Şirket müdürünün azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11040 E. 2013/11467 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürünün azli↗ kayyum atanması↗ rekabet yasağı↗ tasfiye memuru atanması↗ şirket müdürü↗ şirket zararı↗ oy yasağı↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ ek tasfiye↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve kayyum raporu ile dosya kapsamına göre, davalılar ... ve ...'in davalı şirket ile aynı işi yapan ... Zirai Ürünler Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti’nin ortağı oldukları ve davalı
şirkete ait işletmenin anılan şirkete cüzi kira bedeli ile kiralandığı, davalı şirketin diğer ortaklarınca seçilen müdür ...'in rekabet yasağına aykırı davranması suretiyle şirketin zarara uğratıldığı, davalıların, davalı şirkete ait işletmeyi diğer şirketlerine düşük bedelle kiralamak suretiyle kendileri lehine davacı aleyhine haksız kazanca sebebiyet verecek eylemde bulundukları, şirketi gayri faal bırakarak zararına sebebiyet verdikleri, bu durumda TTK'nun 549/4 maddesi gereğince davacının davalı şirketin haklı nedenlerle feshini talep etmekte haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, kayyum olarak atanan ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, hüküm kesinleşinceye kadar kayyumluk görevinin devamına, şirkete kayyum atanması ve fesih kararının davacının müdür seçiminin iptali dışındaki diğer taleplerini de karşıladığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, yerinde görülmeyen müdür seçiminin iptaline ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın şirketin fesih ve tasfiyesi yanında şirket müdürünün azli istemini de içermesine, bu bağlamda davalılardan şirket müdürü olan ...'e husumet yöneltilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı şirket temsilcisinin ve davalılardan ...'in tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, fesih ve tasfiye davasında, husumetin yalnızca şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. Bu itibarla, bu tür bir davada sadece şirket ortağı olan davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçeyle bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8301 E. 2014/14461 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… lgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın şirketin «fesih» ve tasfiyesi yanında «şirket müdürünün azli» istemini de içermesine, bu bağlamda davalılardan «şirket müdürü» olan ...'e «husumet» yöneltilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı şirket «temsilcisinin» ve davalılardan ...'in tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, «fesih» ve «tasfiye» davasında, «husumetin» yalnızca şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Bu itibarla, bu tür bir davada sadece şirket ortağı olan davalı ... yönünden davanın «husumet» nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçeyle bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, kayyumun azli ve atanması davasında «husumetin» diğer ortaklar yanında şirkete yöneltilmesi gerekirken davanın kayyuma karşı açıldığı gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Dava, kayyumun azli ve değiştirilmesi talebine ilişkin olup, «husumet» azli istenilen kayyuma yöneltilmiştir.
Mahkemece, «husumetin» şirkete ve şirket ortaklarına yöneltilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, şirket kayyum tarafından yönetilmekte olup, bu nedenle davada husumetin kayyuma yöneltilmesi yeterli olup, davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11040 E. , 2013/11467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2012 tarih ve 2010/89-2012/206 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 24.10.2003 tarihinden bu yana diğer davalı gerçek şahıslarla birlikte davalı şirketin ortağı olduğunu, müvekkilinin son 2 yıldır ortakları ile sorun yaşadığını, rekabet yasağına aykırı davranıldığını, görevin suistimal edildiğini, şirkete ait iş yerinin davalıların ortağı bulunduğu şirkete düşük bedelle kiralandığını, kötü yönetim nedeniyle araçların elden çıkartıldığını, taşınmazlar üzerine hacizler konulmasına sebebiyet verildiğini, iki yıldır şirketin gayri faal tutularak şirketin zarar görmesine sebebiyet verildiğini, uzun süre şirketin müdürsüz bırakıldığını ileri sürerek, davalı şirketin haklı nedenlerle feshine ve tasfiyesine, şirket müdürünün görevinden azline, dava sonuna kadar müdürlük görevinin tedbiren durdurularak şirkete kayyum tayinine ve şirketin tüm ticari defterlerine el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ..., davanın kötüniyetle açıldığını, şirketin 2008 yılında zora girdiğini, sadece .... 'a borcu olduğunu, bu borcu kendilerine ait mal varlıklarını satarak ödediklerini, vergi borçlarının bir kısmını ödediklerini, bir kısmını da vergi barışı ile taksitlendirdiklerini ve ödemeye devam ettiklerini, bu ödemeleri şirketin faaliyetsiz kalmasına rağmen yaptıklarını, davacının 2008 yılında işlerin bozulması sebebiyle kaybolduğunu, borçların ödenmesi konusunda davacının kendilerine herhangi bir katkısının olmadığını, hatta kendisinin de banka kredisine kefil olmasına rağmen kendisine ait mal varlığını haciz konulmadığını, davalının zor zamanda davalı şirkette hiç bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve kayyum raporu ile dosya kapsamına göre, davalılar ... ve ...'in davalı şirket ile aynı işi yapan ... Zirai Ürünler Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti’nin ortağı oldukları ve davalı
şirkete ait işletmenin anılan şirkete cüzi kira bedeli ile kiralandığı, davalı şirketin diğer ortaklarınca seçilen müdür ...'in rekabet yasağına aykırı davranması suretiyle şirketin zarara uğratıldığı, davalıların, davalı şirkete ait işletmeyi diğer şirketlerine düşük bedelle kiralamak suretiyle kendileri lehine davacı aleyhine haksız kazanca sebebiyet verecek eylemde bulundukları, şirketi gayri faal bırakarak zararına sebebiyet verdikleri, bu durumda TTK'nun 549/4 maddesi gereğince davacının davalı şirketin haklı nedenlerle feshini talep etmekte haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, kayyum olarak atanan ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, hüküm kesinleşinceye kadar kayyumluk görevinin devamına, şirkete kayyum atanması ve fesih kararının davacının müdür seçiminin iptali dışındaki diğer taleplerini de karşıladığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, yerinde görülmeyen müdür seçiminin iptaline ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın şirketin fesih ve tasfiyesi yanında şirket müdürünün azli istemini de içermesine, bu bağlamda davalılardan şirket müdürü olan ...'e husumet yöneltilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı şirket temsilcisinin ve davalılardan ...'in tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, fesih ve tasfiye davasında, husumetin yalnızca şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. Bu itibarla, bu tür bir davada sadece şirket ortağı olan davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçeyle bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket temsilcisinin ve davalı ...'in bütün temyiz itirazlarının reddi ile anılan taraflar hakkında verilen hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 24,30 TL temyiz ialm harcının davalı şirket ve davalı ...'ten alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450877600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz