Çek İstirdatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1842 E. 2018/5720 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güven kuruluşu↗ özen yükümlülüğü↗ ciranta↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ kâr kaybı↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davaya konu senedin davalı elindeyken kaybolduğu davacının keşideciye müracaat ederek senet bedelini tahsil ettiğinin ihtilaf dışı bulunduğu, davacının geç tahsil sebebiyle uğradığı faiz kaybını davalıdan talep ettiği ancak davacının öncelikle kendinden önceki cirantalara başvuru hakkını kullanarak alacağını elde etmesi, tüm hukuki yollara başvurduğu halde alacağını alamadığı veya almasının mümkün olmadığı anlaşılırsa uğrayacağı zarar için davalı bankaya başvurması gerektiği, oysa davacının kendisinden önce gelen ciranta ve keşideciye başvuru hakkını kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankanın tahsil amacı ile kendisine teslim edilen bononun kaybı nedeniyle, hamilin alacağına geç kavuşmasından kaynaklı tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, söz konusu bononun tahsil amacı ile davalı bankaya verildiği ve davalı elindeyken kaybolduğu, davacı alacaklının senedin iptalini sağladığı ve senet bedelini keşideciden tahsil ettiği sabit olup, senet keşidecisinin kendisine ibraz edilmeyen senet dolayısıyla hamilin bu sürede oluşan zararından keşidecinin bir kusurunun bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulması doğru değildir. Nitekim dava dışı senet keşidecisi sadece senet bedelini davacıya ..., gecikme nedeniyle ortaya çıkan faiz zararını ödememiştir. Öte yandan davalı banka bir güven kuruluşu olarak özen yükümlülüğü içerisinde hareket etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, tahsil amacıyla kendisine teslim edilen bonoyu kaybetmesinden kaynaklı olarak hamilin alacağına geç kavuşması nedeniyle oluşan zarardan davalı Bankanın sorumlu tutulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4909 E. 2012/11626 K.
Ortak:ciranta · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davaya konu senedin davalı elindeyken kaybolduğu davacının «keşideciye» müracaat ederek senet bedelini tahsil ettiğinin ihtilaf dışı bulunduğu, davacının geç tahsil sebebiyle uğradığı faiz «kaybını» davalıdan talep ettiği ancak davacının öncelikle kendinden önceki «cirantalara» başvuru hakkını kullanarak alacağını elde etmesi, tüm hukuki yollara başvurduğu halde alacağını alamadığı veya almasının mümkün olmadığı anlaşılırsa uğrayacağı zar …
Ancak, söz konusu «bononun» tahsil amacı ile davalı bankaya verildiği ve davalı elindeyken kaybolduğu, davacı alacaklının senedin iptalini sağladığı ve senet bedelini «keşideciden» tahsil ettiği sabit olup, senet keşidecisinin kendisine «ibraz» edilmeyen senet dolayısıyla «hamilin» bu sürede oluşan zararından keşidecinin bir kusurunun bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulması doğru değildir.
Dava, davalı bankanın tahsil amacı ile kendisine «teslim» edilen «bononun» «kaybı» nedeniyle, «hamilin» alacağına geç kavuşmasından kaynaklı tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «çek» «keşidecisi» olduğu, «yetkili hamil» olmadığı, çekin «zayi» halinde açılacak davayı senedi elinde bulunduran ve senedin yetkili hamilinin açabileceğini, «cirantanın» bu davayı açmakta «hukuki yararı» olmadığı, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece davacının «zayi nedeniyle iptali» istenen çekin «keşidecisi» olduğu ve keşidecinin de «zayi nedeniyle iptal davası» açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de dava dilekçesinde çekin keşidecisinin dava dışı ... olup davacının «ciranta» olduğu açıklanmış bulunduğu gibi «çek» kendi elindeyken kaybolan cirantanın işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü yerine yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle iptal davası · zayi nedeniyle çek iptali · zayi nedeniyle iptal · yetkili hamil · çek iptali · zayi · dava şartı yokluğu · iptal davası
Benzer bu karardaMahkemece davacının «zayi nedeniyle iptali» istenen çekin «keşidecisi» olduğu ve keşidecinin de «zayi nedeniyle iptal davası» açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de dava dilekçesinde çekin keşidecisinin dava dışı ... olup davacının «ciranta» olduğu açıklanmış bulunduğu gibi «çek» kendi elindeyken kaybolan cirantanın işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü yerine yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülm …
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «çek» «keşidecisi» olduğu, «yetkili hamil» olmadığı, çekin «zayi» halinde açılacak davayı senedi elinde bulunduran ve senedin yetkili hamilinin açabileceğini, «cirantanın» bu davayı açmakta «hukuki yararı» olmadığı, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12268 E. 2018/4322 K.
Ortak:hamil · bono
İncelediğiniz karardaDava, davalı bankanın tahsil amacı ile kendisine «teslim» edilen «bononun» «kaybı» nedeniyle, «hamilin» alacağına geç kavuşmasından kaynaklı tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, söz konusu «bononun» tahsil amacı ile davalı bankaya verildiği ve davalı elindeyken kaybolduğu, davacı alacaklının senedin iptalini sağladığı ve senet bedelini «keşideciden» tahsil ettiği sabit olup, senet keşidecisinin kendisine «ibraz» edilmeyen senet dolayısıyla «hamilin» bu sürede oluşan zararından keşidecinin bir kusurunun bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulması doğru değildir.
Bu nedenle, tahsil amacıyla kendisine «teslim» edilen bonoyu kaybetmesinden kaynaklı olarak «hamilin» alacağına geç kavuşması nedeniyle oluşan zarardan davalı Bankanın sorumlu tutulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, «kambiyo senedinin» «ziyaı» sebebiyle iptali istemine ilişkin olup mahkemece, «çek» ve «bononun» ...'ın elindeyken kaybolduğu, «hamilin» ... olduğu, davanın ise ...San.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava dilekçesi ve ekine eklenen ifade tutanağının içeriğinden senetlerin ...'ın elindeyken kaybedildiği, «hamilin» ... olduğu, davanın hamil olmayan ...San.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · kambiyo senedi · çek
Benzer bu karardaDava, «kambiyo senedinin» «ziyaı» sebebiyle iptali istemine ilişkin olup mahkemece, «çek» ve «bononun» ...'ın elindeyken kaybolduğu, «hamilin» ... olduğu, davanın ise ...San.
Ancak dava dilekçesine ekli kolluk ifade tutanağında ...'ın ...de bölge satış sorumlusu olarak çalıştığını ve kaybolan «çek» ve bonoyu emaneten bulundurduğunu beyan etmesi karşısında bu husus değerlendirilmeden hüküm tesisi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
-
İhtiyati haciz | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9842 E. 2015/9918 K.
Ortak:ciranta · bono
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davaya konu senedin davalı elindeyken kaybolduğu davacının «keşideciye» müracaat ederek senet bedelini tahsil ettiğinin ihtilaf dışı bulunduğu, davacının geç tahsil sebebiyle uğradığı faiz «kaybını» davalıdan talep ettiği ancak davacının öncelikle kendinden önceki «cirantalara» başvuru hakkını kullanarak alacağını elde etmesi, tüm hukuki yollara başvurduğu halde alacağını alamadığı veya almasının mümkün olmadığı anlaşılırsa uğrayacağı zar …
Dava, davalı bankanın tahsil amacı ile kendisine «teslim» edilen «bononun» «kaybı» nedeniyle, «hamilin» alacağına geç kavuşmasından kaynaklı tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, söz konusu «bononun» tahsil amacı ile davalı bankaya verildiği ve davalı elindeyken kaybolduğu, davacı alacaklının senedin iptalini sağladığı ve senet bedelini «keşideciden» tahsil ettiği sabit olup, senet keşidecisinin kendisine «ibraz» edilmeyen senet dolayısıyla «hamilin» bu sürede oluşan zararından keşidecinin bir kusurunun bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulması doğru değildir.
Benzer bu karardaBonoya dayalı «ihtiyati haciz» isteminde; yetkili mahkeme; borçlunun «yerleşim yeri», «bonoda» gösterilen «ödeme yeri», bonoda ödeme yeri gösterilmemişse; bononun düzenlendiği yer, «ciranta» aleyhine ihtiyati haciz isteniyorsa cirantanın yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.
Dava «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme yeri · yerleşim yeri · ihtiyati haciz · yetki · haciz · menfi tespit · teminat
Benzer bu karardaBonoya dayalı «ihtiyati haciz» isteminde; yetkili mahkeme; borçlunun «yerleşim yeri», «bonoda» gösterilen «ödeme yeri», bonoda ödeme yeri gösterilmemişse; bononun düzenlendiği yer, «ciranta» aleyhine ihtiyati haciz isteniyorsa cirantanın yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.
Bu hususlara göre; mahkemenin yetkili olup olmadığını başka bir anlatımla itiraz edenin «yetki» konusundaki itirazı hakkında karar verilmeksizin «teminat» iddiasının açılacak «menfi tespit» davasında değerlendirileceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1842 E. , 2018/5720 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/04/2014 tarih ve 2012/68-2014/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin factoring şirketi olduğu dönemde müşterisinin factoring işlemi nedeniyle keşidecisi .... Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret A.Ş. olan 07/06/2011 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli senedi temlik aldığım, bahse konu senedin tahsili için davalı Bankanın... Şubesine teslim edildiğini, vade tarihinde senedin bulunamadığını ve tahsil edilemediğini, senet iptali için ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/401 Esasına kayden dava açıldığını, söz konusu mahkemenin .../01/2012 tarihli kararı ile senedin iptaline karar verildiğini, senet keşidecisine ihtar gönderilerek senet bedeli ile vade tarihinden itibaren işleyen gecikme faizinin ödenmesinin istendiğini, senet borçlusunun ise senedi kaybeden taraf olmadıkları, olayda kusurlarının bulunmadıkları, gecikme faizi ödemekle yükümlü tutulamayacakları gerekçesi ile senet bedelini ödediğini ancak gecikme faizi ödemekten kaçındığını, davalının kusurlu eylemi ile senedin vadesinden yaklaşık, 8 ay sonra tahsil edilebildiğini, 4.101,20 TL faiz kaybı bulunduğunu ileri sürerek 4.101,20 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dayanağı senedin tahsil için teslim edildiğini, keşidecinin adresinin ... olması nedeniyle senedin 18/02/2011 tarihinde ... Şubesine ... aracılığı ile gönderildiğini, ancak senedin şubeye ulaşmadığını, ... Genel Müdürlüğü ile yapılan yazışmalarda senedin kaybolduğunun anlaşıldığını, senet hakkında ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/401 Esas sayılı kararı ile iptal kararının alındığını, davacı tarafından senet borçlusu aleyhinde geç ödeme nedeniyle uğranılan zarara karşılık herhangi bir girişimde bulunulmadığını, borçluya karşı tüm hukuki yollar denenmeden müvekkili Bankanın sorumluluğuna gidilemeyeceği savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davaya konu senedin davalı elindeyken kaybolduğu davacının keşideciye müracaat ederek senet bedelini tahsil ettiğinin ihtilaf dışı bulunduğu, davacının geç tahsil sebebiyle uğradığı faiz kaybını davalıdan talep ettiği ancak davacının öncelikle kendinden önceki cirantalara başvuru hakkını kullanarak alacağını elde etmesi, tüm hukuki yollara başvurduğu halde alacağını alamadığı veya almasının mümkün olmadığı anlaşılırsa uğrayacağı zarar için davalı bankaya başvurması gerektiği, oysa davacının kendisinden önce gelen ciranta ve keşideciye başvuru hakkını kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankanın tahsil amacı ile kendisine teslim edilen bononun kaybı nedeniyle, hamilin alacağına geç kavuşmasından kaynaklı tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, söz konusu bononun tahsil amacı ile davalı bankaya verildiği ve davalı elindeyken kaybolduğu, davacı alacaklının senedin iptalini sağladığı ve senet bedelini keşideciden tahsil ettiği sabit olup, senet keşidecisinin kendisine ibraz edilmeyen senet dolayısıyla hamilin bu sürede oluşan zararından keşidecinin bir kusurunun bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulması doğru değildir. Nitekim dava dışı senet keşidecisi sadece senet bedelini davacıya ..., gecikme nedeniyle ortaya çıkan faiz zararını ödememiştir. Öte yandan davalı banka bir güven kuruluşu olarak özen yükümlülüğü içerisinde hareket etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, tahsil amacıyla kendisine teslim edilen bonoyu kaybetmesinden kaynaklı olarak hamilin alacağına geç kavuşması nedeniyle oluşan zarardan davalı Bankanın sorumlu tutulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451766500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz