Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1643 E. 2017/3734 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici kredisi↗ esnaf↗ tüketici işlemi↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının kullandığı kredilerin tüketici kredisi olmayıp ticari krediler olduğu bu nedenle davacıya iadesi gereken bir masraf bulunmadığı ve davacının davasını yasal delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava; davacı ile banka arasında akdedilmiş olan kredi sözleşmeleri nedeniyle bankanın yapmış olduğu toplam 3.000 TL kesintinin iadesine ilişkindir. Davacının kredi işlemlerinin şahsi ihtiyaç dışında mesleki amaçla gerçekleştirildiği bu haliyle 6502 sayılı Tüketici Kanunu kapsamında tüketici işlemi sayılamayacağı hususu davacının esnaf olduğuna ilişkin açıklaması itibarıyla mahkemenin de kabulünde olduğu bu itibarla da uyuşmazlığın ticari dava olmasına karşın, tüketici mahkemesi sıfatıyla görüşülerek sonuçlandırılması doğru görülmediğinden kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Kabule göre de, davacı muhtelif tarihlerde kullandığı kredi sözleşmeleri nedeniyle davalı tarafça uygulanan kesintilerin haksız olduğunu ileri sürdüğüne göre, bu hususta öncelikle kredi sözleşmelerinin gerçekleştirildiği tarihteki Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle emsal finans kuruluşlarının uyguladıkları kesinti miktar ve oranları araştırılıp bu hususta gerektiğinde bilir kişi görüşüne de başvurularak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14295 E. 2018/5249 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda2-Kabule göre de, davacı muhtelif tarihlerde kullandığı «kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalı tarafça uygulanan kesintilerin haksız olduğunu ileri sürdüğüne göre, bu hususta öncelikle kredi sözleşmelerinin gerçekleştirildiği tarihteki Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle emsal finans kuruluşlarının uyguladıkları kesinti miktar ve oranları araştırılıp bu hususta gerektiğinde bilir kişi görüşüne de başvurularak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaNakliyat Sigortası Genel Şartları' na ilişkin hükümler incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle «hasarın» «teminat kapsamın» da olup olmadığı hakkında oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucunda karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · teminat kapsamı · hasar · temerrüt · teminat
Benzer bu karardaNakliyat Sigortası Genel Şartları' na ilişkin hükümler incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle «hasarın» «teminat kapsamın» da olup olmadığı hakkında oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucunda karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalı şirket, «hasarın» «teminat» dışında olduğunu savunmuştur.
Gerek bilir kişi raporunda gerekse de gerekçeli kararda «hasarın» «teminat» dışında olup olmadığı hususunda mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Nakliyat Sigorta Poliçesi kapsamında davalı ... şirketinin zarardan sorumlu olduğu, davacı tarafın ödeme yapılması için başvurusunun davalı ... şirketi tarafından .../06/2015 tarihinde reddedildiği, bu tarih itibariyle davalı tarafın «temerrüte» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1643 E. , 2017/3734 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/02/2015 tarih ve 2014/506-2015/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı bankadan kredi kullandığını, kredi kullanımı sırasında davalı banka tarafından davacıdan masraf, komisyon vb adı altında kesinti yapıldığını, bu kesintilerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının kullandığı kredilerin tüketici kredisi olmayıp ticari krediler olduğu bu nedenle davacıya iadesi gereken bir masraf bulunmadığı ve davacının davasını yasal delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava; davacı ile banka arasında akdedilmiş olan kredi sözleşmeleri nedeniyle bankanın yapmış olduğu toplam 3.000 TL kesintinin iadesine ilişkindir. Davacının kredi işlemlerinin şahsi ihtiyaç dışında mesleki amaçla gerçekleştirildiği bu haliyle 6502 sayılı Tüketici Kanunu kapsamında tüketici işlemi sayılamayacağı hususu davacının esnaf olduğuna ilişkin açıklaması itibarıyla mahkemenin de kabulünde olduğu bu itibarla da uyuşmazlığın ticari dava olmasına karşın, tüketici mahkemesi sıfatıyla görüşülerek sonuçlandırılması doğru görülmediğinden kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Kabule göre de, davacı muhtelif tarihlerde kullandığı kredi sözleşmeleri nedeniyle davalı tarafça uygulanan kesintilerin haksız olduğunu ileri sürdüğüne göre, bu hususta öncelikle kredi sözleşmelerinin gerçekleştirildiği tarihteki Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle emsal finans kuruluşlarının uyguladıkları kesinti miktar ve oranları araştırılıp bu hususta gerektiğinde bilir kişi görüşüne de başvurularak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/351931900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz