Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15492 E. 2015/42 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç bedel↗ hakkaniyet↗ uyuşmazlık konusu↗ ıslah↗ taşıyan↗ ilan↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın mali hak sahibi olduğu haber yorumlarının davacıya ait Milliyet Gazetesinde 27/03/2013 ve 29/03/2013 tarihlerinde yayınlandıktan sonra, birebir aynı olarak davalıya ait T24 internet sitesinde izinsiz biçimde yayınlandığı, davaya dayanak olan haberlerin soyut birer günlük havadis niteliğinde olmayıp, habere konu olayların yorumlarını da içerdiği ve bu haber yorumların FSEK 2 maddesi anlamında birer ilim edebiyat eseri olduğu, FSEK 36 ve 37. maddelerinde yer alan hukuka uygun kullanım hallerinden herhangi birisinin somut olayda gerçekleşmediği, böylece davalının internet üzerindeki yayın eyleminin, davacının FSEK'ten kaynaklanan umuma iletim mali hakkının ihlal niteliğinde olduğu, izinsiz kullanılan haber yorumun özelliği, niteliği ve emsal uygulamalara göre rayiç bedel olarak alt hadden değerlendirme yapılarak 2.000 TL tutarında kabulünün oluşa ve hakkaniyete uygun düşeceği, kullanımın internet ortamında ve geniş bir kitleyi kapsayarak gerçekleşmesi ve FSEK 68.
maddenin konuluş amacı da dikkate alındığında rayiç bedelin 3 katı tutarında telif tazminatına hükmedilmesinin yerinde olacağı, eser sahibi olmayan davacının FSEK anlamında manevi hakları mevcut değil ise de, davacıya ait gazetede yayınlanan bu haber yorumların davalı tarafça izinsiz kullanımının aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu ve bu nedenle davacının genel hükümlere göre manevi tazminat talep edebileceği gerekçesiyle davanın ıslah edilmiş haliyle kısmen kabulüne, 6.000 TL telif tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının tecavüzünün bu şekilde ref'ine, fazlaya dair telif tazminatı talebinin reddine, davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle takdiren 1.000 TL manevi tazminatın da davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, karar kesinleştiğinde karar özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, dava konusu haber yazılarının hazırlık süreci ve sunum tarzı bakımından belirli bir üslubu olduğu ve FSEK 1/B anlamında hususiyet arzeden, aynı Kanun'un 2. maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu mütalaa edilmiş ise de, uyuşmazlık konusu yazıların davacı yayın kuruluşunun haber servisi tarafından hazırlanan günlük olaylara yönelik haber yorumları niteliğinde oldukları tartışmasızdır. Haber niteliğinde hazırlanan yazıların gazete okuyucusunun ilgisini çekecek tarzda ve habercilik mesleğine özgü haber diliyle yazılacağı, bu haliyle de genel anlamda yazılan açıklama ve ifadelerden farklı bir haber üslubuna sahip olacağı tabiidir. Esasen, habercilik mesleğinin genel prensipleri gereği bir olay hakkında edinilen bilgilerin ve düşüncelerin kamunun anlayabileceği biçimde doğru, kısa ve kolayca anlaşılabilir kılmak suretiyle haber diline dönüştürülmesi başlı başına 5846 sayılı FSEK 1/B maddesi anlamında hususiyet unsuru içeren ilim ve edebiyat eseri olarak kabulü sonucunu doğurmaz. Bu bakımdan, bilirkişilerden dava konusu haber yazılarının genel olarak habercilik mesleğinin gerektirdiği üslup ve sunum, bir başka deyişle gazetecilik gereği haber anlatımı, haber yazım kuralları ve haber dili dışında ayrıca 5846 sayılı FSEK 1/B maddesi anlamında haberi hazırlayan kişilerin de hususiyetini taşıyan, dolayısıyla FSEK 2. maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri vasfı bulunan yazılar olup olmadığı hususunda değerlendirme içeren görüş alınıp sonucuna göre uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesinin yapılması gerekirken, eksik inceleme sonucu yazıların eser olduğundan bahisle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5067 E. 2019/6232 K.
Ortak:ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… , davacının FSEK'ten kaynaklanan umuma iletim mali hakkının ihlal niteliğinde olduğu, izinsiz kullanılan haber yorumun özelliği, niteliği ve emsal uygulamalara göre «rayiç bedel» olarak alt hadden değerlendirme yapılarak 2.000 TL tutarında kabulünün oluşa ve «hakkaniyete» uygun düşeceği, kullanımın internet ortamında ve geniş bir kitleyi kapsayarak gerçekleşmesi ve FSEK 68. maddenin konuluş amacı da dikkate alındığında rayiç bedelin 3 katı tutarında telif tazminatına hükmedilmesinin yerinde olacağı, eser sahibi olmayan davacının FSEK anlamında manevi hakları mevcut değil ise de, davacıya ait gazetede yayınlanan bu haber yorumların davalı tarafça izinsiz kullanımının aynı zamanda «haksız rekabet» oluşturduğu ve bu nedenle davacının genel hükümlere göre manevi tazminat talep edebileceği gerekçesiyle davanın «ıslah» edilmiş haliyle kısmen kabulüne, 6.000 TL telif tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının tecavüzünün bu şekilde ref'ine, fazlaya dair telif tazminatı talebinin reddine, davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle takdiren 1.000 TL manevi tazminatın da davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, karar kesinleştiğinde karar özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… edebiyat eseri olarak kabulü sonucunu doğurmayacağı, yapılan incelemede söz konusu haber yazılarının ilim ve edebiyat eseri vasfında bulunmadığı ancak kullanımının «haksız rekabet» oluşturduğu, oluşan haksız rekabet nedeniyle alınan bilirkişi raporlarında kullanıma uygun bedel olduğu belirlenen 18.04.2014 tarihli bilirkişi raporundaki değerin yerinde olduğu, kararın ilanında davacının «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının internet adresinde 27.03.2013 ve 29.03.2013 tarihlerinde yayınlanan dava konusu haberlerin izinsiz kullanımının haksız rekabet oluşturduğundan men’ine, ref’ine, haksız rekabet nedeniyle 2.500,00 TL maddi, takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · taşıyıcı · hukuki yarar · havale
Benzer bu kararda… lı görüşler içeren bilirkişi raporlarından, dava konusu haber içeriklerinin, 5846 sayılı FSEK 1/B ve 2. maddeleri anlamında haberi hazırlayan kişilerin hususiyetini «taşıyıp» ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olmayan yazılar olduğuna dair görüş bildiren 09.12.2015 «havale» tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş ise de; bozma ilamı sonrasında dosya arasına alınan 10.03.2016 havale tarihli diğer bilirkişi raporunda …
… edebiyat eseri olarak kabulü sonucunu doğurmayacağı, yapılan incelemede söz konusu haber yazılarının ilim ve edebiyat eseri vasfında bulunmadığı ancak kullanımının «haksız rekabet» oluşturduğu, oluşan haksız rekabet nedeniyle alınan bilirkişi raporlarında kullanıma uygun bedel olduğu belirlenen 18.04.2014 tarihli bilirkişi raporundaki değerin yerinde olduğu, kararın ilanında davacının «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının internet adresinde 27.03.2013 ve 29.03.2013 tarihlerinde yayınlanan dava konusu haberlerin izinsiz kullanımının haksız rekabet oluşturduğundan men’ine, ref’ine, haksız rekabet nedeniyle 2.500,00 TL maddi, takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, dava konusu haber içeriklerinin niteliği hususunda farklı değerlendirmeler içeren «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18847 E. 2015/4888 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… , davacının FSEK'ten kaynaklanan umuma iletim mali hakkının ihlal niteliğinde olduğu, izinsiz kullanılan haber yorumun özelliği, niteliği ve emsal uygulamalara göre «rayiç bedel» olarak alt hadden değerlendirme yapılarak 2.000 TL tutarında kabulünün oluşa ve «hakkaniyete» uygun düşeceği, kullanımın internet ortamında ve geniş bir kitleyi kapsayarak gerçekleşmesi ve FSEK 68. maddenin konuluş amacı da dikkate alındığında rayiç bedelin 3 katı tutarında telif tazminatına hükmedilmesinin yerinde olacağı, eser sahibi olmayan davacının FSEK anlamında manevi hakları mevcut değil ise de, davacıya ait gazetede yayınlanan bu haber yorumların davalı tarafça izinsiz kullanımının aynı zamanda «haksız rekabet» oluşturduğu ve bu nedenle davacının genel hükümlere göre manevi tazminat talep edebileceği gerekçesiyle davanın «ıslah» edilmiş haliyle kısmen kabulüne, 6.000 TL telif tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının tecavüzünün bu şekilde ref'ine, fazlaya dair telif tazminatı talebinin reddine, davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle takdiren 1.000 TL manevi tazminatın da davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, karar kesinleştiğinde karar özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
1- Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, dava konusu haber yazılarının hazırlık süreci ve sunum tarzı bakımından belirli bir üslubu olduğu ve FSEK 1/B anlamında hususiyet arzeden, aynı Kanun'un 2. maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu mütalaa edilmiş ise de, «uyuşmazlık konusu» yazıların davacı yayın kuruluşunun haber servisi tarafından hazırlanan günlük olaylara yönelik haber yorumları niteliğinde oldukları tartışmasızdır.
Benzer bu kararda… nı mahiyeti taşımadıklarından izinsiz olarak, davacıların emekleri sonucu ortaya çıkan çalışmadan yararlanılması karşılığı 6762 sayılı TTK 54 vd. hükümleri uyarınca «haksız rekabete» dayalı taleplerin değerlendirilmesi gerektiği, bozma öncesi ilk kararda ortaya konulan diğer hususlarda bozma gerekçesine göre çekişme kalmadığı, davacıların ihlale dayalı olarak FSEK 68. madde uyarınca telif bedeli talep etme imkanları bulunmadığından bozma öncesi alınan raporda tespit edilen telif bedelinin, davacıların çalışmalarından herhangi bir karşılık ödenmeksizin haksız yararlanma suretiyle davalılar tarafından elde edilen maddi gelir ya da haksız kazancın, haksız rekabet karşılığı verilebilecek «maddi tazminata» eşdeğer miktar olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, müştemilat/tespit yönünden 49.961,00 TL telif bedelinin davalı...
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve «uyuşmazlık konusu» tespit ile raporların ilim ve edebiyat eseri olmadıklarının belirlenmesi nedeniyle «haksız fiil» hükümlerine göre tazminata hükmedilmesine karşın hüküm fıkrasının 2. bendinde ''telif'' alacağı ibaresinin yazılı olmasının «maddi hataya» dayalı olup mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunmasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · faiz başlangıç tarihi · bozma sonrası karar · haksız eylem · maddi hata · temerrüt faizi · haksız fiil · ihtarname
Benzer bu karardaSözleşmeden kaynaklanan taleplerde «temerrüde» düşürülmeksizin, sözleşmede ayrıca bir hüküm yoksa karşı tarafa «ihtarname» çekilmeksizin dava açıldığı takdirde «temerrüt faizine» dava tarihinden itibaren hükmedilmesi, öte yandan, mahkemece 298 adet olarak belirlenen raporlar açısından ise, davalıların eylemi «haksız fiil» niteliğinde bulunduğundan ve haksız fiil tarihinden itibaren temerrüt oluşacağından temerrüt faizinin «haksız eylem» tarihinden itibaren belirlenmesi gerekmektedir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve «uyuşmazlık konusu» tespit ile raporların ilim ve edebiyat eseri olmadıklarının belirlenmesi nedeniyle «haksız fiil» hükümlerine göre tazminata hükmedilmesine karşın hüküm fıkrasının 2. bendinde ''telif'' alacağı ibaresinin yazılı olmasının «maddi hataya» dayalı olup mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunmasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair …
… k bu yönlerden bozma öncesi alınan ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş ise de, davalılar vekilleri tarafından gerek bozma öncesi, gerekse de «bozma sonrası» yapılan yargılama sırasında bilirkişi raporuna ciddi ve önemli itirazlarda bulunulmasına rağmen itirazları değerlendirip, bu itirazları karşılayan aynı ya da başka bir bilirkişi heyetinden rapor alınmadan hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, gerekçesi açıklanmadan «faiz başlangıç tarihinin» belirtilmesi de doğru görülmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmeksizin ve gerekçesi açıklanmaksızın kararda yazılı tarihler itibariyle dava konusu alacağın «temerrüt faizi başlangıç» tarihinden itibaren davalılardan tahsiline şeklinde hüküm tesisi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15492 E. , 2015/42 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .....Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/07/2014 tarih ve 2013/146-2014/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin imtiyaz hakkı sahibi olduğu gazetenin 27/03/2013 tarihli nüshasında "..... Usulü Adalet" ve .....Duruşmasında Türk Basınına ....." adlı haber yazılarının yayınlandığını, bunların özel haber olduğunu, her iki haber yazının davalıya ait www.t24.com.tr internet sitesinde izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin aynen yayınlandığını, ayrıca Milliyet Gazetesi'nin 29 Mart 2013 tarihli nüshasında "........." ve "Türk Dış Politikası Liberal Karakterli" başlıklı haber yazılarının yayınlandığını, davalının aynı internet sitesinde bu haber yazılarını da izinsiz olarak ve kaynak göstermeksizin aynen kullandığını, bu haber yazılarının FSEK anlamında eser niteliğinde olduğunu, davalının izinsiz olarak kullandığı haber yazılarının FSEK 36.
madde kapsamında olmadığını, eser niteliğindeki bu haber ve yazıların izinsiz olarak ve kaynak gösterilmeksizin yayınlanmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek müvekkilinin haklarına yapılan tecavüzün ref'ini, verilecek kararın gazetede ilanını, FSEK 70. maddeye göre 3.000 TL tazminata hükmolunmasını, FSEK 68. maddeye göre 1.000 TL'nin 3 katı olan 3.000 TL tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiş, 22/05/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 7.500 TL' ye çıkarmıştır.
Davalı vekili,... haber sitesinde yayınlanmış olan haberlerin, gazetecilik mesleği gereği kaynağını Anayasadan alan haber verme hakkının kullanılmasından ibaret olduğunu, bu haberlerin yazılı basımda ve internet ortamında yayın yapan diğer basın sitelerinde de yayınlanmış olduğunu, FSEK 36 ve 37. madde kapsamında olduklarını, günlük havadis ve haberlerin eser niteliğinde olmadığını, davanın dava açma yetkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın mali hak sahibi olduğu haber yorumlarının davacıya ait Milliyet Gazetesinde 27/03/2013 ve 29/03/2013 tarihlerinde yayınlandıktan sonra, birebir aynı olarak davalıya ait T24 internet sitesinde izinsiz biçimde yayınlandığı, davaya dayanak olan haberlerin soyut birer günlük havadis niteliğinde olmayıp, habere konu olayların yorumlarını da içerdiği ve bu haber yorumların FSEK 2 maddesi anlamında birer ilim edebiyat eseri olduğu, FSEK 36 ve 37. maddelerinde yer alan hukuka uygun kullanım hallerinden herhangi birisinin somut olayda gerçekleşmediği, böylece davalının internet üzerindeki yayın eyleminin, davacının FSEK'ten kaynaklanan umuma iletim mali hakkının ihlal niteliğinde olduğu, izinsiz kullanılan haber yorumun özelliği, niteliği ve emsal uygulamalara göre rayiç bedel olarak alt hadden değerlendirme yapılarak 2.000 TL tutarında kabulünün oluşa ve hakkaniyete uygun düşeceği, kullanımın internet ortamında ve geniş bir kitleyi kapsayarak gerçekleşmesi ve FSEK 68.
maddenin konuluş amacı da dikkate alındığında rayiç bedelin 3 katı tutarında telif tazminatına hükmedilmesinin yerinde olacağı, eser sahibi olmayan davacının FSEK anlamında manevi hakları mevcut değil ise de, davacıya ait gazetede yayınlanan bu haber yorumların davalı tarafça izinsiz kullanımının aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu ve bu nedenle davacının genel hükümlere göre manevi tazminat talep edebileceği gerekçesiyle davanın ıslah edilmiş haliyle kısmen kabulüne, 6.000 TL telif tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının tecavüzünün bu şekilde ref'ine, fazlaya dair telif tazminatı talebinin reddine, davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle takdiren 1.000 TL manevi tazminatın da davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, karar kesinleştiğinde karar özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, dava konusu haber yazılarının hazırlık süreci ve sunum tarzı bakımından belirli bir üslubu olduğu ve FSEK 1/B anlamında hususiyet arzeden, aynı Kanun'un 2. maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu mütalaa edilmiş ise de, uyuşmazlık konusu yazıların davacı yayın kuruluşunun haber servisi tarafından hazırlanan günlük olaylara yönelik haber yorumları niteliğinde oldukları tartışmasızdır. Haber niteliğinde hazırlanan yazıların gazete okuyucusunun ilgisini çekecek tarzda ve habercilik mesleğine özgü haber diliyle yazılacağı, bu haliyle de genel anlamda yazılan açıklama ve ifadelerden farklı bir haber üslubuna sahip olacağı tabiidir. Esasen, habercilik mesleğinin genel prensipleri gereği bir olay hakkında edinilen bilgilerin ve düşüncelerin kamunun anlayabileceği biçimde doğru, kısa ve kolayca anlaşılabilir kılmak suretiyle haber diline dönüştürülmesi başlı başına 5846 sayılı FSEK 1/B maddesi anlamında hususiyet unsuru içeren ilim ve edebiyat eseri olarak kabulü sonucunu doğurmaz.
Bu bakımdan, bilirkişilerden dava konusu haber yazılarının genel olarak habercilik mesleğinin gerektirdiği üslup ve sunum, bir başka deyişle gazetecilik gereği haber anlatımı, haber yazım kuralları ve haber dili dışında ayrıca 5846 sayılı FSEK 1/B maddesi anlamında haberi hazırlayan kişilerin de hususiyetini taşıyan, dolayısıyla FSEK 2. maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri vasfı bulunan yazılar olup olmadığı hususunda değerlendirme içeren görüş alınıp sonucuna göre uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesinin yapılması gerekirken, eksik inceleme sonucu yazıların eser olduğundan bahisle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/164772500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz