Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14295 E. 2018/5249 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliyat sigortası↗ özel dava şartı↗ teminat kapsamı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Nakliyat Sigorta Poliçesi kapsamında davalı ... şirketinin zarardan sorumlu olduğu, davacı tarafın ödeme yapılması için başvurusunun davalı ... şirketi tarafından .../06/2015 tarihinde reddedildiği, bu tarih itibariyle davalı tarafın temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hasar nedeniyle uğranılan zararın sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir. Davalı şirket, hasarın teminat dışında olduğunu savunmuştur. Gerek bilir kişi raporunda gerekse de gerekçeli kararda hasarın teminat dışında olup olmadığı hususunda mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, davalı tarafından Nakliyat Sigorta Poliçesi düzenlediği göz önüne alınarak öncelikle poliçede yazılı olan özel şartlar ve ayrıca poliçenin tabi olduğu ... Nakliyat Sigortası Genel Şartları' na ilişkin hükümler incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle hasarın teminat kapsamın da olup olmadığı hakkında oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1643 E. 2017/3734 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaNakliyat Sigortası Genel Şartları' na ilişkin hükümler incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle «hasarın» «teminat kapsamın» da olup olmadığı hakkında oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucunda karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Kabule göre de, davacı muhtelif tarihlerde kullandığı «kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalı tarafça uygulanan kesintilerin haksız olduğunu ileri sürdüğüne göre, bu hususta öncelikle kredi sözleşmelerinin gerçekleştirildiği tarihteki Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle emsal finans kuruluşlarının uyguladıkları kesinti miktar ve oranları araştırılıp bu hususta gerektiğinde bilir kişi görüşüne de başvurularak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · esnaf · tüketici işlemi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının kullandığı kredilerin «tüketici kredisi» olmayıp ticari krediler olduğu bu nedenle davacıya iadesi gereken bir «masraf» bulunmadığı ve davacının davasını yasal delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının kredi işlemlerinin şahsi ihtiyaç dışında mesleki amaçla gerçekleştirildiği bu haliyle 6502 sayılı Tüketici Kanunu kapsamında «tüketici işlemi» sayılamayacağı hususu davacının «esnaf» olduğuna ilişkin açıklaması itibarıyla mahkemenin de kabulünde olduğu bu itibarla da uyuşmazlığın ticari dava olmasına karşın, tüketici mahkemesi sıfatıyla görüşülerek sonuçlandırılması doğru görülmediğinden kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
1-Dava; davacı ile banka arasında akdedilmiş olan «kredi sözleşmeleri» nedeniyle bankanın yapmış olduğu toplam 3.000 TL kesintinin iadesine ilişkindir.
2-Kabule göre de, davacı muhtelif tarihlerde kullandığı «kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalı tarafça uygulanan kesintilerin haksız olduğunu ileri sürdüğüne göre, bu hususta öncelikle kredi sözleşmelerinin gerçekleştirildiği tarihteki Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle emsal finans kuruluşlarının uyguladıkları kesinti miktar ve oranları araştırılıp bu hususta gerektiğinde bilir kişi görüşüne de başvurularak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3730 E. 2017/5739 K.
Ortak:eksik inceleme · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Nakliyat Sigorta Poliçesi kapsamında davalı ... şirketinin zarardan sorumlu olduğu, davacı tarafın ödeme yapılması için başvurusunun davalı ... şirketi tarafından .../06/2015 tarihinde reddedildiği, bu tarih itibariyle davalı tarafın «temerrüte» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Nakliyat Sigortası Genel Şartları' na ilişkin hükümler incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle «hasarın» «teminat kapsamın» da olup olmadığı hakkında oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucunda karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa «kredi sözleşmelerinin» akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, kullandırılan kredilerin niteliği ve sözleşmede «komisyon» ve «masraf» alınabileceğine dair açık düzenleme ve oran bulunup bulunmadığının tespiti ile diğer bankaların aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve komisyon ve masraf adı altında yapılan kesinti oranları gözetilerek, davalı bankanın çeşitli adlar altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı, yaptığını iddia ettiği masrafları ispatlayıp ispatlayamadığı ve davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı, her bir kesintinin hangi ad altında yapıldığı hususlarında bilir kişi incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa «kredi sözleşmelerinin» akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, kullandırılan kredilerin niteliği ve sözleşmede «komisyon» ve «masraf» alınabileceğine dair açık düzenleme ve oran bulunup bulunmadığının tespiti ile diğer bankaların aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve komisyon ve masraf adı altında yapılan kesinti oranları gözetilerek, davalı bankanın çeşitli adlar altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı, yaptığını iddia ettiği masrafları ispatlayıp ispatlayamadığı ve davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı, her bir kesintinin hangi ad altında yapıldığı hususlarında bilir kişi incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davacının farklı tarihlerde kullanmış olduğu krediler nedeniyle «komisyon» ve dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmelerin tip sözleşmeler olduğu bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan «komisyon» ve masaf adı altındaki ücretlerin yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu «kredi sözleşmeleri» 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12993 E. 2017/4062 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iktisapta ağır kusur · kötüniyetli iktisap · çek istirdadı · faktoring sözleşmesi · faktoring · temlik sözleşmesi · ağır kusur · irsaliye
Benzer bu karardaKötü niyetle iktisap veya «iktisapta ağır kusurun» ispatı ise «çek istirdadını» talep eden davacıya aittir.
Ltd.Şti. arasındaki «ticari satıma» ilişkin faturayı ve bu «fatura» üzerindeki kısmi «temlik sözleşmesini» «ibraz» etmiş, bilir kişi beyanının aksine söz konusu faturada «irsaliye» tarihleri olduğu için «faktoring» işleminin gerek 6361 tarihli Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu gerekse buna ilişkin Yönetmelik ve ...
Davalı ...dava konusu çekleri üzerine düşen «ispat yükü» çerçevesinde kendisi ile «faktoring sözleşmesi» yapan ...
Bu madde hükmüne göre, «çek» eline geçmiş bulunan yeni «hamil» ancak «kötüniyetle iktisap» etmiş olması veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunması halinde çeki geri vermekle yükümlüdür.
4 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3688 E. 2018/5727 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · kötü niyet · taşıyan · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… ia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının alan adı olarak belirlendiği ... ... ibaresinin soyadı ve öğretmen olmasından kaynaklı olduğu, «kötü niyetinin» olmadığı meşru bir bağlantısı bulunduğu anlaşılmakla, ayrıca davalı tarafından kullanılan internet alan adındaki site içeriğinde davalının hizmetinin ücretsiz olduğu, üyelik «kaydı» istemediği, ürün satışının bulunmadığı, öğrencilere hizmet amacığını taşıdığı göz önüne alınarak, ticari etki yaratacak biçimde kullanmadığı anlaşıldığından ve davacının «marka hakkına tecavüzde» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… anımının ticari kullanım niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dosyada mevcut web sayfası ve bilir kişi raporu itibariyle davalının «uyuşmazlık konusu» alan adını «taşıyan» web sitesinde eğitim öğretim faaliyetleriyle birlikte eğitime yönelik dergi satış reklamları teşhir edilmek suretiyle gelir elde ettiği ve böylece faaliyetinin tic …
1- Davacı, 41. sınıfta tescilli "...." ve ".... ..." esas unsurlu markalara dayalı olarak davalıya ait "...." alan adına «erişimin engellenmesini» ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
556 sayılı KHK' nin 9. maddesinin .... fıkrası e bendi uyarınca işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması «marka hakkına tecavüz» oluşturur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3188 E. 2023/6929 K.
Ortak:teminat
İncelediğiniz karardaDavalı şirket, «hasarın» «teminat» dışında olduğunu savunmuştur.
Gerek bilir kişi raporunda gerekse de gerekçeli kararda «hasarın» «teminat» dışında olup olmadığı hususunda mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Nakliyat Sigortası Genel Şartları' na ilişkin hükümler incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle «hasarın» «teminat kapsamın» da olup olmadığı hakkında oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucunda karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla icra takibine konu taşınmazın, dava ve takip tarihinden önce dava dışı bir şahsa devredilmiş olması nedeniyle bu taşınmaz üzerindeki ipoteğin «teminat» altına aldığı borcun bulunmadığı yönünde esasa ilişkin dava açmakta «hukuki menfaati» ve taraf «ehliyeti» olan kişinin davacı şirket değil, taşınmazın yeni maliki olduğu gerekçesiyle davanın dava açmakta «hukuki yararı» bulunması dava «şartının yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davayı aydınlatma ödevi · ilamlı icra takibi · ilamlı icra · hukuki menfaat · ipoteğin paraya çevrilmesi · hesap kat · imza incelemesi · kamu düzenine aykırılık
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2019/11832 E. sayılı dosyası ile «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile «ilamlı icra takibi» yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla icra takibine konu taşınmazın, dava ve takip tarihinden önce dava dışı bir şahsa devredilmiş olması nedeniyle bu taşınmaz üzerindeki ipoteğin «teminat» altına aldığı borcun bulunmadığı yönünde esasa ilişkin dava açmakta «hukuki menfaati» ve taraf «ehliyeti» olan kişinin davacı şirket değil, taşınmazın yeni maliki olduğu gerekçesiyle davanın dava açmakta «hukuki yararı» bulunması dava «şartının yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğünün 2019/11832 E. sayılı icra takip dosyasına konu borçtan bahsettiği, dilekçe ekine «ipoteğin paraya çevrilmesine» ilişkin icra emrinin eklendiği, davacının bu borçtan başka somut başka bir kredi borcuna ait herhangi bir delil sunmadığı anlaşıldığından davacı tarafın istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, resen görülen «kamu düzenine aykırılık» nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Şti.'ne kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine «hesap kat» edilerek Adana 2.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1602 E. 2017/4337 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaDava, «hasar» nedeniyle uğranılan zararın sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir.
Davalı şirket, «hasarın» «teminat» dışında olduğunu savunmuştur.
Gerek bilir kişi raporunda gerekse de gerekçeli kararda «hasarın» «teminat» dışında olup olmadığı hususunda mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Benzer bu karardaOluşan bu kısmi «hasarın» sigortalı tarafından toplam 200.128,00 TL bedelle giderilmiş olduğu, davacının da bu bedeli sigortalısına ödeyerek zarar sorumlusuna «rücu hakkının» doğduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık «hasar» tutarına ilişkin olup mahkemece bilir kişi raporuna göre karar verilmiş ise de hasar gören kablonun fonksiyonunu icra ettiği ve bu nedenle bu kalem bakımından esasen zararın olmadığının kabul edilmiş olması yerinde olmayıp eğilmiş bir kablonun fonksiyonunu icra ediyor olması orijinal halini muhafaza ettiği anlamına gelmeyip söz konusu kablonun «işletme güvenliği» açısından değiştirilmiş olması sigortalı açısından kabul edilebilir nitelikte olup bu kalem hasarın reddi doğu olmadığı gibi makine aksamındaki hasarın giderilmesi …
Söz konusu «hasarın» giderimi için mahkemece davacı vekilinin rapora itirazları da gözetilerek, bu konudaki somut tekliflerin ortalaması veya rayiçleri alınmak suretiyle ek rapor veya gerekirse yeni bir heyetten rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme güvenliği · rücu hakkı · gerçek zarar · rücu · avans faizi
Benzer bu karardaOluşan bu kısmi «hasarın» sigortalı tarafından toplam 200.128,00 TL bedelle giderilmiş olduğu, davacının da bu bedeli sigortalısına ödeyerek zarar sorumlusuna «rücu hakkının» doğduğu anlaşılmaktadır.
… Protesto Mektubunda, Balıklı Makine Torna Atölyesi firması tarafından hasarların onarımı için alınan 90.000 TL + KDV fiyat teklifinin en iyi fiyat teklifi olduğu ve «gerçek zarar» miktarını yansıttığı, zararın gerçek miktarının 106.200 TL olup, bu zarardan TTK m.
1062/1 gereğince davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ile, 106.200,00 TL'nin ödeme tarihi olan 25/09/2013 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık «hasar» tutarına ilişkin olup mahkemece bilir kişi raporuna göre karar verilmiş ise de hasar gören kablonun fonksiyonunu icra ettiği ve bu nedenle bu kalem bakımından esasen zararın olmadığının kabul edilmiş olması yerinde olmayıp eğilmiş bir kablonun fonksiyonunu icra ediyor olması orijinal halini muhafaza ettiği anlamına gelmeyip söz konusu kablonun «işletme güvenliği» açısından değiştirilmiş olması sigortalı açısından kabul edilebilir nitelikte olup bu kalem hasarın reddi doğu olmadığı gibi makine aksamındaki hasarın giderilmesi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11732 E. 2018/1979 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakediş · kabul beyanı · ispat külfeti · fatura · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece ödeme yapıldığını «ispat külfetinin» davalıda olduğunun gözetilip bir karar verilmesi gerekirken duruşmaya gelen davalı «temsilcisinin» davayı kabul «yetkisinin» bulunup bulunmadığı üzerinde durulmaksızın sadece bu beyana dayanarak kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü «temsilcisinin» iki araç ile taşıma yapılması konusunda anlaşıldığı yolundaki «kabul beyanı» olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
… lik herhangi bir belgesinin olmadığı belirtilmiş olduğu halde, ikinci raporda, davacının davalı idareden ... araç için ücret talep ettiği ancak idarenin 9 araca ait «hakediş» tutarına «fatura» düzenlemiş olduğu dolayısıyla davacının 27.508,60 TL alacaklı olduğu belirtilmek suretiyle iki rapor arasında çelişki meydana gelmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü «temsilcisi» olarak duruşmaya katılan ...'in .../06/2013 tarihli celse de, davacının ... araç ile çalıştığını bildiklerini, sözleşmeye konu hatta 32 öğrenci mevcut olduğunu, bi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14295 E. , 2018/5249 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....05.2016 tarih ve 2015/506-2016/456 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 27/05/2015 tarihinde davalı nezdinde Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan müvekkiline ait... plakalı aracın üzerinde yük olarak taşıdığı.... ve .. plakalı araçların karayolunda üst geçite çarpması sonucu hasar görmesi nedeniyle uğramış olduğu hasar bedelinden davalı tarafından sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik ....000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu hasarın poliçe kapsamında kalmadığını, bu nedenle davacı tarafa ödeme yapılmadığını, kazanın davacıya ait araç sürücüsünün kusurundan kaynaklandığını, ekspertiz raporunda hasarın poliçe teminatı kapsamında kalmadığının belirtildiğini, poliçede kamyon klozu ile teminata giren hasar kapsamının ayrıntılı olarak belirtildiğini, istenilen tazminatın fahiş olduğunu, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Nakliyat Sigorta Poliçesi kapsamında davalı ... şirketinin zarardan sorumlu olduğu, davacı tarafın ödeme yapılması için başvurusunun davalı ... şirketi tarafından .../06/2015 tarihinde reddedildiği, bu tarih itibariyle davalı tarafın temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hasar nedeniyle uğranılan zararın sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir. Davalı şirket, hasarın teminat dışında olduğunu savunmuştur. Gerek bilir kişi raporunda gerekse de gerekçeli kararda hasarın teminat dışında olup olmadığı hususunda mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, davalı tarafından Nakliyat Sigorta Poliçesi düzenlediği göz önüne alınarak öncelikle poliçede yazılı olan özel şartlar ve ayrıca poliçenin tabi olduğu ... Nakliyat Sigortası Genel Şartları' na ilişkin hükümler incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle hasarın teminat kapsamın da olup olmadığı hakkında oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, .../09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452161800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz