Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14676 E. 2018/6172 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yediemin ücreti↗ yediemin↗ kısmi kabul↗ ihtarat↗ belirsiz alacak davası↗ ek mehil↗ davanın açılmamış sayılması↗ ara karar↗ kesin süre↗ açılmamış sayılma↗ alacak davası↗ usulden reddi↗ harç↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı yanın dilekçesinde açıkça yedi emin ücretinin belirlendiği ve tenzil edilmesinden sonra 709.756,00 TL olduğunu dilekçesinde açıklanmış olduğu ve bu durumda davanın belirsiz alacak davası olmasının mümkün olmadığı, davacı yana dava harcının bir haftalık kesin süre içinde yatırılması aksi halde dava koşulunun olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği ihtarat yapıldığı, davacı vekiline verilen ihtarat ve kesin süre üzerine ara kararı yerine getirmediği ve duruşmaya da gelmediği, buna karşın davalı yan davayı takip edeceğini belirttiği, bu durumda verilen ara karara rağmen alacağın belirsiz alacak olarak düşünülemeyeceği ve alacağın belirli olması nedeniyle gerekli harcın yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yedieminlik ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, davacının dava dilekçesinde toplam 709.756,00 TL alacağı olduğunu belirtmiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, şimdilik 5.000 TL taleple davayı açmış olup, dava dilekçesinde HMK. 107. maddesinde gösterilen belirsiz alacak davası açtığına ilişkin bir beyanda bulunmamıştır. HMK.'nın 109/2 fıkrası 01/04/2015 tarih
6644 sayılı Yasa'nın 4. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup davacının dava dilekçesinin kapsamı incelendiğinde talebin kısmi dava olarak kabulü ile kısmi davada talep edilen 5.000 TL'nin harcının da yatırılmış olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, kısmi davaya konu olmayan alacak kesimi için de harç yatırılması için ara kararla davacıya mehil verilmesi ve buna dayanarak da davanın açılmamış sayılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2607 E. 2015/8695 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası · usulden reddi · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz kararda… yanın dilekçesinde açıkça yedi emin ücretinin belirlendiği ve tenzil edilmesinden sonra 709.756,00 TL olduğunu dilekçesinde açıklanmış olduğu ve bu durumda davanın «belirsiz alacak davası» olmasının mümkün olmadığı, davacı yana dava harcının bir haftalık «kesin süre» içinde yatırılması aksi halde dava koşulunun olmaması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verileceği «ihtarat» yapıldığı, davacı vekiline verilen ihtarat ve kesin süre üzerine «ara» kararı yerine getirmediği ve duruşmaya da gelmediği, buna karşın davalı yan davayı takip edeceğini belirttiği, bu durumda verilen ara karara rağmen alacağın belirs …
107. maddesinde gösterilen «belirsiz alacak davası» açtığına ilişkin bir beyanda bulunmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının alacak miktarını tam ve «kesin» olarak belirleme imkanı olduğu halde «belirsiz alacak davası» açtığı, davanın mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi gereğince kısmi dava niteliğinde olduğu, dava konusu kredi nedeniyle yapılan kesintilerin toplam miktarı belirgin olduğundan kısmi dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, dava dilekçesinde açıkça «belirsiz alacak davası» olarak nitelendirilmiş mahkemece davanın kısmi dava olduğu ve talep edilen alacak miktarının belirli olduğu gerekçesiyle davanın dinlenilmesi mümkün olmadığından reddine karar verilmiştir.
Bu durumda dava dilekçesindeki istem ve davanın bu niteliği gözetilerek «belirsiz alacak davası» olarak değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın kısmi dava olarak nitelenerek yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2447 E. 2022/4685 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası
İncelediğiniz kararda… yanın dilekçesinde açıkça yedi emin ücretinin belirlendiği ve tenzil edilmesinden sonra 709.756,00 TL olduğunu dilekçesinde açıklanmış olduğu ve bu durumda davanın «belirsiz alacak davası» olmasının mümkün olmadığı, davacı yana dava harcının bir haftalık «kesin süre» içinde yatırılması aksi halde dava koşulunun olmaması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verileceği «ihtarat» yapıldığı, davacı vekiline verilen ihtarat ve kesin süre üzerine «ara» kararı yerine getirmediği ve duruşmaya da gelmediği, buna karşın davalı yan davayı takip edeceğini belirttiği, bu durumda verilen ara karara rağmen alacağın belirs …
107. maddesinde gösterilen «belirsiz alacak davası» açtığına ilişkin bir beyanda bulunmamıştır.
Benzer bu kararda… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · nispi vekalet ücreti · ticari kredi · maktu vekalet ücreti · hukuki yarar · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmelerine» istinaden alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, davalı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2337 E. 2015/8258 K.
Ortak:usulden reddi
İncelediğiniz kararda… yanın dilekçesinde açıkça yedi emin ücretinin belirlendiği ve tenzil edilmesinden sonra 709.756,00 TL olduğunu dilekçesinde açıklanmış olduğu ve bu durumda davanın «belirsiz alacak davası» olmasının mümkün olmadığı, davacı yana dava harcının bir haftalık «kesin süre» içinde yatırılması aksi halde dava koşulunun olmaması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verileceği «ihtarat» yapıldığı, davacı vekiline verilen ihtarat ve kesin süre üzerine «ara» kararı yerine getirmediği ve duruşmaya da gelmediği, buna karşın davalı yan davayı takip edeceğini belirttiği, bu durumda verilen ara karara rağmen alacağın belirs …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının 58.366,80 TL «cezai şart» alacağından şimdilik 10.000 TL'lik kısım için dava açtığı, HMK'nın 107-109 maddeleri uyarınca talep konusunun miktarının tartışmasız bir şekilde belirli olduğu hallerde davacı tarafından belirsiz alacak - kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmayacağı, davacının davalıdan talep edilebilecek alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak belirterek toplam davalıdan 58.366,80 TL cezai şart alacağı olduğunu belirttiği, bu kapsamda davacının açmış olduğu davada HMK'nın 114/h ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı (hukuki yarar) gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkın kötüye kullanılması · cezai şart · oy yasağı · hukuki yarar
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının 58.366,80 TL «cezai şart» alacağından şimdilik 10.000 TL'lik kısım için dava açtığı, HMK'nın 107-109 maddeleri uyarınca talep konusunun miktarının tartışmasız bir şekilde belirli olduğu hallerde davacı tarafından belirsiz alacak - kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmayacağı, davacının davalıdan talep edilebilecek alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak belirterek toplam davalıdan 58.366,80 TL cezai şart alacağı olduğunu belirttiği, bu kapsamda davacının açmış olduğu davada HMK'nın 114/h ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı (hukuki yarar) gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmenin yolu açılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14676 E. , 2018/6172 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2014 tarih ve 2014/832-2014/508 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... özel yediemin müessesesi çalıştırıcısı olduğunu, davalı tarafın 18.02.2009 tarihinde ... . İcra Müdürlüğünün 2009/1099 talimat sayılı dosyasından haciz ettirdiğini, 760.000,00 TL tutarındaki bir kısım malların muhammen bedeli olan 760 TL günlük ücretle yediemin zaptını imzalayarak teslim alındığını, durum böyle iken müvekkil ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca 709.756,00 TL hesap edilip dosyaya yatan paradan bu ücreti ödemesi gerekirken ödemediğini ileri sürerek 709.756,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, görev itirazında bulunarak yedieminlik ücretinin istenmesinde ticaret mahkemesinin görevli olmadığını ve icra hukuk mahkemesinin görevli olduğunu açıklayarak ayrıca alacağın belirlenmesinden sonra 5.000 TL üzerinden belirsiz alacak davasının da açılmasının da uygun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı yanın dilekçesinde açıkça yedi emin ücretinin belirlendiği ve tenzil edilmesinden sonra 709.756,00 TL olduğunu dilekçesinde açıklanmış olduğu ve bu durumda davanın belirsiz alacak davası olmasının mümkün olmadığı, davacı yana dava harcının bir haftalık kesin süre içinde yatırılması aksi halde dava koşulunun olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği ihtarat yapıldığı, davacı vekiline verilen ihtarat ve kesin süre üzerine ara kararı yerine getirmediği ve duruşmaya da gelmediği, buna karşın davalı yan davayı takip edeceğini belirttiği, bu durumda verilen ara karara rağmen alacağın belirsiz alacak olarak düşünülemeyeceği ve alacağın belirli olması nedeniyle gerekli harcın yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yedieminlik ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, davacının dava dilekçesinde toplam 709.756,00 TL alacağı olduğunu belirtmiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, şimdilik 5.000 TL taleple davayı açmış olup, dava dilekçesinde HMK. 107. maddesinde gösterilen belirsiz alacak davası açtığına ilişkin bir beyanda bulunmamıştır. HMK.'nın 109/2 fıkrası 01/04/2015 tarih
6644 sayılı Yasa'nın 4. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup davacının dava dilekçesinin kapsamı incelendiğinde talebin kısmi dava olarak kabulü ile kısmi davada talep edilen 5.000 TL'nin harcının da yatırılmış olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, kısmi davaya konu olmayan alacak kesimi için de harç yatırılması için ara kararla davacıya mehil verilmesi ve buna dayanarak da davanın açılmamış sayılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı lehine BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452044400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz