Telif Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet Tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/381 E. 2018/5990 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu yayının "spor.gazetevatan.com/haber/dilmen-maci-yorumladi/577321/5" adresli sitede “...” başlıklı haber olduğu, davacılardan ...'in televizyon kanalında maç yorumlarken gösteren fotoğrafın ve ...'da yaptığı yorumların kaynak ve iktibas imlası kullanarak adının da açıkça anılarak verilmesinden ibaret olduğu, FSEK'de fikir ve sanat eserleri olarak kabul edilebilecek fikri ürün için aranılan unsurları taşımadığı, ... kanalının Galatasaray-Karabük maçı için yaptığı yorumların maçtaki oyunla ilgili mevcut olan bilgilerin yorumcunun sporcu olması sebebiyle bakış açısını da yansıtır şekilde televizyon izleyicisine iletmesi olduğu, yorumcunun soyut bir durum karşısında kendi fikir ve düşüncelerini oluşturup izleyiciye yansıtmasının söz konusu olmadığı, FSEK 1:B maddesinde belirtilen hususiyetini taşıma unsurunun bu yorumda söz konusu olmadığı dolayısıyla eser niteliğinde olmadığı, FSEK 36. maddesine göre de günlük havadisler ve haberlerin serbestçe iktibas olunabileceği, yorum eser niteliğinde olsa dahi FSEK 37. maddesinde belirtilen istisna dahilinde kaldığı, bu sebeple bilirkişilerin yaptıkları günlük havadisler ve haberlerin yorumu, dolayısıyla televizyon kanalındaki spor yorumunun eser niteliğinde olmadığı yolundaki görüşüne itibar edildiği, yine mütalalarda belirtilen bu yorum eser niteliğinde olsa dahi, davalı tarafın “spor.gazetevatan.-maci-yorumladi/577321/5” adresli sitede yorumunun aynen alınarak yorumcunun adı, resmi dahi konulmak suretiyle siteye yerleştirilmiş olması günlük haber ve havadislerin aktarımı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacı yorumcunun beyanlarını içerir köşe yazısının eser niteliğinde olmadığına yönelik tespitler yerinde ise de, bir yazının eser niteliğinde olmadığı tespit edildiği halde, söz konusu yazının izinsiz olarak çoğaltılması eyleminin, eserden doğan hakların istisnaları arasında sayılan FSEK 36 ve 37. Maddeleri kapsamında görülmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, 5846 sayılı FSEK'de sadece FSEK 1/B anlamında "sahibinin hususiyetini yansıtan" eserlerin korunması söz konusu olmayıp, haksız rekabet koruması da bulunmaktadır. Bu meyanda, davacı tarafça eylemin haksız rekabet niteliğinde olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece yayın hakkının sözleşmeyle davacı tarafa devredilmiş olduğu, diğer davacı spor yorumcusu ...’in günlük spor olaylarına ilişkin olarak yaptığı yorumların yer aldığı TV kanalındaki açıklamalarının davalı gazetenin internet sayfasında resim ve yorumlarıyla birlikte ticari maksatla yer almasının 5846 sayılı FSEK 84. ve 6102 sayılı ... 54 vd. maddeleri kapsamında haksız rekabete yol açıp açmadığının kararda tartışılmaması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3932 E. 2019/3356 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, 12.500,00 TL lisans bedeli ve 12.500,00 TL yorumculuk bedeli ile 140.000,00 TL «cezai şart» toplamı olan 165.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3282 E. 2017/3522 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıdem tazminatı · haksız fesih · işçilik alacakları · bilirkişi raporları arasında çelişki · makul süre · kişilik hakları · sözleşmenin feshi · olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; haklı neden kanıtlanmadığından «sözleşmenin feshinin» haksız olduğu, davacının «haksız fesih» nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteme hakkına sahip bulunduğu, davacının çok tanınmış bir yorumcu olması nedeniyle spor programları için yorumlarına ihtiyaç duyulması, Türkiye'de spor yorumu yapan çok sayıda televizyon kanalı bulunması, kanalların rekabet içinde bulunması durumu dikkate alınarak Türk Borçlar Kanunu 51 ve 52. maddeleri gereğince takdiren davacının aynıya benzer koşullarla bir buçuk aylık süre içinde iş bulabileceği, davacının «kıdem tazminatı» ve diğer «işçilik alacaklarına» ilişkin taleplerinin iş kanununa tabi bir sözleşme kapsamında talep edilen alacaklardan olduğundan bu tür alacaklara bakmaya mahkemenin «görevli» olmadığı, davacının yorumcu olarak verdiği hizmetin 5846 Sayılı Yasa kapsamında korunan televizyon programı kapsamında gerçekleşmesi nedeniyle bu alacaklara hükmedilmesinin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesyle; davacının işçilik alacakları ile ilgili kıdem tazminatı ve diğer işçi alacaklarına ilişkin talebin reddine, sözleşmede öngörülen bir aylık 50.000 TL üzerinden taktiren 1,5 aylık ücret karşılığı 75.000 TL telif alacağının 27/11/2013 tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dolayısıyla alınan bilirkişi raporları arasındaki davacının «sözleşmenin feshi» sonrasında iş bulabileceği «makul süre» konusundaki çelişki giderilmemiş, mahkemece de her iki bilirkişi raporunda bu hususta varılan sonuçtan farklı olarak davacının 1,5 ayda iş bulabileceği kabul edilmiş olup, davacının sözleşmenin feshinden itibaren iş bulabileceği makul süre tespit edilmeden, bu konuda farklı değerlendirmeleri içeren «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
… eden olmaksızın sona erdirildiği, kamuoyuna yayılan kanalın el değiştirdiği ve yeni sahibi tarafından davacının kovulduğu yönünde çıkan haberler nedeniyle davacının «kişilik haklarının» zedelendiği, davacının onur kırıcı bu davranış nedeniyle büyük üzüntü duyduğu ifade edilmiş, «ibraz» edilen alacakların bildirildiği dilekçeler ile manevi tazminat alacağının 10.000,00 TL olarak belirlenmesi istenmiştir.
Talep edilen manevi tazminat hakkında mahkeme gerekçesinde bir değerlendirmeye yer verilmediği gibi, bu talep hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar da verilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/697 E. 2022/4924 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · kâr mahrumiyeti · sözleşmenin feshi · eser sözleşmesi · münhasırlık · cezai şart · istinaf incelemesi · iş bölümü
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme ile «sözleşmenin feshi» halinde «cezai şartın» ve «fesih» sebebiyle yorumcunun uğrayacağı zararların ödenmesi kararlaştırılmış, her ne kadar 6098 sayılı TBK’nın 180. maddesi ile hem cezai şartın hem de zararın tazmininin birlikte istenemeyeceği kabul edilmiş ise de, taraflarca imzalanan sözleşmenin 7. maddesi ile bunun aksi açıkça kararlaştırılmış olduğundan ve davalı tarafça zararın istenemeyeceğine dair istinaf istemi bulunmadığından, «sözleşme özgürlüğü» ilkesinin genel bir sonucu olarak tarafların sözleşmenin içeriğini özgürce saptayabilmeleri mümkün bulunduğu, dolayısıyla ilk derece mahkemesince davacının tazmina …
… kabul edileceği, davacının programı sonlandırmak istediği ya da yeni gelen kanal sahibi ile çalışmak istemediği yolunda herhangi bir girişiminin olmadığı, doğrudan «kusur» atfedilemeyeceği, celbedilen hesap ekstreleri ve sunulan deliller çerçevesinde de programdaki davacının sözleşme kapsamında yorumculuk faaliyetinden kaynaklanan alacak miktarının 6.250,00 TL olduğu, eser niteliğinde olan Telegol isimli programın esere dayalı haklarının davalıya devredilmiş olması sebebiyle lisans devri alacağından da bakiye 12.500,00 TL alacağı bulunduğu gibi, taraflar arasında düzenlenen 18/06/2012 tarihli sözleşmenin 7. maddesinde belirtildiği üzere, sözleşmenin süresinden önce feshedilmiş olması sebebiyle Basın İş Kanununda belirtilen surette davacı yanın eser sahipliğinden ve lisans devrinden kaynaklanan alacak ile yorumculuk işleminden kaynaklanan sözleşme bedeli kaynaklı alacakların toplamı kadar «cezai şart» bedeli ödeneceği belirtildiğinden, bu madde gereğince de cezai şart bedelinin belirtilen iki kalem alacak toplamı olan 18.750,00 TL olduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile 6.250,00 TL yorumculuk faaliyeti alacağı, 12.500,00 TL lisans devri alacağı ve 18.750,00 TL cezai şart alacağı olmak üzere toplam 37.500,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve fazla talebin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «eser sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat isteminin tahsili istemine ilişkindir.
… rüttüğü, Sözleşmenin devamı sırasında TV kanalının davalı şirket tarafından bir başka yayın kuruluşuna devredildiği, böylelikle sözleşme ilişkisinin süresinden önce «son» bulduğu, davacının da sözleşmede öngörülen ücreti elde etmekten «mahrum» kaldığı anlaşılmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15492 E. 2015/42 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaÖte yandan, 5846 sayılı FSEK'de sadece FSEK 1/B anlamında "sahibinin hususiyetini yansıtan" eserlerin korunması söz konusu olmayıp, «haksız rekabet» koruması da bulunmaktadır.
Bu meyanda, davacı tarafça eylemin «haksız rekabet» niteliğinde olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece yayın hakkının sözleşmeyle davacı tarafa devredilmiş olduğu, diğer davacı spor yorumcusu ...’in günlük spor olaylarına ilişkin olarak yaptığı yorumların yer aldığı TV kanalındaki açıklamalarının davalı gazetenin internet sayfasında resim ve yorumlarıyla birlikte ticari maksatla yer almasının 5846 sayılı FSEK 84. ve 6102 sayılı ...
54 vd. maddeleri kapsamında «haksız rekabete» yol açıp açmadığının kararda tartışılmaması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… , davacının FSEK'ten kaynaklanan umuma iletim mali hakkının ihlal niteliğinde olduğu, izinsiz kullanılan haber yorumun özelliği, niteliği ve emsal uygulamalara göre «rayiç bedel» olarak alt hadden değerlendirme yapılarak 2.000 TL tutarında kabulünün oluşa ve «hakkaniyete» uygun düşeceği, kullanımın internet ortamında ve geniş bir kitleyi kapsayarak gerçekleşmesi ve FSEK 68. maddenin konuluş amacı da dikkate alındığında rayiç bedelin 3 katı tutarında telif tazminatına hükmedilmesinin yerinde olacağı, eser sahibi olmayan davacının FSEK anlamında manevi hakları mevcut değil ise de, davacıya ait gazetede yayınlanan bu haber yorumların davalı tarafça izinsiz kullanımının aynı zamanda «haksız rekabet» oluşturduğu ve bu nedenle davacının genel hükümlere göre manevi tazminat talep edebileceği gerekçesiyle davanın «ıslah» edilmiş haliyle kısmen kabulüne, 6.000 TL telif tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının tecavüzünün bu şekilde ref'ine, fazlaya dair telif tazminatı talebinin reddine, davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle takdiren 1.000 TL manevi tazminatın da davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, karar kesinleştiğinde karar özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · hakkaniyet · uyuşmazlık konusu · ıslah · taşıyan · ilan · eksik inceleme
Benzer bu kararda… , davacının FSEK'ten kaynaklanan umuma iletim mali hakkının ihlal niteliğinde olduğu, izinsiz kullanılan haber yorumun özelliği, niteliği ve emsal uygulamalara göre «rayiç bedel» olarak alt hadden değerlendirme yapılarak 2.000 TL tutarında kabulünün oluşa ve «hakkaniyete» uygun düşeceği, kullanımın internet ortamında ve geniş bir kitleyi kapsayarak gerçekleşmesi ve FSEK 68. maddenin konuluş amacı da dikkate alındığında rayiç bedelin 3 katı tutarında telif tazminatına hükmedilmesinin yerinde olacağı, eser sahibi olmayan davacının FSEK anlamında manevi hakları mevcut değil ise de, davacıya ait gazetede yayınlanan bu haber yorumların davalı tarafça izinsiz kullanımının aynı zamanda «haksız rekabet» oluşturduğu ve bu nedenle davacının genel hükümlere göre manevi tazminat talep edebileceği gerekçesiyle davanın «ıslah» edilmiş haliyle kısmen kabulüne, 6.000 TL telif tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının tecavüzünün bu şekilde ref'ine, fazlaya dair telif tazminatı talebinin reddine, davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle takdiren 1.000 TL manevi tazminatın da davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, karar kesinleştiğinde karar özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
… tecilik gereği haber anlatımı, haber yazım kuralları ve haber dili dışında ayrıca 5846 sayılı FSEK 1/B maddesi anlamında haberi hazırlayan kişilerin de hususiyetini «taşıyan», dolayısıyla FSEK 2. maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri vasfı bulunan yazılar olup olmadığı hususunda değerlendirme içeren görüş alınıp sonucuna göre uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesinin yapılması gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazıların eser olduğundan bahisle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, dava konusu haber yazılarının hazırlık süreci ve sunum tarzı bakımından belirli bir üslubu olduğu ve FSEK 1/B anlamında hususiyet arzeden, aynı Kanun'un 2. maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu mütalaa edilmiş ise de, «uyuşmazlık konusu» yazıların davacı yayın kuruluşunun haber servisi tarafından hazırlanan günlük olaylara yönelik haber yorumları niteliğinde oldukları tartışmasızdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/381 E. , 2018/5990 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...(...) .Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/01/2016 tarih ve 2013/233-2016/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ...'in diğer müvekkil firmaya verdiği 03/03/2012 tarihli muvafakatname ve 01/09/2012 tarihli eser sahipliğinden kaynaklanan hakların devrine ilişkin sözleşme ile “tüm maçlara ilişkin her türlü mecrada yaptığı futbol yorumları”nın FSEK 21 vd. maddeleri uyarınca yazılı mecrada ve internet ortamında yayınlanma, işleme, çoğaltma, yayma, temsil, umuma yayın, yeniden yayın ve umuma iletim haklarını devrettiğini, buna karşılık davalı şirketin sahibi olduğu ... Gazetesinin www.gazetevatan.com internet sitesinde 19/10/2013 tarihli “...” başlıklı yazıda müvekkilinin ...'da yaptığı yorumları izin almaksızın adeta köşe yazısı gibi kullandığını, bu şekilde FSEK ve ...'dan doğan haklarına açıkça tecavüz ettiğini, bu nedenle FSEK 68.
madde gereğince 3 katı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla mevcut telif hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, şimdilik her bir müvekkili için ayrı ayrı olarak 25.000,00'er TL maddi, 50.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmesini, tazminatın ilk yayın tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek ticari faizle tahsilini ve hükmün ilanını talep ile dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, öncelikle usul yönünden haksız rekabet iddiası sebebiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı şirketin aldığı muvafakatnamede varsa eser adları tek tek belirtilmediğinden FSEK 52. madde şartlarını ihtiva etmediğinden
bu davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, istenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, iddianın aksine davacının yorumlarının davalı gazetenin bir köşe yazarı ya da yorumcusu şeklinde değil haber amaçlı kısa bir kesit şeklinde ikame edildiğini, ayrıca dava konusu yayının eser özellikleri bulunmadığını, yine dava konusu yazının taraflar arasında akdedilen sözleşme konusu olamayacağını, haber amaçlı kullanılan alıntıda yorumun yapıldığı yayın ve program isminin belirtildiği, bu nedenle haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, bir haber sitesinin alenileşmiş bir yorumu haber amaçlı kullanmasının FSEK kapsamında değerlendirilecek bir hak ihlali olmadığını, davacının yayın nedeniyle bedel talep etmesi için dava konusu olaya ilişkin menfi veya müspet zararını ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu yayının "spor.gazetevatan.com/haber/dilmen-maci-yorumladi/577321/5" adresli sitede “...” başlıklı haber olduğu, davacılardan ...'in televizyon kanalında maç yorumlarken gösteren fotoğrafın ve ...'da yaptığı yorumların kaynak ve iktibas imlası kullanarak adının da açıkça anılarak verilmesinden ibaret olduğu, FSEK'de fikir ve sanat eserleri olarak kabul edilebilecek fikri ürün için aranılan unsurları taşımadığı, ... kanalının Galatasaray-Karabük maçı için yaptığı yorumların maçtaki oyunla ilgili mevcut olan bilgilerin yorumcunun sporcu olması sebebiyle bakış açısını da yansıtır şekilde televizyon izleyicisine iletmesi olduğu, yorumcunun soyut bir durum karşısında kendi fikir ve düşüncelerini oluşturup izleyiciye yansıtmasının söz konusu olmadığı, FSEK 1:B maddesinde belirtilen hususiyetini taşıma unsurunun bu yorumda söz konusu olmadığı dolayısıyla eser niteliğinde olmadığı, FSEK 36.
maddesine göre de günlük havadisler ve haberlerin serbestçe iktibas olunabileceği, yorum eser niteliğinde olsa dahi FSEK 37. maddesinde belirtilen istisna dahilinde kaldığı, bu sebeple bilirkişilerin yaptıkları günlük havadisler ve haberlerin yorumu, dolayısıyla televizyon kanalındaki spor yorumunun eser niteliğinde olmadığı yolundaki görüşüne itibar edildiği, yine mütalalarda belirtilen bu yorum eser niteliğinde olsa dahi, davalı tarafın “spor.gazetevatan.-maci-yorumladi/577321/5” adresli sitede yorumunun aynen alınarak yorumcunun adı, resmi dahi konulmak suretiyle siteye yerleştirilmiş olması günlük haber ve havadislerin aktarımı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacı yorumcunun beyanlarını içerir köşe yazısının eser niteliğinde olmadığına yönelik tespitler yerinde ise de, bir yazının eser niteliğinde olmadığı tespit edildiği halde, söz konusu yazının izinsiz olarak çoğaltılması eyleminin, eserden doğan hakların istisnaları arasında sayılan FSEK 36 ve 37. Maddeleri kapsamında görülmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, 5846 sayılı FSEK'de sadece FSEK 1/B anlamında "sahibinin hususiyetini yansıtan" eserlerin korunması söz konusu olmayıp, haksız rekabet koruması da bulunmaktadır. Bu meyanda, davacı tarafça eylemin haksız rekabet niteliğinde olduğu da ileri sürüldüğüne göre, mahkemece yayın hakkının sözleşmeyle davacı tarafa devredilmiş olduğu, diğer davacı spor yorumcusu ...’in günlük spor olaylarına ilişkin olarak yaptığı yorumların yer aldığı TV kanalındaki açıklamalarının davalı gazetenin internet sayfasında resim ve yorumlarıyla birlikte ticari maksatla yer almasının 5846 sayılı FSEK 84. ve 6102 sayılı ... 54 vd. maddeleri kapsamında haksız rekabete yol açıp açmadığının kararda tartışılmaması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıd açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450100000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz