İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8656 E. 2013/8983 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
peşin karar harcı↗ kar payı↗ şirket müdürü↗ kâr payı↗ geçersizlik↗ taşıyan↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2012/8656 E. , 2013/8983 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.03.2012 tarih ve 2008/179-2012/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %50 paya sahip ortağı ve müdürü olduğunu, aynı zamanda da müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşme gereğince davalı şirketin işletmesi olan ... Sürücü Kursu'nda kurum müdürü ve öğretmenlik yaptığını, ancak müvekkilinin bu görevleri nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan ücretlerini bu güne kadar alamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 11.000 TL ücret alacağı ve sözleşmeye göre 1000 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 12.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, %50 paya sahip kurucu ortak olması nedeniyle kendisine ödeme yapılmasının gerekmediğini, zira emeğinin karşılığı olarak zaten kar payı aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmede şirketin yasal şekilde temsil edilmediği, zira şirketin, şirket müdürlerinin müştereken imzaları ile temsil edileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme geçerli dahi olsa, davacıya müdür olarak ödemelerde bulunulduğu, şirket kayıtlarında da resmi ücretlerin ödenmiş olduğunun anlaşıldığı, müdür ve ortak sıfatıyla kendisi tarafından düzenlenmesinin yasal zorunluluk olduğu kayıtların aksinin aynı değer ve belge ile ispatlanabileceği, ödeme yapma sorumluluğu, kayıtlara işleme sorumluluğunun davacının kendisinde olduğu, kendi kusuruna dayalı olarak ödeme yapılmadığı veya geç yapıldığı iddiasına dayalı talebin MK'nun 2. maddesine aykırı olduğu, davacının ek ders ücreti talep edemeyeceği, bunun hem sözleşmede hemde M.E.B Özel Kurslar TİP yönetmeliğinde düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşme gereğince davacıya ödenmesi kararlaştırılan ücretlerin ödenmemesi nedeniyle ücret alacağının ve gecikme zammının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, iki ortaklı bulunan davalı şirketin diğer ortağı ile davacının imzasını taşıyan sözleşmede, davacıya aylık 531.00 TL ücret ödeneceği kararlaştırılmıştır. Ortada bu sözleşmenin geçersizliği sonucunu doğuracak yasal bir engel mevcut değildir. Şirketin paylarını temsil eden iki ortağın imzasına havi bu sözleşme, davalı şirket ve davacıyı bağlar. Ayrıca bir an için bu sözleşmenin geçersiz olduğu kabul edilse bile, şirket ortağı olan davacı, angarya yasak olduğundan , verdiği ders karşılığında ücret isteyebilir. Ayrıca davacı, ortada bir sözleşme olmasa bile yine yukarıdaki gerekçe ile ek ders ücreti de talep edebilecektir. M.E.B Özel Kurslar TİP Yönetmeliği hükümleri şirketin iç ilişkisi bakımından, davacının verdiği hizmet karşılığında, ücret istemesine engel teşkil etmez. Bu itibarla, mahkemece açıklanan bu hususular nazara alınmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davcı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti ve men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13703 E. 2014/19147 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş makineleri ile ilgili kurs açma ve kurs sonucunda katılanlara sertifika verme faaliyetinin mevzuata uygun olmayıp, «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının faaliyetinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men'ine ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Her ne kadar 6762 sayılı TTK'nın 57/10 maddesi uyarınca davalının mevzuata uygun şekilde yürütülmeyen faaliyetleri «haksız rekabet» teşkil edebilecek ise de, davalı yanın söz konusu savunmasının da aynı hususta düzenleme içeren mevzuat hükümlerine dayalı olması karşısında mahkemece konuya ilişkin mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği takdirde özel düzenlemenin hangi mevzuat hükmü olduğu hususu ve somut olayın özellikleri üzerinde durulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti ile men'i istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı taraf 12.1.2002 tarih ve 24638 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Türk Mühendis Ve Mimar Odaları Birliği Makina Mühendisleri Odası İş Makinaları Kullanıcısı (Operatör) Kurs Yönetmeliği ve buna bağlı mevzuata uygun şekilde faaliyet gösterildiğini savunmak suretiyle «haksız rekabet» koşullarının bulunmadığını ileri sürmüştür.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2280 E. 2010/2477 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · ticaret unvanı · hak düşürücü süre · haksız rekabet
Benzer bu kararda… için, 193134 sayılı markanın da öğrenim amaçlı kurslar ve kitap yayınlama hizmetleri dışındaki sınıflar için hükümsüzlüğüne, davacı - karşı davalı tarafından açılan «ticaret unvanı» ve «haksız rekabete» yönelik «davanın açılmamış sayılmasına», sair taleplerin ve karşı davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce davacı - karşı davalı yararına bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve 20.05.2002 tarihinde açılan işbu davada 1998 yılında davalı adına tescil edilen markaları 556 sayılı KHK'nın 42.maddesine dayalı hükümsüzlüğü talep edilmiş olup, söz konusu 42. madde gereğince 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» de geçmemiş olmasına, Dairemiz kararın 3.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8656 E. , 2013/8983 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.03.2012 tarih ve 2008/179-2012/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %50 paya sahip ortağı ve müdürü olduğunu, aynı zamanda da müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşme gereğince davalı şirketin işletmesi olan ... Sürücü Kursu'nda kurum müdürü ve öğretmenlik yaptığını, ancak müvekkilinin bu görevleri nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan ücretlerini bu güne kadar alamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 11.000 TL ücret alacağı ve sözleşmeye göre 1000 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 12.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, %50 paya sahip kurucu ortak olması nedeniyle kendisine ödeme yapılmasının gerekmediğini, zira emeğinin karşılığı olarak zaten kar payı aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmede şirketin yasal şekilde temsil edilmediği, zira şirketin, şirket müdürlerinin müştereken imzaları ile temsil edileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme geçerli dahi olsa, davacıya müdür olarak ödemelerde bulunulduğu, şirket kayıtlarında da resmi ücretlerin ödenmiş olduğunun anlaşıldığı, müdür ve ortak sıfatıyla kendisi tarafından düzenlenmesinin yasal zorunluluk olduğu kayıtların aksinin aynı değer ve belge ile ispatlanabileceği, ödeme yapma sorumluluğu, kayıtlara işleme sorumluluğunun davacının kendisinde olduğu, kendi kusuruna dayalı olarak ödeme yapılmadığı veya geç yapıldığı iddiasına dayalı talebin MK'nun 2.
maddesine aykırı olduğu, davacının ek ders ücreti talep edemeyeceği, bunun hem sözleşmede hemde M.E.B Özel Kurslar TİP yönetmeliğinde düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşme gereğince davacıya ödenmesi kararlaştırılan ücretlerin ödenmemesi nedeniyle ücret alacağının ve gecikme zammının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, iki ortaklı bulunan davalı şirketin diğer ortağı ile davacının imzasını taşıyan sözleşmede, davacıya aylık 531.00 TL ücret ödeneceği kararlaştırılmıştır. Ortada bu sözleşmenin geçersizliği sonucunu doğuracak yasal bir engel mevcut değildir.
Şirketin paylarını temsil eden iki ortağın imzasına havi bu sözleşme, davalı şirket ve davacıyı bağlar. Ayrıca bir an için bu sözleşmenin geçersiz olduğu kabul edilse bile, şirket ortağı olan davacı, angarya yasak olduğundan , verdiği ders karşılığında ücret isteyebilir. Ayrıca davacı, ortada bir sözleşme olmasa bile yine yukarıdaki gerekçe ile ek ders ücreti de talep edebilecektir. M.E.B Özel Kurslar TİP Yönetmeliği hükümleri şirketin iç ilişkisi bakımından, davacının verdiği hizmet karşılığında, ücret istemesine engel teşkil etmez. Bu itibarla, mahkemece açıklanan bu hususular nazara alınmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davcı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450991200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz