Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3201 E. 2013/3904 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesap işletim ücreti↗ komisyon bedeli↗ bilirkişi raporları arasında çelişki↗ eft↗ komisyon↗ bilirkişi incelemesi↗ havale↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece,iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka tarafından davacıya ait hesaptan yapılan EFT ve havale komisyon bedeli olarak kendi internet sitelerinde ilan ettikleri komisyon ve ücret miktarlarından fazla olarak 14.689,00 TL komisyon tahsilatı yapıldığı, bunun ...'nin tebliğlerine aykırı olduğu ve davacının davasında bu nedenle haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.689,00 TL'nin 14.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup mahkemece de bu husus nazara alınıp bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmiştir. Ancak mahkemece alınan her iki bilirkişi raporu birbiriyle çelişmektedir. Davalı banka vekili, özel ve teknik bilgiyi gerektirir nitelikteki ikinci bilirkişi raporuna dava konusu alacağa ilişkin işlemlerin internet üzerinden yapılmadığı, davacı yanın bu yönde bir iddiası olmadığı gibi dosyaya da buna ilişkin olarak sunulmuş bir delil bulunmadığı, davacının hesap işletim ücretinin iadesini talep etmediği ve dosyadaki her iki bilirkişi raporunun birbiriyle çeliştiği hususunda ciddi itirazlar ileri sürmüş olup, mahkemece davalının itirazlarının değerlendirilmesi ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12634 E. 2016/1231 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13029 E. 2016/9180 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erteleme talebi · iflas erteleme · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · görevsizlik kararı · haciz · iflas
Benzer bu karardaMahkemece, ....... ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/689 Esas sayılı dosyasının yargılamasının devam etmesi nedeni ile «ihtiyati hacize» itirazın değerlendirilmesi görevinin ....... ....Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», itirazı incelemek üzere dosyanın ....... ....Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İİK’nun «265». maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» kararına itiraz, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye yapılır.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/689 E. sayılı dosyası «iflasın ertelenmesi talebine» ilişkin olup, ihtiyati hacze konu alacağın konusunu teşkil etmemektedir.
Talep, «ihtiyati haciz» kararına itiraz istemine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/362 E. 2011/8120 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itirazın kaldırılması · navlun alacağı · kısmi kabul · vekalet ücreti takdiri · navlun · hukuki yarar · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… ece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının 41.253,34 TL üzerinden takipte bulunduğu, davalının süresi içerisindeki ikinci itirazında borcun 39.844,38 TL «kısmını kabul» ettiği, ancak bu itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, davacının açmış olduğu «itirazın kaldırılması» davasında da borcun bir kısmının kabul edildiğinin savunulmadığı, bunun üzerine davacının haklı olarak alacağın tamamı üzerinden işbu itirazın iptali davasını açtığı, davalının sonradan bakiye 689,35 TL borcu da kabul ettiği, davacının kabul edilen 39.844,38 TL yönünden dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, kabul edilen 689,35 TL yönünden itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle, 39.844,38 TL yönünden davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, 689,35 TL yönünden, itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağından» kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece 39.844,38 TL ile ilgili olarak, davalı borçlunun icra müdürlüğüne verdiği ikinci dilekçe de bu miktar borcu kabul ettiği, davacının kabul edilen bu kısım yönünden dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de hukuki yarar dava şartı olmakla, işbu miktar yönünden davan …
Bu itibarla mahkemece, 39.844,38 TL yönünden davanın reddine ve reddedilen kısım yönünden kendisini dava da vekille «temsil» eden davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3201 E. , 2013/3904 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/11/2011 tarih ve 2011/69-2011/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabından yapılan bütün işlemlerinden önceki tarihlerde rutin olarak ve cüz’i miktarlarda masraf alınmakta iken 25.04.2007 tarihinden itibaren nakit çekim komisyonu, komisyon tahsilatı, havale masrafı, EFT komisyonu v.s adı altında önce 250,00 TL daha sonra 470,00 TL ve 500,00 TL alınmaya başlandığını, müvekkili şirket yetkilisinin kesintilerin iadesi için davalı bankaya yaptığı başvurunun da sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, ....000,00 TL'nın ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ....11.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 14.689,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, dava konusu edilen bedelin ...'nin "Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Tahsil Edilecek Azami Ücret, Komisyon ve Masraflara İlişkin" 12.06.2006 yürürlük tarihli uygulamasına istinaden belirlendiğini, buna göre bankaların EFT işlemlerinden tahsil edebileceği EFT bedeli minimum ve maksimum oranlarının belirlendiğini ve bu iki orandaki uygulama yönteminin takdir hakkının bankaya bırakıldığını, bu nedenle davacının kendilerinden fahiş EFT bedeli tahsil edildiği yönündeki iddiasının ve buna dayanak olarak talep ettiği faiz miktarının kabulünün mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka tarafından davacıya ait hesaptan yapılan EFT ve havale komisyon bedeli olarak kendi internet sitelerinde ilan ettikleri komisyon ve ücret miktarlarından fazla olarak 14.689,00 TL komisyon tahsilatı yapıldığı, bunun ...'nin tebliğlerine aykırı olduğu ve davacının davasında bu nedenle haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.689,00 TL'nin 14.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup mahkemece de bu husus nazara alınıp bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmiştir. Ancak mahkemece alınan her iki bilirkişi raporu birbiriyle çelişmektedir. Davalı banka vekili, özel ve teknik bilgiyi gerektirir nitelikteki ikinci bilirkişi raporuna dava konusu alacağa ilişkin işlemlerin internet üzerinden yapılmadığı, davacı yanın bu yönde bir iddiası olmadığı gibi dosyaya da buna ilişkin olarak sunulmuş bir delil bulunmadığı, davacının hesap işletim ücretinin iadesini talep etmediği ve dosyadaki her iki bilirkişi raporunun birbiriyle çeliştiği hususunda ciddi itirazlar ileri sürmüş olup, mahkemece davalının itirazlarının değerlendirilmesi ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449307100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz