Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9852 E. 2013/8986 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dain-i mürtehin↗ hayat sigortası↗ peşin karar harcı↗ aktif husumet↗ muvafakat↗ ibraz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, hayat sigortasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davalı taraf diğer savunmalarının yanı sıra poliçenin, davacılar murisinin dava dışı bankadan aldığı kredi nedeniyle düzenlendiğini ve poliçede dava dışı bankanın dain-i mürtehin olarak gösterildiğini savunduğuna ve davacılar vekili tarafından ibraz edilen ve dava dışı banka tarafından davacılar vekiline hitaben düzenlenen yazıda 25.01.2012 tarihi itibariyle kredi borcunun 20.633,80 TL olduğunun bildirildiğine göre, mahkemece öncelikle aktif husumeti ilgilendiren bu hususun araştırılıp, dava dışı bankanın, davaya muvafakatinin sağlanması gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan davanın esası ile ilgili karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14372 E. 2016/175 K.
Ortak:aktif husumet · muvafakat · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davalı taraf diğer savunmalarının yanı sıra poliçenin, davacılar murisinin dava dışı bankadan aldığı kredi nedeniyle düzenlendiğini ve poliçede dava dışı bankanın dain-i mürtehin olarak gösterildiğini savunduğuna ve davacılar vekili tarafından «ibraz» edilen ve dava dışı banka tarafından davacılar vekiline hitaben düzenlenen yazıda 25.01.2012 tarihi itibariyle kredi borcunun 20.633,80 TL olduğunun bildirildiğine göre, mahkemece öncelikle «aktif husumeti» ilgilendiren bu hususun araştırılıp, dava dışı bankanın, davaya «muvafakatinin» sağlanması gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan davanın esası ile ilgili karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar ver …
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · kesin süre · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · kesin hüküm
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4879 E. 2020/3476 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10586 E. 2010/10859 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama neticesinde kâr payına yönelik davanın reddine, diğer istemler hakkında «davanın konusu» kalmadığı gerekçesiyle kâr «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizin 04.05.2010 günlü ilamının 2. bendinde yazılı gerekçelerle davacılar yararına bozulmuş, 1. bentte açıklanan gerekçelerle sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13130 E. 2010/1299 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10392 E. 2016/4924 K.
Ortak:aktif husumet · muvafakat · husumet · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, «hayat sigortasından» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davalı taraf diğer savunmalarının yanı sıra poliçenin, davacılar murisinin dava dışı bankadan aldığı kredi nedeniyle düzenlendiğini ve poliçede dava dışı bankanın dain-i mürtehin olarak gösterildiğini savunduğuna ve davacılar vekili tarafından «ibraz» edilen ve dava dışı banka tarafından davacılar vekiline hitaben düzenlenen yazıda 25.01.2012 tarihi itibariyle kredi borcunun 20.633,80 TL olduğunun bildirildiğine göre, mahkemece öncelikle «aktif husumeti» ilgilendiren bu hususun araştırılıp, dava dışı bankanın, davaya «muvafakatinin» sağlanması gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan davanın esası ile ilgili karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar ver …
Benzer bu karardaMahkemece «rehin hakkı» sahibinin davaya «muvafakati» sağlanamadığı belirtilerek, «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, karar tarihinden sonra dava dışı banka şubesinin 07.07.2015 tarihli yazısı ile davacı tarafından açılan davaya muvafakat verildiği bildirilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; «sigorta poliçesinde» dain ve mürtehin olan ...Bankası Şubesi'nin davaya «muvafakatlarının» olmadığı, davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Daini mürtehin tarafından verilen «muvafakat» davanın her aşamasında tamamlanabilen dava şartı niteliğinde olmakla, yargılama sırasında bulunmayan dava şartının sonradan hasıl olması, dava ekonomisi bakımından davanın sürdürülmesini gerektireceğinden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması için hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin hakkı · aktif husumet ehliyeti · rehin · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece «rehin hakkı» sahibinin davaya «muvafakati» sağlanamadığı belirtilerek, «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, karar tarihinden sonra dava dışı banka şubesinin 07.07.2015 tarihli yazısı ile davacı tarafından açılan davaya muvafakat verildiği bildirilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; «sigorta poliçesinde» dain ve mürtehin olan ...Bankası Şubesi'nin davaya «muvafakatlarının» olmadığı, davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9852 E. , 2013/8986 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.04.2012 tarih ve 2011/206-2012/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin muris ...'ın davalı ... şirketinin acentası olan ...'tan kredi kullandığını, kredi kullandırıldığında ...'a kredi miktarı olan 19.500 TL ile sınırlı hayat sigortası yapıldığını, kredinin geri ödenmesi sırasında ...'ın 09/08/2009 tarihinde geçirdiği trafik kazası sebebiyle vefat ettiğini, müvekkillerine sigorta yapıldığı hususunun bildirilmediğini, müvekkillerinin kalan kredi borcunu ödediklerini, daha sonra tesadüfen sigortadan haberdar olduklarını, sigorta şirketine başvurdukları halde talebin zamanaşımına uğradığından bahisle sigorta bedelinin ödenmediği ileri sürerek sigorta bedeli olan 19.500 TL'nin vefat tarihi olan 09/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Davalı vekili, sigorta sözleşmesinin lehdarının Akbank ... Sitesi olduğunu bu sebeple davacıların dava ehliyetinin bulunmadığını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi ...'ın kaza sigortasının olduğu, sigorta kapsamında geçirdiği trafik kazasında vefat ettiği, mirasçıların sigortadan habersiz olarak kredi borcunu ödedikleri, sigortalı olduğu öğrenilince 08/08/2011 tarihinde ihtarname gönderildiği bu haliyle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 19.500 TL alacağın 09/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, hayat sigortasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davalı taraf diğer savunmalarının yanı sıra poliçenin, davacılar murisinin dava dışı bankadan aldığı kredi nedeniyle düzenlendiğini ve poliçede dava dışı bankanın dain-i mürtehin olarak gösterildiğini savunduğuna ve davacılar vekili tarafından ibraz edilen ve dava dışı banka tarafından davacılar vekiline hitaben düzenlenen yazıda 25.01.2012 tarihi itibariyle kredi borcunun 20.633,80 TL olduğunun bildirildiğine göre, mahkemece öncelikle aktif husumeti ilgilendiren bu hususun araştırılıp, dava dışı bankanın, davaya muvafakatinin sağlanması gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan davanın esası ile ilgili karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451006600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz