza istinaden yapılacak yargılama sonunda verilecek mahkeme kararı ile lehinize «sigorta tazminatı» ödemesi çıkması halinde ödemenin, bankamıza yapılmasına, her türlü vergi, «harç», «masraf», ücret, «yargılama gideri» ve sair mükellefiyetler şirketinize ait olmak üzere anılan poliçelerden kaynaklanacak bütün diğer hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla «muvafakat» ediyoruz.” ifadelerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin yerleşik uygulamaları uyarınca bu durumda, adı geçen bankanın «rehin hakkı» bulunduğundan, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının «açık muvafakatini» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
Buna göre, anılan «muvafakat» yazısının somut olay ve dava için verilip verilmediği anlaşılamamakla birlikte, yazı içeriğinde dava açılmasına muvafakat edildiğinin ancak mahkemece «sigorta tazminatının» ödenmesine karar verilmesi halinde ödemenin «rehin hakkına» sahip bankaya yapılmasının istendiği de görüldüğünden, böyle bir şartlı muvafakatın davacıya talep hakkı sağlamayacağı gözetilerek mahkemece, rehin hakkı sahibinin açılan davaya muvafakat veya «icazetleri» olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece «rehin hakkı» sahibinin davaya «muvafakati» sağlanamadığı belirtilerek, «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, karar tarihinden sonra dava dışı banka şubesinin 07.07.2015 tarihli yazısı ile davacı tarafından açılan davaya muvafakat verildiği bildirilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; «sigorta poliçesinde» dain ve mürtehin olan ...Bankası Şubesi'nin davaya «muvafakatlarının» olmadığı, davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Daini mürtehin tarafından verilen «muvafakat» davanın her aşamasında tamamlanabilen dava şartı niteliğinde olmakla, yargılama sırasında bulunmayan dava şartının sonradan hasıl olması, dava ekonomisi bakımından davanın sürdürülmesini gerektireceğinden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması için hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece «rehin hakkı» sahibinin davaya «muvafakati» sağlanamadığı belirtilerek, «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, karar tarihinden sonra dava dışı banka şubesinin 07.07.2015 tarihli yazısı ile davacı tarafından açılan davaya muvafakat verildiği bildirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6473 E. 2013/22016 K.
Ortak:açık muvafakat · rehin hakkı · icazet · sigorta tazminatı · rehin · muvafakat · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · dava şartı
İncelediğiniz karardaDairemizin yerleşik uygulamaları uyarınca bu durumda, adı geçen bankanın «rehin hakkı» bulunduğundan, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının «açık muvafakatini» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
İbraz edilen «rehin hakkına» sahip dava dışı banka tarafından davacıya hitaben yazılan tarihsiz belgede “İlgili «kasko sigorta poliçelerinde» dain-i mürtehin sıfatıyla sahip bulunduğumuz, işbu poliçelerden kaynaklanan hakların öncelikli alacaklı olma hakkımıza istinaden, anılan poliçelere konu aracın uğradığı «hasar» nedeniyle, sigorta şirketince ödenmesi gerekecek (dain-i mürtehin sıfatımıza ve sair haklarımıza halel gelmemek kaydıyla) kasko bedelinin tahsili için anılan sigorta şirketi aleyhine dava açmanıza, sadece ilgi yazınızda ifade edilen hasarla ilgili olmak üzere ve başvurunuza istinaden yapılacak yargılama sonunda verilecek mahkeme kararı ile lehinize «sigorta tazminatı» ödemesi çıkması halinde ödemenin, bankamıza yapılmasına, her türlü vergi, «harç», «masraf», ücret, «yargılama gideri» ve sair mükellefiyetler şirketinize ait olmak üzere anılan poliçelerden kaynaklanacak bütün diğer hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla «muvafakat» ediyoruz.” ifadelerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, anılan «muvafakat» yazısının somut olay ve dava için verilip verilmediği anlaşılamamakla birlikte, yazı içeriğinde dava açılmasına muvafakat edildiğinin ancak mahkemece «sigorta tazminatının» ödenmesine karar verilmesi halinde ödemenin «rehin hakkına» sahip bankaya yapılmasının istendiği de görüldüğünden, böyle bir şartlı muvafakatın davacıya talep hakkı sağlamayacağı gözetilerek mahkemece, rehin hakkı sahibinin açılan davaya muvafakat veya «icazetleri» olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekir.
Benzer bu karardaBöyle bir durumda, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona aittir.
Bu durumda, «sigorta ettiren» ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin «açık muvafakatını» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · sigorta ettiren · muvazaa · aktif husumet · husumet ehliyeti
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı-sigortalının «muvazaalı» işlem yaptığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK’nın 1269. maddesi hükmü uyarınca, malı «rehin» alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Bu durumda, «sigorta ettiren» ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin «açık muvafakatını» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1017 E. , 2018/6230 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2016 tarih ve 2014/349-2016/495 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 09/10/2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıya ait ve davalı nezdinde nakliyat emtea sigorta poliçesi ile sigortalı iş makinesinin 13/06/2011 günü meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde hasara uğradığını, hasarın tazmini için davalı şirkete müracaat edildiğini, hasarın sigorta teminatı içerisinde olmadığı gerekçesiyle ödeme yapılmaması üzereine davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, takibin davalının itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptali ile icranın devamını, alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın tek taraflı kaza sonucu meydana geldiğini, dava konusu taşımanın sigortalının kendi adamları tarafından yapılması ve kazanın sürücünün %100 kusuru ile meydana gelmesi nedeniyle poliçe genel şartlarının 5. maddesi uyarınca tazminat talebinin yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; nakliyat emtia sigortası genel şartlarının 5. maddesinde sigortanın akidinin taşımayı bizzat yaptığı veya adamlarına yaptırdığı takdirde sürücünün hile ve hatasından, ihtiyatsızlığından, ehliyetsizliğinden ileri gelen ziya ve hasarların sigorta kapsamı dışında kaldığının düzenlendiği, sigortalı kaya delme makinasının davacının kendi aracıyla olmasa da ... İnş. Taah. Mad. T. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ile yapılan sözleşmeye istinaden adı geçen şirkete ait araçla davacının kendi hüküm ve tasarrufu altında gerçekleştirilen taşıma sırasında hasarlandığı, davacının taşıyan konumunda bulunduğu, taşıma sırasında gerçekleşen kazada araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, bu suretle davaya konu hasarın sigorta teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davaya konu hasarın sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, sigortalı iş makinasının ibraz edilen tescil belgesinde ... Katılım Bankası A.Ş. adına rehinli olduğu kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları uyarınca bu durumda, adı geçen bankanın rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
İbraz edilen rehin hakkına sahip dava dışı banka tarafından davacıya hitaben yazılan tarihsiz belgede “İlgili kasko sigorta poliçelerinde dain-i mürtehin sıfatıyla sahip bulunduğumuz, işbu poliçelerden kaynaklanan hakların öncelikli alacaklı olma hakkımıza istinaden, anılan poliçelere konu aracın uğradığı hasar nedeniyle, sigorta şirketince ödenmesi gerekecek (dain-i mürtehin sıfatımıza ve sair haklarımıza halel gelmemek kaydıyla) kasko bedelinin tahsili için anılan sigorta şirketi aleyhine dava açmanıza, sadece ilgi yazınızda ifade edilen hasarla ilgili olmak üzere ve başvurunuza istinaden yapılacak yargılama sonunda verilecek mahkeme kararı ile lehinize sigorta tazminatı ödemesi çıkması halinde ödemenin, bankamıza yapılmasına, her türlü vergi, harç, masraf, ücret, yargılama gideri ve sair mükellefiyetler şirketinize ait olmak üzere anılan poliçelerden kaynaklanacak bütün diğer hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla muvafakat ediyoruz.” ifadelerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, anılan muvafakat yazısının somut olay ve dava için verilip verilmediği anlaşılamamakla birlikte, yazı içeriğinde dava açılmasına muvafakat edildiğinin ancak mahkemece sigorta tazminatının ödenmesine karar verilmesi halinde ödemenin rehin hakkına sahip bankaya yapılmasının istendiği de görüldüğünden, böyle bir şartlı muvafakatın davacıya talep hakkı sağlamayacağı gözetilerek mahkemece, rehin hakkı sahibinin açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekir. Somut olayda davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu husus hakkında usulü eksiklik tamamlanmadan, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/10/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Medeni Kanunu 879/1. ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1456. maddesi gereğince, rehin hakkı sahibinin kayıtsız ve şartsız davaya muvafakatı halinde sigorta tazminatının sigortalıya ödeneceği hususunda bir kuşku bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, rehin hakkı sahibinin davaya muvafakat etmemesi durumunda nasıl bir yol takip edileceğine ilişkindir.
Sayın çoğunluk, bu halde davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı görüşünde ise de, çoğunluk görüşünü destekleyen hiçbir yasal düzenleme mevcut değildir.
TMK 879 ve ... 1456 maddesi, sınırlı ayni hak sahibinin muvafakatının bulunmamasını, sigorta tazminatının sigortalıya sadece ödenmesine engel görmüştür ki bu durumda mahkemece davanın kabulü halinde yine sigorta tazminatının sigortalıya ödenmesine karar verilmeli, hüküm fıkrasında ayrıca ödeme esnasında sınırlı ayni hak sahibinin muvafakatının sağlanması hüküm altına alınmalıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verildiğinden davacının temyiz itirazlarının incelenerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı gerekçe ile kararın bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452378300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz