İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7478 E. 2013/8849 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
peşin karar harcı↗ icra inkâr tazminatı↗ tahkim↗ temerrüt tarihi↗ işlemiş faiz↗ feragat↗ yargılama gideri↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2012/7478 E. , 2013/8849 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.12.2011 tarih ve 2011/31-2011/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkiline ait ... Limanı'nın özelleştirildiğini, davalı işletici şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin 2008 yılında yapmış olduğu faaliyetleri sonucu elde edilen hasılattan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi’nin 4. maddesi gereği tahakkuk eden ve ödenmeyen 59.961,41 USD alacakları için davalı aleyhine başlatılan icra takibine, davalının haksız itirazının iptali ile davalının %40 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümünün gerektiğini, davacının alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinin 4.maddesine istinaden, davacının davalıdan 51.147,00 USD alacağı bulunduğu ve alacak likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın 51.147,00 USD üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına; fazlaya ve icra inkâr tazminatına ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince: Davacı, icra takibinde, icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinde de bulunmuş, bilirkişi raporunda davanın esası bakımından davacının talebinde haklı olduğu belirtilerek icra inkar tazminatı ve diğer hususlarda takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Davacı vekilinin son celsedeki bilirkişi raporuna bir diyeceğinin olmadığı ve kabul ettiğine ilişkin, icra takibinden itibaren faize hükmedilmesine
dair beyanının mahkemece icra takibinde işlemiş faiz talebinden feragat ettiği şeklinde yorumlanarak işlemiş faize ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı vekili bu beyanında davalarının sabit olduğunu da beyan etmiştir. Feragat beyanının açık ve net olması gerekir. Bu nedenlerle davalının icra takibinden önce temerrüde düşürülüp düşürülmediği açıklığa kavuşturulmak suretiyle temerrüt tarihi belirlenerek, icra takibine kadar işlemiş faiz talebinin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, ayrıca icra takibinin dayanağının sözleşmeye dayalı alacak olması nedeniyle likit ve belirlenebilir olduğu nazara alınarak icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle bu talebin reddi de doğru olmamış, davacı vekilinin bu hususlara ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 6.335,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Limanı İşletmesi Yatırım A.Ş'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4879 E. 2020/3476 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10586 E. 2010/10859 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama neticesinde kâr payına yönelik davanın reddine, diğer istemler hakkında «davanın konusu» kalmadığı gerekçesiyle kâr «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizin 04.05.2010 günlü ilamının 2. bendinde yazılı gerekçelerle davacılar yararına bozulmuş, 1. bentte açıklanan gerekçelerle sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13130 E. 2010/1299 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/392 E. 2022/2708 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince: Davacı, icra takibinde, icra takip tarihine kadar «işlemiş faiz» talebinde de bulunmuş, bilirkişi raporunda davanın esası bakımından davacının talebinde haklı olduğu belirtilerek «icra inkar tazminatı» ve diğer hususlarda takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… apılan yargılamada bozma ilamının sadece inkâr tazminatına yönelik olduğundan ve davanın esası yönünden verilen kararın kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın esası yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, «asıl alacak» miktarının %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş olup karar davacı vekilinin temyizi ile Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asıl alacak · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… apılan yargılamada bozma ilamının sadece inkâr tazminatına yönelik olduğundan ve davanın esası yönünden verilen kararın kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın esası yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, «asıl alacak» miktarının %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş olup karar davacı vekilinin temyizi ile Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7478 E. , 2013/8849 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.12.2011 tarih ve 2011/31-2011/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkiline ait ... Limanı'nın özelleştirildiğini, davalı işletici şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin 2008 yılında yapmış olduğu faaliyetleri sonucu elde edilen hasılattan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi’nin 4. maddesi gereği tahakkuk eden ve ödenmeyen 59.961,41 USD alacakları için davalı aleyhine başlatılan icra takibine, davalının haksız itirazının iptali ile davalının %40 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümünün gerektiğini, davacının alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinin 4.maddesine istinaden, davacının davalıdan 51.147,00 USD alacağı bulunduğu ve alacak likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın 51.147,00 USD üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına;
fazlaya ve icra inkâr tazminatına ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince: Davacı, icra takibinde, icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinde de bulunmuş, bilirkişi raporunda davanın esası bakımından davacının talebinde haklı olduğu belirtilerek icra inkar tazminatı ve diğer hususlarda takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Davacı vekilinin son celsedeki bilirkişi raporuna bir diyeceğinin olmadığı ve kabul ettiğine ilişkin, icra takibinden itibaren faize hükmedilmesine
dair beyanının mahkemece icra takibinde işlemiş faiz talebinden feragat ettiği şeklinde yorumlanarak işlemiş faize ilişkin talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı vekili bu beyanında davalarının sabit olduğunu da beyan etmiştir. Feragat beyanının açık ve net olması gerekir. Bu nedenlerle davalının icra takibinden önce temerrüde düşürülüp düşürülmediği açıklığa kavuşturulmak suretiyle temerrüt tarihi belirlenerek, icra takibine kadar işlemiş faiz talebinin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, ayrıca icra takibinin dayanağının sözleşmeye dayalı alacak olması nedeniyle likit ve belirlenebilir olduğu nazara alınarak icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle bu talebin reddi de doğru olmamış, davacı vekilinin bu hususlara ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 6.335,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Limanı İşletmesi Yatırım A.Ş'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448922100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz